İlkbahar, Daha İyi Yaşama Fırsatı (Nevruz Bayramı Özel – 12)
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i167942-İlkbahar_daha_İyi_yaşama_fırsatı_(nevruz_bayramı_Özel_12)
Lokman Hekim evladına şu nasihatte bulunuyor: Canım evladım, günlerin, gecelerin ve saatlerinde bir süreyi de ilim talep etmeye ayır; zira hiç bir şey insan ömrünü ilmi terk etmek kadar heba etmez.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Nisan 10, 2021 05:33 Europe/Istanbul

Lokman Hekim evladına şu nasihatte bulunuyor: Canım evladım, günlerin, gecelerin ve saatlerinde bir süreyi de ilim talep etmeye ayır; zira hiç bir şey insan ömrünü ilmi terk etmek kadar heba etmez.

İlkbahar insan yaşamında güzel bir başlangıç olabilir. Nitekim hş. takvimine göre yeni yıla girerken okunan duada yüce Allah’tan halimizi en iyi hallere dönüştürmesini niyaz ediyor ve şöyle arz ediyoruz:

 

 

یَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ وَ الْأَبْصَارِ/ یَا مُدَبِّرَ اللَّیْلِ وَ النَّهَارِ/ یَا مُحَوِّلَ الْحَوْلِ وَ الْأَحْوَالِ/ حَوِّلْ حَالَنَا إِلَی أَحْسَنِ الْحَالِ/

 

Ey kalpleri ve gözleri dilediği gibi değiştiren yüce Rabbim, ey gece ve gündüzü tedbir eden, ey yılları ve halleri yönlendiren, halimizi en güzel hallere çevir.

Allah tealadan özellikle yeni yıla girerken değişim talep etmek oldukça değerlidir. İnsanın halinin değişmesini ve şimdiki halinden daha iyi bir hale kavuşmasını talep etmesi, geliştiğinin işaretidir. Bazı insanlar şimdiki hallerinden ve durumlarından mutludur ve hiç bir zaman değişmek ve daha iyi olmak ve yücelmek istemez. Ancak daha iyi olmayı arz etmeyen ve bu yönde adım atmayan insan durgun bir bataklığa benzer. Oysa çalışkan ve emek harcayan insan sürekli başarıya doğru ilerler.

Allah Resulü -s- de bu bağlamda çok güzel bir tavsiyede bulunarak şöyle buyurur: Ya alim ol, ya da ilim öğrenen biri ol ve zamanını beyhude işler ve eğlenmekle heba etme.

Peki ama, acaba sırf Allah’tan değişim talep etmek ve bunun için dua etmek tek başına yeterli midir?

Kuşkusuz dua etmek insanların en iyi davranışlarından biridir ve güçsüz kulları güç ve icabet kaynağı ile birleştirir. Yine Allah tealadan talep etmek, insanın fikri ve manevi açılardan geliştiğini ve yegane mutlak gücün Allah olduğunu ve ancak Allah’tan talep etmek gerektiğini öğrendiğini gösteriyor. Ancak insan dua etmeye paralel olarak hareket de etmeli ve böylece daha iyi bir yaşama kavuşmayı tecrübe etmelidir. Nitekim atasözümüzde de “Hareket bizden, bereket Allah’tan” diye vurgulanmıştır.

Her insanın yaşamı büyük ölçüde istekleri, bakışları ve kararlarının yansımasıdır. Buna göre her insan kendi yaşamını inşa etmekte etkili rol ifa eder. Nitekim olumlu bakışlar olumlu değişikliklere sebep olur ve yaşam için hedef belirlenmesi, zamanın boşa harcanmasını engeller.

Bu çerçevede İslam dini öğretilerinde kendimizi tanımaya ve içten değişmeye büyük önem verir. İslam öğretileri insanlardan iç alemlerine yolculuk etmelerini ve amellerini, davranışlarını ve hatta niyetlerini her günün sonunda oturup gözden geçirmelerini istiyor. Buna göre insan her gün nefsi ile hesaplaşarak gün boyunca olumlu ve olumsuz her türlü amelini ve tesirlerini gözden geçirmiş olur.

Bazen insan davranışlarını gözden geçirirken örneğin başkalarının başarısını kıskandığını fark eder ve bu duygunun köklerini araştırınca, aslında başarılı insanların emek harcadıklarını fakat kendisi bunu yapmadığını ve bu yüzden başarılı olamadığını anlar. İnsan bu şekilde sorunun kökünü bulunca bu kez değişim yolunda adım atmaya başlar ve daha fazla emek harcayarak başarılı olmaya çalışır.

İnsanın kendi içindeki kusurların kökünü bulması, bu kusurları bertaraf etme ve kendi içinde olumlu değişim yaratmanın ilk adımıdır. Böylece insan hayatının en zor ama aynı zamanda en güzel deneyimi olan değişmekle ilkbahar misali değişim yaratır ve hayatına tazelik kazandırır.

Daha iyi yaşamanın bir başka yolu, yaşamımızda denge kurmaktır. Sıkıcı zorlukların içinde kalmamak ve yine beyhude ve radikal eğlencelerin peşinden gitmemek, insan yaşamını dengede tutan durumlardır. İnsan doğanın ilkbaharı gibi zorlukları ve acıları aşması ve tutsağı kalmaması gerekir. yine beyhude lezzetlerin ve içi boş eğlencelerin peşinden gitmek de insan yaşamını denge durumundan uzaklaştırır.

Maalesef son dönemde insanları ciddi bir şekilde uğraştıran eğlencelerden biri sanal ortamdır. Günümüzde instagram, facebook, twitter, telgram ve benzeri sosyal paylaşım siteleri tüm sınırları kırmak ve sundukları görsel cazibelerle internet kullanıcılarını saatlerce uğraştırabiliyor.

Öte yandan internete ve sosyal paylaşım sitelerine aşırı düşkünlüğün ailevi ve sosyal ilişkileri de sıkıntıya soktuğu gözleniyor. Bazen bir ailenin üyeleri gün boyunca birbirinden haber alamayacak kadar internet aleminde seyrediyor, ama görecede hepsi aynı evde ve bir arada yaşıyor.

Sosyoloji uzmanları sanat ortam ailelerin içinde göz temaslarını, konuşma ve sohbet etmeyi adeta unutturduğunu belirtiyor; oysa gerçekte görsel temaslar, yakın ve samimi sohbetler aile içinde psikolojik sağlığın gelişmesine, streslerin giderilmesine ve önemli ailevi kararların daha sağlıklı bir şekilde alınmasına katkı sağlıyor.

İşte bu yüzden uzmanlar yeni çağın insanları daha iyi bir yaşama kavuşmak için zamanlarını iyi yönetmeleri gerektiğini savunuyor. Kuşkusuz zaman yönetimi aile içinde ve toplu halde olması gerekiyor; yani anne, baba ve çocuklar günde örneğin sadece bir saat sanal ortamda gezmeleri ve geriye kalan zamanlarını aile içindeki diğer faaliyetlere ve birbiriyle ilişki kurmaya ayırmaları gerekir.

Öte yandan zamanı doğru biçimde yönetmek ve sanal ortamdan uygun şekilde yararlanmak için hükümetlerin de bu konuya özel ilgi göstermeleri ve gerekli eğitimleri ta çocukluk çağından başlamaları ve böylece insanlara dengeli bir yaşam sürdürmelerini sağlamaları gerekmektedir.

Yaşamda denge ve zamanı çeşitli işleri yapmak üzere yönetmek, daha iyi yaşamakta önemli etkisi vardır. İmam Ali -s- bu bağlamda çok güzel bir vecizesinde şöyle buyurur:

Mümin insan gece gündüz zamanını üçe böler. Bir kısmını Allah’a münacat ve ibadete ayırır; bir kısmını geçimi ve işine ayırır ve son kısmını da helal lezzetlerden yararlanmaya tahsis eder. Akıllı insanın zamanını geçimini karşılamak, Maad yolunda adım atmak ve helal lezzetlerden yararlanmaktan başka şeylere ayırması caiz değildir.

Aslında İmam Ali -s- bu değerli beyanatında insanlara daha iyi yaşamak için bir program sunmuştur. Böylece her insanın yaşamının önemli ve esas bölümü Allah teala ile irtibat kurmak ve O’na ibadet etmek ve ikinci bölümü helal rızık elde etmek üzere çalışmak ve böylece başkalarına bağımlı olmamak ve ailesi için makul ve onurlu bir hayat temin etmektir. Üçüncü bölüm ise gerçekte ilk iki bölüme yardımcı olan bölümdür, şöyle ki, insan bu saatlerde dinlenmeli ve eğlenmeli, böylece hem çalışmak ve hem ibadet etmek üzere güç toplamalıdır. Kuşkusuz zamanı bu şekilde yönetmek en dengeli yöntemdir. Nitekim zamanı çeşitli hedeflere göre bölmek hem gerekli işlerin yerine getirilmesine ve hem de dengeli ve daha iyi bir yaşama kavuşmaya katkı sağlar.

Daha iyi bir yaşama kavuşmanın bir başka bileşeni, ilim öğrenmek ve iç yeteneklerimizi keşfetmektir. İlim öğrenmek ve bu uğurda çaba harcamak eğer insanlara hizmet etmek gibi ilahi ve yüce hedeflerle beraber olursa, aynı zamanda ibadet de sayılır. Bu bağlamda Lokman Hekim evladına şu nasihatte bulunuyor: Canım evladım, günlerin, gecelerin ve saatlerinde bir süreyi de ilim talep etmeye ayır; zira hiç bir şey insan ömrünü ilmi terk etmek kadar heba etmez.

Evet, her insanın kemale erme yolu ilim, ahlak, kendini yetiştirme, çalışma ve emek harcamaktan geçer. Bu önemli yolda yetenekleri geliştirmenin de büyük önemi vardır, zira yeniliklere vesile olur, nitekim bazı yeni bilimler de bu yolda keşfedilir. Nitekim doğanın yeşermesi ve çiçeklerin açması ile yeniden doğuşunu ilan ettiği gibi insanların yeteneklerini keşfetmesi de onlara ve yaşadıkları topluma yeni bir canlılık kazandırır ve yıpranmışlıktan ve geri kalmışlıktan kurtarır.

Ancak insanların hakiki dirilişi ve yeryüzünde yeniliklerin doruk noktasına ulaşması kurtarıcının zuhuru ile gerçekleşir. O hazretin zuhur etmesi ile birlikte beşeriyet daha iyi yaşamayı ve hakiki erdemi tecrübe eder ve yeryüzünü kalıcı ilkbahar sarmış olur.