Ahir Zaman ve Korona (Nevruz Bayramı Özel – 13 )
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i167944-ahir_zaman_ve_korona_(nevruz_bayramı_Özel_13_)
Hz. Mehdi’nin -s- veladet yıldönümünde ahir zaman ve evrensel kurtarıcının zuhur meselesi etrafında yürütülen tartışmalar daha da artar. Ahir zaman, dünyanın sonu hakkında tüm insanların arasında var olan derin bir inançtır. Bu sonda dünya genelinde hayırlar ve güzellikler aşikar olur ve insanoğlu ezeli arzusuna kavuşur.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Nisan 10, 2021 05:34 Europe/Istanbul

Hz. Mehdi’nin -s- veladet yıldönümünde ahir zaman ve evrensel kurtarıcının zuhur meselesi etrafında yürütülen tartışmalar daha da artar. Ahir zaman, dünyanın sonu hakkında tüm insanların arasında var olan derin bir inançtır. Bu sonda dünya genelinde hayırlar ve güzellikler aşikar olur ve insanoğlu ezeli arzusuna kavuşur.

Birçok dini rivayette ahir zamandan, İmam Mehdi’nin -s- zuhur ettiği dönemle bütünleştiği günler şeklinde söz edilmiştir. Bu dönemde dünya yeni bir evreye geçer ve birçok büyük değişimi tecrübe eder. Bu dönem fitneler, isyanlar, siyasi ve sosyal ve çevre krizleri ve zulümlerin artışı ile beraberdir ve nihayetinde vadedilen kurtarıcı Hz. Mehdi’nin -s- zuhur etmesi ve dünyaya adalet ve eşitliğin hakim olması ile sonuçlanır.

İslami kültürde ahir zaman insanoğlunun geliştiği ve kemale erdiği dönemdir.  Ahir zaman beşeri tarihin belli bir parçasıdır ve insan bu zaman diliminde ilahi vaatlerin gerçekleşmesi doğrultusunda kemale erme hareketini sürdürmelidir.

İslam tealimine göre kurtarıcı zuhur etmeden önce dünya genelinde şartlar değişir. Gerçi o dönemde insanlar yaşamın görece özelliklerinden faydalanmaktadır; fakat gerçekte beşeri camia tedrici bir ölümlü karşı karşıyadır.

Bu dönem için bazı işaretler zikredilmiştir ve insanlar vadedilen kurtarıcıyı görmek için bu işaretleri bulmaya çalışır. Bu işaretlere göre, zuhurdan önceki dönemde hakkı batıldan ayırt etmek çok zorlaşır, öyle ki hiç bir şey haktan daha gizli ve batıldan daha aşikar olamaz.

İmam Cafer Sadık -s- bu dönemde dinin tahrifata uğraması ve Kur'an'ı Kerim’in terk edilmesine işaret ediyor.

Yine bu dönemde fıskı fücur ve fesat açık hale gelir; sermaye ve para tapılacak konuma yükselir ve insanların üstünlük kriteri servet ve sermayelerinin fazlalığı olur.

İmam Bakır -s- ise şöyle buyurur: Kaim ancak büyük korkuların meydana geldiği ve halk fitnelerin ve sıkıntıların tutsağı olduğu ve aralarında derin ihtilafların baş gösterdiği ve aralarında tefrika yaşandığı zaman kıyam eder.

Öte yandan tüm ilahi dinler kurtarıcıyı müjdelediklerinden geçmiş çağlarda gelen ilahi peygamberler de ahir zamanla ilgili bazı işaretlerden söz etmiştir, nitekim bu işaretleri gözden geçirmek bize ahir zamanı tanımamıza yardımcı olabilir. Örneğin Matta İncilinde bir kaç ayette şu ifadeler yer alıyor:

O (İsa) zeytin dağlarının üzerinde oturduğu zaman, havariler ona geldiler ve şöyle dediler: Bize, senin geldiğinin ve dünyanın sonunun işaretleri ne olduğu anlat. İsa bazı işaretleri sayarak, beşerin yeryüzünde despotluğunun sona ereceğinden söz etti.

İncilde ahir zamanla ilgili işaretlerin hakkında ayrıca şu ifadeler yer alıyor:

Savaşlardan ve savaşların spekülasyonlarından duyacaksınız/Zira bir millet bir başka millete ve bir ülke bir başka ülkeye karşı ayaklanacaktır/ ve ayrıca kuraklık olacaktır/ ve ölümcül hastalıklar/ ve yer yer depremler meydana gelecektir/ şiddet dolu bir dünya, Nuh döneminde olduğu gibi/ büyük musibetten hemen sonra... onlar insanın oğlunu gökteki bulutların arasında göz kamaştıran güç ve ihtişamla geldiğini görecektir.

Son dönemde dünyayı etkisi altına alan korona virüs salgınından sonra bazıları bu hastalığın ahir zaman işareti olduğunu dile getirmeye başladı. Bu konuyu Mehdeviyet düşüncesi uzmanı, araştırmacı yazar Şefii Servistani beyden sorduk. Servistani ahir zaman hakkında kesin olan ve kesin olmayan iki çeşit işaret söz konusu olduğunu belirterek şöyle diyor:

Zuhur ve ahir zaman işaretleri arasında kıtlık, kuraklık, sel, türlü hastalıklar ve bunların doğal sonucu olarak halk arasında yayılan korku ve dehşetten söz ediliyor. Bu tür hadiseler geçmişte de yaşandı, gelecekte de yaşanabilir, zira bunlar kesin olmayan işaretlerin çerçevesinde yer alan işaretlerdir. Yani bugün şahit olduğumuz hadiselerin zuhur için ifade edilen işaretler olup olmadığı hakkında kesin bir görüş beyan edemeyiz.

Zuhur ve ahir zaman uzmanı Servistani şöyle devam ediyor:

Gerçi bazı rivayetlerde zuhur işaretlerinden biri olarak beyaz ölüm vuku bulacağına işaret ediliyor. Örneğin Süleyman bin Halid şöyle diyor: İmam Cafer Sadık’tan -s- şöyle buyurduğunu duydum: Kaimin kıyamından önce iki çeşit ölüm meydana gelir; biri kızıl ve diğeri beyaz ölüm, ta ki her yedi kişiden beşi ölünceye dek bu ölümler devam eder. Kızıl ölüm kılıçla ve beyaz ölüm taunla olur. Buna rağmen korona virüs hastalığı İmam Zaman’ın -s- zuhuru ile sonuçlanacak hastalık olduğu kesin bir şekilde söylenemez. Bugün İran’da ve dünyada karşı karşıya bulunduğumuz durum başka dönemlerde de yaşanabilir ve daha fazla can kaybına yol açabilir.

Servistani aynı zamanda korona virüs salgını dünya genelinde önemli ve üzerinde düşünülmesi gereken etkisi olduğunu belirterek şöyle devam ediyor:

Bu hastalık dünya genelinde çok önemli gelişmelere vesile oldu. Evvela, Batı medeniyeti bir nevi hüsrana uğradı, zira kendi ideolojisini dünyanın sonuna kadar devam edecek bir ideoloji biliyordu; fakat şimdi bu medeniyetin ne denli aciz olduğu ve elindeki tüm imkanlara rağmen gözle görünmeyen bir virüsle mücadele edemediği ve çeşitli sosyal, siyasi, iktisadi ve benzeri alanlarda ne kadar kırılgan olduğu anlaşıldı. Bugün tüm dünya bir virüs ve getirdiği hastalığın nasıl dünya genelinde düzeni bozduğuna ve dünyada çok medeni olduklarını iddia eden toplumları bu hale getirdiğine şahit oldu. Bu ülkelerin insanları adeta birbirine saldırmaya başladı ve ekonomileri çökme eşiğine geldi, öyle ki petrol fiyatı sıfırın altına indi.

Zuhur ve ahir zaman uzmanı Servistani şöyle devam ediyor:

Bir zamanlar siyonist Hristiyanlar kendilerini Allah’ın seçkin kulları ilah ettiler ve Hristiyanların inançlarından kendi sultacı emelleri uğruna yararlandılar. Örneğin oğul Bush 2003 başkanlık seçimleri kampanyasında şu iddiada bulundu: Amerika ilahi muhibetlerden biri olan özgürlüğü yeryüzünde tüm mahluklara sunmak üzere çağrıldı.  Yine beyaz saraydan beslenen ünlü teorisyen Fukoyama büyük bir gurur ve güvenle liberal demokrasi beşeriyetin son kazanımı olduğunu ve bu yüzden tarihin sonuna geldiklerini ve liberal demokrasiden sonra daha iyi bir reçete de gelmeyeceğini, liberal demokrasi dünyanın tüm stratejilerinin ve programlarının sonuncusu olduğunu iddia etti. Ancak şimdi bu stratejinin başarısızlığı açıkça ortaya çıktı ve tüm dünya liberal demokrasinin iktisadi, kültürel, siyasi ve sosyal boyutlarda işe yaramadığına şahit oldu. Korona virüs de Batı medeniyeti onca yaygarasına rağmen köksüz ve temelsiz ve şiddetle kırılgan olduğunu ve bu medeniyete güvenilemeyeceğini gösterdi. Kuşkusuz bu konu dünya genelinde etkisini ve Batı medeniyetinin yenilmezlik kuruntusunun içi boş bir iddia olduğunu ortaya koyacaktır.

Fütüroloji uzman Hüccetülislam Said İsfahanian ise bu konuda şöyle dedi:

Susan Rice ve oğul Bush gibi bazı Batılı politikacıların yıllar önce dile getirdikleri ve Trump da sözünü ettiği şey gerçekte hakiki bir düşünce olmasına rağmen bu zümrenin şimdiki zamanda nemalanmaya çalıştığı bir durumdur. Şöyle ki, Batı zamanın şimdiki diliminde ve özellikle son bir asırda ve yine İran İslam inkılabı zafere kavuştuktan sonra türlü yollara başvurarak dünya halkına nihai ahir zaman noktasına gelindiğini ve ahir zaman yönetimi Batı’nın elinde olacağını telkin etmek istiyor. Batı dünyası bundan önce 2000, 2005, 2010, 2012 ve 2020 yıllarını dünyanın sona olarak ilan etti ve Hollywood dünyası da hemen harekete geçerek bu düşünceyi yaygınlaştırmaya çalıştı. Eğer siz Batı’da en ufak bir hadise veya hastalık salgını başladığında insanların dehşet içinde marketlere saldırıp yağma yaptıklarını görüyorsanız, bunun bir sebebi Batı’nın medya aracılığı ile ahir zamanın çok korkunç olacağını telkin etmesidir.

Uzmanlar günümüzde düşmanların dünyanın belli sonunu karalamak ve İslam’ın ahir zaman düşüncesini tahrip etmek üzere sarf ettikleri tüm çabalarına rağmen son zamanlarda Allah tealaya ve İslam dinine yönelmelerde büyüş artış yaşandığını, öyle ki şimdi ezan sesi, bu sesi susturmaya çalışan ülkelerden yükselmeye başladığına şahit olduklarını belirtiyor. Kuşkusuz tüm bu tartışmalar dünyanın gelecek ufkunu değiştirecektir. Dünya bir yandan şimdiki medeniyetlerden umudunu keserken, öbür yandan beşerin gücünün ötesinde yer alan yeni manevi gelişmelere gönül bağlıyor, ki bu da korona virüs salgını sonrasında hepimiz için daha farklı bir dünya sunacağına gösteriyor. Bu yeni dünyanın sonu asla sultacıların etkisi altında karanlık ve korkunç bir dünya olmayacağı kesindir.

Korona virüs salgını sonrasında karşılaşacağımız dünya, güç ve iktidarların değiştiği bir dünya olacaktır. Mehdevi hükûmet insan ve tevhidi toplumdan yeni bir tanım sunacak ve işler toplumların mahrum ve mustazaf kesimlerinin eline geçecek ve Hz. Mehdi -s- şiddet ve despotluktan arınmış, huzurlu ve adalet dolu bir dünya inşa edecektir. İmam Bakır -s- bu hükümeti dünyanın son devleti olarak adlandırıyor ve şöyle buyuruyor: Bizim devletimiz dünyanın son devleti olacaktır.

Bu süreçte önemli olan nokta, insanların her an İmam Zaman’ın -s- zuhuru için hazırlıklı olmalarıdır; zira zuhur, yüce Allah irade buyurduğu zaman aniden gerçekleşir. Yine rivayetlere göre Allah teala Hz. Mehdi’nin -s- zuhur emrini bir gecede ıslah eder.

Selam olsun ona, ki Allah’ın yeryüzünde hüccetidir. Selam olsun ona, ki ilahi adalet ve ilim ve hikmetinin bayrağını tüm alem için göndere çekecektir. Selam olsun ona, ki ilahi ayetleri tilavet eden ve tüm insanların arzusudur.