Geleneksel sanatların ihya edilmesi
Derin ve eski kültür ve medeniyeti olan ülkelerde iktisadi kalkınmayı yakalamanın en iyi yollarından biri, el sanatları kapasitelerinden yararlanmaktır. El sanatları bazı ülkelerde sahip olduğu derin mazisi itibarı ile o ülkelerde sürdürülebilir iş alanlarını açarak kalkınmaya katkı sağlayabilir. Kuşkusuz bu sanat ekonomi üzerinde etkisinden ziyade her ülkenin geleneksel ve yerel özellikleri üzerinde de etkili olur.
İş ve çalışmak, her toplumun en önemli ve en temel meselelerinden biri sayılıyor; zira insanların geçimi ve uygun bir yaşam sürdürmelerinin en temel yoludur ve dolaylı bir şekilde insan yaşamı ve bekası üzerinde etki yapar.
Ekonomilerin gelir kaynağı sağlamak için en temel yollarından biri ise sürdürülebilir iş alanları yaratma hedefine ulaşmaktır; üstelik bu iş alanları altyapılarda yüklü yatırımları gerektirmemesi ve çok yönlü geliştirilmesi ile ulaşılmak istenen bu hedefe ulaşmaya katkı sağlama gücüne sahip olması gerekir.
El sanatlar her ülkenin tarih ve geleneklerinde kökü olan ve halkın iktisadi çarkına yeni eklenen yeni mesleklerden olmayan bir meslek alanıdır. Gerçi teknoloji ve bilimsel ilerlemeler bu sanatın piyasalarını etkilemiş, ancak mahiyetini değiştirememiştir. Gerçekte el sanatlarına hayat veren şey, bu sektörün ürettiği her bir ürünün eşsiz olmasıdır; nitekim her bir eser belli bir sanatçının eliyle üretilmiş ve başka bir sanatçının ürettiği aynı eserden farklı bir şekle bürünmüştür.
Öte yandan el sanatlarının iktisadi hedeflerinden başka bu ürünlere içerdikleri kültürel hedeflerin açısından bakmak gerekir. Örneğin her ülkenin el sanatları o ülkenin kültürel elçisi gibi kültürel ve tarihi zenginliklerini dünyaya sunabilir.
Her ülkenin ve milletin onur duyduğu konulardan biri o ülkenin ve o milletin kendi el sanatlarıdır. Zira bu sanat, sabırla geleneklerini, göreneklerini ve özetle geçmiş kuşakların kültürel mesajlarını ürettikleri ürünlere yansıtan ve bu şekilde koruyan zevk sahibi yaratıcı sanatçıların zevk ve sanatının yansımasıdır.
El sanatları tamamen iç kaynaklara ve insan gücüne dayanır ve genellikle seyrek durumlarda ithal ham maddelere veya komplike teknolojilere ihtiyacı olur. Öte yandan üretilen ürünler başka ülkelere ihraç edildiği takdirde ülkeye döviz getirdiği gibi iş alanı açar ve iktisadi büyümeye ve sonuçta sürdürülebilir kalkınmaya katkısı olur. Buna göre el sanatları öğrenme kolaylığı, köylerde ve kentlerde geliştirme imkanları ve az miktarda yatırım gerektirmesi gibi özellikleri ile milli geliri arttırma doğrultusunda önemli bir iş alanı sayılıyor.

Günümüzde dünyasında iletişim imkanları, sosyal paylaşım siteleri ve internet gibi imkanların gelişmesi sayesinde kentlerle köylerin arasında irtibat oldukça kolaylaştı. Buna göre kırsal yörelerin insanları el sanatları ürünlerine daha kolay müşteri bulabiliyor ve bu ürünleri en kısa ve en hızlı bir şekilde müşterilerin eline ulaştırıyor. Dolayısıyla bu alan ister iktisadi ve sosyal ister çevre ve yenilenemeyen kaynakları gelecek kuşaklara koruma açısından özel kabiliyetleri bulunuyor.

El sanatlarında kadınların da iktisadi sürece katkı sağlamaları bu alanın olumlu yönlerinden biridir. Kırsal ve kentsel alanlarda kadınların emeklerinin değeri ister gelişmiş ister gelişmekte olan ülkelerde olsun tarihi açıdan her zaman gaflete uğramış bir konudur. Bu bağlamda kadınların yerel pazarlarda veya evde yaptıkları işler ülkelerin iktisadi faaliyetlerini değerlendirirken gözardı ediliyor. Oysa araştırmalar kadınların aktif üreticiler olduğunu ve dünya genelinde kalkınma sürecinde ve servet üretmekte önemli payı olduğunu gösteriyor. Bu konu özellikle gelişmekte olan ülkelerin kırsal yörelerinde yaşayan kadınlar için söz konusudur.
Araştırmalar kadınların el sanatları ürünlerinde faaliyetleri, gıda maddeleri ürünlerine nazaran daha fazla olduğunu, el sanatlarında çalışan insanların yüzde 75 ila 80 kadarını kadınlar oluşturduğunu gösteriyor.
Kırsal yörelerde el sanatları tarım ekonomisine katkı sağlayan iş alanlarından biridir. El sanatları iş fırsatları oluşturmak ve gelir sağlamak gibi potansiyelleri sayesinde bir yandan kırsal yörelerde insanların boş zamanlarını değerlendirmenin yanında sosyal sıkıntılardan biri olan mevsimlik veya daimi göç etmelerine de engel oluyor.
El sanatları faaliyetleri sade tekniklerden yararlanma ve fazla komplike cihazlardan yararlanmama özelliği sayesinde hem kentsel, hem kırsal ve hem aşiretlerin yaşadığı alanlarda atölye şeklinde, evlerde ve hatta açık alanlarda yapılabilen bir meslektir. Üstelik el sanatları yeni mekanize sanayi ürünlerine ne bir rakip ve ne de yeni teknolojilerden yararlanma yolunda bir engeldir. El sanatları sadece ekonomide yardımcı bir etken ve kültürlerin korunması ve yaşatılmasında önemli bir faaliyet sayılır.

İran’da uzun ham madde bolluğu, el sanatlarının derin mazisi, bu sanata bağlı dalların çeşitliliği ve başka ülkelerin bu kesimin ürettiği ürünlere yoğun ilgi göstermesi, el sanatları sektörüne milyonlarca kişinin yönelmesine ve istihdam alanlarının açılmasına zemin oluşturmuştur. Verilere göre hali hazırda İran’ın çeşitli yörelerinde 10 milyon kişi doğrudan veya dolaylı olarak el sanatları ürünlerini üretmekle uğraşıyor ve ailesinin geçiminin tamamen veya kısman bu yoldan sağlıyor.
Öte yandan el sanatlarının seçkin özellikleri bu alanda faaliyet yürüten yetkilileri, bu sektörü mümkün mertebe geliştirmeye çalışmaya yönelttiği anlaşılıyor. El sanatlarının geliştiği ve istihdam alanını olumlu etkilediği iki başarılı örnek ise İran’ın doğusunda Güney Horasan eyaletinde yaşandığı ifade ediliyor. Veriler, Güney Horasan eyaletinde 80 kadar el sanatları dallarından 40 kadarı aktif bir şekilde faaliyet yürüttüğünü gösteriyor. Bu eyalette 6 bin kadar zanaatkar dokumacılık, cam, metal sanayi, ahşap sanayi ve değerli taşlar gibi çeşitli dallarda çalışıyor. Yine son bir kaç yılda Güney Horasan eyaletinde yaşanan kuraklık yüzünden el sanatları su kaynaklarından bağımsız olduğundan kırsal yörelerde yaşayan insanların geçimine katkı sağladığı anlaşılıyor. Böylece bu yörede tarım sektöründe ambalaj sanayiinin yanı sıra el sanatlarının gelişmesi de hem iş alanı ve hem gelir bakımından etkili olmanın yanı sıra yöreye tersine göç sürecini de başlattığı ve yöre halkının çocukları için daha iyi bir gelecek konusunda umutlu hale getirdiği kaydediliyor.

Horaşad köyü kültürel miras ve turizm kurumu tarafından İran’ın el sanatlarında örnek köyü olarak açıklandı. Horaşad köyü Güney Horasan eyaletinde Bircend kentine yakın bir köydür. Bu köy seçkin insanları yetiştirme, doğal güzelliği ve el sanatları ile ünlüdür.
Horaşad köyünde hemen hemen tüm kadınlar dokumacılık sanatı ile uğraşıyor. Köyün hatta geçici olarak başka kentlerde çalışan veya öğrenci olan kadınları ve kızları da tatillerde Horaşad’e dönerek dokumacılık işi ile uğraşıyor.
Horaşad köyünde geleneksel kumaş dokumacılığı bu köyün en önemli el sanatlarından biridir. Köyün muhtarı yaban Fatıma Sadıki hali hazırda bu alanda kadınların iki kooperatifi faaliyet yürüttüğünü belirtiyor.
Bayan Sadıki, hali hazırda Horaşad köyünde yaklaşık 400 kişi el işi havlu dokumacılığı alanında faaliyet yürüttüğünü, bu ürün köy halkı ve özellikle kadınların çalışmasında önemli rol ifa ettiğini kaydediyor.
Horaşad köyünün el sanatları ürünlerinin yüksek kalitesi bu ürünlerin pazarlanmasını kolaylaştırıyor ve hatta bazı ürünler başka ülkelere ihraç ediliyor.
Horadaş köyünde geleneksel kumaşı dokumak için ilkin pamuk, ipek veya yün gibi ham maddelerden iplik üretiliyor. Ardından üretilen iplikler kaynatılıyor ve daha kalın olmaları için un kullanılıyor ve böylece kumaşları dokumak için gerekli ipliklerle nihai ürün olan kumaşlar dokunuluyor. Elde edilen narin kumaş ise vücudu çölün yakıcı sıcağına karşı en güzel biçimde koruduğu gibi doğallığı ve alerji yapmaması bakımından da ön plana çıkıyor.
Rum yine Güney Horasan eyaletinde Kaen ilçesine bağlı bir başka örnek köydür. Bu köy kilim dokuma sanatını ihya eden ve İran’ın doğusunda el sanatları merkezine dönüşen bir köydür. Bir zamanlar yoğun nüfusu olan köy zamanla art arda yaşanan kuraklık yüzünden nüfusunu kaybetmeye başlamışken, son yıllarda gençlerin çabaları ve el sanatları alanında yeni iş fırsatların oluşması sayesinde eski güzel günlerine geri dönüyor.
Köyde kilim üreten firmalardan birinin Başkanı olan Rıza Rızapur hali hazırda köy halkının yaklaşık yüzde 40 kadarı bu sanatla uğraştığını ve ürettikleri kilimleri yüksek kalitesi yüzünden satışında hiç bir sıkıntı yaşamadıklarını ve her yıl 70 bin metrekare kilim sattıklarını belirtiyor.
Rum köyünde üretilen kilimler çift yüzlü kilimlerdir ve pamuk veya yünden elde edilen renkli ve ince ipliklerle dokunmaktadır. Bu kilimler pürüzsüzdür ve her iki yüzü kullanılabilir. Aşiretlerin arasında bu çeşit kilimden soğuğa karşı korunmak veya göç sırasında eşyaları ambalajlamak için yararlanılır.