2021 yılında İran’ın bölgesel diplomasisine bakış - 1
2021 yılında İran’ın bölgesel diplomasisini gözden geçirdiğimiz yıl sonu programımızın 1. bölümünde sizlerle birlikteyiz.
İran İslam Cumhuriyeti bölgede aktif ve etkili bir aktör olarak 2021 yılında bölgenin istikrarını ve güvenliğini korumakta etkili rol ifa etti.
Bu doğrultuda 13. hükümet de bölgede kalıcı barış ve güvenliği güvence altına almak üzere bir dizi yenilikleri ve siyasi ve güvenlik çözüm yollarını sunarak komşuları ve bölge ülkeleri ile ilişkilerini geliştirmeyi dış politika öncelikleri arasına yerleştirdi.
İran 2021 yılında diplomasi alanında İslam ülkelerinin başta Filistin ve Afganistan olmak üzere İslam dünyasının sorunlarını çözmekte görüşlerini birbirine yakınlaştırmaya ve bölgede sürdürülebilir güvenliği sağlamakta iş birliği yapmalarını sağlamaya çalıştı. Bu çerçevede Tahran geçen sene Afganistan komşuları Dışişleri Bakanlarının ikinci zirvesine ev sahipliği yaptı.
Cumhurbaşkanı Ayetullah Reisi ise Tacikistan’ın başkenti Duşanbe’de 21. Şanghay iş birliği teşkilatı liderler zirvesinin kulisinde düzenlenen Afganistan’da toplu güvenlik anlaşması oturumunda yaptığı konuşmada şöyle dedi:
Biz Afganistan’ın şu tarihi zaman diliminde komşuları olarak çok önemli sorumluluğumuz vardır. Bizler bu ülkede yaşayan insanlar ve etnik grupların olumlu ve barışçıl teamülde bulunabilecekleri ve ülkelerinin geleceğini doğru biçimde belirlemeleri şartları hazırlamalıyız.
İran İslam Cumhuriyeti ayrıca bölgesel zirvelerde de aktif varlık sergiledi ve bölge içinde güvenlik ve iş birliği hakkında görüşünü beyan etti. Çok taraflı iş birliği, İran’ın BM oturumlarında ve yine BM genel kurul zirvesinde sürekli vurgu yaptığı konulardan biriydi.
İran İslam Cumhuriyeti’ne göre dünyada adil ve kapsamlı barış ancak zulüm ve zorbalığa son vermek, milletlerin haklarına ve dini ve kültürel değerlerine saygı duymak ve her milletin kendi kaderini belirleme hakkına bağlı kalmakla gerçekleştirilebilir. Bu eğilimi savunan İran 2021 yılında Afgan grupların arasında barış müzakerelerine destek verdi ve bu ülkede güvenlik ve istikrarın sağlanması için çabalarını sürdürdü.
İran İslam Cumhuriyeti’ne göre Afganistan’da ancak tüm dini ve etnik gruplar gerçekten bu ülkenin yönetiminde hak ettikleri konumda bulunduklarını hissettikleri zaman ve hakimiyet halkın oylarına dayandığı takdirde sürdürülebilir barış sağlanabilir.
Bu doğrultuda İran milli güvenlik yüksek konseyi sekreteri Ali Şamhani, Yeni Delhi’de düzenlenen üçüncü bölgesel diyalog oturumunda yaptığı konuşmada, Afganistan’a ilişkin üç önemli kaygıyı bazı ülkelerin tekfirci teröristleri Afganistan topraklarına intikal ettirmeleri, yoksulluğun yaygınlaşması , insani ve göç krizleri şeklinde ifade etti.
Afganistan’da özellikle işgalci güçlerin kendi hedefleri doğrultusunda planlarının bir parçası olduğu muhtemel olan bir tehditle karşı karşıya bulunduklarını belirten Şamhani şöyle ekledi:
Bu tehdit bir yandan IŞİD ve diğer bazı tekfirci terör örgütlerinin Afganistan’da varlığı ve büyümeleri ve diğer yandan bu ülkede etnik savaş tehlikesidir. Bu durumlar ister Afganistan’ın komşusu olalım, ister bölge ülkelerinden biri olalım, hepimizin başını derde sokacaktır.
Bu tür ortak tehditleri göz önünde bulunduran İran, 2021 yılında bölgesel diplomasisinde bölge ülkelerini hepsinin ortak çıkarlarını temin edecek programlara odaklanmaları için çaba harcadı.
2021 yılında Tahran başta Türkiye, Suriye, Pakistan, BAE, Umman ve Irak olmak üzere birçok bölge ülkelerinin üst düzey yetkililerini ağırladı. Tahran’ı ziyaret eden üst düzey yetkililerden biri de Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’ydu. Bakan Çavuşoğlu’nun Tahran ziyaretinde iki ülke arasındaki iş birliğini geliştirmek üzere kapsamlı müzakereler gerçekleştirildi.
Cumhurbaşkanı Ayetullah Reisi Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile görüşmesinde iki ülke arasındaki özellikle ticari ve iktisadi ilişkilerin geliştirilmesi iki milletin yararına olduğunu belirterek, İran ve Türkiye ikili iş birliğini geliştirme yol haritasını nihai şekline kavuşturarak bu ilişkilerin seviyesini çok yönlü iş birliği seviyesine yükseltmeleri gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Reisi ayrıca, İran İslam Cumhuriyeti Azerbaycan Cumhuriyeti ve Türkiye ile komşuluk ilişkilerinin ötesinde derin dini ve kültürel bağları bulunduğunu ve ecnebilerin bu ilişkileri bozmasına müsaade etmemeleri gerektiğini kaydetti.
Görüşmede Bakan Çavuşoğlu da ülkesi İran ile ilişkileri geliştirmeye ivme kazandırmak istediğini belirterek, Güney Kafkasya bölgesinde istikrarı ve ticari ilişkileri geliştirmek için İran ile iş birliğini takviye etme peşinde olduklarını belirtti.
İran’ın Asya kıtası ile ilişkilerini geliştirmek üzere attığı bir başka adım da Rusya ile 20 yıllık iş birliği belgesi ve yol haritasını tedvin etmekti. Bu belge de hemen hemen nihai şeklinde kavuştu ve Çin ile imzalanan 25 yıllık iş birliği belgesi gibi tedvin edildi.
2021 yılında gelişmelerin devamında İran İslam Cumhuriyeti Şanghay iş birliği teşkilatının daimi üyesi oldu. Tacikistan’ın başkenti Duşanbe’de düzenlenen 21 liderler zirvesinde teşkilatın sekiz asli üyesi İran İslam Cumhuriyeti’nin statüsünün gözlemci üyelikten asli üyeliğe yükselmesini onayladı ve ilgili belgeler imzalandı.
Şanghay iş birliği teşkilatı üyeleri yeryüzünde karaların üçte birine ve dünya nüfusunun yüzde 42 kadarına sahiptir. Ekonomi alanında da bu ülkeler dünyanın gayri safi milli hasılasının yüzde 25 kadarına sahiptir ve dünyanın ilk beş ekonomik gücünden ikisi de bu teşkilatın üyesidir.
Bilindiği üzere Şanghay iş birliği teşkilatının iki kurucu üyesi olan Rusya ve Çin aynı zamanda BM güvenlik konseyinin daimi üyeleridir. İslami İran’ın bu teşkilatın daimi üyesi olmasının en önemli noktası, bölgede yeni bir toplu güvenlik ve çok yönlü iktisadi iş birliği bağlamında yeni bir kapının açılmasıdır. İran İslam Cumhuriyeti teşkilata üye ülkelerle iş birliği çerçevesinde kullanılabilecek birçok kapasitelere sahiptir. İran ayrıca bölgesel ticari ilişkileri geliştirmekte etkili olabilecek Çabahar stratejik limanından yararlanma anlaşmaları ile bu ülkelere hizmet sunabilmektedir. Bu konu Şanghay iş birliği teşkilatında güvenlik iş birliğinin yanında İran’ın Doğu’ya bakış politikasını tamamlayan bir etken olabilir. Bu anlaşmaların önemi hakkında bölgesel iktisadi projeleri bütünleştirmek üzere Avrasya iktisadi birliği, İpekyolu iktisadi kuşağı gibi ortak Asya programlarına değinmek mümkün. Bu programların her biri karşılıklı ticari meziyetlerinin yanı sıra jeo politik önem de arz ediyor.
Özetle Amerika terör devletinin 2021 yılında İran ile bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerin gelişmesini ve bu ülkelerin İran ile dayanışmasını engelleme çabalarına rağmen İran’ın diplomasi alanında attığı başarılı adımların ABD’nin tek taraflı politikalarını bozguna uğrattığı ve çok taraflılık yönünde iktisadi kalkınmanın ön hazırlığı olan güvenliği korumakta da etkili olduğu söylenebilir.