İslam inkılabının bölgede halk ayaklanmaları üzerindeki tesiri (FKİK) - 3
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i198558-İslam_inkılabının_bölgede_halk_ayaklanmaları_üzerindeki_tesiri_(fkİk)_3
İran İslam inkılabının 43. zafer yıl dönümü dolayısıyla bu inkılabın bölge milletlerinin ayaklanmaları üzerindeki tesirini ele aldığımız sohbetimizin 3. bölümünde sizlerle birlikteyiz. Bu bölümde İslam inkılabının Fars körfezinde yer alan ülkelerin insanlarının ayaklanması üzerindeki etkisini gözden geçirmek istiyoruz.
(last modified 2023-09-08T06:51:29+00:00 )
Şubat 19, 2022 17:58 Europe/Istanbul

İran İslam inkılabının 43. zafer yıl dönümü dolayısıyla bu inkılabın bölge milletlerinin ayaklanmaları üzerindeki tesirini ele aldığımız sohbetimizin 3. bölümünde sizlerle birlikteyiz. Bu bölümde İslam inkılabının Fars körfezinde yer alan ülkelerin insanlarının ayaklanması üzerindeki etkisini gözden geçirmek istiyoruz.

İran İslam inkılabının zaferi ve özellikle İmam Humeyni’nin -ks- başta Fars körfezinde yer alan emirlikler olmak üzere dünyanın çeşitli ülkeleri despot liderleri ve zorba krallarına karşı direniş zaruretine vurgu yapması bu ülkenin insanlarının ayaklanmaları üzerinde önemli etkisi oldu.

İran İslam inkılabının 1979 yılında zafere ulaşması dünya Müslümanları için umut verici bir hadiseydi ve başta zorba hükümdarların zulmü altında acı çeken bölgenin Arap ülkelerinde yaşayan Şia Müslümanlar olmak üzere Müslümanların arasında öz güven duygusunun gelişmesine vesile oldu.

S. Arabistan, Bahreyn, Kuveyt, BAE ve Yemen bu ülkelerden bazılarıydı.

S. Arabistan ve Bahreyn’de yaşayan Şia Müslümanlar İran İslam inkılabı zafere kavuşunca Suud hanedanı ve Halife hanedanın zulmünden kurtulma umudunu hissetmeye başladı, nitekim Suud hanedanının hakimiyetine karşı siyasi muhalefete başladılar ve bu rejimin zalimane politikalarına karşı direnerek insani ve dini haklarına vurgu yaptılar.

S. Arabistan’ın zalimane iktidarına karşı siyasi muhalefet söylemlerinin şekillendiği merkezlerden biri camiler ve hüseyniyelerdi ve halen de öyledir. Şia Müslümanların yoğun bir şekilde bulundukları bu merkezlerde Suud rejiminin despot ve zalimane iktidarının sebebiyet verdiği sorunlar ele alınıyordu. Gerçekte bu merkezlerde Şii siyasi ideoloji şekillenerek halkı intikal ettirildi. Camiler ve hüseyniyeler bu önemli işlevi İran İslam inkılabından esinlenerek elde etti, öyle ki bölgede siyasi ve dini hareketlerin çıkış noktası oldular.

Bu doğrultuda 1979 yılında S. Arabistan’ın El Şarkiye bölgesinde Şeyh Hisan Saffar liderliğinde İslam inkılabı örgütü adlı bir örgüt şekillendi ve aynı yılın 25 Kasım tarihinde Şia Müslümanlar Katif ve Ahsa kentlerinde Aşura günü musibet zikrinin ardından sokaklara döküldü, fakat milli muhafızlar alayı bu harekete müdahale etti.

Suud rejimi Şia Müslümanların kıyamını bastırmak için bölgeye milli muhafızlar alayına bağlı 20 bin asker sevk etti ve bir kaç gün sonra bu hareketi bastırmayı başardı.

Burada hatırlatılması gereken önemli bir nokta, Arap ülkelerinde inkılap liderleri halk tarafından destekleniyordu. Bu insanlar sosyal adalet, dini ve insani özgürlükleri istiyordu. Ancak bölgenin despot liderleri de halkın istek ve iradesinden kaynaklanan  dini gücün onların karşısında duran en önemli sorunları olduğunu anlamıştı. Nitekim bu güç İran İslam inkılabından 2011 yılında bölge milletlerinin ayaklandığı güne kadar bölgeyi etkisi altına almıştı.

Dolayısıyla İran İslam inkılabının zafere kavuşması Suud rejimini derinden panikletmişti; zira bu rejim Amerika’ya bağımlıydı ve nasıl ki İran’da İslam inkılabı şah rejiminin devrilmesine yol açtıysa, bölgede yükselen halk ayaklanmaları Amerika’ya bağlı diğer rejimleri de devirebilirdi.

Bu arada Bahreyn’de bu etkiden müstesna değildi. Nitekim İran İslam inkılabı zafere kavuşunca Bahreynli Şii Müslümanlar da düzenledikleri eylemlerde İslam inkılabına desteklerini ilan etti.

Bahreyn’de şah rejiminin sürgün ettiği Ayetullah Müderresi bu ülkenin Şii Müslümanlarını organize etmeye başladı. 1980 yılında Bahreyn rejimi protestoculara karşı şiddet uygulamaya başladı ve çok sayıda protestocuyu tutukladı.

Bahreyn’de Halife rejimi Sünni azınlıkla Şii çoğunluk arasında ayrımcılık yapıyordu ve Şii çoğunluğa baskı uyguluyordu. Halife rejimi 1980 yılında Bahreyn’den çok sayıda İran asıllı Şii Müslümanı bu ülkeden ihraç etti.

Bahreynli Şii Müslümanların itiraz hareketi ise külün altındaki ateş olarak hâlâ yerinde duruyor. Bu itiraz hareketi 2011 yılında Arap ülkelerinde başlayan ayaklanma sürecinde de alevlendi, ancak Suud rejimi Ada kalkanı adlı askeri birliklerini Bahreyn’e sevk ederek bu ülkeyi işgal etti ve protestocuları barbarca bastırmaya başladı. Bu süreçte yüzlerce Bahreynli protestocu katledildi, yüzlerce kişi tutuklandı ve insanlık dışı işkencelerle işkence edildi. Buna karşın Bahreyn halkı zalim Halife rejiminden kurtulma isteği asla değişmedi

S. Arabistan ve Bahreyn’den başka Kuveyt de İran İslam inkılabından etkilenen bir başka ülkeydi. İran İslam inkılabı zafere kavuştuktan sonra Kuveyt’te de istikbar karşıtı eylemler başladı. S. Arabistan’da halkın itiraz hareketleri başladıktan sonra yüzlerce Kuveytli  ABD büyükelçiliği önünde toplanarak küresel istikbarı kınayan sloganlar attı. Yine Saddam rejiminin İran’a dayattığı savaş sırasında Amerika’nın Kuveyt büyükelçiliği bir kaç kez saldırıya uğradı.

Fars körfezi bölgesinde Katar ve BAE de halkın sosyal itirazları şekilde bazı hareketlerine şahit oldu.

Ancak Fars körfezi bölgesinde İran İslam inkılabından en çok etkilenen ülkelerden biri Yemen oldu. Yemen İran İslam inkılabı zafere kavuştuğu günlerde Kuzey ve Güney Yemen olmak üzere iki parçaydı. Kuzey Yemen’i Ali Abdullah Salih ve Güney Yemen’i Ali Nasır Muhammed yönetiyordu.

İlkin İran İslam inkılabını tanıyan Kuzey Yemen dayatılan savaş yıllarında Irak’ı destekledi ve hatta İran’la savaşmak üzere İran’a asker gönderdi. Ancak Güney Yemen İran’ı desteklemeye devam etti.

İran İslam inkılabının tesirlerinden biri Husi hareketi gibi grupları etkilemesiydi. Bugün Ensarullah hareketi ve bu harekete bağlı örgütler yedi yılı aşkın bir süredir saldırgan Suud ittifakına karşı direniyor ve şimdi bölgesel bir güce dönüştüğü ve direniş eksenini takviye ettiği anlaşılıyor.

İran İslam inkılabı zafere kavuştuğu günden bu yana Ensarullah hareketi istikbar ve siyonizm karşıtı söylemleri izlemeye başladı. Bu hareketin  doruğu 2015 yılında Ensarullah hareketi Yemen’in yönetimini ele geçirdiği sıralarda yaşandı. Bu süreçte Batı’nın desteklediği Cumhurbaşkanı Mansur Hadi Yemen’den kaçmak zorunda kaldı.

Yemen milletinin İran İslam inkılabından etkilenmesinin esas etkeni, İmam Humeyni’nin -ks- önderliğindeki İslam inkılabı söyleminin dini ve İslami değerleri ve normlarıydı ve İslam dünyasının başta Filistin meselesi olmak üzere vahdet zaruretine vurgu yapıyordu. Bu çerçevede mübarak Ramazan ayının son Cuma günü İmam Humeyni -ks- tarafından dünya Kudüs günü olarak adlandırıldı. Bu karar İslam ülkelerinde Müslümanlar tarafından büyük ilgi ve destekle karşılandı ve İran İslam Cumhuriyeti nizamının İslam ülkeleri üzerindeki etkisini ikiye katladı.