İran halılarının WIPO’da kayda alınması üzerine
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i27037-İran_halılarının_wipo’da_kayda_alınması_üzerine
İran’ın Save yöresinde yetişen nar ve Kirman yöresinin ünlü hurması ve bu iki önemli ürünün yanında İran halısı dünya fikri mülkiyet örgütü WIPO’da kaydedilmiştir.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Temmuz 09, 2016 04:17 Europe/Istanbul

İran’ın Save yöresinde yetişen nar ve Kirman yöresinin ünlü hurması ve bu iki önemli ürünün yanında İran halısı dünya fikri mülkiyet örgütü WIPO’da kaydedilmiştir.

WIPO, “Dünyada fikri mülkiyet haklarının korunmasını ve yaratıcı etkinliği teşvik etmek amacıyla” 1967 yılında kurulmuştur.

Firdevsi’nin Şahname adlı eserindeeeki rivayetlere göre İran’da halı sanatı Pişdadian dönemine dayanır. Teberi tarihinde ise bu dönemde hayvanların yününden dokunan halılardan söz edilmiştir. Halı sanatı ile ilgili en eski tarihi ize bronz döneminde rastlanır. Bu iz aslında halı dokuyan insanların kullandığı ve keser adı verilen bir nevi bıçaktır ve İran’ın kuzeyinde, Türkmenistan’ın bronz çağına ait mezarlarında bulunmuştur.

İran’ın güneydoğusunda yer alan yanık kentte de hasır ve kumaştan halılara ve dokumacılık cihazlarına rastlanılmıştır. Buradaki halı ve cihazlar milattan önce 2800 yılına aittir.

İran’ın en eski halı örneği, Hahameneşi dönemine ait asil motifleri içeren bir halıdır. Bu eser merkezi Siberya’nın güneyinde Pazirik bölgesinde Sekai hükümdarlarından birinin donmuş mezarında bulundu ve Pazirik halısı olarak adlandırıldı. Uzmanlar bu halının Partlar veya Madlar tarafından dokunmuş olabileceğini tahmin ediyor.

Tarihi Pazirik halısından başka, şimdiye kadar keşfedilen en eski halılara Ninova köşkünün kabarık deseninde keşfedilen bir halı, Sasaniler dönemine ait Kumus halısının bir parçası ve Anadolu halısı adıyla anılan halıyı örnek vermek mümkün. Eşkaniler döneminden sadece Çin’de Lukan mezarından çıkarılan bir halıya işaret etmek mümkün.  Uzmanlar bu halının yünü o dönemde İran’ın egemenliği altında bulunan Kafkasya yöresine ait olduğunu belirtiyor. Yine Kumus halısından geriye kalan ufak parça ve Tisfun sarayını süsleyen Baharistan adlı mücevher süslü tarihi halı, bu sanatın İran milletinin gözünde önemini yansıtan bazı durumlardır.

Hicri kameri takviminin ilk yüzyıllarında ve İslam dini yayılmaya başladıktan sonra halıların desenleri benzetme ve ziynetin men edilmesi yüzünden değişti, fakat daha sonraları ve Abbasi halifelerinin döneminde lüks ve şatafatlı ve gösterişli hayat anlayışı yaygınlaşmaya başlayınca, bu tür halılar da yaygınlaşmaya başladı.

İbni Batute seyahatnamesinde Kazanhan köşkü ve Meşhed’de İmam Rıza –s– külliyesinde muazzam ve çon nefis ve pahalı halılardan söz ediyor.

Öte yandan Safeviler dönemi İran’da halı zanaatının doruğa ulaştığı ve güzellik ve dokuma zarafeti bakımından kemale erdiği dönemdi. Tarihi Erdebil halısı bu dönemde dokundu. Bu dönemde İsfahan ve diğer bazı büyük kentlerde halı dokuma atölyeleri açıldı ve her yöre ve her kent kendisine özgü halı dokuma yöntemini geliştirerek bu alanda sanatsal asaletini korumaya çalıştı. Safeviler döneminde ilk kez halı dokuma sanatı aşiretlerin ve göçebelerin arasından köylere, beldelere ve kentlere gelerek yerleşti.

Şimdi de küreselleşme süreci hakkında ileri sürülen tüm teorilere ve tartışmalara rağmen her sanatta yerel özelliklerin asaletine yapılan vurgu, değerlendirme konusunda önemli bileşenlerden biri olmuş ve güzellik tanımı tartışmalarında ciddi bir şekilde gündeme gelmiştir.

Halı dokuma sanatı alanında da gerçi halı dokumak İran’da derin mazisi olan bir sanattır, ancak bu sanatta kullanılan motif, desen ve hatta atılan düğüm bile yöreye bağlıdır ve bu açıdan büyük önem arz etmektedir. Ve işte böylece firkir mülkiyet hakkı ve bu sanat eserinin üretilmesinin has yönteme ayrı bir şekilde gündeme gelir ve hatta uluslararası düzeyde bile İran halısı coğrafi bölgelerine göre birbirinden ayrılarak gündeme getirilir. Nitekim halıyı ve çıktığı bölgeyi tanımak uzman işidir ve halı uzmanı olan kimse İran halısını görür görmez ve ona dokunur dokunmaz hangi yöreye ait olduğunu anlar.

Bir uzman her coğrafyanın iklim ve kültür şartları o bölgenin halısını ve dokuma sanatını başka bölgeden farklı yaptığının bilincindedir. Bir başka ifade ile iklim, kültür ve benzeri has  çevre etkenleri insanın psikolojisini şekillendirdiği gibi, beşeri ürünlerini de etkiler. Buna göre bu ürünleri tanımak, o ürünü meydana getirenlerin yaşam şartlarını ve zanaatkarının psikolojisini bilmeye bağlıdır. Örneğin çok sert dokunan, düğümleri iri ve ipleri dolgun olan ve içinde sert ve koyu renkler kullanılan ve desenleri geometrik çizgilerden oluşan bir halı mutlaka dağlık ve zorlu doğası olan bir yerde yaşayan insanların ürünüdür. Bu ürünün dolgun ve iri dokunmuş olmasının sebebi, onu dokuyan insanın ondan sıcak bir döşeme olarak yararlanmak istemesidir.

Yine bir halıda geometrik çizgilerin kullanılması bu eserin dağlık bir ortamın ürünü olduğuna işaret eder. Bu yöntemle hatta söz konusu halının İran’ın hangi dağlık yöresinde dokunduğu bile bulunabilir ve halının dokunduğu yer kolayca tespit edilir.

Bölgelerin özel coğrafi şartları bir yana, ilçelerde dokunan halıların illerin merkezinde dokunan halılardan farklıdır çünkü her iki yörede yaşam biçimi ve insanların yaşam kültürü birbirinden farklıdır. Bu farklı bölgelerde dokutan halıların genel farklılıkları dokuma biçimi, deseni, ipi, yünü vesaire özelliklerinden anlaşılabilir.

Yine eğer bir deseni aynı boyalarda dört farklı bölgede dört dokuma işçisine verecek olursak, işin sonunda ortaya çıkan halıları birbirinden ayırt etmek pek de zor olmadığı anlaşılıyor, çünkü nihayetinde ortaya çıkan halıların arasındaki farklılıkları halıları dokuyan işçilerin el emeği belirliyor.

Halıyı dokuyan işçilerin attığı düğümler, düğüm biçimi ve halının ters yüzüne kadar her yerde halıyı dokuyan kişinin elinin izi vardır. Hatta bir halıyı iki usta dokuyacak olursa, iki ustanın ellerinin düğüm atma sırasında gücünün farklı oluşu bile uzman kişilerce fark edilebilen bir durumdur ve örneğin halının iki elden çıktığı söylenir ki bu da halı için bir kusur sayılır.

Bu ilkelere göre geçenlerde İran halı milli merkezinin katkılarıyla İran coğrafyası elle dokunan halı bakımından 14 bölgeye ayrılarak dünya fikri mülkiyet örgütünde kayda geçirildi. Buna göre İlam, Kirmanşah’ın Songor ve Kolyayi yöresi, Kuzey Horasan Kürdi, Lorestan, Serdurud tablo halıları, Türkmen Cergelan ve bucnurd, Sistan ve Bulucistan, Veramin, Çarmahal ve Bahtiyari, Kaşkai Fars, Gebe Fars ve erdekan, Kahistan ve Mud Bircend halıları dünya fikri mülkiyet örgütünde İran’ın halı dokunan 14 tipik bölgesi olarak kayda geçti ve coğrafi nişanı Lisbon anlaşmasına üye ülkelere tanıtıldı.

Coğrafi nişan, bir ürünün bir ülkenin hangi yöresine veya bölgesine ait olduğunu belirten nişandır. Tabi bunun için söz konusu ürünün kalitesi ve şöhreti ve diğer üzellikleri belirtilen coğrafi bölgeye ait olması şarttır.

Bu arada bundan önce de İran’ın 15 coğrafi bölgesi dünya fikri mülkiyet örgütünde kayda alındığı belirtilmelidir. Kayıt işlemi İran halı milli merkezinin katkıları ve sanayi, maden ve ticaret bakanlığı eğitim, araştırma ve teknolojiden sorumlu yardımcılığı sanayi mülkiyeti detekleme bürosunun işberliği ve yine sanayi, maden ve ticaret genel müdürlükleri ve söz konusu bölgelerlin halı ile uğraşan teşekkülleri ve İran sanayi mülkiyet kayıt genel müdürlüğünün yardımları ile gerçekleşti.

Gerçekte İran’ın çeşitli yörelerine ait el dokuması halılarının uluslararası düzeyde kayda geçirilmesinin amacı, İran halısının rakiplerce kopya edilmesini ve İran’ın coğrafi bölgelerinin ününü kullanmalarını engellemektir. bu bölgelerin uluslararası brand olarak kayda geçilmesi Lisbon anlaşmasına göre ve sürekli uzmanlık çalışmaları sonucu ve uluslararası yasalara uygun bir şekilde gerçekleşmiştir.

Dünya fikri mülkiyet örgütü BM’nin 16 uzman kurumlarından biridir ve 1967 yılında İsveç’in Stohkolm kentinde dünyada sanat eserlerinin manevi mülkiyetine destek vermek amacıyla imzalanan bir anlaşma çerçevesinde kuruldu.

Sanayi, maden ve ticaret bakanlığı sanayi mülkiyet bürosu Başkanı Seyyid Mehdi Mir Salihi şöyle diyor: İran’ın Save yöresinde yetişen nar ve Kirman yöresinin ünlü hurması ve bu iki önemli ürünün yanında İran halısı dünya fikri mülkiyet örgütü WIPO’da kaydedilmiştir. WIPO, “Dünyada fikri mülkiyet haklarının korunmasını ve yaratıcı etkinliği teşvik etmek amacıyla” 1967 yılında kurulmuştur.

Sanayi, maden ve ticaret bakanlığı sanayi mülkiyet bürosu Başkanı Seyyid Mir Salihi kayıt işlemiyle ilgili belgelerin İran’a ulaştığını belirterek şöyle devam ediyor: bu stratejik ürünler uluslararası lisbon anlaşmasına uygun kayda geçirildi ve coğrafi nişana kavuştu. Kayıt işlemi geçen yılın başlarında başladı ve fizibilite çalışmaların her ürün için tamamlandıktan sonra gerekli belgeler düzenlendi ve dosya açıldı ve ardından her biri ayrı ayrı milli düzeyde kayda alındı ve daha sonra da uluslararası kayıt aşamasına geçildi. Bu merhale genellikle yedi sekiz ay sürüyor ve işin başında hazırlanan dosya örgüt tarafından inceleniyor ve ardından Lisbon anlaşmasına üye ülkelere gönderiliyor ve üye ülkelerin konu hakkında itirazları bulunmadığı takdirde uluslararası kayıt işlem belgesi WIPO tarafından yayınlanıyor.

Dünya fikri mülkiyet örgütü BM’nin 16 uzman kurumlarından biridir ve 1967 yılında İsveç’in Stohkolm kentinde dünyada sanat eserlerinin manevi mülkiyetine destek vermek amacıyla imzalanan bir anlaşma çerçevesinde kuruldu. Hali hazırda 184 ülke bu örgüte üyedir. Örgüt 24 uluslararası anlaşmayı yönetiyor ki Lisbon anlaşması da bunlardan biridir.