İran’da Muharrem gelenekleri
İran’da her yıl Muharrem ayında ülkenin çeşitli yörelerinde farklı etkinlikler düzenleniyor.
Hurma ağacı gezdirme, Tağ taşıma, legen koyma, çamur sürme, kürekleme ve bunun gibi bir çok etkinlik, her yıl İran’da Muharrem ayında İmam Hüseyin –s– için yas merasimleri çerçevesinde düzenlenen etkinliklerdir. Bu etkinlikler Muharrem ve Aşura’da şii müslümanların dini kültürünün bir parçası haline gelmiş ve her birinin bu kültürde özel ve seçkin bir yeri vardır. Bu gelenekler ve görenekler tarih boyunca kuşaktan kuşağa manevi kültürel miras olarak aktarılmış ve ait olduğu her yörede düzenlenmiştir.
İran’ın Azerbaycan yöresinde legen koyma ve Şahsi Vahsi desteleri düzenleme geleneği, Azeri halkının ünlü geleneklerinden ikisidir ve mersiyelerin eşliğinde ve özel bir düzene göre yerine getirilir. Şah Hüseyin, vay Hüseyin anlamına gelen Şahsi Vahsi desteleri Azerbaycan halkının eski geleneklerine göre her yıl Zilhicce ayının son on gününden itibaren faaliyetlerine başlar. Şahsi Vahsi desteleri Muharrem ayına bir kaç gün kaldığı bir sırada her gece camilerde ve hüseyniyelerde kurulur ve destelere katılan insanlar zincirleme uzun kuyruklar oluşturarak caddelere çıkar ve şehitlerin efendisi İmam Hüseyin –s– ve Kerbela’daki arkadaşları için mersiyeler okunur. Bu etkinliğin doruk noktası Aşura günü öğle vakti ve Aşura özel yas merasiminin sonudur. Bu sırada yas tutan insanlar Şahsi Vahsi zikri ile uzun bir yol katettikten sonra İmam Hüseyin –s– ve arkadaşlarının simgesel olarak yakılan çadırlarının bulunduğu noktaya geliyor ve burada yas tutmaya devam ediyor.
Azerbaycan yöresinde halkın bir başka geleneği, legen koyma veya legen dolaştırma merasimidir ve özel olarak Erdebil yöresine ve genel olarak tüm azerbaycna halkına ait bir gelenektir.
Bu törende legen Kerbela’da Hz. Abbas’ın su tulumu ve İmam Hüseyin –s– ve arkadaşlarına verilmeyen Fırat suyunun simgesidir. Bilindiği üzere Kerbela olayında ve düşmanın İmam Hüseyin –s– ve arkadaşlarının Fırat suyuna ulaşmalarını engellemelerinin ardından İmam Hüseyin’in –s– arkadaşları ve özellikle Hz. Abbas Fırat’ın suyuna ulaşmak ve Kerbela kafilesine su ulaştırmak için büyük fedakarlıklar yaptı ve bu yolda şehit düştü. Bu olay şii müslümanların ve özellikle İranlıların kültüründe suya ayrı bir konum ve kudsiyet kazandırmıştır, öyle ki bu konu İran milletinin kültürüne ve özellikle çeşitli gelenek ve göreneklerine yansımıştır.
Şimdi de Yezd yöresine geçiyoruz. Yezd yöresinde Aşura gününde yas merasiminin doruk noktası hurma ağacının taşınması ile düzenlenen merasimdir. Yezd yöresinde hurma ağacının gövdesi İmam Hüseyin’in –s– veya Kerbela şehitlerinden birinin simgesel tabutu şeklinde hazırlanır. Aslında bu etkinlikte kullanılan ahşap, hurma ağacı ile ilgisi yoktur, fakat böyle adlandırılır.
Hurma ağacı taşıma merasimi Yezd yöresine özgü ve eşsiz merasimlerden biridir ve yöre halkının mali desteğinden ahşabını temin etmeye ve süslemelerden diğer konularına kadar her türlü işbirliği ile gerçekleşir ve hazırlanan tabut Aşura günü taşınır.
Yezd yöresinde yaşayan Zerdüştiler de bazen bu etkinlikte işbirliği yapar. Yezd’de yaşayan Zerdüştiler İmam Hüseyin’i –s– İranlı Şehrbanu’nun eşi olarak bilir ve bu yüzden o hazrete özel saygı duyar.
Muharrem ayında hurma ağacını hazırlama ve süsleme etkinliği her semtte ve her bölgede genel çağrı ve seferberlikle yerine getirilir. Yezd yöresinde bazı insanlar ağaçlarını bu etkinliğe vakfeder, böylece ağaç yaşlanınca dallarında bu etkinlikte yararlanılır. Büyük hurma ağaçları süslendikten sonra ağırlığı bir kaç tona ulaşır ve bu yüzden kaldırılması ve hareket ettirilmesi için büyük bir güce ihtiyaç duyulur. Örneğin Yezd’in Emir Çakmak Meydanı, İmam Teft Meydanı, Mehriz Meydanı gibi semtlerindeki hurma ağaçlarının her birini kaldırmak için onlarca insanın gücüne ihtiyaç duyulur.
İran’ın Kaşan yöresinde ise Zilhicce ayının son gününde “Çavuş Aza” adı verilen destenin Kaşan çarşısına girmesi ile birlikte Kaşan halkı ve esnaf Muharrem ayının geldiğini öğrenir. Destede yer alanların çoğu yörenin ehli beyt –s– meddahlarıdır ve her biri deste ilerlerken İmam Hüseyin –s– ve Aşura olayı hakkında mersiyeler okur.
Kaşan ve Natanz, Aran, Bidgol ve Erdestan gibi çevre kentlerinde düzenlenen geleneksel yas merasimleri tarihine bakıldığında bu yörelerde de hurma ağacı taşıma ve İmam Hüseyin –s– ve Kerbela şehitlerinin çadırlarını taşıma gibi Ali-i Buye iktidarı dönemine ait olan ve Gacarlar döneminde tekyelerin kurulması ve Taziye tiyatrosunun düzenlenmesi ile daha da yaygın hale gelen etkinliklere rastlıyoruz.
Kaşan kentinde geleneksel yas merasimleri daha derin bir maziye dayanır. Bu kentte yas merasimlerinin bir kaç önemli heyette düzenlenmesinin mazisi iki üç asır öncesine dayanır. Örneğin Ayetullah Medeni’nin evinde iki asırdan beri bu etkinlikler düzenlenmektedir. Yine Ayetullah Yesrebi’nin Habib bin Musa camiinde düzenlediği yas merasimi yüz yıllık mazisi söz konusudur. Bundan başka Derb Yelan camiinde merhum Hac Erbab Hasan Tafazzuli tarafından düzenlenen yas merasimi de iki asırdır aynı şekilde devam etmektedir. Kaşan’da Alem taşıma merasimi de yöre halkının büyük ilgi duyduğu merasimlerden biridir. Alem taşıma merasimi genellikle Aşura günü ve Muharrem ayının 16. Gününde düzenlenir. Bu etkinlikte yas desteleri Alem’in peşinden giderek yas tutmaya devam eder.
İran’ın Şahrud yöresinde her yıl Muharrem ayının beşinci günü “Ya Abbas, Ya Abbas” adıyla adlandırılır ve bu günde “Toğbendan” merasimi düzenlenir. Toğbendan simgesi ahşap temel, kalp şeklinde metalden bir gövde ve eni 10 santimetre ve boyu bir metreden oluşan çelikten bir uzantıdan oluşuyor. Yöre halkı bu simgenin Kerbela olayının büyük bayraktarı Hz. Abbas’ın taşıdığı Alem ve bayrağı simgelediğine inanıyor.
Muharrem’in beşinci gününde İmam Hüseyin –s– hademeleri
bu simgeyi siyah, yeşil ve başka renklerde kumaşlarla giydiriyor. Kentin en büyük ve en ağır simgesi ile Baba Ali simgesidir. Eğer bu simge taşınırken sözü edilen bir metrelik uzantı kısmı yere düşecek olursa hemen orada bir kurban kesilir, çünkü aksi takdirde simgeyi taşıyan kişinin başına bir şey geleceğine inanılır.
Şahrud’da her yıl taşınan bu simgeler geçmiş yıllarda olduğu gibi adak adayanların evinin önüne getiriler ve burada düzenlenen yas merasiminin ardından adak adanır. Öte yandan tüm simgeler giydirildikten sonra öğleden sonra saat dört sularında camilerin ve tekyelerin büyükleri Muhteşem Kaşani adlı şairin şiirlerini okuyarak destenin önünde harekete geçiyor ve onların önünde tekyelerin hademelerinden biri beyaz bir bayrak taşıyor. Bu bayrak Hz. Abbas’a aittir ve beyaz rengi de o hazretin savaşmak için değil de su getirmek için gittiği içindir.
Zencan kenti nüfusu yarım milyon kadar olan İran’ın küçük kentlerinden biridir. her yıl Muharrem ayının sekizinci gününde Kerbela çölünün kahramanı Hz. Abbas’ın anısına binlerce insan büyük hüseyniyeden kentin İbrahim türbesine doğru harekete geçiyor. Bu muhteşem etkinliğe son yıllarda 200 bini aşkın insan katılıyor. Öte yandan kent halkından başka çevre illerden ve hatta Azerbaycan cumhuriyetinden İmam Hüseyin –s– aşıkları Zencan kentine gelerek bu eşsiz etkinliğe katılıyor.
Etkinlikte binlerce koyun destelerin önünde kesilmesi bu etkinliğin bir başka muhteşem merasimi sayılır. Bu etkinlikte kesilen kurban sayısının çokluğu onu Mina’da kurban bayramında kesilen kurban sayısından sonra ikinci büyük kurban kesilen mekana dönüştürmüş bulunuyor. bu etkinlikte Alem taşıma, zincir vurma, davul vurma ve diğer destelerde görünen etkinlikler yer almıyor. Bu etkinlikte insan seli sadece geleneksel yas şiirlerini fısıldayarak başına kursağına vuruyor.
İran’ın Lor halkı da Muharrem ayında bazı etkinlikler düzenliyor. Özellikle Muharrem ayının ilk on günü Hürremabad kenti bir çok ziyaretçiyi buraya çekiyor. Hürremabad kentinde Hüseyni yas merasimi İran diyarının en eski ve en coşkulu yas merasimlerinden biridir. çamur sürme ise Lor halkının Muharrem ayının yas günlerinde düzenledikleri etkinliklerden biridir. Aşura günü kış mevsimine denk geldiği dönemlerde yöre halkı bir kaç gün öncesinden odun toplamaya başlıyor ve böylece Aşura gününde kar veya yağmur yağdığı zaman, çamura düşen insanların soğuktan korunmaları için ateş yakılıyor.
Aşura günü sabah saatlerinde ve güneş henüz doğmadan kentte yola düşen destelerin davul sesleri ve meddahların mersiyeleri her taraftan duyulmaya başlıyor. Baştan baş çamur süren destelerde yer alan insanlar kentin merkezine doğru hareket ediyor ve bu etkinlik Aşura günü öğle vaktine kadar devam ediyor.
Lor halkının Aşura gününde düzenledikleri bir başka etkinlik, “Kırk minber kızları” adlı etkinliktir. Aşura günü sabah saatlerinden itibaren siyah giymiş maskeli kızlar yalın ayak ve toplu halde kentte düzenlenen yas etkinliklerine uğruyor ve çeşitli niyetlerde bulunarak her merasimde bir mum yakıyor ve bunu kırk yerde kırm mum yakana kadar sürdürüyor.
İran’ın Dezful yöresinde de Aşura gününde üzerinde Aşura olayından bazı sahnelerin görüntülendiği bir simgeyi taşıyarak yas tutuyor. Bu simgeye “Şidune” adı veriliyor ve insanlar adaklarını bu simgeye bağlıyor.
Kazvin kentinde ise en ünlü geleneklerden biri “Tağ” taşıma geleneğidir. Tağ aslında ahşaptan yapılır ve bir metre çapında ve bir buçuk metre yüksekliğindeden oluşmuştur ve çoğu bölümü ayna işlemelidir. Yas tutan insanlar silindir şeklinde olan bu simgeyi başlarında taşır. Kazvin kentinde Aşura’dan bir önceki güne bağlanan gecede tüm desteler kentin Sultan Seyyid Muhammed türbesine doğru hareket eder ve orada toplanır ve Aşura’ya bağlanan gecede de Şehzade Hüseyin türbesine doğru hareket eder. Kentte ayrıca Kerbela şehitleri için simgesel cenaze töreni düzenlenir. Bu etkinlik tamamen kadınlara özgüdür ve her yıl Muharrem ayının on ikinci gününde düzenlenir. Kazvin halkı bu etkinliğe İmam’ın üçüncü vefat günü adı verir ve kentte tüm kadınlar kazma kürek taşıyarak Aşura şehitlerinin naşını simgesel olarak kentin büyük hüseyniyesine doğru taşır.
İran’ın Buşehr liman kentinde okunan mersiyeler ve çalınan davullar yöre halkının büyük acısını yansıtır. Buşehr kentinde kursağa vurma etkinliği büyük bir ihtişamla düzenlenir. Bu etkinlikte nohe okuyan kimse ortada durur ve insanlar 5 ila 20’şer kişilik çemberler halinde çevresinde toplanır ve çember üzerinde hareket ederek yas tutar. Günümüzde Buşher halkının bu tarz yas tutması İran’ın güneyinde başka kentlere de yayılmıştır. Bu etkinliğin doruk noktası, noha okuyan kimseni Vahed dediği andır. O sırada yas tutan insanların tümü hep birlikte Allah Vahed şeklinde karşılık verir.015