Kendini çocuklara adayan büyük kadının anısına
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i49288-kendini_çocuklara_adayan_büyük_kadının_anısına
Çocuk edebiyatı ve kültürün büyük emektarı ve "İranlı tüm çocukların büyükannesi" bayan Turan Mirhadi, geçen günlerde hayatını kaybetti.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Kasım 25, 2016 11:48 Europe/Istanbul

Çocuk edebiyatı ve kültürün büyük emektarı ve "İranlı tüm çocukların büyükannesi" bayan Turan Mirhadi, geçen günlerde hayatını kaybetti.

Bu toprakta,

Bu toprakta,

Bu temiz tarlada,

Sevgiden başka,

Aşktan başka,

Hiçbir şey ekmeyin.

Haber kısa, fakat çok ağır ve üzücüydü. Çocuk edebiyatı ve kültürün büyük emektarı, sonsuzluğa uğurlandı. Zamanda akan kadın, sarı renklere bürünen sonbaharda son kez yolculuğa çıktı. Hş tarihi ile 18 Aban- 8 Kasım tarihinde İranlı tüm çocukların annesi hayatını kaybetti. Denizler kadar büyük bir yürek, dağlar kadar güçlü bir iradesi vardı; onu yakından tanıyordum, sürekli çalışırdı ve bu toprakların çocuklarına aşk beslerdi. Kendi değimi ile " hş 1306 (miladi 1926) yılında seçkin bir ailede dünyaya geldi"; o ve diğer 4 kardeşinin eğitimi için disiplinli olan, Almanya'da inşaat mühendisi olan bir baba Fazlollah Mirhadi ve Münih üniversitesinden heykel ve sanat mezunu Alman asıllı Greta Dietrich adlı bir annesi vardı. Öğrenime 5 yaşında ve Fransız okulunda başladı, eğitimini Almanca ve Fransızca öğrenerek devam etti. Tahran üniversitesinde Doğa Bilimleri fakültesi biyoloji birinci sınıf öğrencisi iken Cabbar Bahçeban'ın sınıflarına katılmak ve Muhammed Bagır Huşyar ile tanışması onun yaşam yönünü değiştirdi. Şöyle derdi: Bahçeban'ın sade, pratik ve çekici yöntemi beni hayran bırakırdı. Orada, öğretmen olmaya ilgimi fark ettim ve öğretmenliğin yaratıcı ve motive bir meslek olduğunu anladım.

İşte bu bakış açısı, onu Avrupa'ya gönderdi, ancak daha 20 yaşındaydı ve dünya 2. ölümcül savaştan yeni çıkmıştı. Paris'e gitti ve Sorbonne üniversitesinde eğitim psikoloji dalını bitirmenin ardından öğrenimine ana okul eğitimi ile sürdürdü. Daha sonra İran'a dönerek, öğrendiklerini kendi topraklarının çocuklarına sunmaya başladı.Hayatındaki büyük acı olayları ona engel olamadı, kardeşi, eşi ve evladının ölümlerinin her biri onun için yeni bir yolun başlangıcı oldu. 65 yıl önce yeni kaybetmiş olduğu kardeşi Ferhad'a yazdığı mektupta şöyle diyor:Sevgili Ferhad, öğrendiklerim ve bundan sonra öğreneceklerimi, ülkemizin çocuklarının ilerlemesi yolunda kullanmak için, İran'a geliyorum. Seni kaybetmenin acısını, büyük bir harekete dönüştürmek için sana söz veriyorum. Bundan sonra senin yerine de çalışacağım. Tüm aşkımı, tüm bilgimi İranlı çocukların ilerlemesi için İran'a geliyorum. Ömrümün sonuna kadar ve tüm gücüm ve kuvvetimle.

İran'a döndü, evlendi ve ailesinin yardımı ile önce ana okul ve daha sonra "Ferhad" okulunu kurdu, farklı ve tecrübeye dayalı bir okul. Şöyle derdi: Ferhad okulu, hayatımın büyük sorusuna cevap bulmam için bana fırsat sağladı, esir olmayan insanlar olmaları için çocuklarımızı nasıl eğitmeli ve büyütmeliyiz? Onlar, akıl, bilgi ve düşüncelerine dayanarak özgür biri olarak insanlık basamaklarını nasıl yükselmeli?

"Ferhad okulu tecrübeleri", Turan Mirhadi ve çalışma arkadaşlarının Ferhad okulundaki çeyrek asırlık tecrübelerinin hikayesidir. Onun için eğitim ve öğrenim, inansın içinde ve dışında bir araştırmaydı. Onun çalışma temeli, çalışma, keşfetmek, arama ve öğrenmekti.

"Çocuk kitap konseyi" gibi yaratıcı bir düşüncenin temelini hş 1339- miladi 1960 yılında eğitim ve öğretim ehli olanlardan bazıları ile birlikte attı ve hş 1341-miladi 1962 yılında bu hayalini özel bir  kurum olarak gerçekleştirdi. Günümüzde çalışma alanı uluslar arası bir düzeyde gerçekleşen bu konsey, İran'da çocuk edebiyatının sütunlarından sayılır.

Sakin konuşur, sevgi dolu bakışları ile güzel bir dünya istiyor ve yaratıyordu. Çalışma ve araştırmaktan asla vazgeçmedi, zorluklardan "fırsatlar" oluşturdu. Dürüst ve samimi çalışma arkadaşları ile birlikte, ölümsüz muazzam bir çalışma ile "Çocuk Ansiklopedisi"nin temelini atarak çalışmaya koyuldu. İran'a kapsamlı bir bakış açısı olan ölümsüz bir çalışma. "İran çocuk edebiyatının annesi" veya "tüm İranlı çocukların büyükannesi" adı ile tanınması ise sebepsiz değildir. Şöyle derdi: "Ben, bir şey aramak için ilk kez bu kitabı açan 10 yaşındaki bir çocuk gibiyim, öyle ağır yazmışsınız ki anlamıyorum. Gidin tekrar yazın." Çocuk ansiklopedisinde çalışan, çocuk dilinin kolay olduğunu, çocuklara bir şey anlatmanın kolay olduğunu düşünen her kes bu cümleyi ondan duymuştur. Doktorundan mühendisine, sosyologdan ekonomiste, sanatçısına kadar, bir gün, bir yerde Turan Mirhadi'nin öğrencisi olan şanslı herkes bu cümleyi ondan duymuştur.

Öğretmendi fakat diğer öğretmenler gibi değil. Dikte yazdırmazdı, ödev istemezdi, aşağılamazdı. Dersi, çok çalışmaktı, az konuşur çok çalışırdı. Dersi ise sevmekti, yaygara koparmadan, dövünmeden; dersi eşitlikti, karşılamak ve ayırım yapmaktan nefret ederek; dersi cesaretti, zorluk küllerini savurarak tekrar alevlenmek; dersi aşktı, sonsuz, koşulsuz ve sessizce, satırın sonuna kadar, nokta.

O, büsbütün umuttu ve son ana kadar da bu umudu yüreğinde taşıdı. Bizim kuşağımız onun kendi tecrübelerini bizimle paylaştığı için çok şanslıdır; onu asla üzgün görmedim, tüm korunmasızlara sığınaktı ve tüm susmuşlara sesti. Alsa yakınmadı ve şikayet etmedi, sadece geleceğin aydın olduğunu görüp yorum yapardı. Her kese yol gösteren şefkatli bir anneydi; özgürdü, sadece çocukları severdi bir de okumayı. Mahrum çocukları düşünürdü ve kitapla onlarda bilgi ve bilinç ateşini yakmaya çalışırdı. Boş el fakat güçlü bir irade ile büyük bir iş başardı. İlerleyen yaşına rağmen hep genç kalan araştırmacı yanı ile çalışırdı, dünyadaki yazarların son karalamaları, son kitaplarından haberdardı. O, tüm insanlara mutluluk dolu iyi bir yaşam isteyen insanlık ülkülerinden yetişen bir kuşaktandı. Yüreğine hiçbir duvar yoktu, hep bir köprü kurardı, birleşmek için bir köprü.

Turan Mirhadi ne yazık ki artık aramızda değil. Özünde ve davranışlarındaki çocuksu duyguları ve masum ruh hali ile son yolculuğuna uğurlandı. Fakat büyük hatırası gönüllerde hala yaşıyor. Gidilmeyen yolları aşan, bilinmeyen sırları çözen bu eşsiz inan, İranlı çocukların eğitimi ve öğrenimi için yanıp tutuşanların omuzlarına ağır bir sorumluluk yükledi. Şimdi geriye biz kaldık ve onun büyük hatırası, ektiği iki büyük verimli ağacı, "çocuk kitap konseyi" ve "çocuk ansiklopedisi". Uzaklardan onu görüyor ve önünde saygı ile eğiliyorum.İran'ın eğitim dünyasından bir çınar daha devrildi.