"Boya ve Çile", İran sanatını dünyaya tanıtan kitap
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i50659-boya_ve_Çile_İran_sanatını_dünyaya_tanıtan_kitap
3 dilde yazılan "Boya ve Çile" adlı enfes kitap, çağdaş büyük minyatür üstadı sn. Hüseyin Behzad'ın yaşamı ve kişiliğini, Muhammed Rıza Esedzade'nin kaleminden anlatıyor.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Aralık 04, 2016 03:46 Europe/Istanbul

3 dilde yazılan "Boya ve Çile" adlı enfes kitap, çağdaş büyük minyatür üstadı sn. Hüseyin Behzad'ın yaşamı ve kişiliğini, Muhammed Rıza Esedzade'nin kaleminden anlatıyor.

Sanat ve güzellik her zaman ve mekanik yaşamın saldırı öncesinde yaşamın her kademesinde tecelli etmiştir; mimarlık ve bahçe sanatından giyim ve günlük giyim ile yaşama ortamlarına kadar. Nitekim dünya çapında çok az sayıdaki uygarlıklar bu derece sanat ve güzelliğe önem vermiştir.

İran geleneksel resim sanatı olan minyatür, aslında İslam'ın İran'a gelişi ile ve eczacılık ile botanik kitaplardaki resimlerle başladı; giderek edebiyat kitaplarında özellikle de Firdevsi'nin Şahname kitabı ile yayıldı. Bu sanat Timur ve ardından Safeviler döneminde doruğa ulaştı, öyle ki Baysongor Şahnamesi resimlerini çizen ressamlarla birlikte Rıza Abbasi ve Behzad gibi ressamlar, İran minyatür geleneğini dünya ekollerinin en seçkinleri arasında yerleştirmeyi başardılar.Fakat Safevi döneminin sonunda bu sanat giderek silikleşti ve Gacarlar döneminde bir çok açıdan Avrupa resim akımlarına doğru yöneldi. Gacarlar'ın ardından batı resim tarzlarını direkt taklit veya alıntı yapma çalışmaları giderek yaygınlaştı ve İran'ın klasik tarzları inzivaya itildi. Bu şartlarda asil minyatür tarzın büyük üstadı Hüseyin Behzad azimle, bu asil resim tarzını tekrar ihya etmeye başladı.

Hş 1273-miladi 1894 yılında dünyaya gelen İran'ın büyük resim sanatı üstadı Hüseyin Behzad, 74 yaşında hş 21 Mehr 1347 tarihinde hayata veda etti. Çocuk yaşlarında kalem kutusu yapmaya başlayan Behzad, giderek resim sanatına hayran oldu, öyle ki resime olan hayranlığını şöyle anlatıyor: Tuhaf ve bilmediğim bir duygu beni resime çekiyordu ve ben bu duyguya kapılarak elime kurşun kalem veya kalem tuttuğumda, duru bir suya ulaşan susuz misali kana kana su içtiğimi hissediyordum. Resim yapmak benim dünyamdı.

Hüseyin Behzad 18 yaşında kendine özel bir resim atölyesi kurara orada çalışmaya başladı. Çalışmaları büyük bir ilgi görünce giderek kraliyet ailesinin el yazılı kitaplarına resimler çizmeye başladı. Ayrıca prens Arfe'uddevle'nin Monako'daki müzesi için de birkaç resim tedarik gördü. Ona resim ısmarlayanlar genelde Behzad'ın resimlerini ülke dışında antika diye satarak büyük paralar kazandılar.

Hş 1314 miladi 1935 yılında Fransız arkeolog Mösyö Rabino ile birlikte Fransa'ya gitti. Orada antikacı tüccarlar gizlice Behzad ile görüşerek onunla işbirliği yapmak istediklerini kendisine iletiyorlardı zira Behzad'ın çalışmalarını kolaylıkla antika diye satabiliyorlardı. Behzad 13 aylık Fransa ikameti boyunca Louvre, Versay ve  Guimet Müzelerine giderek orada İranlı ve doğulu ressamların eserleri üzerinde araştırmalar yapıyordu. Kendisi bu dönem hakkında şöyle diyor: Ben İranlı ve yabancı ressamların çeşitli tarzlarını araştırıyordum zira hem İranlı tarzların özelliklerine sahip hem de dünyanın çağdaş sanatı ile uyumlu bir tarz oluşturmak istiyordum.

Behzad İran dönüşünde giderek ticaret amaçlı çalışmaları bir kenara bırakarak, kendi beğendiği ve seçtiği tarzda sanat eserlerini yarattı. Firdevsi, babil fekti, Tag-ı Kesra, Hafız'ın Kadir gecesi ve petrol, behzad'ın bu dönemdeki unutulmaz eserleridir. Behzad ülke içinde ve dışında 17 sergi açtı ve birkaç ödül ve madalya kazandı. Yıllarca arkeoloji genel müdürlüğü teknik elemanı olarak çalışan Behzad'ın evi, kendi vasiyeti üzerine resim atölyesi ve okulu oldu.

Hüseyin Behzad'ın eşsiz eserlerindeki zarafet ve incelik, aslında bir ömür çekilen çile ve büyük Allah'ın  yüceliğine coşkulu ibadetin ürünüdür. Muhatap üstadın eserleri ile karşılaşınca, sadeliğin doruğunda ferahlatan duru bir güzelliği görüyor. Üstadın eserlerindeki seçkin özelliklerinden biri, onun asil İran eserlerini yaratmadaki övgüye layık çalışmalarıdır, üstelik minyatürün eski tarzlarında bidat yaparak, Moğol yüzlerin yerine İranlı çehreler çizmesi, yüzlerde insanların ruh haletini yansıtması, ve fonda İranlı unsurları çizerek, İran sanatının güzelliği ve asaletini yansıtmaya çalışmasıdır.

Fransız yazar ve santaçı Jan Kokto ( Jean Cocteau) Behzad hakkında şöyle diyor: Behzad, hikayeler diyarı doğudan, büyücü bir peygamberdir. Eğer doğu diyarından bize sürekli bin bir gece, altın saraylar ve güzel cariyeler hakkında hikayeler anlatılmışsa, bu sefer beyaz saçlı keskin bakışlı bir adam çizdiği hatlar ve boyaları ile, büyülü resimlerini gözlerimiz önüne serdi. Hiç şüphesiz çağımızın minyatüründe, tasarım ve boyamada bir üstat var, o da İranlı sanatçı Hüseyin Behzad'dır.

Behzad'dan önceki minyatür tarzı, hiç şüphesiz Moğol geleneklerin yansıtılan, yüzlerin birbirine benzer olan Moğolların geleneksel tarzıydı. Fakat Behzad bu tarzı değiştirdi ve İranlı şekilleri minyatüre dahil etti. Behzad kendi yaşamı boyunca yaklaşık 400 esere imza attı ve bir çoklarında minyatürün fuzuli detaylarını çöpe atmaya çalıştır. Çalışmanın temel ilkelerine zarar vermeyecek derecede anatomi ilkeleri ve perspektif kurallarına uymak, onun tarzının özelliklerindendir. Buna ilaveten kalabalıktan çekinmek, insanların ruh haletini açıkça göstermek ve bir kitap çerçevesi ve ölçeğinde olan eserleri, bağımsız bir tablo olarak çizmek ise Hüseyin Behzad'ın eserlerini diğer İranlı çağdaş sanatçılardan ayıran özelliklerdir.

İran'ın çağdaş minyatür sanatının babası, büyük üstad Hüseyin Behzad'ın yaşamı ve şahsiyeti ile ilgili Muhammed Rıza Esedzade'nin kaleme aldığı enfes "Boya ve Çile " kitabı, İran'da kitap ve kitap okuma günü olan hş 24 Aban miladi 14 kasım günü ile eşzamanlı olarak Tahran'da bu sanata gönül verenlere tanıtıldı. UNESCO milli komisyon tarafından da onaylanan bu kitap, İran dışına çıkarak Fransa ve Amerika müzelerinde olan ayrıca İran'da olan eserleri kapsıyor. Eser 400 sayfada, parlak, altın ve gümüş baskılı, A3 boyutunda basılmıştır.

Bu enfes kitap 3 dilde ve Pasargad bankası, Fransız Kültür Forumu, Sanat ve Miras Yayıncılık Akademisi'nin  desteği ile basılmıştır. Kitabın tanıtım töreninde İran bilimler ansiklopedisi başkanı Rıza Daveri Erdekani, Fransa Sorbonne Sanat Üniversitesi Dekanı Jean-Pierre ve İranlı onlarca sanat ve bilim ile kültür şahsiyeti katıldı.

Boya ve Çile kitabı Dr. Seyit Hüseyin Nasr ve üstad Mahmud Ferşçiyan'ın girişi ile başkanı Rıza Daveri Erdekani, üstad Bahauddin Hurremşahi, Dr. Bastani Parizi, Dr. İhsan Neragi ve üstad Ali Muallim Damgan gibi 30 üstadın notları ile yayınlandı.

Sorbonne üniversitesi Sanat bilim ve görsel sanatlar fakültesi hocası Jan Pier Brigodo (Jean Pierre Briguadiot) bu bağlamda bir konuşma yaptı. Brigodo Fransızların bu nefis eserin yayınlanmasını olumlu karşılamasına işaretle, "Bu kitabı okumakla, etkin bir sanatçının çektiği çileler, sanatta oluşturduğu gelişmeler ve yarattığı renklerle  tanışırız. Biz İran'ın resim sanatı hakkında konuşabiliriz, fakat Behzad bir ressamdan çok öte biridir, o metin, hat ve resmi birbirine bağladı" dedi.

Sorbonne üniversitesi görsel sanatlar fakültesi hocası Jan Pier Brigodo şöyle devam etti: Biz bu eserin fransa'da basılması ve yayınlama ortamını hazırlarız üstelik Fransız sanatçılar ve ressamların da katılacağı özel bir törende bu eseri tanıtacağız.

Törene katılan çağdaş İran edebiyatının en önemli temsilcilerinden biri olan Mahmud Devletabadi de enfes eserin yayınlanmasını takdir ederek, "Geçen yıllarda İran sanatını dünyaya doğru bir şekilde tanıtamadık, yeni kuşak sanatçı ve yazarların benzer yeni girişimleri, bu açığı kapatması gerektir" şeklinde konuştu.

Grafist, sanat eleştirmeni ve tasarımcı Aydın Ağdaşlı da yapılan törende Hüseyin Behzad'ın çağdaş İran sanatında etkin rolü olduğunu, onu dünya çapında tanıtmakla İran sanat tarihi ve geçmişini koruyabileceğimizi ifade etti.

Farsça, İngilizce ve Fransızca yazılan Boya ve Çile kitabı, Almanya'nın Göte müzesinde kaydedilmiştir. Bu yüzden eserin yazarı ve araştırmacısı Göte müzesi yetkilileri tarafından takdir edildi. Buna ilaveten İran'ın 2016 Frankfurt kitap fuarı panelinde de Boya ve Çile eseri yer aldı.

Kitabın yazarı Muhammed Rıza Esedzade şöyle diyor: Eser hakkındaki araştırmalar 15 yıl önce başladı. Eserin otobiyografi bölümü ise 2008 uluslar arası Azerbaycan Otobiyografi Festivalinde, edebiyat dalında ödül aldı. Yapılan araştırmaların UNESCO bilimsel konseyinde onaylanması ardından, kitabın metin, konu ve yazılışının uluslar arası örneklere uygun olunmasına çalışıldı. Bu bağlamda merhum Bastani Parizi ve Dr. Rıza Daveri gibi hocalar eseri inceleyip bazı hatırlatmalarda bulundular./