“Avengan Denizi” fuarında İran ve Arap dünyasının modern sanatı
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i52069-avengan_denizi_fuarında_İran_ve_arap_dünyasının_modern_sanatı
Tahran çağdaş sanatlar müzesi, Bercil Sanat vakfı ile ortak bir çalışma yürüterek ira nve Arap dünyasının modern sanatçılarının eserlerinin yer alıdğı bir fuar düzenliyor.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Aralık 12, 2016 07:39 Europe/Istanbul

Tahran çağdaş sanatlar müzesi, Bercil Sanat vakfı ile ortak bir çalışma yürüterek ira nve Arap dünyasının modern sanatçılarının eserlerinin yer alıdğı bir fuar düzenliyor.

Söz konusu eserler 1940 – 1990 yılları arasında yaratılan eserlerdir ve ilk kez İran’da Arap dünyasının modern sanatlarının örnekleri sergileniyor.

Fuarda Mısır, Irak, Kuzey Afrika, Arabistan ve diğer bazı Arap ülkelerinden 40 eseri ve İranlı çağdaş sanatçılardan da 40 eser ve yine Filistinli ve Lübnanlı sanatçılardan da bazı eserler yer alıyor. Fuarın adı Filistinli şair Mahmut Derviş’in bir şiirinden esinlenerek Avengan denizi (The Sea Suspended) seçildi.

Gerçekte Avengan denizi fuarının düzenlenmesi Arap dünyasının görsel sanatçılarını İran’da tanıtma yönünde ilk çaba sayılır. Fuarın Arap dünyasının modern sanatları bölümünde Mısır, BAE, Suriye, Irak, Bahreyn, Lübnan, Arabistan, Fas, Filistin, Cezayir, Kuveyt ve diğer bazı Arap ülkelerinden modern sanatçıların eserleri sergileniyor.

Fuarın açılış töreninde bir konuşma yapan Bercil vakfı (Barjeel) yetkililerinden Kerim Sultan, fuarın düzenlenmesi karşılıklı diyalog için iyi bir fırsat olduğunu ve fuarı gezerek Arap dünyasının genelinin rivayetini algılamanın da mümkün olduğunu belirtti. Kerim Sultan, fuarda karşılaştıkları en büyük mesele, tüm bölgeyi temsil edebilecek eserlerin seçiminden ibaret olduğunu ifade etti. Kerim Sultan, sanatın siyasete nazaran daha güçlü olduğuna inandığını vurguladı. Tahran’ı bölgenin en önemli kentlerinden biri niteleyen Kerim Sultan, Tahran çağdaş sanatlar müzesini de harikulade ve zengin mazisi olan bir kurum şeklinde tanımladı.

İngiliz The Guardian gazetesi 18 Kasım sayısında Tahran’da düzenlenen fuar hakkında şöyle yazdı: Bu fuarda İranlı sanatçıların eserleri Tahran çağdaş sanatlar müzesinden çıkarıldı. Bu müzenin hazinesi Avrupa ve Kuzey Amerika dışında yaklaşık iki bin eserden oluşan Batı dünyasının sanat eserlerinin en büyük hazinesini barındırdığı ifade ediliyor, öyle ki bu eserleri müzenin alanı kısıt olması ve kültürel imkanların yeterli olmaması yüzünden daimi olarak sergilenmesi mümkün değildir.

İran’ın seçkin akademisyeni ve araştırmacı ve ressamlarından Mehdi Hüseyni fuarın açılış töreninde yaptığı konuşmada İran’da modernite endeksleri ve göstergelerine işaretle şöyle dedi: Üniversitelerde ve kitaplarda İran’da güzel sanatlar akademisinin 1940 yılında açılışı modernitenin başlangıç tarihi olarak ifade ediliyor, fakat tarihi evrelerde modernitenin ne zaman temeli atıldığını gösteren ve göze çarpan endeksler ve göstergeler vardır.

Hüseyni konuşmasını şöyle sürdürdü: Muhammed Zaman’ın Safevi kralı ikinci Abbas döneminde zamanın ruhuna göre çizilen üç Tahmasbi Hamse yaprağındaki portreleri İran’da modernitenin temelinin atıldığı noktadır. Şarkiyatçıların aracılığı ile İran’a gelen resimler ve basımlar ve yine Avrupa ile sağladığı irtibat sayesinde resim ve portre sanatı açısından yeni bir temel oluşturdu. Dolaysıyla İran sanatında modernitenin kökleri miladi 17. Yüzyıla dayanır. Bundan sonra ve Gacarlar döneminde Saniul Melik yerel görsel gelenekleri korumakla beraber modernite ile ilgilendi ve resim alanında yeni bir atmosfer oluşturdu. Kuşkusuz fotoğraf sanatı da modernitenin temellerinin atılmasında etkili oldu ve daha sonra Mustazrafe Sanayii medresesi ve ardından güzel sanatlar akademisi moderniteye temel oluşturdu.

Avengan denizi fuarında Mısır’dan Ezzbekil Baruh, Samir Rafi, Seyf Vanlı, İffet Naki, Hamid Uveys, Enci Eflatun, Margaret Nahle, BAE’inden Hasan Şerif, Abdulkadir Reys, Necat Mekki, Suriye’den Mervan Kasapbaşı, Irak’tan Kazım Haydar, Saadi Kaabi, Zeyd Salih, Ziya Azavi, Rafet Nasiri, Şakir Hasan Al-i Said, Bahreyn’den Abdullah Mahraki, Sudan’dan Tahiyyet Halim, Lübnan’dan Şefik Ubud, Seliba Dövihi, Uget Kelane, Endonezya’dan Hatem Meliki, Arabistan’dan Münire Musuli, Abdulhelim Rezevi, Filistin’den Pal Giragusiyan, Asıf Ebuşakra, Cezayir’den Abdullah bin Enter, Abdulkadir Görmez, Muhammed Huda, Reşit Kureyşi, Fas’tan Ferid Bilkahiye, Ahmet Şarkavi, Muhammed Meliha, Ahmet bin İdris Yakubi, Beytulmukaddes’ten Kemal Belase ve Kuveyt’ten Münira Gazi’nin eserleri Arap dünyasının modern sanatları bölümünde sgregileniyor.

Fuarda İran’dan Perviz Kelanteri, Mahmud Cevadipur, Ahmet Esfendiyari, Murtaza Mumayyiz, Feride Laşai, Mansura Hüseyni, Celil Ziyapur, Cevad Hamidi, Behmen Muhassis, Cafer Ruhbahş, Hüseyin Kazımi, Sohrab Sepehri, Rıza Mafi, Feramerz Pillaram, Marko Grigoriyan, Menuçehr Yektai, Behçet Sadr, Golam Hüseyin Nami, Muhsin Veziri Mukaddem, Ebulkasım Saidi, Aydın Ağdaşoğlu, Perviz Tenavüli, Hanibal Has, Hüseyin Mahcubi, Nasır Asar, Mehdi Hüseyni, Muhammed İbrahim Caferi, Münir Fermanfarmaiyan, Nasrullah Efcei, Seyyid Muhammed Ahsai, Sirak Melekuniayn, Hüseyin Zinderudi, İran Durudi, Pervane İtimadi, Mesut Arabşahi ve Kuroş Şişegerdan’ın eserleri yer alıyor.

Çağdaş sanatlar müzesi Başkanı Macid Molla Nevruzi, El Monitor’a verdiği demeçte fuarın araştırmacılar ve öğrenciler için İran ve Arap dünyasının modern sanatlarını karşılaştırmak için en güzel fırsatı yarattığını belirtti. Molla Nevruzi ayrıca furarın düzenlenmesi İranlı ve Arap sanatçıların arasında diyalog kurulmasına zemin oluşturabileceğini ve kültürel diplomasi bakımından da önemli bir gelişme sayıldığını vurguladı.

Molla Nevruzi sözlerini şöyle sürdürdü: günümüz şartlarında İslam dünyasından IŞİD gibi hareketlerin yüzünden sunulan kültürel imaj karalandığı ve aynı zamanda Ortadoğu bölgesinde dini ve etnik gerginlikler ülkelerin arasındaki insani ve kültürel atmosferi kararttığı bir sırada bence sanat ve sanatçılar insani ilişkileri iyileştirmekte öncü olabilir, özellikle resim alanında ortak bir evrensel dili kullanarak insanların arasında ortak idrak oluşturulmasına katkıları olabilir.

Molla Nevruzi açıklamasının devamında da Ortadoğu bölgesinde çeşitli sanatsal hareketleri İranlı muhataplara tanıtmak, müzenin bu fuarı açmaktaki temel hedeflerinden biri olduğunu ifade etti.

Avengan denizi fuarı aslında İran ve çeşitli Arap ülkelerinin belli bir tarihi evrede modernite akımı ile yüzleşmelerini yansıtıyor. Fuarda yer alan ve çağımızdan önceki bir evreye ait olan eserler incelendiğinde bu sanatçıların öncelikleri ile şimdiki önceliklerin arasında uzun bir mesafe olduğu anlaşılıyor. Bu eserlerde dikkat çeken nokta ise bu sanatçıların gözünde milli simgeleri ve tarzları yaratmanın büyük önem arz etmesidir, nitekim günümüzde de görsel sanatlarla uğraşan sanatçıların kaygılarından biri sayılır.

Avengan denizi fuarı dört bölümden oluşuyor. Bunlar sanatçı ve kendisi, sanatçı ve dünya, güncellik ve simge ve işaretler bölümleridir.

Birinci bölümde sergilenen eserler daha çok sanatçının hislerini ve kendine bakışını yasıtıyor. Bu eserlerde sanatçılar iç veya dış halini, duyguları ile yüzleşmeyi ve iç sürtüşmelerini sanat eseri şeklinde yaratmıştır.

Fuarın ikinci bölümü sanatçının siyasi ve sosyal meselelerle sürtüşmelerinin aynasıdır ve sanatçının savaşlar ve ulusalcılık krizleri gibi sosyal gelişmelere gösterdiği karmaşık tepkileri yansıtıyor. Bu bölümde milliyetçilik gibi konuların sanatçı tarafından irdelendiğini içeren eserler yer alıyor.

Fuarın üçüncü bölümü olan güncellik bölümünde adından da anlaşıldığı üzere yaşamın güncelliği ve çeşitli şekillerini içeren eserleri sergiliyor.  Bu bölümdeki eserlerde kırsal ve kentsel yaşam sanatçıların ilham kaynağını oluşturuyor.

Fuarın son bölümü ise simgeler ve işaretler bölümüdür ve resim sanatında kopuşun meydana gelmesini irdeliyor. Bu konu Avrupa sanatında bir nevi geleneksel yapıları kırma şeklinde kendini gösterdiğinden Arap sanatçıların bazı eserlerinde de bu süreç devam etmiş ve yeni tarzlarda çizilen resimler Arap modernitesinin temelini oluşturmuştur. Bu eserlerin çoğu sanatçının yurdu ve kimliği ve dilinden kaynaklanan eserlerdir.

Avengan denizi fuarı Tahran’da açılış yaptıktan sonra sanat meraklıları tarafından büyük ilgi ile karşılandı ve her gün yüzlerce sanatseverin ve öğrencilerin akınına uğradı. Avengan denizi fuarı 23 Aralık tarihine kadar Tahran çağdaş sanatlar müzesinde devam ediyor.

Öte yandan fuarın açılışı ile birlikte Filistinli şair Mahmut Derviş’in adı telaffüz edilmeye başladı. Derviş 1941 yılında Filistin’in Aka kentinin doğusunda El Beruh köyünde dünyaya geldi ve uzun yıllar Kahire, Beyrut, Tunus ve Paris’te sürgün hayatı yaşadı ve en son 2008 yılında Amerika’da vefat etti. Derviş’ten 30 kadar şiir defteri yayımlandı ki bu eserlerin çoğunda Filistin konusu işlendi. Derviş Arap ve Arap olmayan ebediyat meraklıları arasında ün yapan bir şairdir.

Mahmut Derviş siyonistlerle uzlaşmanın bir hayal olduğuna inanırdı. Fuarın adı ise bu şairin yazdığı şiirlerden birinden alındı.

Barış rüyadır

Barış, uyku dışında doğan bir rüyadır

Deniz caddelerde yürüyor

Deniz pencerelerden ve kurumuş ağaçların dallarından asılıdır

Deniz gökten yağıyor

Ve odaya geliyor

Mavi, beyaz, köpüklü ve dalgalı

Ben denizi sevmiyorum

Çünkü onda sahil ve güvercin göremiyorum

Ben denizde, denizden başka hiç bir şey görmüyorum