Nevruz bayramının çok uluslu kültürel miras olarak UNESCO'da kaydedilmesi
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i53740-nevruz_bayramının_çok_uluslu_kültürel_miras_olarak_unesco'da_kaydedilmesi
Nevruz bayramı en eski ve yaygın akıl, ümit, itidal, hoşgörü simgesi olarak İran'ın yönetiminde ve 12 ülkenin katkısıyla UNESCU kültürel miras abidesi listesinde yer aldı.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Aralık 22, 2016 17:02 Europe/Istanbul

Nevruz bayramı en eski ve yaygın akıl, ümit, itidal, hoşgörü simgesi olarak İran'ın yönetiminde ve 12 ülkenin katkısıyla UNESCU kültürel miras abidesi listesinde yer aldı.

2010’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 3000 yıldan beri kutlanmakta olan Pers kökenli bu şenliği, Dünya Nevruz Bayramı ilan etmiştir. 28 Eylül – 2 Ekim 2009 arasında Abu Dhabi’de hükümetler arası toplanan Birleşmiş Milletler Manevi Kültür Mirası Koruma Kurulu, nevruzu Dünya Manevi Kültür Mirası Listesi ‘ne dahil etmiştir. 2010’dan başlayarak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 21 Mart’ı “Dünya Nevruz Bayramı” olarak kabul etmektedir.

 Baharın müjdeleyicisi olarak büyük coşkuyla kutlanan Nevruz Bayramı, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu'nun (UNESCO) Somut olmayan kültürel mirasının listesine alındı. Bununla ilgili karar, Etiyopya'da düzenlenen UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras’ının Korunması Komitesi toplantısı kapsamında onaylandı. Orta Asya'dan Balkanlardaki uluslara kadar çok geniş bir bölgede yerel renk ve inançlarla kutlanan Nevruz Bayramı’nın UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras’ının listesine dâhil edilmesi için İran İslam cumhuriyeti öncülüğünde Azerbaycan, Afganistan, Hindistan, Irak, Kazakistan, Kırgızistan, Pakistan, Tacikistan, Türkmenistan, Türkiye ve Özbekistan’dan oluşan grup başvuruda bulundu. Bu ülkelerde Nevruz Bayramı büyük bir coşkuyla kutlanıyor. Nevruz dünyada dostluk ve uyum çağıran, misafirperverlik, iyi komşuluk, insan severlik, Tabiat severlik ve çalışkanlık gibi prensipleri ilke edinen halkların arasında kutlanan en kadim bir bayramdır. Uygarlığının ebedi manevi ve ahlaki değerleri taşıyan bu bayram dünyanın kültürel hazinesi olarak akıllarda yer almıştır.

İran mitolojisine göre Tanrı dünyayı, insanı ve güneşi bu günde yaratmıştır. İran’da ihtişamın sembolü olan Pişdadi'nin 4. Padişahı Cemşid de aynı gün tahta oturmuş ve Nevruz ilan etmiştir. Firdevsi de Şahnamesinde kaydedildiği gibi; Cemşid'in işleri düzene koyduktan sonra ileri gelenler onunu etrafından toplanıp, yaptıklarını takdir ettiler. Cemşid ise o günü nevruzun ilk günü olarak ilan etti. İnbi Belhi, Cristian Sen,Ebu Reyhan Biruni, gibi tarihçi ve yazarlarda bu tarihi ve mitolojik şahsiyetler hakkında değerlendirmelerde bulunup, Nevruz bayramının en eski bir bayram töreni olduğunu vurgulamış bulunuyorlar. Nevruz Bayramı ya da kısaca Nevruz Afganlar, Anadolu Türkleri, Arnavutlar, Azeriler, Farslar, Gürcüler, Karakalpaklar, Kazaklar, Kırgızlar, Kürtler, Uygurlar, Özbekler, Tacikler, Türkmenler ve Zazalar tarafından kutlanan geleneksel yeni yıl ya da doğanın uyanışı ve bahar bayramıdır. Yazılı olarak ilk kez 2. yüzyılda Pers kaynaklarında adı geçen Nevruz, İran takvimlerine göre yılın ilk gününü temsil eder. Bazı topluluklar bu bayramı 21 Mart'ta kutlarken, diğerleri Kuzey yarım kürede ilkbaharın başlamasını temsilen, 22 veya 23 Mart'ta kutlarlar.

Uzmanlara göre Nevruz bayramı, UNESCO'nun 2003 konvansiyonunun hedef ve ruhuna en uygun dosyasıydı.

19 Şubat 2010 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 64. oturumunda Nevruz Bayramı Eski büyük İran'ın barışçı kültürel mirası olarak 21-22 Mart tarihlerinde Uluslararası Nevruz Bayramı olarak kutlanması yönünde önemli bir karar alınmıştı. Bu karar 49 maddeden oluşuyordu.

İlk uluslararası nevruz bayramı şenlikleri 27 mart 2010da Tahran'da düzenlendi. Bu şenliklere İran, Afganistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Irak cumhurbaşkanlarıyla Azerbaycan cumhuriyeti dış işleri bakanı ve Türkiye başbakan yardımcısı katıldı.

Günümüzde İran müsikisi Radif'ı , fars Halı dokumacılık sanatı, Pehlivanlık ayinleri, Kaşan Erdahal Halı yıkama töreni, Taziye, kaşan'da geleneksel halıcılık, Horasan musikisi, Fars Körfezi kıyısından Lenç-özel tekne- yapımı, İran nakilciliği-hikaye anlatımı- da UNESCO somut olmayan eserler listesinde kaydedilmiştir.

İran eski tarihinden beri Nevruz bayramı kutlanmaktadır. Orta Asya Türkleri ve Tacikler, Hindistan'da Hindular da nevruz bayramını kutlarlar. Taciklerle birlikte Özbekistan'ın Semergand ve Buhara halk da farsça konuşur. Türklerle farsların ortak kültürel değerleri söz konusudur.

Tahran somut olmayan miraslar merkezinin başkanı Yedullah Perimun ise yaptığı açıklamada, nevruz bayramının en geniş coğrafyada ve en geniş nüfusa sahip çok uluslu bir tören ve bayram olduğunu ve en gözde bir kültürel miras olarak UNESCO'da kaydedildiğini söyledi.

Çok uluslu kültürel miras ve değerler, milletlerarası birlik ve dayanışmayı ve barışı sağlar.

"Lavaş Birleşmiş Milletler Bilim Eğitim ve Kültür Örgütünün (UNESCO) Somut Olmayan Kültür Mirası Listesi'ne kaydedildi.

  Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa'da 30 Kasım günü düzenlenen UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Hükümetlerarası 11. Komite Toplantısı'nda, "İnce Ekmek Yapma ve Paylaşma Kültürü: Lavaş" çok uluslu genişleme dosyası" olarak komiteye sunuldu. İran, Türkiye, Azerbaycan, İran, Kırgızistan ve Kazakistan tarafından sunulan "İnce Ekmek Yapma ve Paylaşma Kültürü: Lavaş, Jupka, Kartırma, Yufka" dosyası gerçekleştirilen toplantıda kabul edildi. Böylelikle somut olmayan kültürel miras "Lavaş", "UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasının Temsili Listesi"ne kaydettirildi. Ermenistan 2014 yılında "Lavaş'ın kültürel rolü" adı altında lavaş, UNESCO'da Ermenistan adına kaydedilmişti. Ancak İran'ın temsilcilik heyetinin girişimleri sonucu, bu karar düzeltildi. Lavaş İran kaynaklı bir ekmek biçimidir. En az 800 yıl önce İran büyük devleti döneminde lavaş yapılırdı. Ermenistan ve diğer bölge ülkeleri de İran hâkimiyeti ve kültürel değerlerinden etkilenmiş bulunuyorlar.

İran kültüründe NAN-Çörek- Lavaş' kutsaldır. Büyük manevi değeri vardır. İnsanlara Nan ulaştırmak, onların karnını doyurmak en değerli insani ve manevi değer sayılır. Nitekim 1100 sene önce yaşayan büyük arif Abul-hasan Hargani diyor ki; kim ki evin kapısına dayandığında Ona Nan-ekmek verin. Din ve imanını sormayın. Çünkü Allah talaa indinde ve Abbul Hasan'ın sofrasında Can, Nan'dan daha değerlidir.