İran’da okuma yazma seferbirliği yıldönümü
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i54601-İran’da_okuma_yazma_seferbirliği_yıldönümü
İran’da İslam inkılabı zafere kavuştuktan 11 ay sonra İran İslam Cumhuriyeti nizamının büyük kurucusu İmam Humeyni –ks– talimatı üzerine ve ülke genelinde okuma yazma bilmeyen vatandaşları bu nimete kavuşturmak amacıyla okuma yazma seferberliği ilan edilerek okuma yazma seferberliği kurumu kuruldu.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Aralık 27, 2016 14:01 Europe/Istanbul

İran’da İslam inkılabı zafere kavuştuktan 11 ay sonra İran İslam Cumhuriyeti nizamının büyük kurucusu İmam Humeyni –ks– talimatı üzerine ve ülke genelinde okuma yazma bilmeyen vatandaşları bu nimete kavuşturmak amacıyla okuma yazma seferberliği ilan edilerek okuma yazma seferberliği kurumu kuruldu.

Bu hareketin sonucunda bugün İran İslam Cumhuriyeti bölgede ve dünyada okuma yazma bilen insanların oranı en yüksek ülkelerden biri oldu.

(Resûlüm!) De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?

Bu soruyu Kur'an'ı Kerim asırlar önce gündeme getirirken İslam dininde ilim ve ilim öğrenmenin önemini yansıtıyor. Nitekim İslam dini de ilk ilahi vahiylerde kaleme yemin ederek zuhur etti. İslam dini eşitlik, kardeşlik ve sosyal adalet gibi değerlerin kurumsallaştırmanın yanı sıra bilim öğrenme alanında da o dönemde sosyal tekellerden birini daha devirdi ve izleyenlerine bilim öğrenmeyi vacip ilan ettiği gibi bilim öğrenmeyi zaman ve mekan hisarından kurtardı ve müslümanlara bilim öğrenmek için gerektiğinde dünyayı dolaşmayı tavsiye etti ve beşikten mezara kadar bilim öğrenmekten el çekmemelerini istedi.

Ancak İslam dininin bu önemli tealimi gerektiği gibi müslümanların arasında yaygınlaşmadı ve ibadetle ilgili ahkam kadar pratikte önemsenmedi. Buna karşın ve özellikle asrı saadete yakın dönemlerde gereken etkiyi yaptı ve bilim ve bilgine destek veren hükümdarların destekleri ile değerli sonuçlara ulaştı ve böylece İslam aleminde çok kıymetli filozoflar, bilginler, hekimler, edipler, şairler ve alimler birer yıldız gibi parlayarak dünyayı müslümanların ilim ve bilimlerini yaymaya başladı.

Bundan sonra okuma yazma öğrenme konusu İslam ve İran tarihinde engebeli bir süreci geride bıraktı ve okuma yazma öğrenmek isteyen insanlar türlü engeller ve sorunlarla karşılaştı, böylece müslümanların okuma yazma öğrenme süreçleri yavaş bir şekilde ilerlede ve zaman zaman duraksamalar yaşadı. Fakat öğrenme şevki ve ihtiyacı tüm bu kısıtlamalara rağmen müslümanların özellikle İran’da öğrenme çabasının durdurulmasına izin vermedi.

İran’da İslam ahkamını uygulamak üzere İslam Cumhuriyeti nizamının kurulması ile sonuçlanan İslam inkılabı zafere kavuştuktan sonra İran’ın okuma yazma öğrenme tarihinde yeni bir dönemin açılmasına vesile oldu. O güne kadar İran’da yetişkinlere okuma yazma yönünde sarf edilen çabalara rağmen okuma yazmayı öğrenme potansiyeline sahip olan insanların %70 kadarı hala bu nimetten mahrumdu. Öte yandan toplumda yaşanan siyasi, sosyal ve kültürel değişimin yarattığı okuma yazma öğrenme ve bilgi ve kültür seviyesini geliştirme ihtiyacı ve özellikle toplumda insanların okuma yazma bilmemesi yüzünden yaşanan derin sıkıntıları gözetleyen İslam inkılabının büyük önderi İmam Humeyni –ks– okuma yazma seferberliği ilan etti.

Evet, İran’da İslam inkılabı zafere kavuştuktan 11 ay sonra İran İslam Cumhuriyeti nizamının büyük kurucusu İmam Humeyni –ks– talimatı üzerine ve ülke genelinde okuma yazma bilmeyen vatandaşları bu nimete kavuşturmak amacıyla okuma yazma seferberliği ilan edildi ve İmam Humeyni –s– bu seferberliğin iyi sonuçlara ulaşması için Hüccetülislam Muhsin Kıraati’ye bu kuruma temsilci olarak atadı.

Okuma yazma bilmemenin bir çok olumsuz sonuçları söz konusudur ki bu sonuçlara, eğitimde adalet ilkesinin zedelenmesi, eşit şartlardan yararlanma hakkının ihlali, milli özgüven duygusunun etkilenmesi, yaşama yönelik umudun azalması ve sağlık göstergelerinin etkilenmesi gibi durumları örnek vermek mümkün. Vatandaşlık haklarının çiğnenmesi, suç işleme zemininin oluşması ve gelişmesi, sosyal sorunların ve suçların artması, okuma yazma bilmemenin diğer bazı afetleridir. Gerçekte okuma yazma bilmeyen insan ne kendisi ne de ailesinin sorunlarına çözüm üretebilir ve yine toplumda başkaları ile iletişim ve irtibat kurmakta sıkıntı yaşar ve özellikle bilinçli seçim ve içinde yaşadığı toplumda etkili katılım gibi nimetlerden de mahrum kalır.

Okuma yazma bilmeyen insanlar yaşadıkları topluma da zarar verir, zira her toplumda okuma yazma bilme oranı ile suç sayısı arasında doğrudan bağlantı vardır. Öte yandan aile ocağı da okuma yazma bilmeyen bireyinden etkilenir. Araştırmalar ebeveynin eğitimli olmaları ile çocukların eğitimlerinde ilerleme oranı arasında da doğrudan bağlantı bulunduğunu göstermektedir.

Aslında okuma yazma bilmeme sorunu dünya genelinde yaygın olan ciddi sorunlardan biridir. UNESCO’nın raporuna göre 2000 ila 2010 yılları arasında dünya genelinde okuma yazma bilmeyen insanların oranı sadece %1 kadar azalmıştır. UNESCO’nun İran temsilciliği eğitim bölümü Başkanı bayan Muheb Hüseyni, 2014 yılında düzenlenen okuma yazma ve sürdürülebilir kalkınma başlıklı oturumda yaptığı konuşmada, yetişkinlerin arasında okuma yazma alanında ilerleme çok yavaş gerçekleştiğini, 2011 yılında dünya genelinde 774 milyon okuma yazma bilmeyen yetişkin bulunduğunu, ki bu rakam 2000 yılına oranla sadece %1 gerilediğini belirtti. Bayan Hüseyni şöyle devam etti: okuma yazma bilmeyen yetişkin insanların üçte ikisini kadınlar oluşturuyor. Dünyada marjinalleşen insanların büyük bir bölümü ilk eğitimden dahi nasibini alamıyor. 2011 yılında 57 milyon insan eğitimine devam edemedi. Bunların yarısından fazlası çatışma yaşanan ülkelerde yaşıyor. yine 69 milyon ergin de eğitimden mahrum kaldı ki 2004 yılından beri bu sayıda pek fazla bir değişiklik yaşanmadı. Az gelirli ülkelerde ergenlik çağına gelen çocukların sadece %37 kadarı orta eğitimini tamamlayabiliyor ve bu oran çok yoksul ülkelerde %14 kadardır. Oysa herkes her ülkenin en değerli serveti, inan gücü olduğunu söylüyor, ancak bu servet etkili, geniş kapsamlı bir eğitim düzeni ile yetiştirilebiliyor.

İran’da okuma yazma seferberliği İmam Humeyni’nin –ks– tarihi talimatından sonra Hüccetülislam Kıraati’nin başkanlığında faaliyete başladı. O günden sonra her yıl ortalama 900 bin kişi okuma yazma öğrenme kurslarına katıldı. Okuma yazma seferberliği kurumu Başkanı ve Bakan yardımcısı Ali Bakırzade, okuma yazma seferberliği yıllarında yapılan çalışmalar hakkında yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

O yıllarda yaklaşık 550 bin kişi okuma yazma seferberliğinde faaliyet yürüttü ve yaklaşık 22 milyon kişi çeşitli kurslara katılaran okuma yazma öğrendi, öyle ki 1979 yılında 50 yaşın altındaki nüfusun %50 kadarı okuma yazma bilirken, şimdi aynı kategoride yer alan nüfusun en az %95 kadarı okuma yazma biliyor, ki bu fevkelade bir gelişmedir.

Okuma yazma seferberliği kurumu Başkanı ve Bakan yardımcısı Ali Bakırzade, İran’da okuma yazma bilenlerin durumu hakkında da şu açıklamada bulundu: ülkemizde okuma yazma bilme yaşını on yaştan itibaren göz önünde bulunduruyoruz, oysa dünyada genellikle 15 yaşın üzerini kriter olarak kabul ediyordu ve bu da bizim için bir imtiyazdır. Fakat biz okuma yazma bilmeme oranını altı yaştan itibaren hesaplıyoruz. Verilere göre 1996 ila 2011 yılları arasında okuma yazma bilmeme oranı sabit kaldı. Yani biz 1996 yılında 10 milyon okuma yazma bilmeyen vatandaşımız vardı, on yıl sonra yani 2006 yılında 30 ila 39 yaş grubunda bu sayı 1 milyon 190 bin 750 kişiye ulaştı.

İran’da okuma yazma seferberliğinde dikkat çeken önemli bir nokta, bu sürece katılan insanların sadece basit okuma yazma öğrenmekle yetinmemeleri ve bir çokları daha ileri eğitim seviyelerine geçmeleridir. Sosyal bilimler yüksek lisans öğrencisi Meryem İsmaili bu insanlardan biridir. Meryem şu anda 37 yaşında ve okuma yazma öğrenmeye 19 yaşında başlamış ve şimdi yüksek lisansını bitirdikten sonra doktora yapmak üzere eğitimine devam etmek istiyor. Meryem tutucu bir ailede yetişmiş ve erkeklerin muhafazakarlığı kızların okuması yolunda büyük engel oluşturmuştu. Fakat 19 yaşına geldiğinde Meryem, tüm engelleri bir bir geride bırakmaya başladı. Meryem ilkokul eğitimini beş yıl yerine bir yılda tamamladı, ortaokulu da evde çalışarak sınavlara katıldı ve başarılı oldu. Meryem bu süreçte karşılaştığı tüm engellere rağmen mücadelesini sürdürerek eğitimine devam etti. Meryem yersiz bağnazlıklarla mücadele için sabırlık olmak gerektiğine inanıyordu ve çevresi ile sürtüşmek yerine onlara durumu anlatma yolunu seçti ve şimdi meryem’in okumasını engelleyen yakınları ondan büyük bir örnek olarak söz ediyor.

UNESCO’nun bölgesel temsilciliği Başkanı bayan Esterkish Larosh ise şöyle diyor: İran İslam Cumhuriyeti son yıllarda okuma yazma alanında büyük ilerlemelere imza attı ve şimdi çocukların %98.8 kadarının ilkokula devam etmesi milli düzeyde eğitim fırsatında önemli gelişme yaşandığını gösteriyor. Bundan başka İran özellikle kırsal alanlarda işçi olarak çalıştırılan kız çocuklarının eğitimine sanal ortamdan yararlanmak veya evde okullar oluşturmak gibi yöntemlerin üzerinde odaklandı. İran şimdi okul dışında eğitim gören ve resmen okula devam edemeyen çocuklara da denklik çerçevesinde diploma veriyor.

UNESCO’nun bölgesel temsilciliği Başkanı bayan Esterkish Larosh şöyle devam ediyor: İran İslam Cumhuriyeti 1990’lı yılların başında okuma yazma seferberliği başlatarak bu alanda yüksek oranlara ulaşmak istedi ve bu çerçevede yerel eğitim mekanları oluşturmak, aile fertlerini kitap okumaya alıştırmak ve bu alışkanlığı kurumsal hale getirmek ve okuma yazma bağlamında elde edilen maharetleri kurumsallaştırmak üzere araştırma gruplarını kurmak gibi faaliyetleri yürüttü. Bu çabaların tümü İran’da kadın erkek, 15 ila 24 yaş arasında yer alan tüm vatandaşların okuma yazma bilmeleri gibi önemli bir kazanımla sonuçlandı.

Bugün İran’ın 6 yaşın üzerindeki nüfusunun %91’i okuma yazma nimetinden yararlanıyor ve tüm vatandaşları bu nimete kavuşturmak için ilgili yetkililerin çabaları devam ediyor ve bu hedef okuma yazma seferberliği kurumunun en önemli hedefi sayılıyor.

Her halükarda İran’da son yıllarda okuma yazma bilenlerin oranı büyük artış kaydetti ve şimdi 10 ila 49 yaş grubunda yer alan hedef kitlenin içinde okuma yazma bilmeyenlerin sayısı bir milyonun altındadır ve yapılan çalışmalarla bu rakamın sıfır seviyesine ulaşması beklenmektedir.