9 Dey; Velayet’le misak ve basiret günü
9 Dey hamaseti ve İran milletinin hş. 9 Dey 1388 tarihinde hamaset boyutundaki hareketi, İslam inkılabı tarihinde yeni bir dönüm noktası ve altın sayfası oldu. Bu gün, İran milletinin milli vahdet ve velayete bağlılığını yeniden vurguladığı gündü.
Kuşkusuz hiç kimse ne zaman doğacağını veya öleceğini belirleyemez. Ancak insanoğlu gibi doğumu ve ölümü söz konusu olan toplumlar kendi doğuşunu ve ölümünü etkileyebilir. Toplumun ölümü, besiretsizliktedir ve bilinç ve basiret, her toplumun ruhu ve yaşamının kaynağı sayılır. Eğer toplumun tedrici ölümünü önlemek istiyorsanız, basireti korumanız ve takviye etmeniz gerekir. Basiret, karanlığı ve cahilliği yok eden değerli bir gevher gibidir. Basiret olayları irdeleme gücünü arttırır ve gelecekte yaşanan muhtemel hadiselerin öngörülmesine imkan sağlar. İmam Ali –s– basiretin önemi hakkında şöyle buyurur: görece göze sahip olmamak, gönül gözüne sahip olmamaktan kolaydır.
Basiret bilgelik, gönlün görebilmesi, uyanıklık, zeka ve yakin demektir ve basiretli toplum, fitnelerin girdabı ve fırtınalarına karşı doğru yolu tespit etmekten aciz olmayan toplumdur. Yüce Allah Kur'an'ı Kerim de kendisini basir, yani basiret sahibi olarak tanıtıyor. Allah teala ayrıca İslam Peygamberi –s– ve Kur'an'ı Kerim’i de basiret kaynağı olarak tanımlıyor ve her ikisi insanların bilinçlenmesine ve marifete kavuşmasına vesile olduğunu buyuruyor. Kuşkusuz bu marifet ardından hikmet ve doğru algılamayı getiriyor. Bu yüzden Kur'an'ı Kerim bazı insanların gözü olduğu halde basiretten yoksun olduklarını vurguluyor.
Kur'an'ı Kerim’in en önemli mesajlarından biri, ibret almak üzere basiretli olmaktır, böylece bu basiret sayesinde insan doğru yolu yanlış yoldan ayır edebilir ve hidayete ve afiyete kavuşur.
İslam Peygamberi –s– yüce Allah tarafından insanlara basiret kazandırmakla görevlendirilmişti ve kendisinin basiretle hareket ettiğini buyuruyordu. Nitekim o hazreti izleyenler de aynı şekilde hareket ediyordu. Gerçekte şii inancının düşmanların ehli beyt –s– fertlerine karşı katletmek, hapse atmak ve baskı altında tutmak gibi tüm komplolarına karşı yoluna devam etmesinin sebebi şii imamların ve arkadaşlarının basiretli olmalarıydı. Bu yüzden hedefi tanımak, aracı tanımak, düşmanı tanımak gibi durumlara karşı basiretli olmak İslamî toplumu korumak ve ilerlemesini sağlamakta önemli bir zarurettir. Böyle bir toplumda insanların büyük bir bölümü siyasi bir hadise yaşandığında hakkı batıldan hangi kılıkta olursa olsun ayırt edebilir ve fitnenin tozları onları doğru yoldan saptıramaz.
Evet, 9 Dey hamaseti ve İran milletinin hş. 9 Dey 1388 tarihinde hamaset boyutundaki hareketi, İslam inkılabı tarihinde yeni bir dönüm noktası ve altın sayfası oldu. Bu gün, İran milletinin milli vahdet ve velayete bağlılığını yeniden vurguladığı gündü. 9 Dey günü canını feda etme pahasına İslam ilkeleri ve inkılap ülküleri gibi değerli savunan bir milletin izzet, istiklal ve basiretinin simgeidir. Bu insanlar düşman onların dinine karşı durduğu takdirde var gücüyle onlara karşı koyacaklarını ilan etti.
Hş. 1388 yılının Dey ayı (Aralık 2009) İslam inkılabı ve İslamî nizam ve İran milletine karşı iç ve dış odakların açık gizli düşmanlığının doruk noktasıydı. O tarihlerde inkılabın islamiyeti, rehberi ve ilkeleri sokakta çıkarılan isyan ve kargaşı ve dini inançlara saygısızlıklarla hedef alındı.
4 Dey tarihinde bir avuç isyancı İmam Humeyni’nin –ks– resmini yırtmak ve Aşura faciasıyla alay etmek ve Aşura gününde düzenlenen yas merasimlerinde kargaşa yaratmakla İran milletini bu çirkin hareketlere kaşı tepki vermek üzere adeta ayaklandırdı.
Bu çirkin hareketlerden bir kaç gün sonra İran’ın basiretli ve inkılapçı milleti kendiliğinden gelişen bir harekette ve yayımladıkları bildirilerde 9 Dey günü inkılap ülkülerini ve İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’yi desteklemek üzere büyük bir yürüyüşe imza attılar. O gün Batılı devlet adamları ve siyaset çevreleri şaşkına döndü. Onlar asla İran’ın siyasi nizamına karşı yürüttükleri onca kampanya ve yarattıkları krizlere ve İran’ın siyasi ve sosyal atmosferini bulanık hale getirmeleri ve onca haksız yaptırımları dayatmalarına rağmen İran milleti çok hızlı bir şekilde hakla Batılı ayırt edebileceğine ve çeyrek asır geçmesine rağmen canı pahasına inkılabı ve nizamı ve İran’a savunacaklarına ve velayete tabi olmayı şer’i görev bileceklerine inanamıyordu. Bu muhteşem hamasette İran’ın mümin ve cesur milletinin basireti açıkça tecelli etti, öyle ki İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei milletin basireti için yüzlerce defa şükür secdesi yapılacak olursa, yine azdır diye buyurdu. 9 Dey hamaseti düşmanların tüm hesaplarını alt üst etmişti. Bu hesaplar içeride bazı kinci ve garez-kar çevrelerin işbirliği ile yapılmıştı, fakat 9 Dey gününde gerçekleşen hamasette İran milleti bir kez daha basiretli hareket ederek düşmanları hüsrana uğrattı.
Kuşkusuz İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin dirayeti ve basireti ve İran milletinin birlikteliği ve uyanıklığı olmasaydı ve tüm siyasi farklılıklara rağmen hep birlikte velayeti fakih yanında yer almasaydı yakılan fitne ateşi kolay kolay söndürülemezdi ve İran toplumu için daha olumsuz sonuçlara yol açmaya devam ederdi. Ancak İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin tedbirleri ve iyi yönetimi o hassas aşamada toplumu düşmanların tefrikacı propagandalarından korudu ve bu milletin doğru yoluna devam etmesine zemin hazırladı.
9 Dey hamaseti İran milletinin veliyi fakih ile bir kez daha 2009 cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra yaşanan ihtilafların ardından misak tazelemek bağlamında İslam inkılabı tarihinde kayda geçti.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei 9 Dey hamaseti hakkında şöyle diyor: Yılın günleri doğal olarak ve kendiliğinden birbirine benzer, bir günü diğer günlerden farklı kılan ise insanlar ve iradeleri ve çabalarıdır ve başkalarına yol göstersin diye bir bayrak misali elde tutulur. Aşura günü yani Muharrem ayının onuncu günü de öz itibarı ile başka günlerden farksızdır, ama bu güne can kazandıran, anlam kazandıran ve Arş’a kadar yükselten İmam Hüseyin –s– ve arkadaşlarının bu günde verdikleri mücadeledir. 19 Dey günü de aynı şekildedir. Bu yılın 9 Dey günü de böyle dir. 9 Dey günü 10 Dey gününden farksızdır, fakat bu insanlar birden bir hareketle, ki Kum’da yaşanan 19 Dey gününün etkenlerine benzer etkenler etkili olmuştur, yani basiretten kaynaklanmıştır, düşmanı tanımaktan zamanı tanımaktan ve mücadele arenasında bulunmaktan etkilenmiştir, 9 Dey gününü farklı kılmıştır.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei şöyle devam ediyor:
Emin olun, 9 Dey günü tarihte kalacaktır. Bu da farklı bir gün olacaktır. Belki bir anlamda mevcut şartlarda halkın bu hareketi ayrı bir önemi vardı, büyük bir işti. İnsan ne kadar bu tür meselelerin üzerinde düşünecek olursa Allah tealanın elini, gücünün elini, velayetin ruhunu, Hüseyin bin Ali’nin –s– ruhunu görür. Bu işler bizim gibi insanların iradesi ile olacak işler değildir. Bu iş Allah’ın işidir. Bu el, ilahi gücün elidir. Nitekim rahmetli İmam –ks– çok hassas bir durumda bendenize şöyle buyurmuştu: Ben tüm bu anlarda bu olayların ardında ilahi gücün elini gördüm. Evet o basiretli o Allah’ın adamı doğru görmüştü.
Her insan yaşamında bazı ilkeleri olmasını ve o ilkelere uymasını istiyorsa, belli bir çizgisi olmalıdır ve belli bir çizgiye sahip olmak ve inanç sahibi olmak için kendisini nefsani ani heveslerine uyan fakat ilkelerine uymayan heva ve heveslerden koruması gerekir. Heva ve hevese kendini kaptıran ve bu tür işlerinden giden insan artık akıl ve maslahat ve basiretten yoksun kalmış demektir.
Basiret insanın hadiseleri çok iyi görmesi ve açık gözle irdelemesi ve derinlerine inmasidir. Oysa maddi bağımlılık bunu engeller. Basireti arttırabilmek, bireysel ve sosyal alanlarda güçlü olmak, fitnenin tehlikeli dönemeçlerine geride bırakmak ve hedefi ve yolu ve araç ve gereçlerini belirlerken basiretle hareket etmek dinin önderleri ve büyük insanların özelliğidir.