Trump döneminde Amerika'nın İran politikası-2
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i56212-trump_döneminde_amerika'nın_İran_politikası_2
Bazı gözlemciler Trump’ın işbaşına gelmesinin İran için bir şey değişmeyeceğini, İran-Amerika ilişkilerinin, Clinton’un işbaşına gelmesi ile daha iyi veya Trump’ın görev alması ile bu ilişkilerin daha kötü olacağının söylenemeyeceğini belirtiyorlar.
(last modified 2023-09-08T06:51:29+00:00 )
Ocak 06, 2017 13:23 Europe/Istanbul

Bazı gözlemciler Trump’ın işbaşına gelmesinin İran için bir şey değişmeyeceğini, İran-Amerika ilişkilerinin, Clinton’un işbaşına gelmesi ile daha iyi veya Trump’ın görev alması ile bu ilişkilerin daha kötü olacağının söylenemeyeceğini belirtiyorlar.

Aslında İran ve Amerika ilişkileri özel tarihi ve ideolojik dolambaçlar ve sorunlara sahip olması nedeni ile ancak Amerika politikaları ve tutumlarında önemli değişikliklerle onarılabileceği, bir gerçektir.

Aslında dikkat edilmesi gereken önemli konu, Amerika’nın siyası ve askeri bir aktivist olarak İran’ın etrafındaki davranışlarıdır.

Geçmişe bakılırısa Amerika başkanlık seçimlerini kaybeden Clinton, İran’a karşı kasıtlı ve güdümlü yaptırımları başlatan ve Amerika siyaset halkalarında “ kadife eldivende demir yumruk”tur. Fakat yine de Amerika’nın İran’a karşı siyaset ve hedeflerinin mahiyetinde Clinton ve Trump arasında pek fark olmadığı söylenebilir; zira zafer kazanan Trump ve yenilen Clinton’un başkan olması ile Amerika’nın İran’a karşı düşmanlık mahiyetinde bir şey değişmiyor. Aslında Amerika’nın İran’a karşı şirret eksenin düşünce hattı, Bush döneminde başladı.

Amerika dış siyasetini etkileyen bir diğer bileşen, büyük oyuncular için bölgesel ve uluslararası şartları ve gelişmeleri değiştiren faktörlerdir.Bu gelişmelerin etkisi, İran ve Avrupa ülkeleri arasında gerçekleşen nükleer müzakerelere Amerika’nın da katılmasında görülür. Bu görüşmeler tarihi 5+1 müzakereleri olarak biliniyor. Buna rağmen Trump, 5+1 Bercam nükleer anlaşmasını, kötü bir anlaşma olarak tanımlıyor. Tabi ki siyaset dünyasında tutum sergilemek, birbirini eleştirmek ve sorgulamak, sıradan bir konudur. Tam da bu sebepten dolayı Obama’nın Demokrat partisinden olan Bernie Sanders bile açık bir şekilde sosyalist yaklaşımla, Amerika’da servetin sadece belirli bir kesimin elinde olması nedeni ile Obama’nı siyasetlerini eleştirdi. Nükleer anlaşma konusunda da aynı durum yaşanıyor.

Fakat bu konuşulanların Trump döneminde ne kadar gerçekleşebileceği, veya Trump’ın sert seçim sloganlarına ne kadar bağlı kalabileceği ise tartışılması gereken başka konulardır. Zira Amerika başkanı yasal olarak Amerika’nın uluslararası taahhütlerini çiğneyemez.

Dikkat edilmesi gereken bir diğer konu, İran ile varılan anlaşmanın uluslararsı düzeyde bir anlaşma olarak BMGK'de bir bildiri olarak onaylanması ve bu yüzden uluslar arası bağlayıcı bir taahhüt olmasıdır. Bu yüzden Trump İran'a karşı konsensüs oluşturma gücünden yoksundur. Bu arada Amerika İran'a karşı muhalefet için akli ve mantıklı bir sebebi bulunmadığını çok iyi biliyor. Zira İran, Amerika'da hangi kanatın işbaşında olmasından bağımsız olarak kendi doğru bildiği ilkeli siyasetine devam edecektir.

Fakat bu konuda etkin olabilecek bir diğer bileşen siyonism lobinin etkinliğidir. Siyonism ağı ile bağlantılı olmak, Amerikan tarihinin bir gerçeğidir, bu yüzden bi rçok başkanlık adayı İsrail ile güçlü ilişkisi olmasına ve siyonist lobileri memnun etmeye çalışıyor. Bu bağlamda başkanlık seçim rekabetlerinde, Donald Trump ve Hilaary Clinton arasında hiçbir fark görünmüyor. Her ikisi de İsrail siyasetleri ile örtüşen sloganlar kullanmaya çalıştı. Trump da İsrail'i Amerika'nın en büyük müttefiki ve dostu bilirken, başkanlık döneminde siyonist rejime askeri desteğinin tamamen garanti edildiğini belirtti. Trump İsrail'in ne yaptığını kendisini ilgilendirmediğini, fakat desteğinin kesilmeyeceğini belirtti.

Bu etkileşim, Amerika dış siyasetinde ve İran ile ortadoğu ile davranışlarını da etkiliyor. Bazı tutumalrda Trump obama'ya nazaran az farklı bazı tutumlar sergileyebilir. Bu yüzden İran ile Bercam  nükleer anlaşma çerçevesinde değişiklik ihtimali hem de Trump'ın aşırı ve radikal sloganları uyarınca, zayıf bir ihtimal olarak görünüyür. Eğer Amerika taahhütlerine karşı davranırsa kesin olaran bu taahhütleri ihlal edenle kalmayıp, uluslar arası hukuku ihlal eden bir hükümet olarak tanınacaktır.

İran İslam cumhuriyeti nükleer müzakereler boyunca batı ve bölge ülkelerine karşı mantıklı bir siyasete sahip olduğunu en iyi şekilde sergiledi. Aynı zamanda Ortadoğu gelişmeleri ve özellikle Suriye, terörizm ile mücadele ve bölgeden çıkışı, tam da İran görüşlerinin ispatıdır, bu yüzden batının İran'ın  bölgedeki rolüne güvenmesi, kendisinin yararına olacaktır. Trump Demokratlar ve hatta Cumhuriyetçilerin Irak, Suriye, Afganistan ve Yemen'de savaş çığırtkanlıklarına şiddetle karşı olduğunu söyledi. IŞİD'e karşı muhalefeti ve Amerika'nın terör çetenin oluşmasındaki rolünden söz eden Trump, Clinton'u IŞİD'ın annesi olarak suçladı. Trump bundan daha fazla Arap dünyası siyasetine karışmayı sevmiyor. Amerika'nın Irak, Libya veya Ortadoğu'da her hangi ülkede askeri müdahalesinin sadece bölgeyi istikrarsızlaştırdığına inanan Trump, Arap hükümetlerinin demokratik bir yönetimi ya kuramadıkları ya da kurmak istemediklerini, bu yüzden Amerika'nın insani ve mali gücünü Ortadoğu'da heba etmesine gerek olmadığını belirtiyor.

Bu siyaset gerçekleştiği takdirde Amerika'nın bölgede savaş oluşturma döneminin sonu anlamında olabilir. Fakat Trump diğer cumhuriyetçiler gibi Amerika'da silah tasarımı ve üretilmesine ayıran paranın yine az olduğunu savunuyor; bu yüzden Amerika'da nükleer silahları geliştireceğini ilan etti. Trump Amerika ordusunu yeniden oluşturacağını, bu bağlamda ordunun donatılması ve güncelleştirilemsi için para harcamaktan asla çekinmeyeceğini de söyledi.Belki Amerika toplumu içinde ve sınırların dışında Asya'nın doğusundan batısına kadar yaşanan gelişmeler, Trump'ın başkanlık seçimlerinde beklenmedik zaferi gibi, onu gerçekçi olmaya, tutumlarını değiştirmeye, özellikle Amerika'nın Ortadoğu'daki yapıcı olmayan rolünü etkrar gözden geçirerek köklü değişikliklere gitmesine sebep olabilir./