Merhum Rafsancani’nin bazı eserleri
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i57322-merhum_rafsancani’nin_bazı_eserleri
Ekber Haşimi Rafsancani, kendisinden İmam Humeyni –ks– ve İslam inkılabının yar ve yaveri olarak anılan İranlı ünlü politikacı din adamıydı.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Ocak 13, 2017 08:51 Europe/Istanbul

Ekber Haşimi Rafsancani, kendisinden İmam Humeyni –ks– ve İslam inkılabının yar ve yaveri olarak anılan İranlı ünlü politikacı din adamıydı.

Ayetullah Haşimi Rafsancani geçen gün hayata gözlerini yumdu. Rafsancani İran’ın çağdaş tarihinde iç ve dış siyaset arenasında seçkin şahsiyetlerden biri olarak anılıyor.

Ayetullah Rafsancani vefat ettikten sonra dünya medyası kendisinden seçkin politikacı olarak söz etti. Ancak Ayetullah Rafsancani siyaset arenasında tüm güçlü yönlerinin yanı sıra kültürel alanda da önde gelen bir kişiliği söz konusuydu. Merhum Ayetullah Rafsancani verimli ömrü boyunca bir çok kitap da yazdı ve kültürel, tarihi ve sosyal kaygılarını yazılı eserlerinde ifade etti.

Ayetullah Haşimi Rafsancani, Günlük anıları mecmuası adı altında bir kipat yazdı. Ayetullah Rafsancani günlük anılarını kayda alma sebebini, yazmaya ve yazarlığa olan sevgisi şeklinde ifade ediyordu. Bu yüzden Rafsancani’nin anıları ve görüşleri, konuşmaları ve ropörtajları bir kaç kitap şeklinde yayımlandı. Bundan başka Ayetullah Rafsancani’nin Cuma namazlarında okuduğu hutbeleri, ropörtajları, konuşmaları ve mecliste genel kurul oturumu açılmadan önce yaptığı konuşmaları ayrı ayrı ve kitap şeklinde yayımlandı.

Mücadele günleri, merhum Ayetullah Rafsancani’nin İslam inkılabı zafere kavuşmadan önceki yıllarla ilgili anılarını içeren kitabın adıdır. Bu eserde yer alan bazı konular Ayetullah Rafsancani’nin bakış açısını öğrenme bakımından önem arz ediyor. Örneğin Ayetullah Rasfancani’nin İmam Humeyni’ye –ks– olan sevgibi ve düşüncelerine yönelik hayranlığı ve İran’da petrol sektörünün millileştirilmesi hareketine olan ilgisi, düşüncelerini ve bakışını öğrenme bakımından önemli olan bazı konulardır.

Ayetullah Rafsancani’nin kaleme aldığı kitaplardan biri de Emir Kebir; sömürü ile mücadele kahramanı adlı eserdir. Bu eser Gacarlar döneminin Sadrıazamı Emir Kebir’in yaşamını ve karşılaştığı olayları anlatıyor. Bu eser 1967 yılında yayımlandı ve içinde Emir Kebir’in kişiliği takdir edildi.

Ayetullah Rafsancani Kur'an'ı Kerim’in tefsiri üzerine de bir kitap yazdı. Bu eserin bir bölümü İslam inkılabından önce ve Ayetullah Rafsancani’nin hapis yıllarında yaptığı araştırma çalışmalarının sonucudur.

Filistin’in öyküsü, İslamî hür düşünce ve İslamî aydınlık, Kur'an'ı Kerim’e göre İslamî nizamda camilerin konumu, Kur'an'ı Kerim kültürü, Bi'set çağında dünya, İslam ümmetinin dayanışması, merhum Rafsancani’nin bereketli yaşamı boyunca kaleme aldığı bazı eserlerin adıdır.

Filistin meselesi, Ayetullah Rafsancani’nin yazdığı ilk kitap için seçtiği konuydu. Bu eser 1963 yılında çevrilerek yayımlandı. Ayetullah Rafsancani bundan önce ve Şia mektebi adlı derginin son sayısında Filistin hakkında bir makale yazmıştı. Bu makaleyi yazmak için okuduğu kitaplardan biri Filistin meselesi adlı Arapça yazılan bir kitaptı. Bu eseri Ürdün’ün İran büyükelçisi Ekrem Zaitar yazmıştı. Kitap yayımlandıktan sonra hızla ün kazandı ve bir çok kitleye hitap etti. Ayetullah Rafsancani de eserini yayımladıktan sonra bazı siyasi ve dini çevrelerde büyük bir yankı uyandırdı. Ayetullah Rafsancani kitabına Filistin’in öyküsü adını verdi ve eserine yazdığı önsöz hakkında şöyle dedi: önsözü kendim yazdım, çok de sertti. Çünkü o dönemde sömürü meselesi, mücadelecilerin en önemli meselesiydi. Birinci baskı hemen bitti, gerçi Şia mektebi dergisini yayımladığım imçin ülke genelinde temsilcilerim vardı. Eserin yayımlanması için cüzi bir bütçe tedarik gördüm, o dönemin durumuna göre çok sayıda satış yaptık ve bedelini karşılayabildik.

Filistin’in öyküsü adlı eserde yazar, Arap ortadoğusunda hakim olan krizi ve özellikle Araplarla siyonistlerin arasındaki kavganın köklerini bularak beyan etmeye çalışıyor. Bu yüzden bu bölgenin 19. Yüzyılın sonundan 20. Yüzyılın başlarına kadar siyasi gelişmeleri irdeleniyor ve siyonizm hareketinin nasıl başladığı ve yahudilerin Filistin’e getirilmeleri ve ayrıca Arap milliyetçiliğinin nasıl başladığı anlatılıyor.

Eserde Filistin coğrafyası, Filistin’in geçmişi, Arap ve Filistin hareketi, siyoninizm, 1. Dünya savaşından sonra Filistin, Filistin’in mandalığı, siyasi olumsuz mücadelelerin başlaması, Filistin’i yahudileştirme planının uygulanması ve 1929 devrimi gibi konular yer alıyor. Eserde ayrıca londra ile Filistin arasında yürütülen müzakereler, Arap devletleri ile Filistin’in birliği, dört ateşkes, mülteciler, Beytulmukaddes’in öyküsü, Gazze bölgesi, siyonizmin Araplara yönelik tehdidi ve kurtuluş yolu, ayrı bölümlerde ele alınıyor.

Ayetullah Rafsancani 1967 yılında da Emir Kebir; sömürü ile mücadele kahramanı adlı eserini yayımladı. Rafsancani bu eseri hakkında şöyle diyor: sömürü mirasçısı adlı eseri okuduktan sonra Emir Kebir’in yaşamı hakkında bir şeyler yapmaya karar verdim. Bir süre araştırdım ve bazı notlar aldım, ancak esas işi şu fırsatta yaptım. Sömürü ile mücadele meselesini mutlaka yazmak istiyordum. Bizim tarafımız Amerika ve İngiltere’ydi. Sömürü ile mücadele mazisinden makbul olan bir şahsiyetin ekseninde iyi bir örnek vermek istiyordum. İran’da Pehlevi rejimi Gacarlar rejimi ile zıt olduğu için, çünkü Gacarlar Emir Kebir’i öldürmüştü, onun için Emir Kebir’i çok büyütmüştü, yani herkes Emir Kebir’i çok iyi tanıyordu. Ben de Emir Kebir’in esas özelliği sömürü ile mücadele olduğunu söylemek istiyordum, ama bu da pehlevi hanedanının iktidarına ters düşüyordu. Kitapta Emir Kebir’in sömürü karşıtı boyutu üzerinde daha çok durdurm. İran tarihini de anlattım, ama esas amacım sömürü ile mücadeleydi. İkinci amacım da şöyleydi ki o dönemde Batı yandaşları daha çok Emir Kebir’e sahip çıkmıştı. Bunların yazdıkları ise Batı propagandasıydı ve İslamî ruhtan yoksundu. Ben Emir Kebir’in hayatı boyunca taşıdığı ulusalcı ve sömürü karşıtlığının yanı sarı dindar bir insan olduğunu ve laik olmadığını söylemek istiyordum ve dindarlığı ile ilgili bazı örnekleri sundum, çünkü dini ilimler merkezi mücadele kararı verdiğinde talebelerin Emir Kebir tarihini ve sömürü ile mücadele mazisini bilmelerini ve bu şahsiyeti toplumun dindar kesiminden ayrı görmemelerini istiyordum. Bunlar benim iki hedefimdi.

Emir Kebir; sömürü ile mücadele kahramanı adlı eser ilk kez 1967 yılında Emir Kebir yayınevi tarafından ve şah rejiminin gizli örgütü Savak’ın ağır baskılarına rağmen yayımlandı. Bu eser 50 yıl sonra aynı yayıncı tarafından ikinci kez basıldı. Eserde Ayetullah Rafsancani, Emir Kebir’in çabalarını ve sömürü karşıtı kişiliğini anlatıyor. Yazar Emir Kebir’in ülkede yaptığı reform çalışmalarını olumlu karşılamasına karşın bazı davranışlarını da eleştiriyor. Ayetullah Rafsancani’nin Emir Kebir’e yönelttiği eleştirilerden biri, şaha güvenmesidir ve bu güveni şöyle eleştiriyor:

Emir Kebir her yerde şahı iktidar simgesi ve güçlü bir put ve ülkenin tüm güçlerinin kaynağı gibi tanıtıyor. Bu yöntem ülkede demokrasi ruhunu geliştirmek ve milleti ülke siyasetinde yer vermekle bağdaşmıyor ve ülkenin tüm felaketlerinin kaynağı olan dikta rejimin pekişmesine sebebiyet veriyor.

Emir Kebir lakabı ile ün yapan Mirza Muhammed Tagihan Ferahani, İran’ın ünlü Sadrıazamlarından biriydi ve üç yıl üç ay boyunca bu görevi yürüttü ve bu süre içerisinde İran’da büyük reformlar yaptı. Emir Kabir ünlü Darul Funun medresesini açtı. Bu oku Tahran’da yeni bilim ve teknolojilerin öğretildiği yerdi. Emir Kebir ayrıca İran’da gazete çıkardı ve iç ve dış siyasette köklü değişiklikler gerçekleştirdi. Fakat sonunda kral Nasıreddin’in emri üzerine görevden azledildi ve en son Kaşan’da öldürüldü.

Ayetullah Rafsancani eserinde Emir Kebir’in kişiliğinin özelliklerini Kaimmakam’ın gözünden aktarıyor ve şöyle diyor: Kaimmakam Fadıl Har Gerusi’ye yazdığı mektupda Emir Kebir’in zekası, edebi ve kişiliğine övgüler yağdırıyor ve onu şayeste biri olarak tanıtıyor.

Ayetullah Rafsancani eserinde Emir Kebir’in Erzurum anlaşmasını imzalamak üzere Osmanlı’ya gittiğini belirterek yabancı diplomatların Emir Kebir hakkında görüşlerine işaret ediyor ve şöyle diyor:

Müzakere komisyonunda İngiliz temsilcilerin arasında yer alan Robert Kerzen Emir Kebir’in komisyonda rolü hakkında şöyle yazıyor: Mirza Tagihan Erzurum’da toplanan tüm Osmanlı, Rus ve İngiliz temsilcilerden daha seçkin ve kişilikliydi ve hiç biriyle mukayese götürmezdi.

Kuşkusuz bu uzun yolculuk ve sömürücü devletlerin temsilcileri ile uzun süren müzakereleri Emir Kebir’in hassas ruhunun yetişmesi ve siyaset arenasındaki hileleri ve sömürücü devletleri diplomatlarının sahtekarlıklarını tanıması ve ülkede büyük sorumluluk üstlenmesi bakımından hazırlanması yönünde etkili oldu.

Merhum Ayetullah Rafsancani’nin en önemli çalışmalarından biri, günlük anılarını yazması ve daha sonra da yayımlamasıydı. Bu hareket, ülkenin İslam inkılabından sonraki siyasi gerçeklerinin öğrenilmesinde önemli bir adımdı. Aslında günlük anıları kayda almak, Ayetullah Rafsancani’nin en eski alışkanlıklarından biriydi. Bu anılar ise daha sonraki yıllarda bir kaç ciltte yayımlandı ve daha sonraları da bir kaç kez yeniden basıldı.