Bercam nükleer anlaşması bir yaşında – 1
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i57967-bercam_nükleer_anlaşması_bir_yaşında_1
14 Temmuz 2015 dünya tarihinde önemli bir gün olarak kayda geçen günlerden biridir.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Ocak 16, 2017 22:04 Europe/Istanbul

14 Temmuz 2015 dünya tarihinde önemli bir gün olarak kayda geçen günlerden biridir.

Bu günde dünyanın büyük güçleri İran İslam Cumhuriyeti’nin nükleer faaliyetlerini tanıdı. İran ve 5+1 grubu nükleer anlaşmayı imzaladıktan sonra BM dönem genel sekreteri Ban Ki Moon Viyana’da imzalanan bu anlaşmayı uluslararası camianın İran ile ilişkilerinde büyük bir gelişme ve dünyada nükleer silahların yayılmasını önleme bağlamında bir dönüm noktası niteledi. BM dönem genel sekreteri Ban Ki Moon Viyana anlaşmasını uluslararası camianın İran’ın nükleer faaliyetlerinin barışçıl olmasından emin olma yolunda geniş kapsamlı ve uzun vadeli bir çözüm yolu niteledi ve bu anlaşmanın aynı zamanda bölgesel ve küresel bir çok ciddi sorunun çözümüne de katkısı olacağını ve bu yönde işbirliğini arttıracağını kaydetti.

Gerçekte İran ve 5+1 arasında imzalanan ve İran’da Bercam adı ile anılan nükleer anlaşmaya bu yaklaşım, anlaşmanın uluslararası düzeyde ne denli önemli bir anlaşma olduğunu gösteriyordu. Bu açıdan 14 Temmuz 2015 anlaşması zorlu bir dönemin sonu ve aynı zamanda anlaşmanın taraflarının imzaladıkları anlaşmaya ne denli bağlı olduklarının belirlenmesi bakımından yeni bir başlangıçtı.

Image Caption

Bercam nükleer anlaşmasında İran’ın başta uranyum zenginleştirme çalışması olmak üzere nükleer hakları tanındı ve İran’ın güven arttırıcı gönüllü uygulamalarına karşı Batı’nın dayattığı nükleer yaptırımlar da kaldırıldı.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ve AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini yayımladıkları ortak bildiride 14 Temmuz 2015 gününden tarihi bir gün olarak söz etti. Bildiride bu günün tarihi bir gün olduğu çünkü tarafların ilişkilerinde karşılıklı güven duygusunu geliştirmek ve yeni bir dönemi başlatmak için gereken şartları oluşturmaya karar verdikleri belirtildi.

İran’ın Londra büyükelçisi Hamid Beidinejad, Bercam nükleer anlaşmasının uygulanması bir yaşına yaklaştığı sıralarda bir makale yayımlayarak anlaşmanın birinci yıldönümünde önemli getirilerini anlattı.

İran’ın nükleer müzakereci heyetinde yer alan Beidinejad yazdığı makalesinde Bercam nükleer anlaşmasının getirilerine işaret ederek İran İslam cumhuriyetinin nükleer enerjiden barışçıl amaçlı yararlanma hakkı ve özellikle uranyum zenginleştirme ve nükleer yakıt sirkülasyonuna sahip olma hakkı, Bercam nükleer anlaşmasının en önemli getirilerinden olduğunu belirtti.

Beidinejad, Bercam nükleer anlaşması dünyanın en yeni nükleer teknolojilerinin İran’a 5+1 üyeleri veya diğer ülkelerle ortak projelerin çerçevesinde intikalini ve Arak nükleer araştırma reaktörünün ağır su mahiyetinin korunmasını güvence altına aldığını kaydetti.

Image Caption

 

Beidinejad Bercam’ın siyasi ve güvenlik alanındaki etkileri hakkında da, bu anlaşmanın imzalanması ile beraber İran’ın nükleer dosyası, dünya barışı ve güvenliğine ciddi tehdit olarak görülen BM güvenlik konseyinin 7. Maddenin kapsamından çıkarıldığını, bu da İran üzerinden savaş ve askeri tehdidin uzaklaştırıldığı anlamına geldiğini vurguladı.

Bu açıdan bakıldığında Bercam nükleer anlaşması aslında İran İslam Cumhuriyeti düşmanlarının tüm hasmane senaryolarını suya düşürdü ve İran’ın nükleer dosyasının 7. Maddenin kapsamından çıkarılması ile beraber İran’a yönelik askeri tehditler renksizleşti, ancak bu durum, Amerika’nın İran’a yönelik düşmanlıklarının son bulduğu anlamına gelmiyordu.

Amerika’nın son bir yılda ve Bercam anlaşması yürürlüğe girdikten sonra bazı uygulamaları, anlaşmaya rağmen İran’a karşı düşmanlığı hala devam ettiğini ortaya koydu. Amerika insan hakları veya İran’ın füze savunma gücü veya İran’ın terör destek verdiği iddialarını ileri sürerek İran’a dayattığı haksız yaptırımlarını sürdürmek istiyor.

Amerika hazine bakanlığı Bercam nükleer anlaşması yürürlüğe girdikten hemen bir gün sonra bir bildiri yayımlayarak İran’a füze programı yüzünden dayattığı yaptırımların listesini İranlı bazı yeni şahsiyetlerin ve firmaların adını eklediklerini açıkladı.

Bercam anlaşmasının yürürlüğe girmesinin üzerinden altı ay geçtiği bir sırada dünya bankası İran’da faaliyetine yeniden başlamak üzere henüz herhangi bir karar almadıklarını açıkladı. O sıralarda Amerika hazine bakanlığından bir yetkili de ülkesi dünya bankasında İran’a verilecek her türlü kredi için olumsuz oy kullanması gerektiğini açıkladı.

Amerika barış müessesesi Bercam’dan bir kaç ay sonra yayımladığı raporunda Amerikan kongresinin Bercam’dan iki ay sonra yeni uygulamalarından söz etti ve kongrenin İran’ın nükleer dışı yaptırımları listesine daha fazla İranlı yetkilinin adını ektelediğini duyurdu.

Image Caption

Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen dünya ekonomik forumunun yıllık oturumunda CNN kanalına verdiği mülakatta Amerika’nın bu tutumunu eleştirdi. Zarif, Amerika yönetimi bir kere ve ebediyen yaptırımların etkili olmayacağına ve İran’a karşı saygılı davranmak ve diyalog her zaman etkili olacağına karar vermesi gerektiğini belirtti.

Bu açıklama İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in Amerika’nın Bercam’a rağmen İran’a bazı yaptırımları füze gücü bahanesi ile dayatmasına gösterdiği tepki ile aslında Amerika’nın nasıl davrandığını en güzel biçimde ifade ediyor. Zarif Amerika’nın davranışını uyuşturucu bağımlısı olan ve bu bağımlılığın hiç bir faydası olmadığı halde ondan el çekemeyen birine benzetti.

Amerika yönetimi nükleer müzakerelerde en büyük amacı İran’da uranyum zenginleştirme seviyesini sıfırlamaktı. Amerika Fordo nükleer tesislerinde ağır su üretilmesini kabul etmiyordu ve bu hedeflerine ulaşmak için de BM güvenlik konseyinde İran aleyhinde elzem getiren kararnameler çıkarmıştı. Bu kararnamelere göre İran Arak ağır su reaktörünü tamamen kapatması gerekiyordu. BM güvenlik konseyi 2006 yılında ilk kararnamesini çıkararak İran’a bazı yaptırımlar kararı aldı. Bu kararnameyi beş kararname daha izledi ve hepsinde İran’ın denizcilik sektöründen havacılık sektörüne ve bankacılık sektöründen sigorta sektörüne ve petrol ve doğalgaz sektöründen mali sektöre kadar her alanda yaptırımlar yer aldı. Bu yaptırımlar 2009 yılına kadar sürekli ağırlaştırıldı ve Amerika hatta son anlaşmada bu yaptırımların kaldırılmasını istemiyor ve sırf askıya alınmasını dayatmaya çalışıyordu.

Bercam nükleer anlaşması, Amerika Başkanı Obama düzenlenen müzakerelerde asla İran’a uranyum zenginleştirme hakkı verilmeyeceğini ve İran’ın nükleer programının altyapı tamamen ortadan kaldırılacağını iddia ettiği halde bu şekilde sonuçlandı. Obama ayrıca İran belli standartlara göre doğru söylediği kesinlik kazanmadığı müddetçe yaptırımlar kaldırılmayacağını da söylemişti. Obama hatta bu istekleri yerine getirilmediği takdirde müzakerelerden çekilme tehdidinde de bulunmuştu.

Şimdi ise Obama yolun sonuna geldiği bir sırada, yeni Başkan Trump ve takımı hala Bercam’dan önceki sözleri tekrarlıyor. Gerçek şu ki Amerika yönetiminin İran’a karşı hasmane tutumu asla değişmedi. Amerika hatta Bercam’dan sonra sürekli İran’a karşı bahane aramaya yöneldi ve bu tür hareketleri ile Bercam’ın uygulanmasını aksatmak istediğini ortaya koydu.

Bu gerçekten hareketle İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif bir süre önce Oslo’da AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Mogherini ile görüşmesinde Amerika yönetiminin yaptırımları kağıt üzerinde kaldırdığını, fakat Washington yönetimi onlarca yıldır dayattığı kuralların psikolojik tesirlerini kaldırmak için daha etkili adımlar atması gerektiğini söyledi. Zarif’e göre Amerika’nın sabotajları Bercam nükleer anlaşmasını etkilemektedir, oysa bir anlaşma, ancak her iki taraf kazançlı çıktığını hissettiği müddetçe kalıcı olabilir.