Bercam nükleer anlaşması bir yaşında – 2
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i58225-bercam_nükleer_anlaşması_bir_yaşında_2
24 Kasım 2013 tarihinde İran ve 5+1 grubu üyeleri büyük kuşkularla beraber olmasına rağmen tarihi anlaşmaya doğru ilk adımları attı.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Ocak 18, 2017 13:45 Europe/Istanbul

24 Kasım 2013 tarihinde İran ve 5+1 grubu üyeleri büyük kuşkularla beraber olmasına rağmen tarihi anlaşmaya doğru ilk adımları attı.

Varılan anlaşmaya Bercam adı verildi ve böylece bütün dünya İran’ın nükleer programında gayet şeffaf olduğunu ve esas Amerika ve müttefiklerinin bu konuda bahane aramaktan el çekmeleri gerektiğini gösterdi.

Evet, Cenevre’de atılan ilk adım viyana’da sonuçlandı ve nükleer anlaşma İran ve 5+1 grubunun üyelerince imzalandı.

Bu gelişme bir kaç açıdan büyük önem arz ediyordu. İlkin bu anlaşma İran’ın nükleer faaliyetleri bahane edilerek çıkarın krize son verdi ve temeli de karşılıklı güvene dayanıyordu. Bu anlaşma ayrıca İran’ın uluslararası düzeyde teamül bakımından siyasi kapasitesini ortaya koydu ve bu bakımdan bir kez daha İran’ın adını uluslararası platformda ön plana çıkardı.

Bercam anlaşmasının bir başka somut sonucu, İran’ın nükleer faaliyetlerinde gönüllü olarak attığı adımlara karşı İran’a dayatılan bazı uluslararası yaptırımların kaldırılmasıydı. Böylece İran ve 5+1 grubu defalarca çıkmaza sürüklenen siyasi müzakerelerin çıkmazdan çıkmasına imkan sağladı ve bu zorlu maraton viyana’da noktalandı.

Image Caption

 

Cenevre ve Viyana’da gerçekleşen müzakereler tüm engebelere rağmen sonunda 14 Temmuz 2015 tarihinde nükleer anlaşma ile sonuçlandı. İran bu anlaşmaya Bercam adını verdi. Bercam nükleer anlaşması İran’a karşı oluşturulan kötü atmosferi değiştirdi.

Şimdi ise bir çokları Amerika’da yeni Başkan Trump’ın beyaz saraya girdikten sonra Bercam’ın kaderi ne olacağı hakkında tahminler yürütüyor. Oysa Bercam anlaşması İran’ın nükleer programında şeffaf hareket ettiğini ve uluslararası teamülde iyi niyetli olduğunu göstermekle beraber Amerika’nın üstlendiği bir yükümlülüğe karşı sorumluluğunu sürdürmek yerine dünyayı kandırmaya çalıştığını ortaya koydu.

Amerika enerji Bakanı Ernest Muniz Amerika’nın yeni Başkanı Donald Trump’ın Bercam anlaşmasını feshedeceği ile ilgili sözlerini reddederek Amerika ve müttefiklerinin çıkarı Bercam’a bağlı kalmakta yattığını açıkladı.

Amerika enerji Bakanı Muniz bir süre önce Bloomberg TV kanalına verdiği demeçte Trump’ın İran ile yeniden nükleer müzakere masasına oturma yönündeki açıklamasına gösterdiği tepkide, bir çok Amerikalı yetkilinin de belirttiği üzere bu anlaşmadan çekildikleri takdirde yalnız kalacaklarını belirtti. Muniz Amerika ve müttefiklerinin çıkarı İran’ın nükleer anlaşmaya bağlı tutmak ve kendi yükümlülüklerini de yerine getirmekte olduğunu vurguladı.

Ancak bazı gözlemciler Trump’ın sözleri Amerika’nın nükleer anlaşmaya bağlı kalma yönündeki kuşkuları arttırdığını belirtiyor.

Seçim kampanyalarında sert ve sansasyonel açıklamaları ile bilinen Trump Bercam nükleer anlaşmasının en sert muhaliflerinden biridir. Trump Bercam anlaşması hatta İran’ın nükleer kapasitesini yok etmeye zorlamadığını belirterek şöyle diyor: Bercam anlaşması sadece bir kaç yıllığına İran’ın nükleer programına kısıtlama getiriyor ve bu süre sona erdiğinde İran askeri nükleer kapasitesini korumuş olacaktır.

Image Caption

Amerika’nın yeni Başkanı Trump Amerika’nın ünlü siyonist lobisi AIPAC’ta yaptığı konuşmasında İran’a yönelik stratejisini açıklarken daha önce de belirttiği gibi Bercam nükleer anlaşmasını yırtacağını, fakat önceki anlaşmayı uygulayarak İran’ı hesap vermeye zorlamaları gerektiğini ileri sürdü. Trump ayrıca msnbc TV kanalına telefon bağlantısında da İran’ın nükleer anlaşmasını iptal etmenin mantıklı ve akılcı olmadığını, bunun yerine anlaşmayı iyileştirmek gerektiğini belirtti.

Trump’ın Dışişleri Bakanı adayı Tilerson da Amerikan kongresinde katıldığı oturumda Dışişleri Bakanı olduğu takdirde nükleer anlaşma ve yan anlaşmalarının yeniden gözden geçirilmesi için talimat vereceğini, İran’da hiç bir zenginleştirme faaliyeti veya nükleer madde bulunmaması gerektiğini söyledi. Tilerson ayrıca nükleer anlaşma İran’ın nükleer silah elde etme yeteneğini durdurduğunu fakat yok etmediğini, kendisi İran’ı nükleer anlaşmaya yükümlü hale getireceğini belirtti.

Şimdi Bercam nükleer anlaşmasının uygulanması üzerinden bir yıl geçtiği bir sırada Amerikalı yetkililer hala Bercam anlaşmaının İran’ı nükleer silah elde etmekten uzaklaştırdığını söylüyor ve Obama da beyaz saraydan ayrılmadan önce yaptığı son konuşmasında Bercam’dan dünyayı güvenli hale getiren bir kazanım şeklinde söz ettiği gözleniyor.

Oysa tüm bu yaygaralar, İran’ın nükleer programından duyulan kaygıların hiç bir temeli olmadığı halde gündeme geliyor. Amerika’yı nükleer müzakerelerde temsil eden eski Dışişleri Bakanı Yardımcısı Vandy Sherman Bercam anlaşması imzalandıktan sonra bir açıklamasında İran’ın zaten ta baştan nükleer silah peşinde olmadığını itiraf etti.

Image Caption

Bir yıl önce Bercam nükleer anlaşması İran ve 5+1 grubu tarafından imzalandıktan sonra İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei Cumhurbaşkanı Ruhani’nin anlaşma ile ilgili yazdığı mektuba verdiği cavapta 5+1 grubunda yer alan bazı tarafların güvenilmez olduğuna dikkat çekti. Ayetullah Hamanei hazırlanan metnin büyük bir titizlikle gözden geçirilmesini ve öngörülen yasal mecrada yürütülmesini ve onaylandığı takdirde de karşı tarafın anlaşmayı ihlal edebileceği tüm muhtemel yolların kapatılması gerektiğini vurguladı.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei defalarca Amerika’nın şimdiki zatı da Rigan dönemindeki zatın aynısı olduğunu ve demokratlarla cumhuriyetçilerin arasında hiç bir fark bulunmadığını vurguladı. Ayetullah Hamanei nizam yetkilileri ile görüşmesinde Bercam anlaşmasında karşı tarafın suiistifade edebileceği bir çok muğlaklığın bulunduğuna dikkat çekerek her halükarda İran İslam Cumhuriyeti Bercam anlaşmasını ihlal eden ilk taraf olmayacağını, zira ahde vefa Kur'an'ı Kerim emri olduğunu, fakat Amerika’nın başkanlık adayları Bercam’ı yırtma yönündeki sözlerini uyguladıkları takdirde İran anlaşmayı yakacağını, çünkü bu da Kur'an'ı Kerim’in emri olduğunu vurguladı.