Meşhed, İslam dünyasının kültür başkenti
Meşhed kentinin İslam dünyasının kültür başkenti olarak seçilmesi, İran İslam cumhuriyetine özel bir fırsat sunmuş oldu.
Kutsal Meşhed kenti, İmam Rıza’nın –as- kişiliği dikkate alındığında ehlibeyt –as- mektebine dayalı bir üs, akılcılığa dayalı dini değerler ve İslam dünyasında teamül merkezi olabilir.
Son günlerde İran kentlerinin birinde, İslam dünyasının büyük etkinliği gerçekleşmekte. İran’ın kuzey doğusunda olan Meşhed kenti, İmam Rıza’nın –as- kutsal türbesinin bulunması nedeni ile milyonlarca ehlibeyt –as- ve Resulullah –saa- aşığının ilgi odağında yer alıyor. Meşhed kenti İslami Eğitim, Bilim ve Kültürel Organizasyonu ISESCO tarafından 2017 İslam dünyasının kültür başkenti olarak seçildi; böylece İslam dünyası onurlandı.
İslami Eğitim, Bilim ve Kültürel Organizasyonu-ISESCO, İslam Konferansına bağlı bir kurum olarak, İslam dünyasının kültür başkentlerini seçmekle görevlidir. 1979 yılında kurulan bu kurumun merkezi, Fas’ın Rabat kentindedir. Kurum, İslam ülkelerinde eğitim, bilim ve teknolojinin ilerletilmesi, Müslüman üstün zekâları arasında işbirliği kurmak, batı ve Müslüman olmayan ülkelerde Müslüman azınlıkları desteklemesi ve genel olarak dünya çapındaki Müslümanlar arasında bilimsel, eğitim ve kültürel işbirliği ve alışverişini sağlamak hedefi ile kuruldu.
ISESCO’nun İslam ülkelerinin daha fazla rol alabilmesi bağlamında dikkate aldığı alanlardan biri, “Kontrolden çıkmış küreselleşme sürecince dayatılan kültürel standartlara karşı İslam dünyasının kültürel stratejisi”ni tedvin ederek gerçekleştirmektir. Bu bağlamda, islami ümmetin mirasına çeşitli açılardan vurgu yapan islami kültür başkenti projesi gündeme geldi. Böylece 2001 yılında Doha’da gerçekleşen 3.islam konferansı İslam ülkeleri kültür bakanları oturumu bildirisi ile koordineli olarak, 2005 yılında kutsal Mekke kenti, İslam ülkelerinin ilk kültür başkenti olarak seçildi. Böylece daha sonraki islami kültür başkentlerin seçilmesi için ISESCO görevlendirildi.
Meşhed kentinin İslam dünyasının kültür başkenti olarak seçilmesi, İran İslam cumhuriyetine özel bir fırsat sunmuş oldu. Kutsal Meşhed kenti, İmam Rıza’nın –as- kişiliği dikkate alındığında ehlibeyt –as- mektebine dayalı bir üs, akılcılığa dayalı dini değerler ve İslam dünyasında teamül merkezi olabilir.
Diğer yandan bu kent eski zamanlardan itibaren Firdevsi, Şeyh Bahi, Şeyh Tusi, Nizam-ul Mülk ve İmam Gazzali gibi bir çok büyük insanın toprağıdır ve tarih boyunca çeşitli düşünce ve fikrin çatıştığı, ekoller ve kültürel grupların birleştiği yerdir.
Bu bağlamda düzenlenen etkinlik hş 5 Behmen 1395, miladi olarak 11 ocak 2017 tarihinde Meşhed kentinde mutahhar Rezevi türbenin Kudüs salonunda Kur'an Kerim’in tilaveti ve salavatla başladı.
Törende başta İslami kültür ve irşad bakanı olmak üzere İran İslam cumhuriyeti yetkililerinin yanısıra, yine başta ISESCO başkan yardımcısı bayan Emine el-Hicri olmak üzere 51 ülkeden 250 siyasi ve kültürel şahsiyet katıldı.
Etkinliğin resmi açılış töreninde Horasan Rezevi Valisi, törene katılan tüm elçiler, müsteşarlar, yabancı ülke temsilcileri, İslam dünyası bilginleri ve seçkinlerini selamla karşılayarak şöyle konuştu:
Meşhed kenti büyük ilmi havzaları, üniversiteler ve donanımlı araştırma merkezleri gibi büyük kapasite ve imkanları ile İslam dünyasının geleceği için temel roller üstlenmeye hazırdır. Bugün Meşhed kenti vahdet ve gönül birliği, barış, dayanışma ve kardeşlik nağmelerini yüksek minarelerinden dünyaya duyurabilir ve İslam dünyasının büyük dini metropolü olarak yeni İslami uygarlık projesinde temel rol alabilir ve bölgede fikri ve kültürel ilişkilerin merkezi sayılabilir.
ISESCO genel sekreter yardımcısı bayan Dr. Emine el-Hicri ise İslam dünyasının tahsin uyandıran bakış açısından Meşhed hakkında şöyle konuştu: Meşhed her zaman insani kültürün ilerlemesinde eşsiz bir rol ve etkiye sahip olmuştur, ve bu rol, Meşhed’e yüksek bir konum kazandırmıştır.
Dr. Emine el-Hicri yılda bu kente 20 milyon ziyaretçi ve turistin gittiğine işaretle sözlerini şöyle sürdürdü: Müslümanlar arasında Meşhed kentinin çekiciliği, İmam Rıza –as- türbesinin manevi atmosferidir. İslami hükümetlerin döneminde bu kentteki kültürel çeşitliliği ve güçlülüğü, azınlık dini ve etnik grupların yanyana yaşaması ise kentin gücünü korumuş ve kültür açısından önemli ilerlemelere sebep olmuştur. Meşhed sahip olduğu kültürel mazisi nedeni ile Kültürel yenilik zirvelerini fethedebilir.
ISESCO genel sekreter yardımcısı sözlerinin bir diğer bölümünde İslam dünyasının kültürel başkentinin özellikleri hakkında ise şöyle dedi: bu kurum bu alanda çok sıkı ölçüleri ve kriterleri vardır ki Meşhed bu şartlara sahip olarak seçildi. Belgesel kültürel tarihi asalet, beşerin kültür ve bilgi düzeyinin yükselmesine yardımcı olmak, tarihi ve uygarlık anıtları ayrıca çalışan sanatsal kültür kurumların varlığı ise İslam dünyası kültür başkentin seçilmesi için belirlenen kıstaslardır.
İran İslam cumhuriyeti islami irşad ve kültür bakanı Salihi Emiri de törende yaptığı konuşmada, mevcut şartlarda islami toplumlar arasında ahlak ve vahdet nidasının duyulması gerektiğine işaretle, şöyle konuştu: Resulullah –saa- kendi hedefini, iyi ahlak olarak açıklıyor ve ISESCO’nun da İslam dünyası kültür başkentini seçim kriteri de bu temele dayanıyor.
Salihi Emiri tüm Müslümanların ortak temel ilkelere sahip olduğuna işaretle, “ mevcut şartlarda Müslümanlar tek bir düşmanla karşı karşıyalar ve o düşman ise İslam’ın rahmani Çehresini zedelemek isteyendir. Yaşanan durumda İslam düşmanları aşırıcılığa yönelmiş ki bu arada Siyonistler, İslam dünyasında nifak ve ihtilaf oluşturmakta etin rolleri vardır” dedi.
Salihi Emiri İmam Humeyni’nin –ra- vahdet haftası fikri ile Müslümanlar arasında vahdet ve dayanışmaya sebep olduğuna işaretle, şöyle konuştu:
Günümüzde İslam dünyası iki cephe tarafından baskı altındadır ve bu durumdan kurtulmak için vahdet ve dayanışmaya ihtiyaç vardır. Ayetullah Hamenei de her zaman vahdetin zaruretine vurgu yaparak, İslam dünyasındaki sorunların tek çözüm yolunun vahdet olduğunu belirtmiştir. Hali hazırda İslam dünyası her zamankinden daha fazla tefrika ve şiddetten acı çekiyor. Rezevi siyer bize Rezevi kültür sayesinde yaşayıp vahdete ulaşabileceğimizi öğretiyor. Rezevi kültür, diyalog ve dayanışma kültürüdür ve bu arada Horasan ve Meşhed de eskiden beri, uygarlıkların kesiştiği, yeni diyalogların oluşma odağı ve insanlar arasında teamül merkezi olmuştur.
Rezevi külliyesi mütevellisi hüccet-ül İslam seyit İbrahim Reisi de yaptığı konuşmada, İslam dünyasında eskiden beri vahdet, birliktelik ve hüviyet anahtarının Rezevi maarifte olduğuna değinerek, “Meşhed’in, İslam dünyasının başkenti olması, aslında şu anlamı taşıyor, günümüzde İmam Rıza'nın –as- seyr-u-suluk bereketi sayesinde, dünya Müslümanları için bir medeniyet tanımlayabiliriz."
Törenin devamında ISESCO nişanı, genel sekreter yardımcısı Emine el,Hicri tarafından İran İslami irşad ve kültür bakanına verildi. Törende merhum Neyrizi hattatlığı ile yazılan Kur'an Kerim, Said Erzekan'ın tasarımından üstat Ferşçiyan tarafından ahşap işlemeleri "Zamen-e Ahu" tablosu, Şems-ul Şumus duasının hat sanatı ile yazılan tablosu, Meşhed 2017 dergisi, İslam dünyası kültür başkentine özel hazırlanan marş ve video görüntüleri, İslam dünyasından kitaplar gibi nefis eserler, görücüye çıktı. Ayrıca son bir asırda Meşhed kenti ile ilgili daha önce yayınlanmayan 15 dakikalık belgesel filmi de yayınlandı.
Törenin devamında bu münasebetle hazırlanan "2017 İslam dünyası kültür başkenti, Meşhed" anı pulu, ayrıca 2017 yılı boyunca kentin kültür merkezi olması ile ilgili çeşitli programlar da ilgililere sunuldu. Törene katılan özel konuklar, Rezevi külliyesinde olan kutsal mekanlar, müze, Kur'an Kerim yazı atölyesi ve Rezevi külliyesi kütüphanesinde incelemelerde bulundular.
Tabi ki İslam ülkelerinin kültür başkenti olarak seçilmesindeki ortak kriterler, turizm sektörünün yardımları ile belirleniyor. Bu konu kentlerin tanıtımının yanı sıra, yabancı turistin cezp edilmesi, dolayısı ile daha fazla gelirin kazanması ve yerel ekonomiye de yardımcı oluyor. Buna göre en uygun ve gerekli girişim, Meşhed kentinin turizm özelliklerini dikkate alarak, dini turizm alanına vurgu yapmaktır. Meşhed kenti İmam Rıza'nın -as-mutahahr türbesi nedeni ile kendine has özelliklere sahiptir; bu özellikler turizm sektörünün gelişme ortamını oluşturmanın yanı sıra, İslam dünyasının etkileneceği çeşitli program ve olaylara uygun ortam oluşturmasını gerektiriyor. Bu yüzden Meşhed kentine turizmin ana maksadı olan Rezevi türbenin tanıtılması için programların hazırlanması öncelik taşıyor. Mutahhar türbenin tarihi ve kültürel mirası açılarından tanıtılması, hatta bu mekanın dünyada insani miras listense alınmasını sağlayabilir; üstelik hz. Muhammed'in –saa- ehlibeyti olarak İmam Rıza –as- siyerini tanıtmak da 2017 yılının diğer programları arasındadır.
İmam Rıza'nın –as- yaşamı ile ilgili hadisler, o hazretin çeşitli İslam mezhepleri ve ilahi dinlere mensup alimlerle dini diyalog ve sohbet oturumları düzenlediği belirtiliyor. İmam Rıza'nın siyerinden bu kesit, ilahi dinlere ve mezheplere mensup görüşme ve fikir alışverişi oturumları için eksen oluşturabilir. Diğer yandan İslami ülke ve kentlerin çeşitli konularda, turizm sektöründe gelenekler ve törenler, folklor, el sanatları ve dini törenler gibi çekici etkinliklerin konusu olabilir.
Burada bir konuyu hatırlatmakta yarar vardır; Meşhed'in İslam dünyasının Arap olmayan ülkelerde kültür başkenti olarak seçilmesi ile aynı zamanda, Sudan'da Senar ve Umman'da da Amman kenti ortaklaşa Arap ülkelerin kültür başkenti olarak tanıtıldı. Bu arada Afrika kıtasındaki İslami kültür başkenti de Uganda'nın Kampala kentine verildi.