Fars Körfezi İşbirliği Konseyi'nde, liderliğin el değiştirmesi beklentisi
Fars Körfezi İşbirliği Konseyi'nin önündeki önemli konulardan biri, bu ülkelerin başındaki liderliğin kısa sürede el değiştirmesidir.
Fars Körfezi İşbirliği Konseyi'ne üye ülkelerin başındaki liderlerin yaşlarına bakıldığında, bu ülkelerin kısa sürede yeni liderlerin göreve gelmesine tanıklık edeceği anlaşılıyor.
Kuveyt Emiri Sabah Ahmet Cabir es-Sabah 88 , Suudi Arabstan Kralı Selman Bin Abdul-Aziz 82, Umman Kralı Sultan Kabus Bin Said Al-i İsa 77, Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Halife Bin Zaid Al-i Nahyan 64 ve Bahreyn Kralı Şeyh Hemad Bin İsa Al-i Halife ise 67 yaşına gelmiştir.
Bahreyn kralı hariç, diğer 4 ülkenin lideri, ya yaşlanmış ya da hastalanmıştır ve hatta BAE Başkanı Halife Bin Ziad Al-i Nahyan, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Umman liderlerinden yaşı az olsa da Ocak 2014 yılında 66 yaşında beyin krizi geçirdiği için kamuoyu karşısına çok az çıkabiliyor.
Arap liderleri arasında koltuk değiştirme olayı ise küçük bir ülke olan Katar'dan başladı. Şeyh Hemad Bin Halife Al-i Sani 2013 yılında görünüşte hastalandığı için ancak pratikte yumuşak bir darbeyle, iktidarı 33 yaşındaki oğlu Şeyh Tamim'e devretti. Şimdi, Şeyh Tamim Bin Hemad Bin Halife Al-i Sani, 37 yaşıyla, Fars Körfezi İşbirliği Konseyi'ne üye ülkelerin liderleri arasında en genç lider sayılıyor. Genç bir isim olan Şeyh Tamim, kabinesine gençleri atadı, bunlar arasında Ocak 2016'tan itibaren Dışişleri Bakanlığı görevine getirilen ve 37 yaşında olan Muhammed Bin Abdur-Rahman Bin Sani'ye değinilebilir.
Birleşik Arap Emirliklerinde, bu ülkenin kurucusunun oğlu ve şimdiki başkanın kardeşi olan Abu Dabi Veliahd'ı Muhammed Bin Zaid Al-i Nahyan, bu ülkede başkanlık koltuğu için ismi gündemde olan en önemli seçenek sayılır ve yaşı ise 56'dır.
Birleşik Arap Emirlikleri Başbakanı da Dubai'nin 68 yaşındaki Emir'i Şeyh Muhammed Bin Raşid Al- Mektum'tur, bu isim Şubat 2016'da BAE'nin yeni kabinesini açıkladı.
Şeyh Muhammed Bin Raşid'in kurduğu yeni kabine'de 8 bakanın ortalama yaşı ise 38'dir, en gençleri ise sadece 23 yaşı olan Gençlik Bakanı Bayan Şema el-Mezrui'dir, el-Mezrui hatta dünyanın en genç bakanı olarak da biliniyor.
Suudi Arabistan'da ise, güç hiyerarşisi açısından Kral Selman'dan sonra Veliaht Prensi Muhammed Bin Naif, en güçlü ikinci şahıs sayılsa da, ancak sadece 32 yaşı olan Veliaht Vekili ve Savunma Bakanı Muhammed Bin Selman, Suudi Arabistan'ın karar belirleyici yapısında büyük nüfusa sahiptir ve iktidarın başına geçmeyi hayal ediyor.
Bahreyn Veliaht Prensi Selman Bin Hemad'ın yaşı ise 48'dir ve Şeyh Hemad Bin İsa'nın yerine geçebilecek en önemli seçenek sayılıyor. Şeyh Hemad, Fars Körfezi İşbirliği Konseyi'nin diğer liderlerine göre yaş olarak küçük olsa ve fiziksel olarak sağlıklı olsa da, ancak Bahreyn'de 7 yıl önce başlayan ve hala devam eden halk kıyamı nedeniyle yönetiminin temelleri ciddi şekilde sarsılmıştır, bu yüzden bu itirazların yatıştırılması için 2013'te Katar'da yaşanan yumuşak darbenin bir benzerinin de Bahreyn'de olabileceği ve Şeyh Selman'ın babasının yerine geçebileceği düşünülüyor.
Umman ve Kuveyt'te de kısa sürede liderlerin değişmesi beklense de, ancak bu iki ülke için Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin tersine gelecekteki liderleri hakkında belli bir vizyon ortada yoktur. Kuveyt'in şimdiki Emiri'nin yaşı 88 ve Veliaht Prensi'nin yaşı ise 80'dir.
Fars Körfezi İşbirliği Konseyi üyeleri arasında Veliaht Prensi olmayan tek ülke ise Umman'dır; çünkü Umman Kralı Sultan Kabus'un kendisinden sonra yerine oturabilecek oğlu veya kardeşi yoktur. Uzmanlar ise,Kral Selman'ın yaşları 66, 61 ve 59 olan 3 amca oğullarından birinin iktidara geçeceğini söylüyor.
Arap liderleri bazında jenerasyon değişimi, iç bazda fırsatlar ve tehditler oluşturuyor. Yeni liderlerin ortaya çıkması, Arap ülkelerinden jenerasyon çıkmazının ortadan kalması anlamına geliyor. Başka bir deyişle, şimdiki liderlerin yaşlanması ve aile rakipleri, Arap ülkeleri için bir tehdit sayılırken, yeni nesil ve yaşları 56'nın altında kalan liderlerin iktidara gelmesi, uzun süre, yöneticiler ve liderlerin art arda değişmesini durdurabilir.
Arap liderleri arasında jenerasyon değişimi hakkında bir rapor yayınlayan Amerikan Rand Enstitüsü, genç Arap liderlerin yönetim tarzının "iyi bir yönetim tarzı" olduğunu yazdı.
Bu yöntemde, genel hizmet, yönetim yapısı ve ekonomide reforma vurgu yaptığını bildiren raporda, idarecilikte bu yöntemden müstesna olup, Suudi Arabistan'ın müdahaleciliğine vurgu yapmasına rağmen, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'deki iktidar favorilerinin, Katar'da Şeyh Tamim gibi ülkelerinin iç işleri üzerine yoğunlaşmayı tercih ettiği bildirildi.
Fars Körfezi İşbirliği Konseyi'ne üye ülkelerde liderlik koltuğuna oturmayı düşünen isimler için en önemli tehdit ise, "aile içi tehdidi"dir ve genellikle kardeşleri ve kuzenlerinden oluşan rakiplerinden bu tehdit gelmektedir.
Fars Körfezi İşbirliği Konseyi'ne üye ülkelerde iktidar için yarışan yeni nesil hakkında ifade edilmesi gereken önemli bir konu ise, bu isimlerin çoğunun, ABD ve İngiltere'de eğitim almış kişilerden oluşmasıdır.
Katar Emiri Şeyh Tamim Bin Hemad Al-i Sani ve Abu Dabi Veliahdı Muhammed Bin Zaid, İngiltere'de eğitim görürken, Bahreyn Veliaht Prensi Şeyh Selman Bin Hemad, ABD ve İngiltere üniversitelerden mezun olmuştur.
Yurt dışındaki üniversitelerde eğitim almayan tek Veliaht Prensi ise Muhammed Bin Selman'dır.
Muhammed Bin Selman, Riyad'daki Melik Suud Üniversitesi'nden mezun olmuştur.
Bu durum dikkate alındığında, ABD ve İngiltere başta olmak üzere Batı'nın bu ülkelerin iç işlerindeki nüfuz ve etkinliğinin devam edeceğini söylemek ve beklemek mümkündür.
Fars Körfezi İşbirliği Konseyi'ne üye ülkelerin gelecek liderleri, şimdiki liderleri gibi güvenlik konusunda "dışa dayalı" bakışlarını koruyacaklar.
Bu ülkelerde gelecekte, ekonomi alanında da, liberal ekonomisinin model alınarak uygulanması ve refah devletinin takviye edilmesi, siyasette ise Fars Körfezi İşbirliği Konseyi'nin gelecekteki liderlerinin siyasi reforma yönelmeleri bekleniyor.