Dünya Kudüs Günü; İmam Humeyni’nin -ks- rolü
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i75534-dünya_kudüs_günü_İmam_humeyni’nin_ks_rolü
İran İslam Cumhuriyeti nizamının büyük kurucusu ve İslam inkılabının önderi İmam Humeyni –ks– mübarek Ramazan ayının son Cuma gününü dünya Kudüs günü ilan etti ve dünya Müslümanlarından bu günde Müslüman Filistin milletinin yasal haklarını destekleme yönünde birlik ve dayanışmalarını sergilemelerini istedi.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Haziran 27, 2017 10:20 Europe/Istanbul

İran İslam Cumhuriyeti nizamının büyük kurucusu ve İslam inkılabının önderi İmam Humeyni –ks– mübarek Ramazan ayının son Cuma gününü dünya Kudüs günü ilan etti ve dünya Müslümanlarından bu günde Müslüman Filistin milletinin yasal haklarını destekleme yönünde birlik ve dayanışmalarını sergilemelerini istedi.

İmam Humeyni’nin –ks– dünya Kudüs günü ilanı böylece Müslümanların vahdet ve gönül birliğini sergilemek için iyi bir fırsat oldu ve bu simgesel günde İslam dünyasının Kudüs’ü destekleme yönünde siyasi kapasiteleri tecelli etmeye başladı.

İmam Humeyni –ks– dünya Kudüs gününü ilan ederek mazlum Filistin milletini desteklemeyi çağdaş dünyanın siyasi edebiyatına kazandırdı ve yeni küresel değerlerin ve normların ihya edilmesine katkı sağladı. Bu düşüncenin kurumsallaşması dünya genelinde bir çok derin etki ve iz bıraktı ve bir çok insanı etkileyerek yeni bir davranış biçimini oluşturdu.

İmam Humeyni -ks- kameri 13 Ramazan 1399 tarihine denk gelen hş. 16 Mordad 1358 tarihinde ve işgalci cani rejim İsrail Lübnan topraklarında yeni cinayetlerini işlemeye başlamasına paralel olarak mübarek Ramazan ayının son Cuma gününü dünya Kudüs günü ilan etti. İmam Humeyni’nin -ks- konu ile ilgili yayımladığı mesajında şu ifadelere yer verildi:

Ben bütün dünya Müslümanları ve İslamî devletlerden  gaspçı siyonist rejim ve hamilerinin elini kesmek için birleşmelerini ve birlik olmalarını istiyorum ve dünyanın tüm Müslümanlarını Kadir günlerinden olan ve Filistin milletinin kaderini belirleyebilecek mübarek Ramazan ayının son Cuma gününü  Kudüs günü olarak seçmeye ve bir merasim düzenleyerek Müslümanların yine Müslüman halkın yasal haklarını destekleme yönünde uluslararası dayanışmalarını ilan etmeye davet ediyorum.

İmam Humeyni -ks- bir çok kez dünya Kudüs gününün önemi hakkında beyanatta bulundu. İmam Humeyni -ks- bir konuşmasında şöyle buyurdu: Kudüs günü, uluslararası bir gündür. Sadece Kudüs’e özel bir gün değil, mustazafların müstekbirlerle mücadele günüdür, Amerika ve Amerika’dan başkasının zulmünün baskısı altında bulunan milletlerin mücadele günüdür, süper güçlerle mücadele günüdür. Kudüs günü, İslam günüdür, Kudüs günü İslam’ın ihya edilmesi gereken gündür ve ihya edilmelidir ve İslamî ülkelerde İslam yasaları uygulanmalıdır. Kudüs günü tüm süper güçleri İslam artık onların sultası altında olmadığı ve onların habis amellerine alet olmayacağı yönünde uyarmamız gereken gündür. Kudüs günü, İslam’ın hayat günüdür.

Gerçekte İmam Humeyni’nin -ks- mesajı ve bakışı Kudüs ve Filistin meselesi İslam dünyasının birinci meselesi olduğunu ve sadece bazı Arap ülkelerinin meselesi olmadığını ve bütün İslam dünyası bu hayati meselede birlik ve beraberlik içinde olması gerektiğini ortaya koyuyor.

Dünya Kudüs günü Filistin milletinin gaspçı siyonist canilere karşı mazlumiyetini bütün dünyaya duyurdu ve bugün İmam Humeyni’nin -ks- inisiyatifi sayesinde dünyanın dört bir yanında Ortadoğu’dan Amerika ve Afrika kıtasına kadar her yerde Filistin ve Kudüs’ün mazlumiyetine destek sesi yankılanıyor.

İmam Humeyni’nin -ks- uluslararası camianın ve İslam dünyasının dikkatini Filistin meselesine çekmesi bir çok halkın ve düşünürün takdirle karşıladığı bir konu olmuştur, nitekim bugün İmam Humeyni’nin -ks- adı Filistin davası ile bütünleşmiştir. Bugün kim nerede Filistin meselesine üzerine gidecek olursa, İmam Humeyni’nin -ks- Kudüs ve Filistin meselesini canlı tuttuğunu itiraf edeceği kesindir.

İran’da İslam inkılabı zafere kavuştuktan sonra Filistin gelişmelerine yönelik ilgi hızla artmaya başladı ve dünya camiası İmam Humeyni’nin -ks- kalıcı düşünceleri sayesinde İran’ın yürüttüğü çabalarla Filistin topraklarında yaşanan gelişmelere odaklandı ve Filistin milletine reva görülen zulmü anladı.

İmam Humeyni -ks- önderliğinde gerçekleşen İslam inkılabı dünyada Filistin meselesinin tarihi sürecinin yönünü değiştirdi ve bütün dünya hangi güçlerin hangi amaçlar uğruna ve ne gibi siyasetlerle Filistin milletinin anavatanını gaspettiğini ve ardından bu millete zulmetmeye başladığını ve mazlum Filistin milletini avare ederek en kötü yaşam şartlarına doğru sürüklediğini fark etti. Kuşkusuz İslam inkılabı ve İmam Humeyni’nin -ks- Filistin ve Kudüs meselesine yönelik duyarlılığı ve hassasiyeti Filistin’in mücadele tarihine yeni bir ruh kazandırdı ve Filistin milletine gaspçı siyonist rejime karşı tek seçeneğin direniş olduğunu ve ancak bu şekilde gaspedilen haklarını geri alabileceklerini gösterdi.

İmam Humeyni -ks- çakma rejim İsrail’in varlığına muhalefet ederek ve bölgede direniş dengelerini değiştirerek Ortadoğu bölgesinin jeopolitik arenasında şartları Filistin milletinin lehine değiştirdi ve bu süreç bugün Filistin topraklarının işgali üzerinden 70 yıl geçtiği bir sırada siyonist rejim elebaşıları ve hamilerinin sürekli korku içinde olmalarına vesile oldu.

Filistin milletinin siyonist rejimin işgalciliğine karşı intifada cinsinden direnişi küresel istikbar güçlerinin İslam dünyasının kalbine yönelik tüm hesaplarını altüst etti.

Bugün Mescid-i Aksa ve Kudüs hala Filistin ve İslam dünyasının atan kalbidir ve hala ayakta olmasını İmam Humeyni’nin -ks- dünya Kudüs günü ilanı ile Filistin meselesine yönelik duyarlılığına borçludur.

Öte yandan Filistin milleti ve İslam dünyasının Kudüs meselesine yönelik hassasiyeti Amerikalı devlet adamlarını da gaspçı rejim İsrail’e destek yönünde temelli uygulamalarda bulunması bakımından aciz hale getirmiştir, nitekim bugün siyonistlerin kulu kölesi olan ABD Başkanı Donald Trump da ABD büyükelçisinin Tel aviv’den Kudüs’e taşınma düşüncesinden geri adım atmak zorunda kalmıştır.

Bugün Filistin topraklarındaki durum, Filistin milletinin daha üstün konumda olduğunu ve bu milletin daha fazla birlik ve beraberlik ve direniş yoluna devam etmekle İslam düşmanlarının şom planlarını suya düşürebileceğini ortaya koymaktadır.

Bugüne kadar Filistin meselesinin çözümü için çeşitli planlar ortaya atılmıştır, ancak bu planların hiç biri Filistin milletinin haklarını tam olarak gerçekleştirememiştir. Uzlaşma müzakereleri de aslında Filistin milletini direniş ekseninden uzaklaştırmak üzere yıpratıcı bir taktiktir, oysa direniş veya intifada, Filistin meselesinin çözümünü tek anahtarıdır. Bugün Kudüs intifadası bundan önceki iki intifadanın deneyimlerinden de yararlanarak Filistin’de dengeleri altüst etmiştir ve bu yola devam etmek, Filistin milletinin haklarının ihya edilmesi ve güvence altına alınmasının tek çaresidir.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei geçen Şubat ayında Tahran’da düzenlenen 6. Uluslararası Filistin intifadasına destek kongresinde siyonist rejimle uzlaşma sürecinin hezimete uğradığını belirterek şöyle buyurdu:

Bugün Filistin milleti son otuz yıllık karnesinde iki farklı modeli izlemenin deneyimlerini taşıyor. Bu deneyimlerden biri uzlaşma süreci ve ikincisi de kahramanca direniş ve mukaddes intifadayı sürdürmektir ki bu sonuncu deneyim Filistin milleti için büyük getirileri olmuştur.

Öte yandan Filistin’de siyaset meydanındaki gelişmeler, sahadaki gelişmeler kadar önemli olmuştur. Bu arada çeşitli tarafların başarısızlıkla sonuçlanan tek yanlı planlarına karşı İran İslam Cumhuriyeti Filistin meselesinin çözümü için pratik bir plan sunmuş ve İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei de bu planı onaylamıştır.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei her daim Filistin’in kaderini Filistin milleti ve demokratik yollardan belirlemesi gerektiğini vurgulamıştır, ancak ne var ki demokrasi iddiasında bulunan Batılı devletler bu öneriyi gözardı etmektedir.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei 2000 yılında Filistin’in kaderinin belirlenmesi için BM bildirgesinde de kabul gören insani, hukuki ve adalete dayalı bir yol olan referandum düzenlenmesini önerdi. Ayetullah Hamanei bu öneri hakkında yaptığı açıklamada defalarca şu vurguyu yaptı:

Filistin meselesinin tek çözüm yolu, gaspçı ve işgalci göçmenler değil, Filistin’in gerçek halkı, ister Filistin içinde olanlar, ister şu anda Filistin’in dışında olanlar olsun, kendi ülkelerine hakim olan nizamı belirlemesidir. Eğer bir milletin oylarına dayanmak, dünyada demokrasi iddiasında bulunanların iddia ettikleri gibi doğru bir söz ise, Filistin milleti de bir millettir ve kendi kaderi hakkında karar verme hakkına sahiptir. Bugün Filistin topraklarında işbaşında olan gaspçı rejimin bu toprakların üzerinde zerre kadar hakkı yoktur. Bu rejim çakma, yalan ve zalim güçlerin ürünü olan uydurma bir rejimdir ve bu yüzden Filistin milletinin bu çakma rejimi tanımalarını beklememeleri gerekir.