İran’ın el sanatları ürünleri dünya markası oluyor
Geçen hafta haberlerde, İran’ın Kirman eyaletinin Sircan yöresinin Şireki Piç kilimi, Kürdistan eyaletinin Merivan pabucu ve Sistan Bulucistan eyaletinin Kelpurgan köyünde üretilen çömleklerin dünya mirasları listesinde kayda alındığı bildirildi.
İran’ın el sanatları bu toprakların eski sanat, medeniyet ve kültürünün cilveleridir ve bu eserleri izleyen her insanı zarafetine ve güzel desenlerine hayran bırakır. Gerçekte İran’ın bir kaç bin yıllık zengin medeniyeti bu eski toprakların el sanatlarına yansımış ve böylece İran diyarının her bir köşesinde üretilen el sanatları ürünleri İran milletinin kültür, zevk ve yaratıcılığını asırlar boyunca tüm dünyaya tanıtmaya devam etmiştir.
İran’ın kutsal Meşhed kenti dünya değerli taşlar kenti, Lalcin kenti dünya çömlek kenti, isfahan kenti dünya el sanatları kenti ve Tebriz kenti de dünya elle dokunan halı kenti olarak kayda geçtikten sonra şimdi de Kirman eyaletinin Sircan kenti dünya kilim kenti ve Kürdistan eyaletinin Merivan kenti dünya pabuç kenti ve Sistan Bulucistan eyaletinin Kelpurgan köyü de dünya çömlek köyü olarak dünya kültürel miraslar listesinde kayda alındı.
İran’ın bu güzel el sanatları ürünlerinin dünya mirasları listesinde kayda alınması için faaliyetler yaklaşık iki yıl önce başlatıldı ve dünya el sanatları konseyi temsilcileri geçen Haziran ayında söz konusu el sanatlarının üretildiği eyaletlerdeki atölyeleri ziyaret ederek üreticilerin ve eğiticilerin ve hatta satıcıların faaliyetlerini yakından inceledi.
Dünya el sanatları konseyi uzmanlarının ziyareti üzerinden üç ay geçtiği bir sırada geçen hafta dünya el sanatları konseyi Başkanı bayan Razie Green liz İran kültürel miras, el sanatları ve turizm kurumu başkanına bir mektup yazarak İran’ın Kirman eyaletinin Sircan yöresinin Şireki Piç kilimi, Kürdistan eyaletinin Merivan pabucu ve Sistan Bulucistan eyaletinin Kelpurgan köyünde üretilen çömleklerin dünya mirasları listesinde kayda alındığını bildirdi.
Şimdi gelin hep birlikte bu güzel el sanatları ürünleri ile yakından tanışalım.
İran’ın Kürdistan eyaletinde Klaş adı ile anılan bir nevi pabuç üretiliyor. Bu ayakkabı Kürt halkının yerel güzel giysileri ile çok uyumludur. Bu pabucun üst kısmı pamuk iplikten dokunuyor ve altı da sıkı örülmüş kumaştandır. Bu yüzden klaş çok hafif, yumuşak ve esnek bir ayakkabıdır ve dağlık ortamlara çok uygun sayılır.
Aslında klaş iki bin yıllık mazisi olan bir nevi ayakkabıdır ve hali hazırda Merivan kentinde klaş pabucu üretiminde 4 bin 355 kişi çalışmakta ve bu kenti dünya çapında ünlü bir el sanatları kenti yaptığı anlaşılmaktadır.
Klaş adlı Kürt pabucu iki modelde yapılır ki ilk modeli erkeklere özeldir. Bu modelin tabanı daha kalındır ve ucu da sivri sayılır, böylece bu pabuç erkekler dağda uzun yürüyüşlerde veya ağır işleri yaparken dayanıklıdır.
İkinci model ise kadınlara ve kızlara özeldir ve tabanları çeşitli renklerde hazırlanır ve ilk modelin yapıldığı malzemelerden yapılır, fakat ilk modele nazaran daha zarif ve daha incedir.
Klaş adlı pabucun eşsiz bir özelliği ise sağ ve sol tarafların aynı olmasıdır. Pabucun tabanı tamamen kumaştan ve ipten yapılmıştır ve dünyada sağ ve sol ayağa giyilen tarafları birbirinden farksız olan tek ayakkabıdır. Bu ayakkabının içinde ayaklar asla terlemez ve içindeki rutubet kumaş ve iplerin yardımı ile dışa doğru yayılır. Bu özellik bir yandan rutubeti bertaraf etmekle beraber ayakların pabuç içinde serin kalmasına vesile olur ki bu özellik de hemen hemen hiç bir pabuçta yoktur.
Klaş adlı pabuçla yürümek oldukça rahattır. Bu ayakkabının tabanı orta kısımda ayağımızın tabanındaki boşluğu dolduracak şekilde ve topuk kısmı ise tümsek şeklinde yapılmıştır ve bu yüzden insanı asla yormaz. Klaş ayrıca çevre dostudur ve kullanıldıktan sonra çevrede hiç bir kirliliğe yol açmaz, zira yapımında kullanılan maddeler doğaldır ve toprakta bir seneden az bir süre içerisinde doğal unsurlarına dönüşür. Bu pabucun yapımında hiç bir sanayi cihazı müdahil değildir ve bu durum bölgede bir çok insan için istihdam alanı açılmasına vesile olur.
Klaş adlı pabuç Merivan kentinden başka Kürdistan eyaletinin Senendec, Divandere, Servabad, Kamyaran ve Sakkız ilçelerinde de üretilir, ancak Merivan kenti bu el sanatları alanında çalışanlarının sayısının yüksek olması yüzünden bu pabucun merkezi sayılır.
Şireki Piç kilimi, İran’ın Kirman eyaletinin Sircan kentinin en önemli el sanatları ürünüdür ve uzaktan bakıldığında halıyı andırır. Bu kilim türünde diğer kilimlerden farklı olarak düğüm atmada kullanılan ipler esas rolü ifa eder ve uzunlamasına dizilen ve halının temel gövdesini oluşturan ipler sadece kilimin sağlamlığına katkı sağlar.
Şireki Piç, Kirman’ın kırsal yörelerinde yaşayan köylülerin ve aşiretlerin bu kilime verdikleri addır. Bu kilim yöre halkı arasında iğne kilim olarak da anılır. Bu kilimi dokumak halı dokumak kadar zordur ve bir o kadar zaman alır. Kilimin dokunduğu tezgah hem yatay ve hem dikey olabilir.
Şireki Piç kiliminde düğümler iki çeşittir. Bu kilimin desenleri ise kendine özgü dokuma tarzına göre bazen geometrik şekilleri aşar ve genellikle de atılan nakışlarda simetri özelliği hakimdir. Gerçi bazen de kilimin esas deseninde simetri özelliği olmayabilir.
Şireki Piç kilimlerinde iki yuvarlak çiçekli bir bitkiye bol bol rastlanır. Kilimin kenarları ise genellikle zincirleme dizilen aynı geometrik şeklin tekrarından ibarettir ve iki paralel çizginin arasında yer alır. Bu kilimde kullanılan renkler ise genellikle koyudur ve kırmızı, mavi, sarı, turuncu, koyu yeşil, kahverengi ve siyah renkleri hakimdir. Bu renkler ise doğal maddeler kullanılarak elde edilir.
Şireki Piç kilimi, Kirman eyaletinin Sircan ilçesine bağlı kırsalın kadınları ve yine aşiretlerin kadınları tarafından dokunan bir kilimdir. Bu kilimin çıkış noktası ise Sircan’ın 25 km uzaklığında yer alan Daristan köyüdür. Daristan köyü ta eski zamanlardan kilimi ile ünlüdür.
Kelpurgan, İran’ın Sistan ve Bulucistan eyaletinin güneyinde yer alan Saravan ilçesine bağlı bir köydür ve dünyanın tek yaşayan çömlek müzesi bu köyde bulunmaktadır. Köyde yaşayan Buluci kadınlar tamamen eski aletleri ve tarihi planları kullanarak yedi bin yıldır aynı tekniklerle üretilen çömlekleri üretmektedir.
Kelpurgan çömleğinin en önemli özelliği, tarih öncesi döneme ait olan ve arkelojik kazılardan elde edilen çömleklere benzemesidir.
Gerçekte Kelpurgan köyünün zanaatkarları ürettikleri çömlekleri süslemek için hiç bir madde kullanmaz ve sadece çömleklerin üzerine çizdikleri ve genellikle içi boş daire veya yarım daire ve çizgilerden oluşan ve tarihi motifleri andıran geometrik şekillerle ürettikleri çömlekleri süsler.
Kelpuran halkı ürettikleri çömleklerin üzerine çizim yapmak için Tituk adında bir taştan yararlanır. Bu taş aslında bir nevi manganez içeren taştır ve kahverengi veya siyah renkli bir taştır. Tituk taşı büyükçe bir taşa sürülür ve üzerine su dökülerek çömlekleri boyamak için gerekli boya elde edilir.
Buluci kadınlar yaşadıkları ortamın çevresinde bulunan toprağı kullanarak geleneksel yöntemlerle çömlekten kaplar yapar. Bu yöntemle üretilen kaplar ilkin gri renklidir ve daha sonra fırında pişirilince kırmızıya dönüşür.
Bu bölgede üretilen çömleği İran’ın diğer yörelerinden farklı kılan bir nokta da şu ki Buluci kadınlar çömlek üretmek için çömlekçilerin kullandığı tezgahı kullanmamaktadır.
Kelpurgan çömleği genellikle kase, testi, kadeh, bardak, kumbara gibi eşyalar şeklinde yapılır ve genellikle de kapaklıdır, öyle ki bu kapaklar bazen tek başına herhangi bir iş için kullanılabilir.
Kelpurgan toprağı %50 ila %70 Silisyum oksit, %20 ila %30 Aluminyum oksit, %2 ila %4 Bakır + Manyezyum oksit, %1 ila %3 Potasyum ve sodyum oksit, %1 ila %2 Titanyum oksit ve diğer bazı maddelerin karışımından oluşur. Kelpurgan toprağı ilkin açık yeşile kaçan gri rengindedir ve ıslatıldıktan sonra elde edilen çamur zeytin yeşiline kaçan gri rengine dönüşür. Üretilen tüm çömlekler 10 gün güneşe bırakılır ve böylece tamamen kuruması sağlanır. Çömlekler fırına girmeden önce de Tituk taşından elde edilen boya ile süslenir ve böylece çömlekle birlikte fırında pişer.
Kelpuran halkı ürettikleri çömleklerin üzerine bu yöreye özel çizimleri yapar. Bu desenler genellikle doğadan alıntı desenlerdir ve gayet sade gözükür.
Kelpuran çömlek sanatını önemli hale getiren konu ise bu çömleklerin yapım tarzı uzun yıllar değişmemiş olmasıdır ki bu konu da arkeologların ve tarihçilerin hakikaten üzerinde araştırma yapmaları gereken bir konudur. Nitekim bu araştırma Kelpuran yöresi ile çevresindeki medeniyetlerin arasındaki ilişkilere ve gelenek ve göreneklerine ışık tutabilir.