Amerika’nın İran’a dayattığı yaptırımların dosyası - 5
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i90479-amerika’nın_İran’a_dayattığı_yaptırımların_dosyası_5
Geçen bölümde İran’ın barışçıl nükleer programı, İran ve 5+1 grubu arasında gerçekleştirilen müzakerelerde nükleer yaptırımların kaldırılmasını ele aldık.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Kasım 28, 2017 16:32 Europe/Istanbul

Geçen bölümde İran’ın barışçıl nükleer programı, İran ve 5+1 grubu arasında gerçekleştirilen müzakerelerde nükleer yaptırımların kaldırılmasını ele aldık.

Geçen bölümde ayrıca İran İslam Cumhuriyeti nükleer haklarına vurgu yapmanın yanında nükleer araştırma, geliştirme ve yaptırımların tamamen kaldırılmasını kırmızı çizgisi ilan ettiğini anlattık. İran İslam Cumhuriyeti en üst düzey siyasi yetkililerin dilinden yaptırımlar kaldırılmadan hiç bir yükümlülüğü kabul etmeyeceğini de vurguladı. Bu çerçevede nükleer müzakereler bir kaç kez başarısızlıkla sonuçlanma noktasına kadar ilerledi, ancak sonunda Batılı devletler İran’ın her iki tarafın kazançlı çıkma talebine boyun eğmek zorunda kaldı.

Bu sürecin çerçevesinde İran İslam Cumhuriyeti nükleer faaliyetlerinde bazı kısıtlamaları ve barışçıl nükleer faaliyetleri daha geniş boyutta gözetlenmesini kabul etti. Buna karşı Batı da İran’a dayattığı nükleer yaptırımları kaldırmayı veya askıya almayı kabul etti.

Bu anlaşmanın belgelendirilmesi için de 109 sayfalık bir belge ve 5 ek belge 14 Temmuz 2015’te Viyana’da imzalandı. Ortak eylem planı veya Bercam adı ile anılan bu belge anlaşmanın aşamalarını ve uygulama takvimini ve tarafların üstlendikleri yükümlülüklerden oluşan uzun bir listeyi içeriyordu.

İran İslam Cumhuriyeti’nin üstlendiği yükümlülükler stantrifüj sayısını azaltmak, uranyumu %5’in üzerinde zenginleştirmeyi altı ay askıya almak, Arak nükleer reaktörünü Natanz ve Fordu nükleer tesisleri ile birlikte geliştirmemek, %20 zenginleştirdiği uranyumun yarısını Tahran araştırma reaktörünün yakıtı için saklamak ve diğer yarısını %5 seviyesine kadar seyreltmek ve yeni yeni %5 seviyesine kadar zenginleştirdiği uranyumu uranyum di oksite çevirmeyi altı ay durdurmaktan ibaretti. Bundan başka İran nükleer programının barışçıl olduğunu ispat etmek ve bu alanda kaygıları gidermek için UAEK ile işbirliğine ivme kazandırmayı da kabul etti. İran’ın üstlendiği bu yükümlülüklerine karşı 5+1 grubu da İran aleyhinde yeni yaptırım kararları almamayı ve İran’a dayatılan bazı yaptırımları hafifletmeyi ve özellikle BMGK ve AB çerçevesinde yeni yaptırım uygulamamayı ve Amerika’nın da tek yanlı yaptırım kararları almamayı kabul etti.

Bercam nükleer anlaşmasını uygulama yönünde ilk adım, Viyana anlaşmasından altı gün sonra atıldı. 20 Temmuz 2015 tarihinde BM güvenlik konseyi tarihi bir oturum düzenledi ve oy birliği ile bundan önce İran aleyhinde çıkardığı altı yaptırım kararnamesini fesheden bir kararnameyi onayladı. BM’nin 70 yıllık tarihinde güvenlik konseyinin yaptırım kararnameleri hedef ülke tarafından uygulanmadan feshedilmesi bir ilkti. Yine İran’ın BM üyelerine askeri operasyon izni veren bildirgesinin yedinci maddesinin kapsamı dışına alınması, üstelik hiç bir savaş olmadan, İran açısından büyük bir başarıydı. Bundan başka, İran’a petrol, petro kimya, ulaştırma, sigorta ve bankacılık sistemi gibi alanlarda uygulanan sözde beli büken yaptırımlar BM güvenlik konseyinin kararnameleri çerçevesinde dayatıldığı için, bu yaptırımların da konseyin 2231 sayılı kararnamesi ile kaldırılması bir başka büyük başarıydı.

Buna karşın bu süreçte Amerika ve Avrupa’nın tek yanlı veya çok yönlü yaptırımları kaldırılmadan İran’a dayatılan nükleer yaptırım duvarı çökmeyecekti. Bu yüzden “benimsenen gün”de bu yönde bir sonraki adım atıldı. Bercam nükleer anlaşmasına göre “benimsenen gün”, İran İslam Cumhuriyeti nükleer alanda yükümlülüklerini tamamladığı ve UAEK Tahran’ın ek protokolü uygulamaya hazır hale geldiğini ilan ettiği gün olacaktı. Bu gelişmeler de 18 Ekim 2015’te gerçekleşti ve bu gelişmelere paralel olarak Amerika dönem Başkanı Obama, ülkesi “uygulama günü”nde İran’a dayattığı yaptırımları kaldırmaya veya askıya almaya hazır olduğunu açıkladı. Yine bu gelişmelere paralel olarak AB de İran’a dayattığı yaptırımlarını kaldırma kararı aldı. Tüm bu gelişmeler ise Bercam nükleer anlaşmasının yürürlüğe girmesine zemin hazırladı.

17 Ocak 2017 tarihinde UAEK İran’ın ek protokolü gönüllü olarak uygulamaya başladığını onaylamasının ardından İran ve 5+1 grubunun müzakereci heyetleri ortak bir bildiri yayımlayarak bu günü Bercam’ın uygulama günü ilan etti. Bu bildirinin ardından Amerika yönetimi de başkanın veya bu ülkenin yürütme kurumlarının kararları ile İran’a dayatılan yaptırımların kaldırıldığını ve kongrenin uyguladığı yaptırımların da askıya alındığını açıkladı. Yine bu bildirinin ardından AB’nin yaptırımları da resmen iptal edildi. Böylece ve 8 yılın ardından Amerika ve AB’nin nükleer faaliyetler bahane edilerek İran’a dayattıkları yaptırımlar kaldırıldı.

Bundan başka Bercam nükleer anlaşmasında İran’a dayatılan ve nükleer olmayan bazı yaptırımlar da karara bağlanmıştı. Örneğin belgede İran’ın füze faaliyetlerine dayatılan yaptırımların 8 yıl ve İran’ın askeri teçhizat ve silah alımı gibi askeri faaliyetlerine dayatılan yaptırımlar da uygulama gününden itibaren 5 yıl daha devam edeceği belirtildi.

Yine nükleer müzakerelerin sırasında nihai anlaşmaya varıldığı takdirde İran’a teröre destek, insan hakları ihlalleri ve füze programı gibi bahanelerle dayatılan yaptırımların kaldırılmayacağı da açıkça belirtilmişti.

Ancak nükleer olmayan yaptırımlardan daha önemli bir konu, yaptırımların İran’ın Bercam nükleer anlaşmasını ihlal etmesi gibi bahanelerle otomatik olarak yeniden uygulanma meselesiydi. Bercam nükleer anlaşmasında öngörüldüğü üzere, örneğin Amerika gibi bir ülke Bercam’ın ihlal ettiğini iddia etmesi ve bu ülkenin ihtilafları çözümleme komisyonuna şikayeti sonuç vermemesi durumunda belli bir süreç çerçevesinde BM güvenlik konseyinin feshettiği yaptırımların yine aynı konsey tarafından yeniden uygulanması mümkün oluyordu ve bu durumda BM güvenlik konseyinde veto hakkına sahip olan hiç bir ülke veto hakkını kullanamayacaktı.

Bir başka ifade ile büyük güçler BM güvenlik konseyinin İran’a dayattığı yaptırımları yeniden uygulama hakkını saklı tuttu.

İran İslam Cumhuriyeti de bilmukabil Bercam nükleer anlaşmasında bir cümle ekletti, şöyle ki kaldırılan yaptırımlar yeniden uygulandığı takdirde İran da Bercam nükleer anlaşmasından önceki nükleer faaliyetlerini yeniden başlatma hakkını kendine saklı tuttu. Böylece müzakere taraflarının beklentileri ve kaygıları arasında bir denge kurularak Bercam nükleer anlaşmasının yok edilmesi yönünde herhangi bir girişimde bulunulması engellenmeye çalışıldı.

Ancak buna karşın hatta İran ve 5+1 grubu arasındaki müzakerelere doğrudan katılan Obama yönetiminde nükleer olmayan yaptırımları ağırlaştırma yönünde bazı çabalar gerçekleşti. Bundan önce de kongreyi elinde bulunduran cumhuriyetçi parti Bercam nükleer anlaşmasının yürürlüğe girmesini engellemek veya feshedilmesi veya askıya alınması için büyük uğraş verdi. Örneğin cumhuriyetçiler Obama yönetiminden Bercam anlaşmasını senatoda onaylatmasını istedi. Ancak demokratlar buna karşı çıktı ve Bercam karşıtları bu anlaşmayı senatoda oylamaya sunamadı. Yine kongrenin cumhuriyetçi kanadı tüm protokollere aykırı davranarak korsan İsrail Başbakanı Netanyahu’yu beyaz saraya istişare etmeden kongreye davet etti. Netanyahu kongre oturumunda açıkça Obama yönetimini Bercam nükleer anlaşması yüzünden eleştirdi ve anlaşmanın feshedilmesini istedi.

Cumhuriyetçi parti tüm bu çabalarından sonuç alamayınca bu kez kongrede ABD başkanını İran’ın Bercam nükleer anlaşmasına bağlı kalıp kalmadığını her 90 günde bir kongreye rapor etmekle yükümlü hale getirdi.

Amerikan kongresinin 2015 yılında çıkardığı nükleer anlaşmayı gözden geçirme kanununa göre eğer Amerika Başkanı herhangi bir sebepten ötürü İran’ın Bercam nükleer anlaşmasına bağlı kaldığını onaylamazsa veya İran’a uygulanan yaptırımların devam etmesini Amerika’nın milli çıkarlarına uygun olmadığını ilan ederse, konu kongreye havale ediliyor ve kongre üyeleri yaptırımların yeniden uygulanması hakkında karar vermek için 60 günlük süreleri bulunuyor.

Bundan başka Amerikan kongresi Bercam nükleer anlaşmasını başarısızlığa sürüklemek bazı ülkelerin vatandaşlarının İran’a seyahat etmelerini engelleyen bir yasayı onayladı. Bu yasa başka ülkelerin işadamlarının İran’a seyahat etmeleri ve burada ticari faaliyette bulunmalarını engelliyordu. Ancak İran’ın uyarıda bulunması ve bu kanunun Amerika’nın Bercam nükleer anlaşmasında üstlendiği yükümlülükleri doğrudan etkileyeceğini bildirmesinin ardından Amerika dönem Başkanı Obama yasal yetkilerini kullanarak yasanın uygulanmasını engelledi.

Buna karşın süresi 2016 yılında dolan İran’a yaptırım kanununun süresi kongre tarafından uzatıldı ve Başkan Obama tarafından da imzalandı. Oysa Amerika yönetimi Bercam nükleer anlaşmasında İran aleyhinde yaptırım kararı almama ve uygulamama sözü vermişti. Buna karşın Amerikalı yetkililer İran’a yaptırım kanununu uzatarak nükleer yaptırımların hukuki temellerini korumak ve gerektiği takdirde yeniden uygulamak istediklerini ortaya koydu.

Amerika’nın bu tutumuna tepki gösteren İran Bercam anlaşmazlıklarını çözümleme komisyonuna resmen şikayette bulunmanın yanında deniz taşıtlarında kullanılan nükleer motorun da aralarında bulunduğu iki nükleer projeyi açıkladı ve böylece karşı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmemesini karşılıksız bırakmayacağını ortaya koydu.