2017 yılında İran’da seçimler
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i96027-2017_yılında_İran’da_seçimler
2017 yılı İran için siyasi, sosyal ve iktisadi alanlarda oldukça hareketli ve başarılı geçen bir yıl oldu. Cumhurbaşkanlığı seçimleri bu bağlamda İran’da yaşanan önemli gelişmelerden biriydi.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Ocak 16, 2018 09:07 Europe/Istanbul

2017 yılı İran için siyasi, sosyal ve iktisadi alanlarda oldukça hareketli ve başarılı geçen bir yıl oldu. Cumhurbaşkanlığı seçimleri bu bağlamda İran’da yaşanan önemli gelişmelerden biriydi.

İran’da 2017 yılında 12. Dönem cumhurbaşkanlığı seçimleri, 5. Dönem İslamî kent ve köy konseyleri ve İslami Şura Meclisi ara seçimleri ile eşzamanlı olarak 19 Mayıs 2017’de düzenlendi.

İran İslam Cumhuriyeti nizamının en büyük onurlarından biri, bu nizamın halkın oyları ile kurulmuş olması ve yine halkın oylarına dayanarak kalkınma yolunda ilerlemesi ve halkçı nizamın temellerini pekiştirerek yoluna başı dik ve onurlu bir şekilde devam etmesidir.

İran’da cumhurbaşkanlığı, İslami Şura Meclisi, Bilgeler Meclisi ve İslamî kent ve köy konseyleri için seçimler düzenlenir. Öte yandan halkın bu seçimlerin her birine katılımı bir yandan toplumda medeni sorumluluk duygusunu geliştirirken öbür yandan salahiyet sahibi insanlara köy konseyleri kadar en küçük sosyal birimlerde yönetime katılma fırsatı sağlamaktadır.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin tabiri ile seçimler milli iktidarın en büyük mazharıdır ve sonucu da medeni toplumun gelişmesi ve sürekliliğini korumak ve İran milletinin gelişmesine ve kalkınmasına, tüm tehditlere ve baskılara karşın zemin hazırlamasıdır.

Seçimler ve özellikle cumhurbaşkanlığı seçimleri İran İslam Cumhuriyeti nizamı kurulduğu ilk günden beri her zaman en coşkulu ve en cazip sosyal ve siyasi gelişme olmuştur. Nitekim Mayıs 2017’de düzenlenen cumhurbaşkanlığı seçimleri de böyleydi ve bir kez daha halkın coşkulu katılımı tekrarlanarak tüm dünyaya İran milleti ve İslamî nizamın hala canlı, neşeli ve iktidarlı bir şekilde yoluna devam ettiğini gösterdi.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei seçimlerin arifesinde bazı eğitim kurumu çalışanları ile görüşmesinde şöyle buyurdu: düşmanın düşmanlığını beyan etmesinin önünde var olan tek engel halkın arenada varlığıdır. Zira 80 milyonluk bir milletin ihtişamı, sahip olduğu akıllı ve güçlü halkı ve milyonlarca genci ile birlikte düşmanın yüreğine korku salar.

Kuşkusuz bu onur verici hareketin kalıcı tesirleri vardır ve İran İslam Cumhuriyeti nizamının yücelmesine ve daha iyi bir geleceğe doğru ilerlemesine vesile olacaktır.

Siyaset meseleleri uzmanlarına göre bir milletin gerçek iktidarı, milli dayanışmasına bağlıdır, ki bu da seçim arenalarında ve tüm kültürel, dini ve etnik farklılıklara rağmen sınanır ve vahdet içinde olan bir milletin nasıl ülkenin kaderine yönelik sorumluluk hissettiğini ve yasalara göre da çoğunluğun oyuna saygı gösterdiğini ortaya koyar.

Bu çerçevede İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei 19 Mayıs 2017 seçimleri dolaysıyla yayımladığı mesajının bir bölümünde şöyle buyurdu: halkın seçimlere geniş ve coşkulu katılımı ve oylarını kullanmak üzere sandıkların önünde oluşturduğu uzun kuyruklar her yerde ve halkın tüm kesimleri arasında, İslamî demokrasi temellerinin güçlendiğini ve halkın bu nizama gönül bağladığını ortaya koydu ve İran ve İranlıyı amel meydanındaki sınavdan başı dik ve yüzü ak çıkardı.

Bu açıdan bakıldığında İran İslam inkılabının en önemli ve en büyük siyasi getirisi İslam Cumhuriyeti nizamının kurulmasıydı. Bu nizamda halkın hakimiyeti yani cumhuriyetle siyasi atamanın ilahi hakimiyeti yani islamiyet birbiriyle bütünleşti.

Bu konuda siyaset meseleleri uzmanı Dr. Hanizade şöyle diyor: kuşkusuz İran İslam Cumhuriyeti nizamı İslam inkılabı zafere kavuştuğu ilk günden itibaren halkın oylarına büyük önem verdi ve vermeye de devam ediyor zira İran İslam Cumhuriyeti anayasası halkı bu nizamda gücün esas sahipleri telakki ediyor ve hiç kimsenin bu gücü halkın elinden almaya hakkı bulunmuyor.

Siyaset meseleleri uzmanı Dr. Hanizade şöyle devam ediyor: Asıl mesele, halkın her seçime katılımıdır, zira halkın seçimlere katılması milli egemenlik ve milli kaderin belirlenmesine sebep oluyor. Bu yüzden her seçimde siyasi eğilimler ve seçim arenasına katılan ve birbiriyle rekabet eden akımların rekabeti bir yana, halk İran’da iktidar yapısının temel direği olarak seçimlere katılımı İslam inkılabına ve İran İslam Cumhuriyeti nizamına ve dini demokrasiye yeni bir coşku ve yeni bir neşe kazandırabilir.

Gerçekte İran milletinin bu ülkede düzenlenen seçimlere anlamlı katılımı, siyasi katılım doğrultusunda ve anayasa çerçevesinde etkili olmasından başka İran İslam Cumhuriyeti nizamının güvenliğini ve iktidarını da geliştirerek güvence altına alır. İran İslam Cumhuriyeti Ortadoğu bölgesinde halkın gerçek iradesine göre yetkililerini doğrudan veya dolaylı olarak seçen tek ülkedir. Bu durum İran İslam Cumhuriyeti nizamından demokratik bir devlet yapmıştır. Bu nizam dini demokrasi çerçevesinde tanımlanır ve Batı’nın liberal demokrasiden farklı oluşu da uluslararası boyutta önemine önem katmıştır.

Beyrut’ta yayımlanan El Ahbar gazetesi genel yayın yönetmeni Ömer Neşabe, İran milletinin son cumhurbaşkanlığı seçimlerine coşkulu ve geniş çaplı katılımını değerlendirdiği açıklamasında şöyle diyor:

Her ülkede demokrasinin olmazsa olmazlarından biri halkın ülkenin yöneticilerini belirleme sürecine aktif katılımıdır ve bu durum İran’da en iyi şekilde görülmektedir.

Londra’da yayımlanan Arap gazete Ray El Yom da İran’da cumhurbaşkanlığı seçimlerine işaretle İran İslam Cumhuriyeti nizamından Ortadoğu bölgesinde en büyük bölgesel güç şeklinde söz ediyor.

Amerikalı ünlü teorisyen ve düşünür Noam Chamsky ise İran’da cumhurbaşkanlığı seçimleri hakkında şu değerlendirmede bulunuyor:

Dünya politikacıları İran’da gerçek demokrasinin varlığını onaylayarak İran İslam Cumhuriyeti nizamının rehberi karşısında horluğunu gözler önüne serdi. İran milleti 2017 yılında bir kez daha bu konuma yerleşti ve neşeli ve umutlu ve güçlü saikleri ile seçimlere katılarak yeni büyük bir hamaset yarattı ve İran İslam Cumhuriyeti nizamının yumuşak gücünü tüm dünyaya gösterdi.