İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete İttilaat gazetesi.
İttilaat gazetesinde İran’ın BM daimi temsilcisi Golam Ali Hoşru’nun, BMGK yaptırım kararları, son çare olarak ve de açık delillere göre alınması gerektiğini vurgulaması, Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia’nın, Filistin'deki kritik duruma temasla, Kudüs'ün Siyonist İsrail'in başkenti olarak tanınmasında Amerika yönetiminin kararının bölgede güvenliği yok ettiğini bildirmesi gibi haberler göze çarparken, Risalet gazetesinde Pakistan’lı yetkilinin IŞİD’in Afganistan’daki varlığının tehlikesi konusunda açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Hbaere kısaca şunları okuyoruz:
...***
Pakistan’ın Send eyaleti Valisi Muhammed Zübeyr, IŞİD’in Afganistan’daki varlığı Pakistan ve İran’a yönelik tehdit oluşturduğunu belirtti.
Zübeyr, Amerika terörün en büyük hamisi olduğunu, Amerika teröre karşı çifte standart tutumu ile dünyayı güvensiz hale getirdiğini, fakat Pakistan gibi ülkeleri suçlamaya çalıştığını kaydetti.
Afganistan’da terörü Amerika türettiğini belirten Zübeyr, IŞİD’in Afganistan’daki varlığı Pakistan ve İran’a karşı tehdit oluşturduğunu ve bu yüzden bu iki ülke IŞİD ile mücadelede ortak hareket etmeleri gerektiğini vurguladı.
Zübeyr açıklamasının devamında artık herkesin Amerika’nın IŞİD’e yakıt, gelişmiş silah ve güvenli sığınak temin ettiğini bilmesi gerektiğini ifade etti.
...***
Cumhuri İslami gazetesinde Bahreyn’de dikta Halife rejimi güvenlik güçlerinin rejim karşıtı protestocuları şiddetle bastırması, Batı Şeria’da Siyonist rejime karşı protesto gösterisi düzenlenmesi gibi haberlere yer verilirken, Cevan gazetesinde Hindistan’lı kadının Mutahhar Rezevi Türbe’de İslam ile müşerref olmasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Hz. Fatıma’nın (sa) şehadet yıldönümü gecesinde Hindistan’lı sanatsever kadın Kutsal Rezevi Külliyesi yabancı ziyaretçi işleri kurumunda hazır bulunarak İslam ile müşerref oldu.
Söz konusu merasimin başlangıcında Kutsal Rezevi Külliyesi yabancı ziyaretçi işleri kurumu başkanı Hasan Gulampur, Hz. Fatıma’nın (sa) şehadet yıldönümü dolayısıyla taziyetlerini bildirirken, şöyle dedi: Hz. Fatıma’nın şehadet yıldönümünde bu mukaddes mekanda İslam ile müşerref olmak, kuşkusuz Ehli Beyt’in (sa) büyük lütfu ve inayetinden kaynaklanıyor.
İslami ve İran’lı sanatın el yazması eserler ve şehname araştırmaları bölümünde doktora öğrencisi olan Hindistan’lı kadın, “her türlü taassubtan uzak bir şekilde yıllarca araştırmanın ardından İslam dinini tüm dinler arasında en asil ve en üstün din olarak tanıdım”diye kaydetti.
Hindistan’lı kadın açıklamasının devamında şöyle dedi: İslam dini tüm dünyaya nüfuz eden bir dindir. Bu din kendi inançları ve değerlerini diğer halklar arasında yaygınlaştırarak birkaç asır zarfında dünyanın büyük bir bölümünde eşsiz ve muhteşem bir medeniyet kurmayı başarmıştır.
Batılıların Müslümanlara karşı karalama kampanyalarına değinen Hindistan’lı kadın, “maalesef birçok Avrupa ülkesinde kadınların örtünmesi ve tesettürüne karşı çok sert tutumlar izleniyor ve Müslümanlar yoğun baskı altındadır. Ancak ben tüm bu baskılara rağmen, özgür bir şekilde tesettürü seçtim, zira Allah’a inanıyorum”ifadesini kullandı.
...***
Hemşehri gazetesinde Myanmar’da Arakan’lı Müslümanların durumuyla ilgili bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, Myanmar Müslümanlarının durumunun çok kötü olduğuna dair uyarıda bulundu.
BM Mülteciler Yüksek Komiseri Grandi, Arakan Müslümanlarının çok kötü koşul altında bulunduğunu, ülkede durumun halen kritik olduğunu ve her gün Arakan Müslümanlarından onlarcasının Bangladeş sınır bölgesine giriş yaptığını bildirdi.
Myanmar hükümetinin verdiği taahhütlere rağmen Müslüman mültecilerin kendi evlerine geri dönüşleri için gerekli ortamı hazırlamadığını bildiren BM Mülteciler Yüksek Komiseri Grandi, Arakan Müslümanlarının Myanmar hükümeti ile Bangladeş hükümeti arasında sağlanan anlaşma uyarınca Arakan'da kendi evletine geri dönmeleri gerekirken halen Bangladeş'te muhtelif kamplarda çok kötü koşullar altında bulunduklarını bildirdi.
Öte yandan Myanmar’da yaşanan şiddet olayları sonucu yaklaşık 700 bin Arakanlının evlerini terk ederek Bangladeş’e sığınmasından bu yana altı ay kadar bir sürenin geçtiğini hatırlatan BM yetkilileri, Myanmar’da Arakanlılara uygulanan baskılar da dahil olmak üzere sorunun ana nedenlerine çözüm bulunması için zamanının geldiğini belirtti.