Şubat 21, 2018 10:50 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.

Keyhan gazetesinde BM’nin Myanmar’lı Müslümanların durumunun çok kötü olduğu konusunda uyarıda bulunması, Suud rejimi savaş uçaklarının Yemen’de sivil yerleşim alanlarını bombardıman etmeyi sürdürmesi gibi haberlere yer verilirken, İttilaat gazetesinde Suud rejiminin bölgesel siyasetlerinin hezimete uğradığına dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Arabistan'lı ünlü yazar Cemal Kaşıkçı, Riyad rejiminin Katar ve Hizbullah karşıtı siyasetlerinde hezimete uğradığını yazdı.

Katar'ın Eş'şark haber sitesinin bildirdiğine göre, Cemal Kaşıkçı konuya ilişkin kaleme aldığı yazısında Suudi veliaht prens Muhammed Bin Salman'ın Katar'a yönelik kuşatmanın ters teptiği ve Yemen'e yönelik " kararlılık fırtınası" adlı operasyonun Yemen'de faciaya yol açtığı yönündeki itiraflarının Riyad'ın bölgesel siyasetlerinin bozguna uğradığının göstergesi olduğunu belirtti.

Riyad rejiminin Lübnan Hizbullah'ını Lübnan siyasi sürecinde marjinalleştirmeye yönelik siyasetlerinin hezimete uğradığına dikkat çeken Kaşıkçı, Suud rejiminin Lübnan başbakanı Saad Hariri'ye baskı uygulayarak Hizbullah'ı devre dışı bırakma girişimleri sonuçsuz kaldığı, gelinen noktada Hariri'nin bağımsız tutum izlediğini vurguladı.

...***

Kudüs gazetesinde Doğu Kudüs’te Siyonist rejim karşıtı protesto gösterisi düzenlenmesi, Siyonist rejim askerlerinin Mescidi Aksa’ya baskın düzenlemesi gibi haberler ön plana çıkarılırken, Horasan gazetesinde Suriye cumhurbaşkanı danışmanı Buseyna Şaban’ın Suriye gelişmelerine dair açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Suriye Cumhurbaşkanı’nın siyasi ve basın danışmanı Buseyna Şaban, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yaptığı müdahalenin uluslararası kanunların ihlali sayıldığını belirtti.

Moskova’daki düzenlenen Valday Konferansında konuşan Buseyna Şaban, şu ifadelerde bulundu: Türkiye, teröristlerin Suriye’ye girmesine yardım etti ve Ankara yönetimi Suriye’de zarar ettiğini anlayınca uluslararası kanunları ihlal ederek Suriye’nin kuzeyine müdahalede bulunmaya başladı. Türkiye’nin Suriye topraklarındaki müdahalesinin devam etmesi, siyasi çözüm yolunda engel oluşturmaktadır ve teröristlerin sayısının artmasıyla birlikte, onlara karşı tam anlamıyla bir zafer elde edilmesini sorunlarla karşı karşıya bırakmaktadır.Türkiye ateşkes anlaşmasını ihlal etmeye devam etmektedir ve bu durum, ateşkesin garantörü olan ülkeler arasındaki iş birliğini zorlaştırmaktadır.

Beşşar Esad’ın danışmanı, BM’den Suriye topraklarının Türkiye tarafından işgal edilmesini kınamasını istedi.

Şaban, Rusya ve İran’ın Suriye’deki krizin çözümü konusundaki çaba ve rollerinden dolayı teşekkür ederek şunları söyledi: Rusya’nın Suriye’de yaptığı şey, Suriye’ye hâkim olmaya çalışan Avrupa ülkelerinin yaptığıyla çok farklıdır. Dünya ve Suriye halkı, Rusya ve İran’ın çabalarını takdir etmektedir ve dünya, güvenli ve sağlıklı bir geleceğin oluşması için terörizme karşı kazanılan zaferi bu iki ülkeye borçludur.

...***

Cevan gazetesinde Suudi Veliaht prensin dış siyasetteki başarısızlığına dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Bazı diplomatik kaynaklar, Suud kralının veliaht prense 3 Arap ülke ile ilişkileri yönetme konusunda verdiği yetkiyi geri aldığını duyurdu.

İRİB haber ajansının  Katar'ın Eş'şark gazetesinden naklen bildirdiğine göre, Suudi Arabistan'ın Ürdün, Fas ve Umman gibi Arap ülkelerle ilişkilerinin gerilmesi ardından Suud kralı Salman Bin Abdulaziz, Veliaht Prens Muhammed Bin Salman'a Arap ülkelerle ilişkileri yönetme konusunda verdiği yetkiyi geri aldı.

Söz konusu diplomatik kaynaklar yayınladığı haberde Suudi veliaht prensin Arap ülkelere saldırı düzenlemek amacıyla binlerce personelden oluşan bir siber ordu kurduğu, söz konusu meselenin Suudi Arabistan'ın siyasetleriyle örtüşmediği ve bahsi geçen Arap ülkelerle ilişkilerin gerilmesinde önemli rolü olduğunu vurguladı.

Daha önce Suudi Arabistan'lı Twitter fenomeni Müçtehit ise Suudi Veliaht prensin tutumlarındaki çelişkilere dikkat çekerek, Muhammed Bin Salman'ın milyarlarca dolarlık masraflara rağmen dış siyasette başarılı bir tablo ortaya koyamadığını bildirmişti.