Şubat 26, 2018 10:49 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete İttilaat gazetesi.

İttilaat gazetesinde Rusya cumhurbaşkanı Putin’in, Almanya başbakanı ve Fransa Cumhurbaşkanı ile telefon görüşmesinde Suriye’de ateşkesin teröristleri kapsamadığını söylemesi, İslami İran  Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in bir kez daha İran’ın füze programı müzakere konusu olamayacağını vurgulaması gibi haberlere yer verilirken, Kudüs gazetesinde Lübnan başbakanı Saad Hariri’nin ülke gelişmelerine dair açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Lübnan başbakanı Saad Hariri, Lübnan hükümetinin Hizbulah'ı silahsızlandırma peşinde olmadığını ifade etti.

İRİB'in bildirdiğine göre Lübnan başbakanı Hariri bu bağlamda yaptığı açıklamada, Lübnan hükümetinin muktedir olması ve silah alımının ordunun koordinasyonuyla gerçekleşmesini ümit ettiğini belirtti.

Bundan bir süre önce ise Lübnan eski savunma bakanı Sami Mansur yaptığı açıklamada Ordu ve Direniş cephesinin Lübnan halkının iki kanatı olarak Lübnan'ı savunmakla görevli olduklarına dikkat çekerek, şöyle demişti: Hizbullah'ın elindeki silah yasaldır ve bu silahlar Lübnan milli menfaatleri hizmetinde Siyonist rejim başta olmak üzere düşmanlara karşı kullanılmaktadır.

Bu arada Lübnan parlamentosu başkanı Nebih Berri  yaptığı açıklamada, Direniş'in Siyonist işgalcilerle mücadele konusunu bir model niteleyerek, Lübnan'ın düşmana karşı kendisini savunması gerektiğini belirtti.

...***

Cumhuri İslami gazetesinde İran’ın İsfahan eyaleti Vakıflar ve Hayır İşleri Genel Müdürlüğünün, ülkenin en büyük Kuranî etkinliğinin 1 Mart’ta başlayacağını duyurması, İran’ın Sınır Muhafaza Birliği Komutanı General Kasım Rızai’nin, son bir yılda ülkeye 68 ton uyuşturucu maddenin girmesine engel olduklarını açıklaması gibi haberler ön plana çıkarılırken, Hemşehri gazetesinde Lübnan Hizbullahı merkez komisyonu üyesi Şeyh Nebil Kavuk’ün bölge gelişmelerine dair açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Hizbullah merkez komisyon üyelerinden biri yaptığı açıklamada, Suriye'de teröristler tarafından işlenen cinayetler karşısında sessiz kalmanın terörizme destek verenlerin maskesini düşürdüğünü belirtti.

Lübnan Hizbullahı merkez komisyonu üyesi Şeyh Nebil Kavuk yaptığı açıklamada şunları söyledi: Arap dünyası ve uluslararası camiadaki şaşırtıcı suskunluk, Suriye'deki terörizmi destekleyen ülkelerin maskesini düşürdü. Siyonist İsrail rejiminin Suriye ve Lübnan'a saldırmaya ve Lübnan'ın petrolüne göz dikmeye cüret edebilmesinin nedeni, Arabistan'ın bu rejim ile ilişkilerini normalleştirmesidir.

Lübnan Hizbullahı merkez komisyonu üyesi ayrıca, Lübnan Parlamentosunda yapılacak seçimin ulusal seçeneklerin güçlenmesini, değerler ve sistemler çerçevesinde bir ülke inşa etme yolunda ilerlemeyi sağlayacağını belirtti.

...***

Cevan gazetesinde BAE ve Suudi Arabistan’ın Yemen’e yönelik politikalarına dair Ekonomist dergisinden naklen bir yazı dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Ekonomist dergisi “Suudi Arabistan hep Arap denizine doğru olan bir geçidi ele almaya çaba göstermiştir ve öte yandan BAE de en çok gemi kalabalığına sahip olan limanları ele geçirmeye çalışmıştır.” diye başlayan raporunda “Suudi Arabistanlı ve BAE’li yetkililer, Yemen’deki varlıklarının savaş çerçevesinde olduğunu söylüyor ancak Suudi Arabistan’ın Arap denizine doğru açılan yeni bir geçit elde etmeye çalıştığını görmek zor değil. Bu Suudi Arabistan’ın her zaman hayalini kurduğu hedeftir.” diye yazdı.

Dergide yer alan bilgilere göre, Suudi Arabistan Yemen’in el-Mahra eyaletinin merkezinde bulunan el-Ghaydah limanından harekete geçti. Söz konusu Liman, Umman’ın etrafında bulunuyor. Suudi Arabistan’ın geçen yılın Kasım ayında el-Ghaydah limanını işgal ettiği bilgisinin yer aldığı raporun devamında ise “Suudi Arabistan Yemen’in doğu ve güneyinde sakin olan şeyhlere para, silah, araç ve pasaport verdi.” ayrıntısı yer alıyor.

BAE’nın Yemen’de işgal ettiği noktaları ele alan raporun devamında şöyle yazılıyor:

Öte yandan BAE Yemen’in güneyinde ve doğusunda yer alan el-Mukelle, Aden ve Muha gibi bazı limanları ele geçirmiş durumda. BAE’nın ele geçirdiği noktalar arasında Hadramut eyaletinde bulunan Ash Shihr bölgesinin petrol ihracatı merkezi ve ‌Balhaf limanında bulunan doğal gaz merkezi yer alıyor.

Uzmanların analizlerine göre; BAE’nin Yemen’deki limanları ele geçirmesinin ardında yatan hedef ise Dubai’de bulunan Jebel Ali limanının durumunu iyileştirmek içindir.

Yemen’in potansiyellerini kendi çıkarları yönünde kullanmak için bir birleri ile rekabet içerisinde olan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen’de büyük bir insan faciasının devamını garanti ediyor.