İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Risalet gazetesi.
Risalet gazetesinde Iraklı parlamenter Casım Muhammed Cafer’in, Kerkük’te yaşanan huzursuzlukların perde arkasında Mesut Barzani yer aldığını açıklaması, İran’ın Asya kıtasına petrol ihracatı Ocak ayında günde 1.7 milyon varile yükselerek son üç ayın zirvesine ulaşması gibi haberler göze çarparken, Keyhan gazetesinde İran İslami Şura meclisi milli güvenlik ve dış siyaset komisyonu üyesi Hişmetullah Felahatpişe’nin Amerika’nın bölgede silahlanma yarışını tetiklediğine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
İran İslami Şura meclisi milli güvenlik ve dış siyaset komisyonu üyesi Hişmetullah Felahatpişe, Amerika'nın bölgede silahlanma yarışını tetikleyerek, Suudi Arabistan'ın parası ve petrolünden yararlanmak istediğini belirtti.
İslami Şura meclisi haber ajansına demeç veren Felahatpişe, Amerika'nın Suudi Arabistan ile nükleer görüşmelerine değinerek, Amerika'nın nükleer anlaşma ile Arabistan'ın para ve petrolünden yararlanmak istediğini belirtti.
Amerika başkanı Trump'ın sırf Amerika'nın mali kaynaklarını temin etmek amacıyla Arabistan ile nükleer anlaşmaya yanaştığına dikkat çeken Felahatpişe, Arabistan'ın nükleer teknolojiyi elde etmesi durumunda gelecekte bölgede nükleer kriz yaşanacağı uyarısında bulundu.
İslami Şura meclisi milletvekili Felahatpişe açıklamasının devamında Arabistan'ın günümüz dünyasında en radikal ve şiddet yanlısı ideolojilerin beşiği olduğu ve Amerika'nın dünyanın mevcut ilkelerini ayaklar altına alarak, Arabistan'a eşlik ettiğini sözlerine ekledi.
...***
İttilaat gazetesinde İslami İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi’nin, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in İran’da insan hakları ile ilgili raporuna verdiği tepkide, söz konusu raporun İran İslam Cumhuriyeti’nde insan hakları alanlarında sağlanan ilerlemeler ve iyileşmeler gözardı edilerek ve belli bir amacın doğrultusunda hazırlandığını belirtmesi, Irak dışişleri bakanı İbrahim Caferi’nin ABD'nin Irak’ta daimi üs talebine karşı çıktıklarını söylemesi gibi haberler göze çarparken, Cevan gazetesinde, Siyonist rejimin Direniş cephesinin gücüne itirafını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Siyonist rejim ordusu kara kuvvetleri komutanı Cubby Barack, Siyonist rejim ordusunun son yıllarda Hizbullah ve Hamas karşısında üstünlüğünü kaybettiğini söyledi.
İrna'nın Filistin El-ray haber ajansından naklen bildirdiğine göre Siyonist rejim ordusu kara kuvvetleri komutanı Cubby Barack yaptığı açıklamada şöyle dedi: Hamas ve Hizbullah bugün askeri açıdan nevi şahsına münhasır üstünlüklere sahiptir ve İsrail'in bir zamanlar tekelinde olan güç, artık İsrail'in askeri gücünün üstünlüğünü sağlayamamaktadır.
Siyasi gözlemciler, Lübnan Hizbullahı'nın gücünün yayılması ve yeni strateji geliştirmesi, Siyonistleri derinden kaygılandırdığı kanaatindedir.
Bu arada Siyonist Yediot Ahanorot gazetesi, Siyonist rejim üst düzey güvenlik yetkililerinden naklen verdiği haberde ırkçı rejimin İran'ın nokta vuran füzeleri karşısında maruz kaldığı zor duruma dikkat çekerek, İran'ın sahip olduğu çok sayıdaki füzelerin bölgede güç denkleminin değişmesine neden olacağı ve Siyonistlerin sahip olduğu gelişmiş füze sistemlerinin bu rejimi korumakta yetersiz kalacağını bildirdi.
...***
Horasan gazetesinde Lübnan’lı uzmanın bölge gelişmelerine dair değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Lübnanlı stratejik konular uzmanı Hişam Cabir, Lübnan ile Siyonist rejim arasındaki sınır anlaşmazlığı ve Amerika'nın bu konuda arabuluculuk yapma çabalarını değerlendirdi.
Lübnanlı uzman Cabir bu bağlamda şöyle dedi: ilk olarak şunu söylemek gerekir ki, Lübnanlıların kara ve denizlerdeki haklarını koruma konusundaki tutumları netti ve sınırlar belgelerle ve haritalarla tamamen belirlenmiştir ancak Siyonist İsrail bu haritaları resmi olarak tanımamakta ve Lübnan'ın denizdeki 8. ve 9. petrol bloğundaki rezervlerin kendisine ait olduğunu iddia etmektedir. Ancak Lübnan'da hem hükümetin hem sivil toplum kuruluşlarının ve hem de direnişin bu konudaki tutumu nettir ve korsan İsrail karşısında tam bir duruş sergilenmiştir. Lübnanlıların bu tutumu Siyonist rejimin Lübnan topraklarına yönelik saldırı planlarından vazgeçmesine neden olmuş bulunuyor.