Nisan 04, 2018 09:08 Europe/Istanbul

Aydınlık: Savunma Sanayii Müsteşarı: S-400 teslimat tarihli Temmuz 2019’a çekildi.

Cumhuriyet:

AKP'de son başbakan kavgası

Evrensel:

Erdoğan ve Putin Akkuyu’daki nükleer felaketin temelini attı

Milli gazete:

Erdoğan ve Putin'den ortak açıklama: Anlaşma tamam, o defter kapandı, teslimat öne çekilecek

Şimdi ise hafta içi köşe yazıları:

…***

Orhan Bursalı 3 Nisan tarihli Cumhuriyet gazetesinde, “Dananın kuyruğu ilk yerel seçimlerde kopacak...”başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.

““İttifaklar Dönemi” şüphesiz yeni siyaset taktik ve stratejilerini gündeme getiriyor. Bu dönemi AKP başlattı. Şüphesiz ki artık lider, “metal yorgunluğu” olarak adlandırdığı, aslında iktidarda eskisi gibi tutunamama, dahası iktidarlardan düşme dönemini anlatmıştır bu deyimle.. Ve ittifaklarla yerel ve merkezi iktidarını sürdürme dönemini başlatmıştır. Afrin operasyonunu da “metal yorgunluğu” ndan sıyrılma ve yeniden diriliş dönemine monte etmiştir. Afrin’i siyasal iktidar konusu yapan doğrudan iktidarın lideridir, başka kimse değil. İktidarda kalabilmek için her şeyi araçsallaştırma dönemidir bu aynı zamanda.”diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor:

…***

Çünkü Türkiye özellikle de ekonomik açıdan zor yönetilebilir bir rotaya girdi.Bu araçsallaştırma, yeni seçim yasasını da bütünüyle kapsamaktadır. Bu yasaya, “mutlaka iktidarda kalma yasası”dır bile denebilir. Ve.. en önemli maddesi de apartmanlarda kimlerin oy vereceğinin bilinçli olarak gizlenmesiyle, apartmanlara yüz binlerce sahte seçmen yazımını perdeleme maddesidir. Ve bu madde ilk olarak yerel seçimleri garantilemede kullanılacaktır.

Tabii ki muhalefetin kontrolü dışındaki, CHP’ye sadece 1-2 oy çıkmış en az 4 milyon seçmeni kapsayan sandıkların varlığı olayıdır, seçimin kaderini belirleyecek olan olgulardan biri.. Bunu sonra yazacağım.

2019 yılı, Türkiye tarihinin, 1946’dakinden sonra, seçimlerin iktidarca alınıp kaçırılmak isteneceği en meşhur dönem olarak tarihe geçecektir. Bu nedenle dört bir koldan tüm demokrat insanların, tüm demokrat bilimcilerin, istatistikçilerin, analizcilerin belki de tüm enerjilerini yoğunlaştırmaları gereken süreç şimdiden başlamıştır. Halkın da tüm oylarına sahip çıkması gereken dönem. Pasif değil, aktif seçmen dönemi!

İktidarın, bu koşullarda martta yapılacak yerel seçimlerde alacağı “başarılı sonuçlar”, Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerini de her açıdan etkileyecektir. Kurdukları “seçim düzeni” çalışırsa eğer, kasım seçimlerini de garantilemiş görüneceklerdir.

Bu nedenle CHP ve muhalefetin bu bilinçle hareket etmesi zorunludur. Şüphesiz ki yerel seçimlerde ittifakları da gündeme getirmeyen muhalefet, 1994 seçimlerindeki gibi yerel iktidarları da kaybeder.  CHP’de “yerel seçim adaylarını belirleme süreci başladı” haberini ve nisan ayında bir yerel yönetimler bildirisini açıklayacağını okuyunca, bu ittifaklar politikası çerçevesinden nasıl bir yol izleyeceklerini merak ettim. İktidarın “Atı alan Üsküdar’ı geçti”siyle yeniden karşılaşmamak için, yerel seçimlere çok yönlü bir denetim-ittifak-yenilik politikasıyla yaklaşmak çok önemli... Bakalım neler yaşayacağız!

…***

Kazım Güleçyüz, 3 Nisan tarihli Yeniasya gazetesinde, “Aynı kirli oyun”başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.

“12 Eylül’ün bilhassa dillere destan Diyarbakır Cezaevi mezalimiyle palazlandırdığı PKK terörü, nasıl sonraki süreçte senelerce OHAL rejimini devam ettirmenin bahanesi olarak kullanıldıysa, şimdi de aynı senaryo FETÖ üzerinden tekrarlanmak isteniyor. 12 Eylül’ün devamı niteliğindeki 28 Şubat süreciyle önü açılan AKP ile 11 yıl boyunca ona her türlü desteği veren “cemaat”in arası 2013 sonundan itibaren açılıp, önce “paralel yapı,” ardından 15 Temmuz sonrası FETÖ ithamıyla “cemaat”in üzerine gidilirken, 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL’in en önemli gerekçesi “FETÖ ile mücadele” olarak takdim edildi.”diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor:

...***

Evvelce Ergenekon ve Balyoz gibi yapılara mal edilen bilumum karanlık olaylar bu süreçte yeni günah keçisi olarak seçilen FETÖ’ye yıkıldı. Bu “örgüt”ün tasfiyesi en önemli gündem haline getirildi.

Devletin tüm kurumlarında yüz binleri bulan açığa alma ve ihraç ile on binlerce tutuklama bu kapsamda gerçekleştirildi.

Bu sürecin farklı aşamalarında ne zaman “Hedefe ulaşıldı, tasfiyeler tamamlandı, devlette FETÖ’cü kalmadı” gibi mesajlar verildiyse, hemen peşinden yapılan yeni operasyonlarla sürece yeniden “gaz” verildi. Kendilerini gizleyen kripto FETÖ’cülerin hâlâ aktif olduklarından dem vurularak, normalleşmenin önü kesildi.

Bu provokasyonların, 20 aydır ilk kez bir MGK toplantısında “OHAL uzatılsın” kararının çıkmadığı bir ortamda tezgâhlanmış olması dikkat çekici ve manidar. Belli ki, birileri OHAL’i yeniden uzattırmanın hesabı ve telâşı içindeler. Dileriz, iktidar bu oyuna gelmesin ve tam tersine OHAL’e son vererek kirli oyunu bozsun.

…***

Abdulkadir Selvi, 3 Nisan tarihli Hürriyet gazetesinde, “İstanbul ve Ankara seçim kulisleri”başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.

“Belediye başkanlığına aday olmak isteyenler şimdiden çalışmalara başladı. Yerel seçimlerde gözler İstanbul ve Ankara’nın üzerinde olacak. Ama bu İzmir’in, Adana’nın, Antalya’nın, Balıkesir’in önemsiz olduğu anlamına gelmesin. Partiler, ‘bir oy bir oydur’ ilkesiyle hareket ediyor. Ayrıca, yerel seçimler Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin fikir vermesi açısından önemli olacak. CHP’de önemli oranda milletvekilinin belediye başkan adayı olmak istediği söyleniyor. AK Parti’de ise Başbakan Binali Yıldırım’la birlikte bazı bakanların büyükşehir belediye başkan adayı olacağı konuşuluyor.”diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor:

…***

1 Nisan referandumunda İstanbul ve Ankara’da hayır oylarının çıkması muhalefeti umutlandırdı. Özellikle İstanbul’da hiçbir partinin işi kolay değil ama referandumla yerel seçimleri birbirine karıştırmamak lazım.

İstanbul’la ilgili kamuoyu araştırmaları başladı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na, “İstanbul adayınızı belirlediniz mi” diye sormuştum, “Bir değil birden fazla adayımız var çalışıyoruz” karşılığını vermişti. CHP’de İstanbul için Gürsel Tekin, Akif Hamzaçebi, Engin Altay, Ekrem İmamoğlu isimleri konuşuluyor. Cumhurbaşkanı adayları arasında ismi geçmesine rağmen İlhan Kesici’nin de İstanbul’da karşılığı olduğu görülüyor. İstanbul’da ilçeler de çok önemli. AK Parti, ilçeler için ince eleyip sık dokuyor desem yeridir. Başarılı belediye başkanları ile yola devam edilecek.

Bu arada Şişli için Mustafa Sarıgül, kolları sıvayıp şimdiden çalışmalara başlamış. 700 kişilik bir ekip oluşturmuş. Kendisi her gün vatandaşın kapısını bizzat çalıp desteğini istiyor. Şişli’nin demografik yapısına göre Sivas, Erzincan, Giresun, Gümüşhane, Tokat, Kastamonu, Trabzon, Samsun, Siirt, Van ve Ardahanlılar üzerine ayrı bir çalışma yapıyor.

AK Parti’de Başbakan Binali Yıldırım ismi açık ara önde görünüyor. Başbakan ne der bilinmez ama görevi bırakmasına rağmen Kadir Topbaş da anketlerden çıkan isimlerden birisi. Mevcut Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’la birlikte ilçe belediye başkanlarından bazılarının ismi de büyükşehir için konuşuluyor. “İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır” stratejisini izleyeceğinden kuşku yoktur. İstanbul ve Ankara için Mevlüt Uysal ile Mustafa Tuna’nın aday gösterilip gösterilmeyeceği en çok merak edilen noktaların başında geliyor. Şurası kesin ki Erdoğan kazanabileceği adaylarla seçime girecek. Yerel seçimlerde AK Parti’nin bir avantajı da bakanlar. İstanbul için Başbakan Binali Yıldırım konuşuluyor, Ankara için de bazı bakanların üzerinde duruluyor. Spekülasyona girmek istemem ama Ali Babacan, Jülide Sarıeroğlu, Süleyman Soylu konuşulan isimler arasında yer alıyor.

CHP’de ise Mansur Yavaş ismi yine gündemde. Kılıçdaroğlu da görüşmeye devam ettiklerini doğruladı. Ancak Levent Gök ve Muharrem İnce de önemli isimler. Levent Gök, ”Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için sorumluluk almaya hazırım” dedi.

İstanbul ve Ankara seçimleri AK Parti ile CHP arasında geçecek. İstanbul’da son gelen anket AK Parti’yi rahatlattı. Şimdilik sadece bunu söyleyebilirim. İstanbul’da HDP kilit parti konumunda. HDP’nin oyunun ne kadarı CHP’ye gidecek, AK Parti ne kadarını alabilecek? Saadet Partisi şimdiye kadar AK Parti açısından önemliydi ama bu seçimde CHP’nin de ilgi alanında. Ankara’da MHP, kilit parti olma özelliğini koruyor. Tabii bir de İYİ Parti faktörü var. Meral Akşener’in ilk seçim sınavı olacak.

Yerel seçimler AK Parti-MHP ittifakı için önemli bir test olacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘gönül ittifakı’nın gerçekleşeceği görüşünde. Yerel seçimlerde asıl muhalefetin ittifaka ihtiyacı var. Muhalefet farkında değil ama yerel seçimler, Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde bir prova olacak.