İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete İttilaat gazetesi.
İttilaat gazetesinde İslami İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin, Amerika yönetiminin Suriye’yi parçalama peşinde olduğunu söylemesi, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygo, İran’ın terörle mücadelede etkili rol ifa etmesini takdirle karşıladıklarını belirtmesi gibi haberler göze çarparken, Risalet gazetesinde Arabistan veliaht prensi Muhammed Bin Salman’ın Amerika’nın uşağı olduğuna dair Amerikan Newyorker dergisinden naklen bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Amerika'da yayımlanan Newyorker dergisi, Arabistan Veliahd prensi Muhammed Bin Salman'ın Amerika'nın uşağı olduğunu yazdı.
Newyorker konuya ilişkin yazısında eski bir Amerika'lı yetkiliden naklen yayınladığı bir yazıda Trump yönetiminin Ortadoğu bölgesinde istediği siyasetleri yürütmek için Suud rejimi Veliahdi Muhammed Bin Salman'ı desteklediği ve Bin Salman'ın bir Amerikan uşağına dönüştüğünü kaydetti.
Yazıda, Trump danışmanları olan Jared Kushner ve Stephen Bannon'un bölgede bazı değişiklikler istediği, bunun yapılması için de Muhammed Bin Salman'ı seçtikleri belirtildi.
Yazıda ayrıca 2017 yılında Trump'ın Riyad ziyaretinde Katar'ın abluka altına alınması için anlaşmaya varıldığı, bu planın Amerika dışişleri bakanlığının bilgisi dışında yapıldığı, ancak Ebu Dabi rejiminin Beyaz Saray'ın olaydan haberdar olduğunu Amerika dışişleri bakanlığına bildirdiği kaydedildi.
...***
Cumhuri İslami gazetesinde Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Rusya’dan satın aldıkları S-400 füze savunma sistemini Temmuz 2019’da teslim alacaklarını açıklaması, İran’ın BM daimi temsilcisi Golam Ali Hoşru, Bercam nükleer anlaşması ne değiştirilebileceğini ne de yeniden müzakereye açılabileceğini vurgulaması gibi haberlere yer verilirken, Hemşehri gazetesinde Suudi Arabistan Veliaht prensinin çelişkili açıklamaları ve Riyad ve Washington ilişkilerine dair Arabistan’lı siyasi analistin değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Arabistan'lı muhalif ve siyasi analist Fuad İbrahim, İran ve Suriye konusunda çelişkili açıklamalar Suud rejimi Veliaht Prensi Muhamed Bin Salman'ın bariz özelliği olduğunu söyledi.
İrna'ya demeç veren İbrahim, Bin Salman'ın sözde İran'ın nüfuzunu engellemek amacıyla Amerika'nın Suriye'de kalması yönündeki çabalarına değinerek, Amerika başkanı Trump'ın Suriye'de kalmak için Arabistan'dan 4 milyar dolarlık talepte bulunmasının açığa vurulması ardından Trump'ın Amerika'lı askerlerin Suriye'den çekilişinin yakın olduğunu söylediğini belirtti.
Amerika ve Suudi Arabistan'ın yakın ilişkilerinden amacın Arabistan'ın Amerika tarafından sömürülmesi olduğunu kaydeden İbrahim, "Bin Salman'ın Arabistan'da krallık koltuğuna oturmadan önce Amerika'lı şirketlerle milyarlık anlaşmalar imzalaması, Amerika'nın güvenini kazanması amacıyla gerçekleşmektedir"diye kaydetti.
Bilindiği gibi Trump'ın Amerikan başkanlık koltuğuna oturması ardından Amerika ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler giderek daha da gelişmektedir ve Trump seçimleri kazanması ardından ilk yurtdışı ziyaretini Arabistan'a gerçekleştirdi.
...***
Cevan gazetesinde Amerika başkanı Trump’ın Bercam nükleer anlaşmasından çekilme ihtimaline dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
BM Genel Sekreteri'nin Özel Elçisi Dennis Ross, ABD başkanı Donald Trump'ın Bercam nükleer anlaşmadan çıkmasıyla ilgili programın hayata geçmesi durumunda kazanan tarafın İran olacağını bildirdi.
İran ile 5+1 grubu arasında nükleer görüşmelerin devam ettiği dönemde Amerika'nın özel temsilcisi sıfatıyla görüşmelere katılan Ross, dün Washington Post gazetesinde çıkan yazısında, Amerika'nın nükleer anlaşmadan çekilmesinin, İran'ın tam zafer kazanmasına yol açacağını kaydetti.
Söz konusu Amerikalı tecrübeli diplomat, Avrupalı devletler, bankalar ve büyük firmaların, Trump'ın İran aleyhindeki yaptırım kararlarına uymayacaklarını söyledi.
Trump'ın nükleer anlaşmadan çekilmesi durumunda, Avrupalıların bu karara katılmayacaklarını ve Amerika'nın tek başına kalacağını, bunun için de Amerika'nın inzivaya sürükleneceğini belirten Dennis Ross, Amerika'nın daimi müttefikleri Almanya, Fransa ve İngiltere'nin bile bu hususta Amerika'nın taleplerini kabul etmeye yanaşmadıklarını belirtti.