İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Risalet gazetesi.
Risalet gazetesinde İran’ın Limanlar ve Denizcilik Kurumu Başkanı Nadır Pesende’nin, turizmin geliştirilmesi için cruise gemilerini karşılamaya hazırladıklarını açıklaması, İslami İran Dışişleri Bakanı Yardımcısı Abbas Irakçi’nin, İran’ın her türlü koşulda Bercam nükleer anlaşmasında kalacağını düşünmenin büyük bir yanlış olacağını vurgulaması gibi haberler göze çarparken, Cumhuri İslami gazetesinde Lübnan Başbakanı Saad el-Hariri’nin Filistin hakkında açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Lübnan Başbakanı Saad el-Hariri, "Kudüs, ilelebet Filistin devletinin başkenti olarak kalacaktır" dedi.
Lübnan Başbakanı Saad el-Hariri, başkent Beyrut'ta Kudüs'e destek için düzenlenen bir etkinliğe katıldı.Etkinlikte konuşan Hariri, "itidal, muhabbet ve ilim şehri" Beyrut'un, Kudüs ve Filistin'in yanında olduğunu belirtti.Başbakan Hariri, "Ne olursa olsun Kudüs, ilelebet Filistin devletinin başkenti olarak kalacaktır" diye konuştu.Hariri ayrıca 6 Mayıs'ta yapılması kararlaştırılan milletvekili seçimlerine değinerek, seçimlere katılım çağrısı yaptı.
Lübnan başbakanı Hariri'nin Filistin halkının ülkülerine destek mesajı, bazı ülkelerin büyükelçiliklerini Tel Aviv'den Kudüs'e taşıma konusunda tereddütlü olduğu bir dönemde dikkat çekiyor.
Nitekim bundan önce Romanya cumhurbaşkanlık bürosu yayınladığı bildiride, bu ülkenin büyükelçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşımayacağını duyurmuştu.
Bilindiği gibi Amerika başkanı Trump geçenlerde dünya genelinden olan tüm muhalefetlere rağmen, Kudüs'ü Siyonist rejimin başkenti olarak tanıma kararı aldıklarını söylemişti.
...***
İttilaat gazetesinde Bahreyn’de dikta Halife rejimine karşı halk ayaklanmasının devam etmesi, Batı Şeria’da Siyonist rejim askerlerinin protestocu Filistinlilere baskın düzenlemesi gibi haberlere yer verilirken, Cevan gazetesinde Rusya savunma bakanı Sergey Shoygu’nun Suriye gelişmelerine dair açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Rusya savunma bakanı Sergey Shoygu, Amerika, İngiltere ve Fransa'nın Suriye'ye düzenlediği askeri saldırısını eleştirdiği açıklamasında, terörist grupların Suriye'de zehirli gaz ve kimyasal silahlar imal ettiğine dair kesin belgelere ulaştıklarını söyledi.
Sputnik haber ajansının bildirdiğine göre Cuma günü BM'nin Suriye özel temsilcisi ile görüşen Shoygu, Amerika ve müttefiklerinin Suriye'ye füze saldırısının Suriye'de barış sürecini olumsuz yönde etkilediğini ifade etti.
Shoygu açıklamasının devamında terörist Ceyşü'l İslam grubunun Suriye'de kimyasal silah yapımında kullanılan Hezgamin maddesi bulundurduğunu belirtti.
Bilindiği gibi Amerika ve Batılı ülkeler Doğu Guta'da teröristlerin hezimete uğraması ardından Duma'da Şam yönetimi tarafından kimyasal silah kullanıldığı yönündeki yalan iddialarla, Suriye'ye askeri müdahale tehdidinde bulunmuş ve bunun ardından Suriye'ye füze saldırısı gerçekleştirmişti.
...***
Hemşehri gazetesinde Lübnan Hizbullahı Merkez Komisyonu Üyesi Şeyh Nebil Kavuk’un Suriye gelişmelerine dair açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Lübnan Hizbullahı Merkez Komisyonu Üyesi Şeyh Nebil Kavuk, yaptığı açıklamada şunları söyledi: Doğu Guta'nın kurtarılması Suriye krizinin başladığı günden bu yana elde ettiği en büyük başarıdır ve Arabistan Amerika'yı gaza getirerek bu yolla Suriye'deki yenilgisinin intikamını almak istedi ancak istediği hedefe ulaşamadı.
Kavuk daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü: Suud Rejimi Amerika'nın Suriye'ye yönelik saldırısının giderlerini karşıladı. Bu rejim Suriye'deki teröristleri silahlandırmaktadır ve Filistin'in kurtulması ya da İsrail ile savaş için değil de Yemen savaşı, Arap ve İslam halkına yönelik tehditlerin sürmesi için milyarlarca dolar harcamaktadır.
Şeyh Nebil Kavuk son olarak şu ifadeleri kullandı: Suud Rejimi, Amerika'nın Suriye'ye yönelik saldırısının maliyetini üstlendi. Amerika'yı kışkırttı ve hala kışkırtmaya devam ediyor; çünkü Doğu Guta yenilgisini kendi yenilgisi olarak görmektedir ve elde edilen başarıyla Arabistan'ın kolu Suriye yönetimi tarafından perde arkasında koparılmış oldu.