Mayıs 01, 2018 04:23 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete İttilaat gazetesi.

İttilaat gazetesinde İslami İran yargı erki başkanı Ayetullah Amoli Laricani’nin İran’ın Bercam nükleer anlaşması konusunda herhangi yeni bir müzakereye katılmayacağını söylemesi,  İran dışişleri bakan yardımcısı Abbas Irakçi’nin Siyonist rejim başbakanı Netanyahu’nun İran’ın gizli nükleer faaliyetleri olduğu yönündeki iddialarını gülünç nitelemesi gibi haberler ön plana çıkarılırken, Cumhuri İslami gazetesinde Amerika üniversitelerinde Siyonist rejim mallarına yönelik boykot kampanyasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Habrede kısaca şunları okuyoruz:

...***

Washington Times gazetesi, Amerika üniversitelerinde Siyonist İsrail karşıtı duyguların kabardığını yazdı.

Söz konusu gazete bu bağlamda yayınladığı yazıda, Amerika'nın çeşitli üniversitelerinde Siyonist rejim mallarının boykot edilmesi yönünde kampanyalar başlatıldığını bildirdi.

Yazıda Bernard fakültesi öğrencilerinin Amerika yönetimine bir mektup göndererek, İsrail rejimine bağlı firmalarda yatırım yapmayı durdurmasını talep ettiği belirtildi.

Minnesota üniversitesi öğrencileri de düzenledikleri bir referandumla Siyonist rejim firmalarında yatırım yapılmasının durdurulması gerektiğini talep etti.

Yazıda söz konusu kampanyaların Filistin'lilerin işgal altındaki toprakların asıl sahipleri olduğu ve Siyonist rejimin işgal ettiği toprakları terk etmesi gerektiğini gösterdiği belirtildi.

...***

Risalet gazetesinde Bahreyn’de siyasi tutuklularla dayanışma gösterisi düzenlenmesi, Siyonist rejim askerlerinin Batı Şeria’da Filistin’li göstericilere baskın düzenlemesi, Suud rejimi savaş uçaklarının Yemen’de sivil yerleşim alanlarını bombardıman etmeyi sürdürmesi gibi haberlere yer verilirken, Cevan gazetesinde Almanya parlamentosunun Siyonist rejime yönelik destekçi tavrına karşı Filsitin İslami Direniş hareketi Hamas’ın tepkisini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Filistin İslami Direniş hareketi Hamas, Almanya Parlamentosu'nda 'İsrail'in var olma hakkının' yeniden tanınmasını ve Filistinlilere yönelik saldırılarının görmezden gelinmesini kınadı.

Hamas'tan yapılan açıklamada, Almanya Parlamentosu'nun, hükümetten tarihi Filistin topraklarında Yahudi devletinin kuruluşunu desteklemesini talep ettiği kararı kınadıkları belirtildi.

"Almanya devletinden Nekbe'nin 70'inci yılında halkımıza güçlü bir destek beklerken İsrail'in devam eden saldırılarına uzaktan yakından değinmeyen bir meclis kararı çıkıyor ve söz konusu kararda bu ırkçı saldırılar kınanmıyor." denilen açıklamada, Almanya Parlamentosu'nun, korsan İsrail'i "Batılı Avrupa değerlerini benimseyen bir ülke" şeklinde nitelemesinin şaşkınlıkla karşılandığı ifade edildi.

"Bu değerler, Filistinli barışçıl göstericilerden onlarcasının öldürülmesi, çoğu çocuk binlercesinin yaralanmasıyla uyuşuyor mu?" sorusunun yöneltildiği açıklamada, parlamentonun kararının, bölge ile dünyadaki güvenlik ve istikrarı sarstığı aktarıldı.

Açıklamada ayrıca parlamentoya kararından geri adım atması çağrısında bulunuldu.

Almanya Parlamentosu, sahte Siyonist rejimin 70'inci kuruluş yıl dönümüyle eş zamanlı olarak geçen perşembe günü "İsrail'in var olma hakkını" tanıdığını yineleyen bir karar almıştı.

...***

Hemşehri gazetesinde bölge gelişmelerine dair Mısır’lı siyasi analistin değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Mısır’lı siyasi analist Ahmet Atvan İran’ın bölgesel siyasetlerine değindiği açıklamasında, İran’ın bölgede huzur ve istikrarın sağlanması için aktif rol ifa ettiğini yazdı. İran’ın aksine Suud rejiminin bölgede savaşçıl politika yürüttüğüne değinen Atvan, Suudilerin Amerika’nın bölgeye yönelik politikalarının uygulayıcısı olduğunu ifade etti.

Arabistan’ın Amerika’nın desteğini arkasına alarak Yemen’e karşı yürüttüğü savaşa değinen uzman, Yemen’de masum insanların katliam edilişi sözde insan hakları avunuculuğu iddiasında olan Batılı ülkelerin sessizliği sayesinde gerçekleştiğini belirtti.

Suudilerin Filistin ülküsüne ihanet ederek Siyonist rejimle gizli ilişkilerini artık su yüzüne çıkardığına değinen uzman, Suudi Veliaht preni Muhammed Bin Salman’ın krallık tahtına oturmak amacıyla Amerika ve Siyonist rejimin çizgisinde hareket ettiğini kaydetti.