İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Cumhuri İslami gazetesi.
Cumhuri İslami gazetesinde Fransa Maliye Bakanı Bruno Lumiere’nin, Avrupa’ın Amerika’nın İran’a dayattığı yaptırımlarından zarar gören Avrupalı firmaların zararını ödemeyi incelediğini açıklamsı, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Mas’ın, ülkesi ve AB’nin İran ile imzalanan Bercam nükleer anlaşmasını korumakta kararlı olduklarını belirtmesi gibi haberler ön plana çıkarılırken, İttilaat gazetesinde Hizbullah Merkezi Konseyi üyesi Şeyh Nebil Kavuk’un Suud rejiminin Lübnan’a yönelik müdahaleci girişimlerine dair açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Hizbullah Merkezi Konseyi üyesi Şeyh Nebil Kavuk, Suud rejiminin Lübnan’ın içişlerine yönelik müdahaleci girişimlerine dikkat çektiği açıklamasında “Suudiler, gizli ve açık bir şekilde Lübnan’ın yeni kabinesine Hizbullah’ın girmesini engellemeye çalışıyorlar ama önümüzdeki günler, Suudi rejiminin Hizbullah’ın kabinede aktif bakanlarının olmasını engelleme gücüne sahip olmadığını gösterecektir.”diye kaydetti.
Şeyh Kavuk açıklamasının devamında şöyle dedi: Hizbullah, bakanlarını güçlü ve aktif bir şekilde kabineye götürecektir. Lübnan, Suudilerin direnişe karşı başarılar kazanacakları bir alan değildir. Lübnan, Suudilerin dayatmalarına karşı ayakta kalacaktır.Suudiler parlamento seçimlerine müdahale ettikleri gibi, bugün de seçimler sonrasındaki aşamaya ve hükümetin kurulmasına müdahalede bulunuyorlar ve Lübnan’ın iç işlerine olan bu müdahale, daha önce benzeri görülmemiş bir boyuta ulaştı. Aday gösteriminde, listelerin oluşturulmasında, oyların satın alınmasında ve ayrıca Lübnan partilerinin oluşturulmasında müdahalede bulundular ve şimdi de direnişi engellemek ve zayıflatmak için direnişe karşı partilerin oluşturulmasına karışıyorlar.
Şeyh Nebil Kavuk sözlerine şöyle devam etti: Arabistan’ın Siyonist İsrail ile ilişkileri normalleştirme politikası, Lübnan ve Filistin için gerçek bir tehdittir. Filistin halkından sonra Lübnan halkı, sözde Yüzyılın anlaşmasından ilk zarar gören olacaktır. Bu anlaşma özellikle Lübnan için demografik, politik ve askeri açıdan büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Bu yüzden, sözde yüzyılın anlaşmasıyla mücadele edebilmek için politik ve askeri gücümüzü arttırmalıyız.Direniş, parlamento seçimlerindeki seçeneklerinin başarısından sonra, halk ve politik görüş açısından daha güçlü bir hale gelmiş, zorluklarla ve tehlikelerle mücadele edebilmek için daha fazla güç kazanmıştır.
...***
Hemşehri gazetesinde Bahreyn’de siyasi tutuklularla dayanışma gösterisi düzenlenmesi, Türkiye’de seçim rekabetlerinin devam etmesi gibi haberler ön plana çıkarılırken, Cevan gazetesinde İran Denizcilik ve Limanlar Kurumu Başkan Yardımcısı Hadi Hakşinas’ın Maersk firmasının İran’dan çekilmeine dair değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberede kısaca şunları okuyoruz:
...***
İran Denizcilik ve Limanlar Kurumu Başkan Yardımcısı Hadi Hakşinas, Maersk firmasının İran’a gelip gelmemesi pek önemli olmadığını belirtti.
Hakşinas bu açıklamayı Maersk firması icra başkanının İran’dan çekilecekleri yönündeki açıklamasına gösterdiği tepkide yaptı.
Hakşinas, Bercam’dan sonra 21 denizcilik firması İran limanlarına geri döndüklerini, fakat Maersk firması İran limanlarında en az faaliyette bulunan firma olduğunu ve bu yüzden şimdi de gidip gitmemesi İran limanlarını pek etkilemeyeceğini vurguladı.
...***
Horasan gazetesinde AB’nin İran ile ticaretine dair Russia Today’in yazısını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Russia Today, AB İran ile ticarette doları silmek ve böylece Bercam nükleer anlaşması ile elde ettiği piyasayı kaybetmemek istediğini belirtti.
Russia Today, Washington yönetimi İran’da faaliyet yürüten Avrupalı firmaları tehdit ettikten sonra AB ödemelerini dolardan avroya çevirmenin yollarını aradığını belirtti.
Russia Today, bu uygulama AB’ye dünyada elde ettiği en büyük piyasa olan İran piyasasını kaybetmeme şansı tanıyacağını vurguladı.
Aslında uluslararası ticarette doların kaldırılması yeni bir konu değildir ve bundan önce İran ve Çin de benzer bir kararı uygulamıştır.