İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.
Keyhan gazetesinde Yemen insan hakları konseyi’nin Suud rejiminin son üç yılda Saade eyaletinde tam 70 korkunç katliam işlediğini açıklaması, İAEK Sözcüsü Behruz Kemalvendi’nin, İAEK uranyumu %20 düzeyinde zenginleştirme çalışmasına iki üç günde başlayabileceklerini açıklaması gibi haberler göze çarparken, Cevan gazetesinde Rusya milli güvenlik araştırma merkezi başkanı Sergey Cryvashio’nun Amerika’nın teröristlerin asıl finansörü olduğuna dair açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Rusya milli güvenlik araştırma merkezi başkanı Sergey Cryvashio, Amerika'nın terörist grupların asıl finansörü ve hamisi olduğunu ifade etti.
Sputnik'in bildirdiğine göre Rus yetkili Sergey Cryvashio Amerika'nın teröristlere destek vermekten vazgeçmediğine dikkat çekerek, Washington'un teröristlerin gerek duyduğu masrafları ve mali kaynakları temin ettiğini söyledi.
Rus yetkili açıklamasının devamın Washington yönetiminin şimdiye kadar defalarca terörizmle mücadele iddiasında bulunduğu, oysa gerçek anlamda teröristlerle mücadelede herhangi bir adım atmadığını belirtti.
Amerika'nın IŞİD teröristlerinin yer değiştirmesi ve Afganistan ve komşu ülkeler sınırlarındaki güvensizliğin asıl sorumlusu olduğunu kaydeden Sergey Cryvashio , Amerika'nın söz konusu girişimleriyle teröristleri Rusya ve İran sınırlarına yönlendirerek, güvensizlik oluşturmak istediğini sözlerine ekledi.
...***
Risalet gazetesinde İslami İran Savunma Bakanı General Emir Hatemi’nin, füze ve savunma konularını hiç kimse ile müzakere etmeyeceklerini söylemesi, Yemen halkının Aden'de düzenledikleri protesto gösterilerinde işgalci BAE güçlerinin ülkeyi terk etmelerini istemesi gibi haberler ön plana çıkarılırken İtalyan siyasi etüt merkezi siyasi analisti Analisa Portagella’nın İran ile ekonomik ilişkilerin devamında vurgusunu konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
İtalyan siyasi etüt merkezi siyasi analisti Analisa Portagella, İtalya'nın İran İslam Cumhuriyeti ile ekonomik ilişkilerinin acil bir strateji gerektirdiğini ifade etti.
Amerika'nın tek taraflı olarak Bercam nükleer anlaşmasından çekilmesine değinen İtalyan analist, yeni bir hükümet için hazırlanan İtalya'nın İran ile ekonomik ilişkilerin korunması yönünde acil bir strateji geliştirmesinin bir zaruret olduğunu söyledi.
İtalyan analist açıklamasının devamında Avrupa, Rusya ve Çin'in kendi çıkarlarını korumaya başladığına dikkat çekerek, İtalya'nın çıkarları da Bercam anlaşmasının korunmasında olduğunu söyledi.
İtalyan analist ülkesinin İran ile ekonomik ilişkilerinin önemine dikkat çekerek, İtalya'nın Avrupa düzeyinde Bercam'ın korunması için yürütülen çabalara destek vermesi gerektiğini savundu.
...***
Hemşehri gazetesinde Hizbullah Yürütme Konseyi üyesi Şeyh Nebil Kavuk’un Lübnan gelişmelerine dair değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Hizbullah Yürütme Konseyi üyesi Şeyh Nebil Kavuk, Lübnan'ın Siyonist rejimin işgaliyle mücadeledeki tek güvencesinin, ordu ile direniş arasındaki gelişim stratejisi olduğunu belirtti.
Güney Lübnan’ın kurtarılmasının yıldönümü münasebetiyle düzenlenen törende konuşan Şeyh Nebil Kavuk şunları söyledi: Bugün burada hala direniş gücüne sahip olduğumuzu vurgulamak için toplandık, Temmuz 2006 zaferi Mayıs 2000 zaferinden daha büyüktü ve bugün direniş 2000 ve 2006'dan daha büyük bir zafer kazanmaya hazırdır. Amerika ve Arapları muzdarip eden ve Suudilerin Siyonist İsrail ile ilişkileri normalleştirmelerinin bütün yollarını ortaya çıkaran bir direnişin korsan İsrail, Amerika ve Arabistan’ın hedefi olması çok doğaldır. Suudi Arabistan, Yemen, Irak, Suriye, Filistin ya da Lübnan’daki bilinçsiz maceralarından ders almamış ve bugün tek amacı, direnişi zayıflatmak, abluka altına almak ve çöküşe sürüklemektir. Suudi Arabistan, direnişle mücadele konusunda yine bir bilinçsiz maceraya atılmış ve parlamento seçimlerinin sonuçlarının, Suudi-Amerikan projesinin lehine olmayan denklemleri güçlendirdiğini unutmuştur. Çünkü direniş, seçimlerden sonra daha güçlü bir hale gelmiştir ve Hizbullah bugün, yeni hükümete aktif bir şekilde katılım için hazırdır ve bu katılım, Amerika ve Suudilerin direnişi hedef alma planlarında yeni bir yenilgi sayılmaktadır.