İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Cumhuri İslami gazetesi.
Cumhuri İslami gazetesinde İran, Türkiye ve Azerbaycan Cumhuriyeti dışişleri bakanları arasındaki üçlü toplantının bugün İran’da gerçekleşmesi, İran’ın Hindistan’a petrol ihracatının 2016 yılı Mart ayında son 5 yılın en yüksek seviyesine ulaşması, İslami İran genelkurmay başkan vekili general Mesut Cezayiri’nin İran’ın füze gücü ve savunma kapasitesinin İran’ın kırmızı çizgileri olduğunu söylemesi gibi haberlere yer verilirken, Irak’lı siyasi analistin, Irak gelişmelerine dair açıklamasını konu eden bir yazı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:
...***
Irak’lı siyasi analist Ahmet Halil Irak gelişmeleri üzerine kaleme aldığı yazısında, Irak ordusu ve gönüllü halk güçlerinin bu ülkede IŞİD teröristlerine karşı yürüttüğü operasyonlarda önemli başarılarına dikkat çekerek, Batılı güçler ve bazı bölgesel müttefiklerinin bu durumdan rahatsızlandığı, zira Batı ve bölgesel müttefiklerinin bağımsız bir güce sahip olan Irak’tan hoşlanmadıklarını kaydetti.
Irak’lı gönüllü Haşdi Şabi birliklerinin Irak Ordusuyla koordineli olarak operasyon bölgelerinde IŞİD teröristlerine karşı kayda değer başarılara imza attığını kaydeden Halil, Irak’lı gönüllü halk birliklerinin IŞİD karşıtı operasyonlarda elde ettiği zaferler Suud rejimi gibi bazı bölge ülkelerini çileden çıkardığı, zira Irak halkı ve ordusunun teröristlere karşı koordineli hareketi ve dayanışması, Suud rejiminin Irak’a yönelik fitneci politikalarnın suya düşmesine sebep olduğunu sözlerine ekledi.
...***
Hemşeri gazetesinde İran İslam Cumhuriyeti Seçimler Merkezi Başkanı Muhammed Hüseyin Mukimi’nin İslami Şura meclisi seçimlerinin ikinci turunun düzenlenmesi için gerekli tüm imkanların sağlandığını söylemesi, geçtiğimiz sene İran'dan yurt dışına 19 milyon ton muhtelif petro kimya ürünleri ihraç edildiğinin duyurulması, Bahreyn’de dikta Halife rejimine karşı halk ayaklanmasının devam etmesi, Suud rejimi savaş uçaklarının Yemen’de sivil yerleşim alanlarını bombardıman etmeyi sürdürmesi, Siyonist rejim askerlerinin Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da Filistinlilere baskın düzenlemesi gibi haberlere yer verilirken Suriye’li Müftü Ahmet Bedreddin Hasun’un Suriye gelişmeleri üzerine açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Suriye’li müftü Amet Bedreddin Hasun, yaptığı açıklamada ülkesinin direniş cephesi ve Filistin ülküsüne verdiği desteğe işaretle, düşmanlar Suriye’nin Kudüs’e dönüş yolunu farkettikleri an, Suriye’ye saldırmaya karar verdiklerini belirtti. Elmeyadin haber kanalına demeç veren Hasun, Filistin’in kendileri için eksen rolü bulunduğuna dikkat çekerek, Avrupa’nın Suriye’de terör ateşinin yükselmesinde payının çok fazla olduğunu söyledi.
Bugün Avrupa’da yaşanan terör olayları, Avrupa’nın kendi beslediği radikal gruplardan kaynaklandığını kaydeden Suriye’li Müftü, Avrupa’lı ülkelerin Suriye’de yaktıkları terör ateşinin bugün kendi eteklerini tutuşturmaya başladığını ifade etti.
Suriye’de halkın kanına ellerinin bulaşmadığı taraflarla barış müzakerelerine destek verdiklerini kaydeden Hasun, Suriye’nin geleceği için ecnebi güçlerin değil de Suriye halkının ancak karar vereceğini sözlerine ekledi.
...***
İRNA haber ajansı internet sitesinde, Türkiye cumhurbaşkanı Erdoğan’ın IŞİD terör örgütüyle mücadelede büyük engel olduğuna dair Amerika’da faaliyet gösteren Interpress Araştırma Merkezinden naklen bir yazı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:
...***
Amerika’da faaliyet gösteren Interpress Araştırma Merkezi, Erdoğan merkezli terör ile mücadelede IŞİD’in ortadan kaldırılmasının zayıf bir ihtimal olduğuna ilişkin bir rapor yayınladı.Erdoğan’ın Türkiye’yi yeni bir Pakistan yaptığı ifade edilen raporda, Türkiye’ye yönelik genel algının terör ile mücadeleye engel olduğu ve bununla birlikte Irak ve Suriye’ye yabancı teröristlerin kendi topraklarından geçişine izin vererek lojistik destek sağladığı belirtildi.Yayınlanan raporun devamında; Irak’ın Musul şehrinde IŞİD tarafından esir alınan Türklere işaret edilerek “Türkiye’nin kendi vatandaşları olan 24 diplomat ve kamyon şoförünün IŞİD tarafından esir alınmasını dahi bir terör faaliyeti olarak görmemesi böyle bir algıyı güçlendirmektedir” yorumunda bulunuldu.