İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Risalet gazetesi.
Risalet gazetesinde İslami İran, Türkiye ve Azerbaycan Cumhuriyeti dışişleri bakanlarının İran’da yaptıkları görüşme ardından ortak bildiri yayınlaması, İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu başkomutanı Muhammed Ali Caferi’nin Muhafızlar ordusunun düşmanların nüfuz yollarını güçlü bir şekilde engelleyeceğini duyurması, İran dışişleri bakanı Muhammed Cevat Zarif’in Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki ihtilafların barışçıl bir şekilde çözümlenmesi gerektiğini söylemesi gibi haberlere yer verilirken, İran’ın bölgede izlediği barışçıl siyasetlerini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Lübnan’da yayınlanan Es-sefir gazetesi İran’ın bölgede izlediği siyasetlerine dair yayınladığı yazıda, Tahran’ın siyaseti bölgede barış ve istikrarın sağlanmasından yana olduğunu yazdı.
İran’ın bölgedeki krizlerin siyasi yollardan çözümlenmesi yolunda çaba gösterdiğine dikkat çekilen yazıda, buna karşın Suudi Arabistan ve Katar gibi bazı bölge ülkelerinin bölgede savaşçıl politikalar izlediği belirtildi.
İran’ın Suriye, Yemen ve Irak başta olmak üzere bölge genelinde mevcut krizlerin siyasi yollardan çözümlenmesi bağlamında yoğun çaba harcadığı kaydedilen yazıda, Amerika’nın başını çektiği Batılı ülkeler ve bölgesel müttefiklerinin bölgede izlediği savaşçıl politikalar, krizlerin siyasi yollardan çözümlenmesi yolunda en büyük engel olduğu vurgulandı.
...***
Cumhuri İslami gazetesinde Suudi rejiminin Yemen'e yönelik askeri maceracılığı üzerinden bir yıl geçtiği bir ortamda İsveç merkezli Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün 2015 askeri harcamalar raporunda Arabistan'ın askeri harcamalar dalında ilk sırada yer aldığını duyurması, Suriye kuzeyinde yer alan Halep'te teröristlerin düzenledikleri saldırıda en az 20 kişi hayatını kaybederken, 50 kişinin de yaralanması gibi haberler göze çarparken, Lübnan parlamentosu Hizbullah fraksiyonunun Avrupa parlamentosuna yazdığı mektubu konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Lübnan parlamentosu Hizbullah fraksiyonu, Avrupa parlamentosu ve Avrupa ülkeleri parlamento başkanlarına gönderdiği mektupta, Brüksel’de yaşanan son terör eylemini kınarken, terörizmle mücadelede Batılı ülekelerin ilk önce terörizmin yayılması ve tekfirci akımların güçlenmesine yola açan yanlış siyasetlerini gözden geçirmeleri gerektiğini duyurdu. Batılı ülkelerin bölgede teröristleri kendi çıkarları doğrultusunda kullanabilecekleri kuruntusuyla teröristleri besledeği ve silahlandırdığına dikkat çekilen mektupta,bugün Batılı ülkelerin izlediği yanlış siyasetler sonucunda güçlenen vahşi terörizmin Batının kendisi için büyük bir tehdide dönüştüğü vurgulandı.
Batıda yaşanan terör eylemlerinin sorumluluğunu üstlenen IŞİD terör örgütünün Batının izlediği yanlış siyasetleri sonucu nemlandığına dikkat çekilen yazıda, IŞİD terör örgütü bütün dünya güvenliğini tehdit etmesine rağmen, maalesef hala bazı ülkelerin siyasi, askeri ve lojistik desteğinden yararlandığı belirtildi.
...***
İRNA haber ajansı internet sitesinde Irak’ta Musul’u kurtarma operasyonuna dair Irak’lı gönüllü halk güçleri komutanının açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Irak Gönüllü Halk Güçleri Komutanlarından Hasan Abdulhadi, Musul’u kurtarma operasyonlarıyla ilgili planları hakkında bilgi verdi.
Abdulhadi bu bağlamda yaptığı açıklamada “Irak Gönüllü Halk Güçleri, IŞİD ile mücadelede birçok beceri kazandı. Terör örgütü IŞİD’in yollara ve köprülere nasıl bomba yerleştirdiğini çok iyi biliyor. Bu yüzden Gönüllü Halk Güçleri şimdi Musul’a çıkan alternatif yolları araştırmaktadır.”diye kaydetti.
Irak Gönüllü Halk Güçleri Komutanı, terör örgütü IŞİD’in Tazehurmatu kentine gerçekleştirdiği kimyasal saldırıya değinerek “Musul’u kurtarma operasyonları, özellikle IŞİD’in Tazehurmatu kendine hardal ve klor gazıyla gerçekleştirdiği kimyasal saldırıdan sonra daha da karmaşık bir hal aldı. IŞİD’in Musul’u kurtarma operasyonlarından sonra kendisini yenilmiş hissettiğinde, tekrardan bu kimyasal gazlardan yararlanması mümkündür. Bu yüzden Irak Gönüllü Halk Güçleri, Musul’u kurtarma operasyonları için plan yapmaktadır.”ifadesini kullandı.
Irak’taki Amerikan Büyükelçiliğinin, Irak’ta istikrarın sağlanmasındaki asıl engel olduğunu belirten Hasan Abdulhadi, “Irak halkı hükümete baskı yaparak, arzu edilen reformlara ulaşmak için çabalıyor ama maalesef gizli eller bunu engelliyor.Siyasi alanda en önemli gizli elin ortamı dikkatlice analiz ederek, hükümet ve parlamentonun reform hareketinin önüne taş koymak için çalışan Amerika ve bu ülkenin Bağdat büyükelçiliğidir”dedi.