Ekim 10, 2018 11:09 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Risalet gazetesi.

Risalet gazetesinde İslami İran Genel Kurmay Başkanı General Muhammed Bakıri'nin, İran’ın yerli savaş uçağının motoru tamamen yerli olduğunu ve yapımında son aşamaya gelindiğini açıklaması, Arabistanlı ünlü twitter aktivisti Müçtehid'in, Türkiye’nin Cemal Kaşıkçı’nın kaderi üzerinde yapacağı araştırmanın sonuçları Muhammed bin Salman’ın siyasi sonunu getirmek için yeterli olacağını yazması gibi haberlere yer verilirken, Kudüs gazetesinde İngiliz Guardian gazetesi Türkiye'den Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın kaybedilmesi olayıyla ilgili yayınladığı raporu konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

İngiliz Guardian gazetesi Türkiye'den Suudi muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın kaybedilmesi olayıyla ilgili yayınladığı raporda, Veliaht prens Muhammed Bin Salman hakimiyetindeki Arabistan rejiminin sıfır toleranslı bir siyaset izlediğini belirtti.

İRİB'in bildirdiğine göre Guardian gazetesi konuya ilişkin söz konusu raporunda Kaşıkçı'nın kayıplara karışmasının son dönemde Suud rejimine karşı eleştirel makalelerinden dolayı Suudi piyonlarınca kaçırılarak öldürüldüğü düşüncesini akıllara getirdiğini kaydetti.

Muhammed Bin Salman'ın Veliahtlık koltuğuna oturduğu günden beri Suud rejiminin en ufak muhalif sesi vahşice bastırdığına dikkat çekilen raporda, Riyad rejiminin muhalif seslere yönelik baskıcı siyasetlerinin yaygın hale geldiği belirtildi.

Bu arada Amerikan Vermont eyaleti senatörü Berni Senders Salı günü yaptığı açıklamada, Suud rejimini dikta bir rejim nitelerken, Suudi muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı katillerinin yargılanması gerektiğini vurguladı.

...***

İttilaat gazetesinde Filistinli Esir Kulübünün, Siyonist rejim askerlerince gözaltına alınan Filistinlilerin işkenceye maruz kaldıklarını açıklaması, Yemenli güçlerin işgalci Suudi askerlere ağır darbe vurması gibi haberler ön plana çıkarılırken, Cevan gazetesinde Siyonist rejim hapishanelerinde Filistin'li kadın esirlerin zor durumuyla ilgili bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Filistinli aktivistler, çocuklarından koparılan onlarca Filistinli kadının Siyonist İsrail hapishanelerinde kötü muamele gördüğünü belirtti.

Filistinli tutukluların haklarını aramak için kurulan sivil toplum kuruluşu "Ed-damir Mahkum Desteği ve İnsan Hakları Derneği" tarafından yayımlanan son raporda, Filistinli 51 kadının Siyonist İsrail  hapishanelerinde tutuklu bulunduğu bildirildi.

Ed-damir verilerine göre, Siyonist İsrail, 2015 yılından bu yana 516 Filistinli kadını gözaltına aldı ve bu yılın başından beri bu kadınlardan 90'ı tutuklandı.

Filistin resmi kaynaklarına göre, İsrail hapishanelerinde yaklaşık 6 bin 500 Filistinli bulunuyor.

Filistinli kadın gazeteci Lama Hater, Temmuz ayında, İsrail işgal güçleri tarafından Kudüs'ün güneyindeki El Halil şehrindeki evine düzenlenen baskında zorla alınarak götürüldü.

Hater'in eşi Hazem Fahori, yaptığı açıklamada, "İsrail askerleri evimize baskın yaparak çocuklarımızın gözünün önünde eşimi tutukladı." dedi.

Korsan İsrail askerlerini, eşine kötü muamelede bulunmakla suçlayan Fahori, askerlerin Hater'i götürürken bile ona bağırmayı sürdürdüğünü anlattı.

Siyonist rejim askerleri her gün çeşitli bahanelerle Batı Şeria ve Kudüs'te Filistinlilerin evlerine baskın düzenleyerek bazılarını gözaltına almaktadır.

...***

Hemşehri gazetesinde Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın nişanlısı Hatice Cengiz'in, Amerikan Washington Post gazetesine yazdığı makalesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Hasberfde kısaca şunları okuyyoruz:

...***

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın nişanlısı Hatice Cengiz, Amerikan Washington Post gazetesine yazdığı makalede, "Şu bir gerçek ki Cemal o binaya girdi ve çıktığına dair hiçbir delil yok." değerlendirmesini yaptı.

Kaşıkçı ile evlenmek üzere olduklarını ve son evrak işlemleri için İstanbul'daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğuna gittiklerini belirten Cengiz, daha sonra nişanlısından haber alamadığını ifade etti.

Cengiz yazısında, "Cemal, bir diplomatik misyonda insanlara zarar vermenin, onları gözaltına almanın veya tutuklamanın uluslararası hukuku ihlal etmek olacağını söyledi ve Türkiye tarihinde bugüne kadar böyle bir şeyin hiç yaşanmadığını belirtti. Bu yüzden ana vatanı olan Suudi Arabistan konsolosluğuna, içeride güvende olacağından şüphe etmeden girdi." ifadelerini kullandı.

Konsolosluk binasındaki görevlilere nişanlısını sorduğunu aktaran Cengiz, "Aldığım cevap beni daha da endişelendirdi çünkü Cemal'in binadan zaten ayrıldığını söylediler. Şu bir gerçek ki Cemal o binaya girdi ve çıktığına dair hiçbir delil yok." değerlendirmesinde bulundu.

Bu arada Amerika temsilciler meclisi demokrat parti lideri Nancy Pelosi yaptığı Twitter paylaşımında ifade ve basın özgürlüğüne inanan tüm kesimlerin Suudi muhalif gazetecinin kaderiyle ilgili endişeli olduğunu kaydederek, olayla ilgili şeffaf soruşturma başlatılması gerektiğini vurguladı.