İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.
Keyhan gazetesinde Suud rejimi ve BAE’ine bağlı savaş uçaklarının Yemen’in batısında mültecileri taşıyan iki otobüsü hedef alması, Amerika’nın İran’a yönelik illegal yaptırımları başladıktan sonra İran bu yaptırımları etkisiz hale getirmek için 13 yeni petro kimya ürünü ile harekete geçmeye başlaması gibi haberler göze çarparken, Cevan gazetesinde Uluslararası siyasi analist Halil Cahşan'ın Amerika başkanı Trump'ın Suud rejimi yetkililerine yönelik tehditlerinin içi boş olduğuna dair açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Uluslararası siyasi analist Halil Cahşan, Amerika başkanı Trump'ın Suudi Arabistan'a yönelik tehditlerinin içi boş olduğunu kaydettiği açıklamasında, Trump'ın söz konusu tehdit içerikli açıklamaları kamuoyunu yönlendirmek amacıyla yaptığını belirtti.
Elcezire televizyonuna konuşan Halil Cahşan, Amerika başkanı Trump'ın Arabistan'lı muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın katledilmesinde parmağı olduğunun ispat edildiği takdirde Suudilerin ağır bir şekilde cezalandırılacakları yönündeki ifadelerine değinerek, hiç kuşkusuz Kaşıkçı'nın vahşi bir şekilde katledilmesinin ayrıntıları açığa çıkacağı, ancak Trump'ın bu konuda Suudilere yönelik tehditlerinin pek ciddiye alınmaması gerektiğini ifade etti.
Siyasi analist Cahşan açıklamasının devamında Trump'ın bir taraftan Suudilere karşı ciddi tedbirler alacaklarını kaydederken diğer taraftan Arabistan ile ticari ve silah satışı anlaşmalarını iptal etmek istemediğine işaret ederek, söz konusu hususların Trump'ın Suudilere yönelik tehditlerinin boş laftan ibaret olduğu gerçeğinin gösterdiğini söyledi.
Cahşan Trump'ın Kaşıkçı olayını Suudilerden daha fazla haraç alma yönünde kullanacağını sözlerine ekledi.
Bilindiği gibi 2 Ekim tarihinde Arabistan'ın İstanbul'daki başkonsolosluğuna giden Cemal Kaşıkçı, kayıplara karışmış bulunuyor.
...***
İttilaat agzetesinde 11. Uluslararası Nano Teknoloji Fuarı'nın Tahran’da açılış yaparak çalışmalarına başlaması, Bahryen'de despot Halife rejimine karşı halk ayaklanmasının devam etmesi gibi haberler göze çarparken, Cam-ı Cem gazetesinde, Filistin gazeteciler cemiyetinin Siyonist rejimin Filistinli muhabirlere düzenlediği saldırılarına karşı bildirisini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Filistin gazeteciler cemiyeti, Siyonist rejim askerlerinin barış amaçlı geri dönüş yürüyüşlerini haberleştiren muhabirlere düzenlediği organize saldırıları kınadı.
Filistin El-Yom internet sitesinin bildirdiğine göre Filistin gazeteciler cemiyeti yayınladığı bildiride, Uluslararası haber çevrelerinin Siyonist rejimin şimdiye kadar 220'sinin yaralandığı ve 2'sinin de şehit düştüğü muhabirlere organize saldırıları karşısında sessiz kalmasını kandı.
Bildiride Siyonist rejimin muhabirlere saldırılarını sürdürmekle, işgal topraklarında işlediği cinayetlerinin dünya kamuoyuna yansıtılmasını engellemek istediği vurgulandı.
Geri Dönüş yürüyüşlerinin 29. Cuma'sında Siyonist rejim askerlerinin Filistin'li muhabirlere düzenlediği saldırılarda birçok muhabirin ağır yaralandığı bildiriliyor.
Büyük geri dönüş yürüyüşlerinde şimdiye kadar yaklaşık 200 Filistin'li Siyonist rejim askerlerinin kurşunlarına hedef olarak şehit düşerken, 21 binden fazlası da yaralanmış bulunuyor.
...***
Hemşehri gazetesinde Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri'nin Amerika'nın Yüzyılın anlaşması adlı planına dair açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Lübnan Meclis Başkanı, Arap ve İslam ümmetinin birliğinin, Filistin meselesinde yüzyılın anlaşması olarak bilinen Amerikan planına karşı koymanın tek yolu olduğuna inandığını belirtti.
Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, Filistin meselesini hedef alan yüzyılın anlaşmasına karşı koymak için Arap ve İslam milletlerini birlik olmaya çağırdı.
Berri konuşmasına şöyle devam etti: Amerika’nın BM'ye bağlı Filistinli mültecilere yardım eden UNRWA adlı kuruluşa yardım etmeyi kesmesi, yüzyılın anlaşmasının ve Filistinli kardeşlere yapılan baskının bir parçası sayılır. ABD'nin büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınması da bunun bir parçasıdır.
Amerika'nın Yüzyılın anlaşması adlı planı, Kudüs'ün Siyonist rejimin hakimiyetine geçmesi ve Filistin'li mültecilerin kendi vatanlarına geri dönme haklarının ellerinden alınmasını öngörmektedir.