Aralık 05, 2018 11:10 Europe/Istanbul

Milli gazete: Sağlık düzenlemesi Resmi Gazete'de yayımlandı!

Yeniçağ:

43 hakim ve savcının görev yeri değişti 

Yeniasya:

OHAL kalktı, yurt dışı yasağı kalkmadı

Şimdi ise hafta içi köşe yazıları:

...***

Ahmet Yavuz, 4 Aralık tarihli Milli gazetesinde, “Bir iki ili kaybetsek ne olur ki!”başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.

““İlla da bütün belediyeleri kazanmak zorunda mıyız? Bir iki tanesini de kaybetsek ne olur ki!” Şaka mıydı, ciddi miydi anlamadım! Ama iktidarın o önemli isminden bu sözü duyunca şaşırdım. Sahi bu seçimde, AK Parti İstanbul veya Ankara’yı, CHP İzmir, Muğla, Aydın veya Tekirdağ’ı kaybetse çarşı karışır mı?Görünen şu: Ankara ve İstanbul el değiştirirse, 1 Nisan’da Türkiye’de rejim şakası başlar!  Başkanlık sistemi tartışmaları yükselir. Bu yüzden, iktidar bloğu işi sıkı tutacaktır.”diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor:

…***

Tam 60 ilin adayları açıklandı. En baştan İstanbul’a karar verilen Binali Yıldırım ilan edilmedi.

AK Parti’de ilk defa, resmi olarak ikinci adam, bir büyükşehir adayı, 1994’ten bir yol arkadaşı, “Hele bir konuşalım!” dedi.

Mesele ne olabilirdi ki! Ankara kulislerinde bu konuda beş senaryo üretildi:

SENARYO BİR: “Binali Bey, protokolde bir numaradan 42 numaraya düşmek istemiyor.”

SENARYO İKİ: İlçe adayları ve meclis üyelerinde Karadeniz’in yanında, Anadolu, Doğu ve Güneydoğulu isimleri de koymak istedi. “Muhatabım gençler değil, sadece siz olun!” dedi.

SENARYO ÜÇ: “Hem beni sahaya sürerek Kuzey’den, Güney’den, Türk’ten, Kürt’ten oy alacaksınız. Hem ilçe adaylarını, Meclis üyelerimi gençler belirleyecek! Olur mu böyle. Kaybedebiliriz bak!” diyor.

SENARYO DÖRT: İstanbul’da AK Parti’nin yaptığı her türlü ankette sonuçlar iç açıcı çıkmadığı için.

CUMHUR İTTİFAKI: MHP, Ankara, İstanbul ve İzmir’de peşin peşin çekildi. Ortağından Manisa, Isparta, Mersin, Adana, Osmaniye, Iğdır ve Kars’ı da istiyor. AK Parti, Manisa, Isparta ve Adana’yı MHP’ye vermek istemiyor. Dahası MHP’nin Meclis Başkanlığı’nı da istediği konuşuluyor.

MİLLET İTTİFAKI: Burada MHP gibi fedakâr bir ortak olmadığı için kriz her yerde dense yeri. Ankara, İzmir, Antalya, Mersin, Adana, Uşak… Ve birçok ilçede. İki partinin de istediği Mansur Yavaş bile paylaşılamıyor. İYİ Parti’den mi olacak, CHP’den mi? Düğüm Ankara’da çözülecek.

Daha CHP-İYİ Parti ve HDP doğru dürüst toplanmamışken AK Parti’nin 60 il adayını açıklamasının bir sebebi de başka partilere gidebilecek kişileri, isimleri partide tutmakmış. Partisiz, sevilen kişilere ilk teklifi götürmekmiş. 

…***

Kemal Öztürk, 4 Aralık tarihli Yenişafak gazetesinde, “Huzursuzluğun isyanı”başlıklı yazısını okıuyucularla paylaşıyor.

“Huzursuzlar. Bu nedenle de mutsuzlar. Ancak bunun nedenini tam olarak tarif edemiyorlar. Her şey onlar için bir mutsuzluk sebebi olabilir. Avrupa toplumu uzun süreden beri, tam olarak tarif edemedikleri bir huzursuzluğun mutsuz günlerini yaşıyor. Fransa’daki olaylar bunun sadece bir örneği. İçlerinde onları yiyip bitiren huzursuzluğun biriken stresi, çoğu kez seçim sandıklarında, herkesi şaşırtan aşırı uçlarda kendini gösteriyor.”diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor:

…***

Avrupa entelijensiyası, içinde yaşadıkları toplumlarının bu tepkilerini anlamaya ve tanımlamaya çalışsa da, tam olarak bunu başardıkları söylenemez.

‘Bir şeyler oluyor’ Avrupa toplumunda ve bu çok derinlerden gelen kuvvetli bir dip dalgası. Lakin dalgayı yaratan sarsıntının sebebi onlar için hala muğlak. Şimdi daha da vahim şeylerle yüzleşmeye başladılar. Fransa’da yaşanan “sarı yelekliler isyanı” herkesi şaşırtan biçimde büyüyor. Fransa’nın son yıllarda gördüğü en büyük şiddeti içeren, en geniş kitlesel katılımın olduğu eylemler, şehirleri yakıp yıkmaya aday.

Bu eyleme katılanları tanımlamak için yapılan tüm analizler kafa karışıklığının bir ürünü. Tıpkı Avrupa toplumunun huzursuzluğunu ve mutsuzluğunu tanımlayamadıkları gibi, sarı yeleklileri de tanımlayamıyorlar.

Aslında Fransa’da yaşanan ve muhtemel diğer Avrupa ülkelerinde de görülecek şey, huzursuzluğun isyanıdır. Uzun süreden beri devam eden o tanımsız huzursuzluğun ve mutsuzluğun neden olduğu çaresizlik, “batsın bu dünya” dercesine şiddete dönüşüyor.

Avrupa toplumu kaotik bir yere doğru sürüklenirken, tutunacak bir dal dahi bulamıyor. Zira tüm insani değerleri tükettiler ve çorak bir toprakta yaşamaya başladılar. Buna toplumun erozyonu denir. Avrupa’nın ürettiği ve savrulmamak için tutundukları değerlere ne oldu peki? Daha çok kazanmak (kapitalizm), daha çok büyümek (globalizm), daha çok güçlenmek (emperyalizm) uğruna tüm değerlerini kurban etti Batı. Şimdi tutunacak bir insani değer bulamadıkları topraklarda erozyona kapılmış halde sürükleniyorlar.

İnsanı huzurlu kılan şey ahlaki değerlerdir, para değil.

Şimdi Almanya, İtalya, İspanya ve diğer Avrupa ülkeleri, bu sarı yelekli isyanın yavaş yavaş kendi ülkelerine sıçramasını hayretle izliyor.

Sorunlarının derinlerde olduğunu, modernizmin ürettiği ve aslında tüm insanlığın başına bela ettiği emperyalizm, kapitalizm, globalizmin, toplumun huzur bulmak için tutunduğu tüm değerleri yok ettiğini anlayacaklar yakında. Huzursuz toplum, mutsuzluğunu giderememenin çaresizliği içindeyse, şiddete ve sertliğe meyyaldir.

…***

Deniz Zeyrek, 4 Aralık tarihli Sözcü gazetesinde, “İllerde ittifak yok sadece büyükşehirlerde var”başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.

““Kars Ardahan Iğdır Dernekler Federasyonu”, geçen Cumartesi günü Ankara Altınpark Caddesi'nde bir kültür merkezi açtı. Geçmişte tek il olan ve üçe bölünen Kars'ın bütün kanaat önderleri, siyasetçileri oradaydı. Elbette en çok konuşulan konu, Kars'ta hangi partinin kimi aday göstereceği idi. Haliyle de belediye başkan adaylarının bazıları da oradaydı. Aralarında durumu en net olan ise Çetin Nazik'ti. Çünkü güne MHP'nin “Kars Belediye Başkan Adayı” olarak başlamıştı. Kültür merkezi açılış törenine katılanların bir bölümünde de “AK Parti ve MHP Kars'ta ittifak yapacak” inancı hakimdi ve Çetin Nazik onlar tarafından ittifakın adayı gibi algılanmıştı.”diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor:

…***

Bu bilgi ışığında ben de “MHP Kars adayını açıkladığına göre AK Parti Kars'tan aday göstermeyecek” diye düşünmeye başladım. Çünkü 2014 seçimlerinde MHP'nin belediye başkanlığı kazandığı illerden biri Kars'tı. Bu düşüncemi telefonla konuştuğum üst düzey bir AK Parti'li yetkili ile paylaştım. Tepkisi, “Olur mu öyle şey? Son seçimdeki oy dağılımına baktın mı hiç? Kars'tan aday göstereceğiz” oldu.

“Hani 2014'te MHP'nin kazandığı illerde MHP'yi destekleyecektiniz” dedim. “Bizim görüşmelerimiz Büyükşehir Belediyeleri üzerinden yürüyor. İller görüşmelere dahil değil” karşılığını verdi. Kafam karıştı. Çünkü, günlerdir AK Parti'nin İstanbul, Ankara ve İzmir'de vereceği destek karşılığında Mersin, Adana ve Manisa dışında Bartın, Osmaniye, Isparta ve Kars gibi kentlerde MHP'yi destekleyeceği yazılıp çiziliyordu. MHP lideri Bahçeli de “yerel seçimlerde ittifak” fikrinin fitilini ateşlediği 31 Ağustos 2018 tarihli konuşmasında var olan büyükşehir, il, ilçe ve belde belediyelerini muhafaza edip, bunların yanında daha fazlasını kazanmak istediklerini vurgulamıştı. “O illerde belki jest yapılabilir” Konuştuğum AK Parti'li yetkiliye MHP'deki beklentiyi hatırlattım. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın “jest yapılabilir” sözünün o illerden bazılarını kapsayabileceğini söyledi ama ihtiyat payını da ekledi: “Sayın Cumhurbaşkanı talimat verirse o jestler yapılır ama gerçekten de çok zor durumda kalınarak yapılır. Neticede bizim teşkilatlarımızdan isimler de o iller için adaylıklarını duyurmuşlar, hazırlıklar yapmışlar. O teşkilatlara ‘biz aday çıkarmayacağız, MHP'yi destekleyeceğiz' demek o kadar da kolay değil.” “Cumhur İttifakı” hayli zorlu görüşmeleri yürütürken, benzer bir durum “Millet İttifakı” için de geçerli. İstanbul ve Ankara'da İYİ Parti'den destek bekleyen CHP'liler, İYİ Parti'nin Ankara ve Mersin gibi iller için ortaya koyduğu talepleri, CHP tabanında tepki çekeceği gerekçesiyle sıcak karşılamıyor. Bunun yerinde Denizli gibi bazı illerde İYİ Parti'ye destek verilmesi, Büyükşehirlerde de ilçe bazında işbirliği yapılması isteniyor. Örneğin, Ankara'da Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerindeki desteğin karşılığında Polatlı, Şereflikoçhisar gibi ilçelerde, Antalya'da Büyükşehir karşılığında Serik, Korkuteli gibi ilçelerde İYİ Parti'ye destek verilmesi öneriliyor. İYİ Parti bu öneriye razı olur mu? Zor görünüyor.