Ocak 09, 2019 17:05 Europe/Istanbul
  • İran basınından seçmeler

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Risalet gazetesi.

Risalet gazetesinde İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’nin Amerika’nın İran halkı karşısında hezimete uğradığı yönündeki beyanatının dünya medyasında geniş yankı bulması, Siyonist rejim askerlerinin Batı Şeria’da Filistin’li direnişçilere baskın düzenlemesi gibi haberlere yer verilirken, İttilaat gazetesinde Bahreyn gelişmelerine dair bir yazı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:

...***

Bahreyn’li siyasi aktivist Yunus İbrahim, Halife rejimi güvenlik güçlerinin son dönemlerde halka yönelik şiddet içerikli uygulamalarını arttırdığına dikkat çektiği açıklamasında, Al-ı Halife’nin Bahreyn halkının en ufak itirazına bile tahammül edemeyerek şiddete başvurduğunu kaydetti.

Bahreyn cezaevlerinin siyasi aktivistlerle dolup taştığına değinen İbrahim, Halife rejiminin Amerika ve Suud rejiminin desteğini alarak, kendi vatandaşlarını şiddetle bastırdığını belirtti.

Halife rejiminin Suud rejimi gibi Amerika ve Siyonist rejim çizgisinde hareket ettiğini kaydeden Bahreyn’li siyasi aktivist İbrahim, Bahreyn’de dünya camiasının gözleri önünde insan haklarının Halife rejimince ayaklar altına alınmasına rağmen, sözde uluslararası insan hakları savunuculuğu iddiasında bulunan batılı ülkelerden ses çıkmadığını belirtti.

Bahreyn’li siyasi aktivist açıklamasının devamında Halife rejiminin şiddete başvurarak, Bahreyn halkının haklı taleplerini bastıramayacağını söyledi.

...***

Cumhuri İslami gazetesinde Türkiye’li yetkililerin Amerika’nın Suriye politikasını eleştirmesi, Avusturya’nın İran ile imzalanan Bercam nükleer anlaşmasının korunması gerektiğini vurgulaması gibi haberlere yer verilirken, Cam-ı Cem gazetesinde Irak’lı siyasi analistin Amerika’nın bölgeye yönelik siyasetlerine dair değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Irak’lı siyasi analist Ahmet İshak, Amerika’nın bölgeye yönelik siyaetlerini değerlendirdiği açıklamasında, Washington’un  Suriye’den çekilme kararının, Amerika’nın Direniş cephesine karşı hezimeteinin açık göstergesi olduğunu kaydetti.

Amerika’nın bölgeye yönelik savaşçıl politikasının Amerika halkının sırtına yoğun maliyetler yüklemesinin dışında Washington yönetimi için herhangi bir getirisi olmadığı ve Amerika halkının Beyaz Saray’ın savaşçıl politikalarına karşı olduğunu kaydeden İshak, Washington’un bölgeye yönelik sömürgeci siyasetlerinde bozguna uğradığını belirtti.

IŞİD başta olmak üzere çeşitli terör gruplarının Amerika’dan beslendiğini kaydeden Irak’lı uzman, bu gerçeğe dolaylı olarak Amerika’lı yetkililerce itiraf edildiğini söyledi.

Gelinen noktada Direniş cephesinin teröristleri bozguna uğratarak, gücüne güç kattığını kaydeden İshak, söz konusu zaferlerin Siyonist İsrail elebaşlarının uykusunu kaçırdığını söyledi.

...***

Hemşehri gazetesinde İngiltere’nin İran’a yönelik casusluk faaliyetlerine dair İran’lı parlamenterin açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Habere kısaca şunları okuyoruz:

...***

İran’lı parlamenter Hüseyin Nakevi Hüseyni, İngiltere ile İran'daki casusluk faaliyetleri arasında bir bağ olduğunu ve İngilizlerin İran'daki casusluk davalarına sürekli itiraz etmelerinin bundan kaynaklandığını belirtti.

Casusluk suçlamasıyla 5 yıl hapis cezasına çarptırılan İngiltere-İran çifte vatandaşı Nazanin Zaghari ile ilgili kurulan mahkemede sanık ve avukatı tarafından savunmaların yapıldığını ve mahkemenin de casusluk hükmü verdiğini ifade eden Hüseyni, İran'da ne zaman casuslukla ilgili bir yargılama olsa İngilizlerin hemen feryat etmeye başladıklarını söyledi.

İngilizlerin casuslukla ilgili konularda seslerini bu kadar yükseltmelerinin İranlılar için soru işareti olduğunu savunan Hüseyni, bunun aynı zamanda İngiltere ile İran'daki casusluk faaliyetleri arasında nasıl bir bağ olduğunu da ortaya koyduğunu ve casusluk davalarına sürekli itiraz etmelerinin nedeninin de bu olduğunu kaydetti.

İngilitere dışişleri bakanı Hunt'ın "günahsız anne" nitelendirmesini de eleştiren Hüseyni, "Mahkemede kanunlar var ve insanlar yasalara göre hareket etmelidir. Eğer kanunlar çerçevesinde hareket etmezlerse cezalandırılırlar. Onun günahsız görmesi mahkeme kararını haksız çıkarmaz." değerlendirmesinde bulundu.