Ocak 30, 2021 04:46 Europe/Istanbul

Bu bölümde Golestan saray-müzesi ile tanışıp bu müzede bulunan değerli eşyalar ile tanışacağız.

Saray-müzeler ve tarihi eserler  geçmişten günümüze gelen eserler olup  sahiplerinin durumunu ve hayat tarzını gösteren  binalardırlar.  Aslında bu binalar tarihi anlatan eserlerdirler.  Kimi saray-müzelerde ise   duvarlar üzerinde asılan resimler, alçı işlemeleri, ahşap ve diğer güzel sanatlar eserleri de bulunmakta ve bu noktaları daha da cazip hale getirmektedir. Bu güzel mekanlardan biri de Tahran'ın eski mahallerinde bulunan Golestan Saray-Müzesidir.  

Golestan saray-müzesi  440 yıllık geçmişe sahip olup  Safeviler ve daha sonra da Gacarlar döneminde inşa edilmiş ve  uzun süre  Gacarlar kraliyet ailesinin ev sahipliğini yapmıştır.  Bu kadim kompleks  çınar ve selvi ağaçları ile doludur.  İran ve Avrupa mimarisi özellikleri sarayın her köşesinde göze çarpmaktadır.   Golestan saray müzesi   UNESCO kültürel miras listesine bile alınmıştır. 

Golestan Saray'ı  aslında  İran'ın mimari ve sanatının da merkezi sayılabilir.  Saray, müze, havuzhane ve görkemli salonlara sahip olan Golestan sarayın başlı başına bir tarih defteridir.  Golestan sarayının  her bölümünün farklı isimleri bulunmaktadır.  Marmar Tahtı, Şemsül İmare Konutu, Kerimhani Halvetgahı, Minyatür Müzesi, Özel Müze, Özel Saray, Pırlanta Salonu, Fotoğrafçılık Müzesi, Rüzgar Kulesi Konutu, Elmas Konutu, Havuzhane Müzesi ve Etnografi Müzesi bu müzenin farklı bölümleri sayılırlar. 

Mermer Tahtı sahanlığı ise Golestan'ın  en eski  yapısıdır. Golestan'a girdiğinizde bu yapıt hemen cam işlemeleri ile  göz kamaştırmaktadır.   Tahtı Mermer olarak bilinen bu yapıt Gacar krallarının  halk ile özel durumlarda konuştuğu ve onları selamladığı bir alandadır.  Aslında bu kaç bin yıllık geçmişe sahip bir gelenektir.   Sahanlık alanında gösteriş yapan Mermer Tahtı 1806 yılında Fethalişah Gacar  talimatı üzerine yapıldı.  

Mermer Tahtı  İran'ın merkezinde bulunan Yezd kentinin en kaliteli  mermer taşlarından yapılmış ve İsfahan heykeltıraşları tarafından hazırlanmıştır.  Bu taht  Hz. Süleyman'ın cinler ve melekler tarafından taşınan tahtından esinlenerek yapılmıştır.  Tahtın  sahanlığın tavanından yüksekliği  yaklaşık bir metre kadardır ve  65 küçük ve büyük parçadan oluşmaktadır.   Dört taraftan ise  3 cin ve 6 melek veya insan tarafından  taşınmaktadır.  Tahta çıkan merdivenlerin karşıya bakan tarafında  ejderhalar ve ilk merdivenin iki yanında da aslan heykelleri bulunmaktadır. 

Sohbetimizin devamında Golestan saray müzesinin özel konutunu ele alacağız.  Bu saray-konutta  5 salon bulunmaktadır.  Selam, Ayna, Pırlanta, Fildişi ve Kap Kacak salonu bu alanı oluşturmaktadır. 

Selam salonu  bu bölümün en güzel salonlarından olup  en başından itibaren  müzenin kurulması amacı ile  yapılmıştı. Ancak  daha sonraları   kraliyet tahtının  eski müzeden  bu binaya  taşınması ve  misafirler ve yüksek rütbeli şahısların ağırlanması dolayısı ile  Selam salonu adı ile ün yaptı.   Amerika'nın İran'daki ilk  büyükelçisi  Benjamin ise Hicri Kameri 1300'lü  yıllarına ait İran ve İranlılar başlıklı kitabında  şöyle yazıyor: "... Nasıreddin Şah Gacar karliyet konutunun en seçkin bölümü  boyutu, görkemi ve büyüklüğü itibarı ile dünyada ileri gelen  salonlardan biri olan  Selam salonudur.  Duvarları ve  tavanı  alçı işlemeli olup  El Hamra sarayındaki alçı işlemelerini  aratmamaktadır.  Salonun tabanı ise  mozaik halindeki  güzel desenli  fayanslardan  yapılmıştır.  Salonun ortasında   her tarafı  altın levhalar ile kaplanan  büyük bir masa bulunmaktadır. Salonun iki tarafında   yine altınla kaplanan sandalyeler bulunmaktadır. 

 Bu bölümde bulunan bir başka salon da Kap Kacak Salonudur.  Avrupalı kralların Gacarlara hediye ettiği kimi hediyeler  de  Selam salonuna taşınmış ve özel tezgahlar içerisinde tutuluyor.  Bu müzede ise yer alan kap kaçaklar arasında   Rusya birinci Nikolay'ın  hediye ettiği Napoleon Bonapart ile savaşlara ait  çini takımı  yer alır.    Kraliçe Victoria'nın hediye ettiği mücevher takımı da bu salonda yer alır. 

Bu özel sarayın bir başka güzel ve tarihi bölümlerinden biri  Fotoğrafçılık müzesidir.  Nasıreddin Şah Gacar  fotoğrafçılığa büyük ilgi duyan krallardandı.   Kendisinin çektiği fotoğraflar onun el yazmalı notları ile  bu müzede tutulmaktadır.  Bu bölümdeki fotoğrafları, İngiltere kraliyet koleksiyonunun  ardından  ziyaretçilere keyif veren ikinci kompleksin bir parçası  olarak bilinmektedir.    Bu müze rüzgar konutunun bodrumunda bulunmaktadır. 

Rüzgar kulesi konutu isimini    Golestan sarayının üçüncü en eski yapısı olarak bilinen  yüksek rüzgar kulesinden almaktadır.  Bu konut   Fethalişah Gacar döneminde  İranlı mimarlar tarafından inşa edildi.  Rüzgar kulesi  gerçekte  kralların oturduğu kürsü binası olarak da sayılır.  Mimari açıdan  en uğrak  ve güzel noktalardan sayılır. Rüzgar Kulesi konutunda İran mimarisinin özellikleri açıkça göze çarpmaktadır. Bu konut,  iki yan oda, iki  vestibül ve bir de havuzhaneden  oluşmaktadır.  Her tarafı ise ayna, ahşap ve fayans işlemeleridir.  Bu konutta baş gösteren en önemli  olay ise  Muzaffereddin Şah Gacar'ın  1895 yılında bu konuttaki Tahtı Tavus tahtında taç giymesidir. 

Sohbetimizin devamında   Golestan saray müzesi ile tanışacağız.   Golestan sarayının en güzel binalarından biri de  Şemsülimare konutudur.  Geçmişte  başkentin sembolü olarak da bilinen bu bina  35 metre yüksekliği ile Tahran'ın en yüksek binalarından biri sayılırdı.  Bu bina Nasıreddin Şah Gacar döneminde inşa edildi.  Nasıreddin Şah  Avrupa ziyaretinin ardından  yüksek binalara hayranlık duymaya başlamış ve bu beş katlı güzel binanın inşa edilmesini emretmiştir.  Güzel alçı, ayna işlemeleri ve duvar resimleri ile  gözleri kamaştıran bu bina İran'da ilk metal bina olarak da ün salmıştı. Bu bina aynı biçimde yapılan  iki kuleye de sahiptir.  Fayans işlemeleri ve pencereleri ise  İran mimarisine uygun olup biraz da Batı mimarisinden esinlenerek yapılmıştır. 

Sarayın, müzeye dönüştüğü bir başka bölümü de havuzhanedir.  Bu bölüm de Nasıreddin Şah Gacar döneminde  onun Avrupa'ya yolculuğunun ardından  Golestan sarayının  Kuzey kısmında  Fildişi salonunun bodrum katında yapılmıştır.  Havuzhanenin Kuzey kısmında  bir fıskiye yer almıştır. Bu fıskiyenin suyunun bölgedeki kehrizlerden karşılandığı tahmin edilmektedir.  Bu mekan serin olduğu için  Gacar ve daha sonraları da Pehlevi krallarının eğlence mekanı olmuştur.  

Golestan sarayı  havuzhanesi   Gacarlar döneminde  Avrupa ve İran mimarisinin harmanlanması ile yapılmıştır.  Bu havuzhane  daha sonraki dönemlerde değiştirilip müzenin salonlarından birine dönüştürüldü.  Son yıllarda bu bölümde   eski havuzhaneye benzer daha küçük bir havuz yapıldı. Ayrıca  Avrupalı kralların  hediye ettiği eşyalar ve resim tablolarının sergilenmesi için  bir müze de  yapıldı.   Halihazırda  havuzhane alanı  Simon Van Goldbes ve İvan Ayvazovskiy gibi Avrupalı ressamlar ve İranlı resim ustalarının eserlerinin sergi alanına dönüştürülmüştür.