Şubat 15, 2021 08:22 Europe/Istanbul
  • İran'da Müze Seyahati-9

Bu bölümde Zücaciye ve Seramik müzesi ile ilgili konuşacağız.

Tahran'da bulunan zücaciye ve  seramik müzesine gitmeden önce  İran'ın önemli el sanatlarından sayılan  camcılık ve çömlekçilik sanatı ile tanışmaya çalışalım. İlk olarak çömlekçilik sanatından başlıyoruz. 

Çömlekçilik sanatı İran'da binlerce yıllık geçmişe sahiptir.  İran platosu   Batı Asya bölgesinde  çömlekçiliğin ortaya çıkışında önemli rol oynayan bölgelerden olmuştur.  Kimi arkeologlar ise  çömlekçiliğin ilk olarak İran'dan başladığını düşünüyorlar.  Bu da merkezi Elburz dağları Bahtiyari dağlık bölgesindeki bulgulardan  dolayıdır.   Bu bulguların geçmişinin  8 bin yıl kadar olduğu söylenmektedir.  İran platosundaki çömlekçiliğin bariz özelliği ise  kırmızımsı ve desenli çömleklerin yapılmasıdır.    Bu tür çömlekler  tamamen el yapımı olup  kil toprağı, kum pudrası, ve doğranan bitkiler ile  yapılmaktadır. 

 İran'da uzun bir geçmişe sahip olan sanatlardan biri de camcılık veya züccaciyecilik  sanatıdır. Bu sanatın geçmişi de  2 bin 500 yıl önceye dayanmaktadır.  İran'ın bu alandaki geçmişini gösteren  İran'ın Kuzey Batısı bölgesinde bulunan 2 bin 250 yıl önceye ait cam bir kolyedir.    Yunanların Milat öncesi 5'inci Yüzyıl tanınmış  yazarı,  Aristofanes,   yazdığı piyeslerden birinde   Ahameniş divanında bulunan kristal kaplara ve kupalara değinmiştir.   İran'ın çömlekçilik ve camcılık sanatlarını daha iyi tanımak için  Tahran  Zücaciye  ve Seramik müzesine uğrayacağız. 

İran zücaciye ve  seramik müzesi   isminden de anlaşılacağı üzere   cam ve çömlek ürünlerinin sergilendiği mekandır.   Bu farklı ve güzel müze  Tahran'ın 30 Tir caddesinde  bulunmaktadır. Zaten bu cadde bizzat Tahran'ın  güzel  caddelerindendir.  Bu müze özet olarak Seramik müzesi olarak tanınmaktadır.  Bu müze,   bugün kadar keşfedilen  eski ve yeni  cam ve çömlek eşyalarının sergilendiği mekandır. 

Zücaciye ve Seramik Müzesi binası da güzel ve görmeye değerdir.  Bu sekizgen  bina  İranlı siyasetçilerden  Kavam-üs Saltana'ya aittir. Bu siyasetçi binayı  yaşama ve çalışma mekanı olarak kullanmıştır.   Daha sonraları ise  bu ev Mısır ve Afganistan'ın  büyükelçiliği olarak kullanılmıştır.  Ancak nihayetinde Kavam Binası  1975 yılında  müzeye dönüştürülmek üzere satın alınmıştır.  Dört yıl sonra ise  müze resmen açılışı yapıldı.  Şimdi de Kavam bahçesi ve evi  İran milli mirası eserleri listesine alınmış ve İran kültür, el sanatları ve turizm  örgütü denetiminde faaliyet göstermektedir. 

Zücaciye ve seramik müzesi  90 yıl kadar geçmişi bulunmaktadır. Bina 7 bin metre karelik bahçenin ortasında yer alıyor.  Kavam binası, iki katlı olup  bin 40 metre  kare kadar temeli bulunmaktadır.   Binanın genel mimari  tarzı ise   19'uncu yüzyıl Avrupa ve İran mimarisinin sentezidir.     İlk kat Rus usulü görkemli  ahşap  köprüler ile ikinci kata bağlanmaktadır.  Bu binada   ahşap kapılar ve girişler yerine çift camlı pencereler kullanılmış ve böylece  binaya giren sıcaklık ve ışık ayarlanmaya çalışılıyor.    Bina,  tuğla işleme, alçı işleme, mine ve ahşap ve de ayna işleme ile süslenmiştir.    Eşsiz olan  bu müzenin  tezgahları ise   Avusturyalı mühendis Hans Hollein tarafından tasarlanmıştır.  Hans Hollein   tezgahların  tasarlanması için  Taht-ı Cemşid, Büyük Daryuş Sarayı ve Nakş-ı Rostem'deki  Zerdüşt Kabesinden esinlenmiştir. 

Zücaciye ve  seramik müzesinde  6 salon bulunmaktadır.  Bu müzenin     her bölümü  İran zücaciye ve çömlek sanatı tarihinin bir köşesini sergilemektedir.  Bu kompleks  İran'ın cam ve çömlek sanatının nadir örneklerini barındırmaktadır.  Bu müzede bulunan  yapım tarihleri  milat öncesi 4'üncü milenyuma dayanan çömlek kaplar ve  milat öncesi  birinci milenyum   cam eserler  dikkat çekmektedir.   Buna ilaveten   müzede  18'inci ve 19'uncu yüzyıla ait Avrupa cam eserleri de bulunmaktadır. 

 İlk kat, koridor, kristal salonu, mine salonu ve  pembe kılavuz salonundan oluşmaktadır.  İlk kat koridorunda     geçmişleri  birinci milenyuma dayanan  kil çömlekler ve Avrupa'da yapılan 18 ve 19'uncu yüzyıla ait   cam eşya sergilenmektedir.  Kristal salonunda ise  geçmişleri  birinci milenyuma dayanan, Ahamenişler, Sasaniler ve İslami başlangıç dönemlerine ait cam eserler bulunmaktadır.  Böylece müzeyi izleyenler  İran zücaciye ve camcılık sanatının gelişimini de açıkça görebilirler. 

Mine salonunda ise saydam ve buzlu camlı eşyalar, dekoratif nesneler ve eski kolonya şişeleri bulunmaktadır. Bu eserlerin bazılarının geçmişi  milat öncesi birinci ve ikinci milenyuma dayanmaktadır.  Bu salonda göze çarpan en eski eser ise  İran'ın Güney Batısındaki Çoğazenbil tapınağından bulunan  silindir biçimindeki camdır.   Bu eser milat öncesi ikinci milenyuma aittir.  Bu silindir camların pencereler ve dini ritüellerde kullanıldığı  söylenmektedir.  Bu cam borular farklı renklerle süslenmiş ve ışık aldıklarında  rengarenk bir ortam yaratmaktadır. 

 Tahran  zücaciye ve  seramik müzesi  İran'ın da en güzel müzelerinden biri sayılıyor.  Bu müzeyi ziyaret etmek unutulmaz bir hatıra demektir.  Müze binasının  ikinci katı, koridor, Sadef  salonu, yaldızlı eşyalar salonu, Lacivert 1 ve Lacivert 2 salonlarından oluşmaktadır. 

 Sadef salonu mimarisi  açık inci kabuğuna  benzemektedir. Bu salonda  Nişabur şehrinin 3'üncü ve 4'üncü yüzyıl  çömlekleri sergilenmektedir.  Bu salonda İslami döneme ait cam ve çömlek eserler ayrıca çağdaş sanatkarların eserleri bulunmaktadır.   Cam üzerinde yapılan resim sanatı  ise İslami dönem eserlerinde sık görülmektedir. 

 Yaldızlı eserler salonu ise Hicri Kameri 4'üncü ila  7'inci yüzyıl eserlerini kendinde barındırmaktadır.  Bu salonun eserlerinin çoğu, altın,  laciverttaş ve firuze taşı cinsinden olup  dualar, şiirler veya minyatürler gibi yazılıdır. 

  Lacivert 1 salonunda ise  turkuaz rengindeki  çömlek eserler bulunmaktadır. Bu eserlerin geçmişi    Hicri Kameri 6'ıncı ve 7'inci yüzyıla dayanmaktadır.   Eserlerin çoğu  ise siyah renkli desenler ve resimler ile süslenmiştir.  Çift katlı saksılar olarak bilinen eşsiz saksılar da bu bölümde bulunmaktadır.  Lacivert salonları  turkuaz renklerinden dolayı  böyle adlandırılmıştır. 

Lacivert 2 salonunda   geçmişi  11'inci ila  13'üncü yüzyıla dayanan  cam eserler bulunmaktadır. Safeviler döneminde   Şah Abbas Safevi   birçok züccaciye ve camcı hocasını  Venedik'ten İran'a davet edip  onların İranlı hocalara eğitim vermelerini istedi.   Gacarlar dönemine ait sırlı 7 renkli  çömlek levha ve de Firdevsi şehnamesinden  bir görüntü de bu salonda sergilenmektedir.