İran'da Müze Seyahati-9
Bu bölümde Zücaciye ve Seramik müzesi ile ilgili konuşacağız.
Tahran'da bulunan zücaciye ve seramik müzesine gitmeden önce İran'ın önemli el sanatlarından sayılan camcılık ve çömlekçilik sanatı ile tanışmaya çalışalım. İlk olarak çömlekçilik sanatından başlıyoruz.
Çömlekçilik sanatı İran'da binlerce yıllık geçmişe sahiptir. İran platosu Batı Asya bölgesinde çömlekçiliğin ortaya çıkışında önemli rol oynayan bölgelerden olmuştur. Kimi arkeologlar ise çömlekçiliğin ilk olarak İran'dan başladığını düşünüyorlar. Bu da merkezi Elburz dağları Bahtiyari dağlık bölgesindeki bulgulardan dolayıdır. Bu bulguların geçmişinin 8 bin yıl kadar olduğu söylenmektedir. İran platosundaki çömlekçiliğin bariz özelliği ise kırmızımsı ve desenli çömleklerin yapılmasıdır. Bu tür çömlekler tamamen el yapımı olup kil toprağı, kum pudrası, ve doğranan bitkiler ile yapılmaktadır.
İran'da uzun bir geçmişe sahip olan sanatlardan biri de camcılık veya züccaciyecilik sanatıdır. Bu sanatın geçmişi de 2 bin 500 yıl önceye dayanmaktadır. İran'ın bu alandaki geçmişini gösteren İran'ın Kuzey Batısı bölgesinde bulunan 2 bin 250 yıl önceye ait cam bir kolyedir. Yunanların Milat öncesi 5'inci Yüzyıl tanınmış yazarı, Aristofanes, yazdığı piyeslerden birinde Ahameniş divanında bulunan kristal kaplara ve kupalara değinmiştir. İran'ın çömlekçilik ve camcılık sanatlarını daha iyi tanımak için Tahran Zücaciye ve Seramik müzesine uğrayacağız.
İran zücaciye ve seramik müzesi isminden de anlaşılacağı üzere cam ve çömlek ürünlerinin sergilendiği mekandır. Bu farklı ve güzel müze Tahran'ın 30 Tir caddesinde bulunmaktadır. Zaten bu cadde bizzat Tahran'ın güzel caddelerindendir. Bu müze özet olarak Seramik müzesi olarak tanınmaktadır. Bu müze, bugün kadar keşfedilen eski ve yeni cam ve çömlek eşyalarının sergilendiği mekandır.

Zücaciye ve Seramik Müzesi binası da güzel ve görmeye değerdir. Bu sekizgen bina İranlı siyasetçilerden Kavam-üs Saltana'ya aittir. Bu siyasetçi binayı yaşama ve çalışma mekanı olarak kullanmıştır. Daha sonraları ise bu ev Mısır ve Afganistan'ın büyükelçiliği olarak kullanılmıştır. Ancak nihayetinde Kavam Binası 1975 yılında müzeye dönüştürülmek üzere satın alınmıştır. Dört yıl sonra ise müze resmen açılışı yapıldı. Şimdi de Kavam bahçesi ve evi İran milli mirası eserleri listesine alınmış ve İran kültür, el sanatları ve turizm örgütü denetiminde faaliyet göstermektedir.

Zücaciye ve seramik müzesi 90 yıl kadar geçmişi bulunmaktadır. Bina 7 bin metre karelik bahçenin ortasında yer alıyor. Kavam binası, iki katlı olup bin 40 metre kare kadar temeli bulunmaktadır. Binanın genel mimari tarzı ise 19'uncu yüzyıl Avrupa ve İran mimarisinin sentezidir. İlk kat Rus usulü görkemli ahşap köprüler ile ikinci kata bağlanmaktadır. Bu binada ahşap kapılar ve girişler yerine çift camlı pencereler kullanılmış ve böylece binaya giren sıcaklık ve ışık ayarlanmaya çalışılıyor. Bina, tuğla işleme, alçı işleme, mine ve ahşap ve de ayna işleme ile süslenmiştir. Eşsiz olan bu müzenin tezgahları ise Avusturyalı mühendis Hans Hollein tarafından tasarlanmıştır. Hans Hollein tezgahların tasarlanması için Taht-ı Cemşid, Büyük Daryuş Sarayı ve Nakş-ı Rostem'deki Zerdüşt Kabesinden esinlenmiştir.
Zücaciye ve seramik müzesinde 6 salon bulunmaktadır. Bu müzenin her bölümü İran zücaciye ve çömlek sanatı tarihinin bir köşesini sergilemektedir. Bu kompleks İran'ın cam ve çömlek sanatının nadir örneklerini barındırmaktadır. Bu müzede bulunan yapım tarihleri milat öncesi 4'üncü milenyuma dayanan çömlek kaplar ve milat öncesi birinci milenyum cam eserler dikkat çekmektedir. Buna ilaveten müzede 18'inci ve 19'uncu yüzyıla ait Avrupa cam eserleri de bulunmaktadır.
موزه آبگینه
İlk kat, koridor, kristal salonu, mine salonu ve pembe kılavuz salonundan oluşmaktadır. İlk kat koridorunda geçmişleri birinci milenyuma dayanan kil çömlekler ve Avrupa'da yapılan 18 ve 19'uncu yüzyıla ait cam eşya sergilenmektedir. Kristal salonunda ise geçmişleri birinci milenyuma dayanan, Ahamenişler, Sasaniler ve İslami başlangıç dönemlerine ait cam eserler bulunmaktadır. Böylece müzeyi izleyenler İran zücaciye ve camcılık sanatının gelişimini de açıkça görebilirler.
Mine salonunda ise saydam ve buzlu camlı eşyalar, dekoratif nesneler ve eski kolonya şişeleri bulunmaktadır. Bu eserlerin bazılarının geçmişi milat öncesi birinci ve ikinci milenyuma dayanmaktadır. Bu salonda göze çarpan en eski eser ise İran'ın Güney Batısındaki Çoğazenbil tapınağından bulunan silindir biçimindeki camdır. Bu eser milat öncesi ikinci milenyuma aittir. Bu silindir camların pencereler ve dini ritüellerde kullanıldığı söylenmektedir. Bu cam borular farklı renklerle süslenmiş ve ışık aldıklarında rengarenk bir ortam yaratmaktadır.
Tahran zücaciye ve seramik müzesi İran'ın da en güzel müzelerinden biri sayılıyor. Bu müzeyi ziyaret etmek unutulmaz bir hatıra demektir. Müze binasının ikinci katı, koridor, Sadef salonu, yaldızlı eşyalar salonu, Lacivert 1 ve Lacivert 2 salonlarından oluşmaktadır.
Sadef salonu mimarisi açık inci kabuğuna benzemektedir. Bu salonda Nişabur şehrinin 3'üncü ve 4'üncü yüzyıl çömlekleri sergilenmektedir. Bu salonda İslami döneme ait cam ve çömlek eserler ayrıca çağdaş sanatkarların eserleri bulunmaktadır. Cam üzerinde yapılan resim sanatı ise İslami dönem eserlerinde sık görülmektedir.
Yaldızlı eserler salonu ise Hicri Kameri 4'üncü ila 7'inci yüzyıl eserlerini kendinde barındırmaktadır. Bu salonun eserlerinin çoğu, altın, laciverttaş ve firuze taşı cinsinden olup dualar, şiirler veya minyatürler gibi yazılıdır.
Lacivert 1 salonunda ise turkuaz rengindeki çömlek eserler bulunmaktadır. Bu eserlerin geçmişi Hicri Kameri 6'ıncı ve 7'inci yüzyıla dayanmaktadır. Eserlerin çoğu ise siyah renkli desenler ve resimler ile süslenmiştir. Çift katlı saksılar olarak bilinen eşsiz saksılar da bu bölümde bulunmaktadır. Lacivert salonları turkuaz renklerinden dolayı böyle adlandırılmıştır.

Lacivert 2 salonunda geçmişi 11'inci ila 13'üncü yüzyıla dayanan cam eserler bulunmaktadır. Safeviler döneminde Şah Abbas Safevi birçok züccaciye ve camcı hocasını Venedik'ten İran'a davet edip onların İranlı hocalara eğitim vermelerini istedi. Gacarlar dönemine ait sırlı 7 renkli çömlek levha ve de Firdevsi şehnamesinden bir görüntü de bu salonda sergilenmektedir.