İran'da Müze Seyahati-12
Bu bölümde Tahran'daki Saadabad tarihi kompleksine uğrayacağız.
İran'ın başkenti Tahran'da birçok müze vardır. Bu müzeler ilk baştan beri tarihi eserler, özel ve kamu eserlerinin sergilenmesi amacı ile inşa edilmiştir. Ancak bu tür müzelerin yanı sıra başkent Tahran'da zaman içerisinde kullanım şekilleri değişen tarihi mekanlar da vardır. Bu binalar ve mekanlar da halkın hizmetine sunulmuştur. Bu tür mekanlar arasında özellikle de kraliyet saraylarından söz edilebilir. Bu tür saraylar bir müze olarak tarihi eserleri sergilemelerinin yanı sıra tarihin de anlatıcısı olarak görev yapıyorlar. Bu saray müzelerden biri de Tahran'ın Saadabad Tarihi Kompleksidir.
Bu tarihi kompleks Tahran'ın Kuzeyinde Elborz sıradağının eteğinde, yemyeşil ve çok hoş iklimli bir bölgede bulunmaktadır. 80 hektarlık bir alanda bulunan bu kompleks, en başından bu kadar geniş bir alana yayılmamıştı. Bu kompleksin bazı bölümleri, Kaçar krallığı döneminde yaylak ve yazlık alan olarak inşa edilmiştir. Pehlevi kralı Reza Şah'ın 1921 yılında savaş bakanı olarak göreve gelmesi ile bu mekan onun ikametgahı olarak ayrılmıştır.
Reza Şah Pehlevi savaş bakanlığı yıllarında ve daha sonra başbakan ve kral olduğunda da bu sarayda kalmaya devam etmiştir. Yıllar içerisinde etraf binaları satın almış ve hepsini birleştirip saraylarını da arttırmış ve mevcut kompleksi oluşturmuştur. Halihazırda Saadabad kompleksinin 18 sarayı vardır. Bunların çoğu ise müze olarak kullanılmakta ve halkın görmesi için açık tutulmaktadır.
Güzel ve tarihi Saadabad kompleksine ayak basmak istiyoruz. Sohbetimizin başında da söylediğimiz gibi Saadabad kompleksinde 18 kadar saray bulunmaktadır. Bunlar arasında Ahmed Şahi köşkü, Yeşil Saray, Beyaz Saray, Siyah Saray, Şems Sarayı, Kerbas Sarayı, Mutfak Konağı ve başkalarına değinmek mümkün. Halihazırda bu kompleksin birçok binası müze olarak hizmet vermektedir. Buna ilaveten bir kaç bina da farklı ülkelerin makamlarını karşılamak üzere kullanılmaktadır. Bu çerçevede en üst düzey resmi karşılamaların da bu komplekste yapıldığı söylenmelidir.
Saadabad kompleksinin en güzel saraylarından biri de Yeşil Müze Sarayı'dır. Bu müzenin binası ilk olarak Kaçarlar döneminin tanınmış emlakçısı Mirza Cafer Han Mimarbaşı tarafından 1928 yılında restore edilmiştir. Bu bina ise Reza Şah Pehlevi'nin yazlık sarayı olarak kullanıldı. Bu sarayın dış cephesinde çok güzel Zencan maden ocaklarından getirilen yeşil taşlar kullanılmıştır. Buna ilaveten malzemeler arsında kurşun da binanın daha da sağlamlaştırılması için kullanılmıştır. Yeşil Saray iki katlı 1203 metre karelik bir alana sahip binadır. Bu güzel sarayda ayna işlemeler, alçı işleme, taş işleme ve hatem sanatına rastlamak mümkün.
Bu sarayda çeşitli salonlar bulunmaktadır. Bu sarayın en güzel bölümlerinden biri, duvarları çok güzel aynalarla süslenmiş "Aynalı Salon" dur. Salonun zemini Abdülmuhammed Amuoğlu imzalı 70 metrelik güzel bir Meşhed halısı ile kaplanmıştır. Ayrıca Aynalar Salonu'nda Kaçar dönemine ait Fransız güzel kanaviçe, çapraz dikişli kanepe ve salonun orta sehpası bulunmaktadır. Bu eserler 18'inci yüzyıla aitler. Genel olarak bu saray, Saadabad saraylarının mücevheri olarak görülmelidir.
Bu kompleksteki bir diğer güzel saray da, şu anda "Kraliyet Giyim Müzesi" olarak kullanılan "Şems Sarayı"dır. Bu saray, 1939 yılında iki katlı ve bir bodrum katı halinde inşa edilmiş ve Reza Şah'ın kızının ikametgahı olarak kullanılan bir binadır. Şems Sarayı, Saad Abad kompleksinin kuzeyinde yer almaktadır ve mimarisi, İran ve Avrupa mimarisinin bir birleşimidir. Bu bina, 1963 yılından beri değerli eşya ve mutfak nesnelerinin saklandığı bir yer olarak kullanılmaktadır. İslam Devrimi'nin zaferinden sonra bu bina bir antropolojik müze olarak kabul gördü, ancak birkaç yıl sonra bu saray yeni faaliyetine "Kraliyet Kıyafetleri Müzesi" olarak başladı.
Bu sarayın her bölümünde Kaçar ve Pehlevi dönemlerindeki kraliyet kıyafetlerinin tarihinin bir kısmının sergilendiği çeşitli salonlar bulunmaktadır. Salonlarından birinde, Batı modelini takip ederek İran'da popüler hale gelen Pehlevi şapkası, Şapu şapkası ve takım elbise gibi ilk Pehlevi döneminin kıyafetlerini görebilirsiniz. Bu sarayın başka bir bölümünde ikinci Pehlevi ailesinin kıyafetleri sergilenmekte ve bunlarla ilgili bazı dekoratif objeler de müzenin köşelerinde sergilenmektedir.

İran'ın önde gelen ressamlarından Hoseyn Behzad'ın resimlerini görmek için Tahran'daki Saad Abad koleksiyonundaki "Kerbas Sarayı"nı ziyaret etmelisiniz. Kaçar hanedanlığından sonra uzun yıllar Pehlevi hanedanının dinlenme ve eğlenme yeri olan Sarayı, 1994 yılından itibaren Behzad'ın eserlerinin sergilendiği bir müze olarak kabul ediliyor. Müzede bu ünlü sanatçının en güzel eserlerinin sergilendiği 5 salon bulunuyor. Usta ressam Hoseyn Behzad, eserleri dünyaca ünlü bir ressamdır. Bu sanatçının eserleri arasında Tag Kesra, Firdevsi ve Şehname kahramanları ile İbn Sina'nın hasta yatağındaki resminden bahsedebiliriz. Bu sanatçının toplam 289 eseri Kerbaş Sarayı'nda sergilenmektedir.
Omidvar Kardeşler Müzesi, bu kompleksin güzel bölümlerinden biridir. Bu müzenin binası Kaçar dönemine aittir ve geçmişte sürücüler ve faytoncular için dinlenme yeri olarak kullanılmıştır. Bina, kırmızı tuğlalı cepheye sahip ve güzel sıva ile dekore edilmiş 4 odadan oluşmaktadır. Bu bina 2002 yılında çağdaş İranlı gezginler Omidvar Kardeşler onuruna müzeye dönüştürüldü.
Omidvar kardeşler, İsa ve Abdullah adında iki kardeştir. İsa Omidvar 1929'da ve Abdullah 1932'de Tahran'da doğdu. Seyahat etmeyi seven umut dolu kardeşler ülkeleri tek tek inceledikten ve haklarında bilgi topladıktan üç yıl sonra, yolculuğuna 1954'te büyük bir tutku ve sevgiyle başladılar. Dünyanın farklı yerlerine seyahat etme başarılarına ilişkin sergiler düzenleyerek, dünyaca ünlü yayınlar için makaleler yazıp dünyanın en büyük üniversitelerinde konferanslar vererek seyahat masraflarını karşıladılar.
Yolculuklarının ilk yedi yılında, İsa ve Abdullah, babaları tarafından kendilerine satın alınan iki motosikletleri ile dört kıtayı gezdiler ve son üç yıllarını da Fransa'dan Citroën tarafından bağışlanan bir araba ile yolculuk yaptılar. Beş kıtada doksan dokuz ülkeye yaptıkları 10 yıllık yolculuk, dünyanın dört bir yanından binlerce fotoğraf, film, el işi ve çok sayıda makale ve bilimsel araştırmanın toplanması ile sonuçlandı. Müzede, ikisi Omidvar Kardeşler tarafından bağışlanan eserlerin sergilendiği üç galeri bulunuyor. Üçüncü galeri, iki kardeşin çektiği gezi filmi ve slaytların gösterildiği film gösterim odasıdır.