Haziran 02, 2021 08:38 Europe/Istanbul
  • Türkiye'den köşe yazarları

Karar: Babacan'dan Erdoğan'a faiz tepkisi: Kendini Merkez'e başkan ata

Yeniasya:

Bir milyon üniversiteli işsiz

Yeniçağ:

128 Milyar dolar nerede? Cumhurbaşkanı Erdoğan yanıt verdi

Şimdi ise hafta içi köşe yazıları:

...***

Erdal Sağlam 1 Haziran tarihli Cumhuriyet gazetesinde, "Yüksek ama istikrarsız büyüme"başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.

" Türkiye ekonomisi 2021’in birinci çeyreğinde beklentilerin üzerinde büyüdü. Naci Ağbal döneminde sağlanan “görece istikrar iklimi”nin büyümeye büyük katkı verdiği gözlenirken, çeyrekler itibarıyla büyüme rakamlarının istikrarsız seyrinin ise iyice belirginleştiği görülüyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye ekonomisi ilk çeyrekte yıllık bazda yüzde 7, çeyreklik bazda yüzde 1.7 büyüdü."diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor: 

...***

Türkiye’deki büyüme rakamlarının inişli çıkışlı bir trend izlemesinin nedeni politikacıların büyüme hırsının hep önde olması, sürekli “bir gaz-bir fren” yapmalarıdır. Bu aynı zamanda planlı, kurumsal yönü ağır basan bir ekonomi yönetimi eksikliğinin ispatıdır. Pandemide olduğu gibi olağanüstü koşullar, bu trendleri besliyor ama Türkiye’de olağan koşullarda de bu trend gözüküyor.

Kötü yönetim nedeniyle istikrarsız büyümeye bir başka örnek de rakamların dolar kurunda değişimi ve bu bazda değişimlerde göze çarpıyor. Maliye-ekonomi sosyal medya hesabına göre 2019’da gayri safi yurtiçi hasıla ortalama 5.36 TL’lik dolar kuruyla 1. çeyrekte 172.4 milyar dolar, 2020’de kur 6.08 TL’ye çıkmış, toplam rakam 176.6 milyar dolar olmuş. 2021 birinci çeyrekte ise ortalama dolar kuru 7.37 TL, toplam 188 milyar dolar. TL bazında ise 2019’da 925.3 milyar TL’lik rakam 2021’de 1 trilyon 386.3 milyar TL’ye çıkmış, yani TL bazında yüksek, dolar bazında çok daha düşük bir büyüme rakamı.

Kısacası; kurlar ve nüfus artışı hesaba katıldığında aslında yerimizde saymışız.

İş çevreleri bu yılın ilk çeyreğindeki rakamları memnuniyetle karşıladı. Hazine ve Maliye Bakanı Lütfü Elvan da büyümenin yüzde 56’sının dış talep ve yatırımlardan gelmesinin kaliteli büyüme için önemli olduğunu, büyümenin finansmanına ağırlık vereceklerini kaydetti. 

Asıl sorun zaten büyümenin finansmanında odaklanıyor. 1. çeyrekte sağlanan büyüme rakamlarında hâlâ iç talep ve tüketimin büyük etkisi açıkça gözüküyor. Bunun en büyük nedeni ise Bakan Albayrak döneminde, geçen yılın ikinci yarısında verilen, maliyetinin altında ucuz kredilerdi. Bu kredilerin iç talebi patlattığı, bunun yatırımlara yansıdığı, makine teçhizat yatırım talebini artırdığı kesin. Bu borçları artıran, geleceği ipotek altına alan kredi patlaması sonucunda da beklentilerin üzerinde bir büyüme rakamı yakalandı.

İyi ama ne pahasına yapıldığını şimdi kimse konuşmak istemiyor. Ucuz kredi furyası ardından 2020 Kasım ayında kurların patlaması üzerine ekonomi yönetiminin değiştirilmek zorunda kalındığını, 128 milyar dolarlık döviz rezervlerinin eritildiğini ve şimdi ekonominin çok daha kırılgan, savunmasız bir ekonomi haline geldiğini konuşmaktan kaçınıyorlar.

...***

Mehmet Ali Verçin 1 Haziran tarihli Karar gazetesinde, " Sanayisizleşme ve rekabetçi kur"başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.

" Rekabetçi kur politikalarının ihracat artışını desteklediği bilinen bir olgudur. İhracatçılar fiyat rekabetinden dolayı pazar kaybettikleri durumlarda veya ihracatı artırmaya çalıştıklarında, fiyat tutturmak için, milli paranın değerinin düşürülmesini talep ederler. Bu düşüncenin temelinde, basitçe, aynı kalite ve niteliklere sahip iki maldan ucuz olanın tercih edileceği varsayımı yatar. Tarihi ve güncel veriler rekabetçi kurun, pek çok ülkede, kesinlikle işe yaradığını gösteriyor."diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor:

...***

Günümüzde de devletlerin en rahatsız olduğu olgu milli paranın aşırı değerlenmesidir, tersinden söylersek, rakiplerinin rekabetçi kura sahip olmasıdır. Ülkeler ihracatlarını korumak için uyarılar yapar, suçlar hatta tehdit ederler.

Amerika, parasının değerini düşürerek rekabetçi kur avantajı elde etmeye çalışan ülkeleri “kur manipülatörü” ilan edip alenen tehdit etmektedir.

TCMB’nin yayınladığı Reel Efektif Döviz Kuru (REDK), kurun ne kadar rekabetçi olduğunu gösteren en temel veridir.

REDK’na göre TL, 2016’nın Ekim ayında tam değerindeymiş, yani ne ucuz ne pahalı.

Ekim 2016’da 100 olan bu veri, Nisan 2021’de 62,29’a düşmüş.

Örnek: Eğer bu endeks sadece doları kapsasaydı ve TL tam değerinde olsaydı, bir doların bugünkü değeri 5,30 TL olacaktı, hâlbuki bugün 8,50 TL.

Yani rekabetçi kur zirvelerin zirvesinde.

Türkiye bu rekabetçi kurdan niçin yeterince yararlanamıyor, irdeleyelim.

Türkiyenin GSYH’sının son beş yıllık ortalaması yaklaşık olarak 790 milyar dolardır.

Türkiye imalat sanayinin GSYH’daki payı da %19’la yaklaşık 150 milyar dolardır.

Yani Türkiye imalat sanayii, yıllık, 150 milyar dolar civarında katma değeri olan bir üretim yapabilmektedir.

Türkiye’nin yıllık 222 milyar dolar da ithalatı var. İthalatın yaklaşık, 25 milyar doları tüketim, 32 milyar doları yatırım ve 165 milyar doları da ara mallardan oluşmaktadır.

İthal edilen 165 milyar dolarlık ara mallar sanayimiz tarafından işlenerek, ya içeride tüketilmek üzere ya da ihraç edilmek üzere, ara mal veya mamul mala dönüştürülmektedir.

Türkiye her yıl, imalat sanayinin ürettiği sanayi ürünlerinin yaklaşık 160 milyar dolarlık kısmını ihraç etmekte ve 155 milyar dolarlık kısmını da iç pazarda tüketmektedir.

...***

Esfender Korkmaz 1 Haziran tarihli Yeniçağ gazetesinde, " Büyüme ve cari açık çıkmazı"başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.

"2021 yılı birinci çeyrek (Ocak-Şubat-Mart) Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'da (GSYH) büyüme oranı yüzde 7.0 oldu. Ortalama nüfus artış hızı binde 5,5 olduğuna göre; Fert Başına GSYH'da büyüme yüzde 6,4 oldu. Dolar olarak ilk çeyrek global GSYH 188,65 Dolar ve Yıllık GYSH 728,5 dolar oldu. Genel trend dünyada 2020 daralmanın arkasından 2021'de büyümenin devam edeceği yönündedir. Mamafih 2021 ilk çeyrekte Çin yüzde 18,3 ve ABD ise yüzde 6,4 oranında büyümüştür."diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor:

...***

İlk çeyrek büyümeyi, tüketim harcamaları, yatırım harcamaları ve ihracat pozitif etkilemiştir. Hane halkı tüketim harcamalarında artış yüzde 7,4, yatırımlarda artış 11,4 ve ihracatta artış yüzde 3,3 olmuştur.

Birinci çeyrek sanayi sektöründe büyüme 11,7 oldu. Sanayi sektöründe büyüme ile birlikte istihdamın artması gerekiyordu. Ama aynı çeyrekte istihdamda bir artış olmadı. Bunun nedeni, üretimde ithal girdi payının yüksek olmasıdır. İthal girdi payı yüksek olduğu için, üretim artışı daha düşük istihdam artışı yaratıyor. 

İnşaat sektöründe büyüme daha düşük kaldı ve yüzde 2,8 oldu. Nedeni siyasi iktidar inşaat sektörünü rant alanı olarak kullanmasıdır. Sektörün piyasa ile ilgisi kesildi. Sektörde büyüme trendi piyasa arz ve talebine göre değil, siyasi iktidarın popülizm politikalarına ve günlük kararlarına göre değişiyor. Söz gelimi, iktidar TOKİ'nin konut stoklarını eritmek için veya seçim arifesinde, kamu bankalarını enflasyonun altında konut kredisi vermeye zorluyor. Bu nedenle inşaat sektöründe büyüme aşırı zikzaklı bir trendde oluyor.

Türkiye'de büyüme sürdürülemez... Zira cari açıkla büyüyoruz.

2021 ilk çeyrek cari açık 7,769 milyar dolar oldu. Böyle giderse 2021 yıllık cari açık 31 milyar dolar olur. Cari açığın nedeni, yukarıda söylediğim gibi, üretimde ithal girdi payının yüksek olmasıdır. Büyüme ithalatı da artırıyor. Büyümenin, istikrarsız, zikzaklı ve sürdürülemez olmasının bir nedeni de, plansız programsız, günübirlik ve popülist uygulamalardır. Günübirlik ve popülist uygulamalar, kaynak kullanımında etkinliği önler. Oysa ki sürdürülebilir büyümenin ilk şartı, ekonomide kaynakları etkin kullanmaktır. Bunun içindir ki Türkiye istikrarsız, zikzaklı büyüyor.

...***

Değerli dinleyiciler programımızın sonunda  Parstoday Türkçe servisi yayınlarını cep telefonlarınızdan da takip edebileceğinizi hatırlatalım.Bu bağlamda Aplikasyon cep telefonları aracılığı ile Parstoday Türkçe yayınlarını canlı olarak veya arşivden istediğiniz zaman ve istediğiniz yerde dinleme imkânına sahipsiniz. Bu amaçla Parstoday, kendi yayınlarını dinlemeniz için sizlerden her hangi bir ücret talep etmemekte. Sadece “Mobile Data” sistemini kullanmanız durumunda internet bağlantısı sağlamanız için kendi cep telefonlarınıza uygun internet paketleri ücretlerini ödemeniz yeterlidir. Şimdilik hoşça kalın.012