İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.
Keyhan gazetesinde Amerika’da bu devletin acımasız kölelik tarihine ışık tutan ve 1600 ila 1800 yıllarına ait olduğu belirtilen 2 bini aşkın belgenin ortaya çıkması, Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova'nın, Bercam nükleer anlaşmasının hiç bir makul alternatifi olmadığını vurgulaması gibi haberlere yer verilirken, Kudüs gazetesinde ABD'nin Suriye'nin zenginliklerini çalmaya devam ettiğine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Uluslararası terör devleti ABD, Suriye’nin zenginliklerini çalmaya devam ediyor.
Süveydiye köyünden yerel kaynaklar SANA muhabirine, buğday ve petrol yüklü 45 kamyon ve tankerden oluşan bir konvoyun, Rameylan bölgesinden yasadışı el-Velid geçidinden kuzey Irak’a doğru kaçırdığını belirtti.
Kaynaklar, işgal güçlerinin aynı geçitten getirdiği teçhizat ve lojistik malzeme yüklü 27 kamyondan oluşan bir konvoyun, buradaki güçlerini desteklemek için Rameylan bölgesine yöneldiğine dikkat çekti.
Suriye'nin kuzeyinde ve doğusunda uzun süredir yasa dışı olarak bulunan ABD'li işgalciler ve bağlantılı terör unsurları, ülkenin petrol ve buğday kaynaklarını yağmalamanın yanı sıra Suriye halkı ve güçlerine karşı da saldırılarda bulunuyorlar.
...***
Cumhuri İslami gazetesinde Rusya federal güvenlik servisinin, tekfirci IŞİD terör örgütünün uyuyan hücrelerinin Moskova ve iki bölgede daha bir dizi terör saldırısı planlarını etkisiz hale getirdiklerini açıklaması, Irak ortak operasyon komutanlığının, ülkenin elektrik şebekesini tekfirci IŞİD terör örgütünün sabotajlarına karşı korumak üzere özel ortak birlik kurduklarını açıklaması gibi haberlere yer verilirken, Cevan gazetesinde Bercam nükleer anlaşmasıyla ilgili bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
İslami Şura Meclisi Milli Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi Ebulfazl Amui, İran İslam Cumhuriyeti Bercam nükleer anlaşmasının 26 ve 36. maddeleri ve BMGK’nın 2231 sayılı kararnamesine göre hareket ettiğini, ancak Amerika azami baskı politikasından el çekmek istemediğini belirtti.
BM güvenlik konseyinin 2231 sayılı kararnamenin uygulanması ve ABD ile İran İslam Cumhuriyeti’nin bu anlaşmaya geri dönmeleri ve Tahran’a dayatılan yaptırımların kaldırılması ile ilgili düzenlediği son oturumuna temas eden Amui, kararnamenin eksik uygulanmasının asıl sebeplerinden biri Amerika’nın illegal uygulamaları olduğunu belirtti.
Amui şöyle dedi:
İran İslam Cumhuriyeti hala bu kararnameye bağlı kalmış ve uygulamaları da Bercam nükleer anlaşmasının 26 ve 36. maddeleri ve BMGK’nın 2231 sayılı kararnamesine uygundur. İran bu bağlamda 4+1 grubu ile Viyana’da müzakere etmeyi ve ABD’nin nükleer anlaşmaya geri dönme şartlarını belirlemeyi kabul etti; ancak Amerika şu ana kadar azami baskı politikasından vazgeçmek istemediğini ortaya koydu.
İslami Şura Meclisi Milli Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi Amui açıklamasının devamında şöyle dedi:
Gerçi Amerikalı yetkililer bile azami baskı politikası başarısız olduğunu itiraf etti, fakat Amerika yönetimi dayattığı yaptırımlar gibi bu politikayı da sürdürüyor. Buna göre de İran 2231 sayılı kararnameye bağlı kalarak asıl karşı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve bu yükümlülüklere bağlı kalmadığını göstermiş oldu.
...***
Hemşehri gazetesinde Uluslararası Kızılhaç başkanının Yemen uyarısını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Uluslararası Kızılhaç Başkanı Peter Maurer Yemen’in başkenti Sana’ya yaptığı ziyaretin ardından dünyanın nüfuz sahibi olan liderlerinden Yemen savaşını sonlandırmaya çalışmalarını istedi.
Yemen’in başkenti Sana’ya bir ziyaret gerçekleştiren Uluslararası Kızılhaç Başkanı Maurer bir basın konferansı düzenledi.
Maurer basın konferansında, Yemen milletinin zaruri ihtiyaçları ile yapılan insani yardımların arasında derin mesafe bulunduğunu, bu mesafe gittikçe de arttığını belirtti.
Yemen’de sağlık sektörünün yarısı çalışmaz durumda olduğunu belirten Maurer, Kızılhaç 50 bölgede yaralılara yardım ulaştırmakla uğraştığını, dünyada nüfuz sahibi olan herkesten Yemen savaşına ve Yemen milletinin acılarına son vermek üzere çaba harcamalarını istediğini vurguladı.