Ağustos 04, 2021 13:07 Europe/Istanbul
  • İran basınından seçmeler

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Risalet gazetesi.

Risalet gazetesinde İran'ın yeni cumhurbaşkanı Ayetullah Seyit İbrahim Reisi'nin göreve başlama töreninin dünya basınında geniş yankı bulması, Siyonist rejim askerlerinin Batı Şeria'da Filistin'li direnişçilere baskın düzenlemesi gibi haberlere yer verilirken, Keyhan gazetesinde ABD ve Siyonist rejimin İran'a yönelik maceracılığına karşı "İran Araştırmaları" Merkezi direktörü Muhammed Sadık Sadıkiyan'ın değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

"İran Araştırmaları" Merkezi direktörü Muhammed Sadık Sadıkiyan, ABD ve siyonist rejimi uyararak şöyle dedi: İran'ın tehditlere yanıt verme yeteneğini test etmeyin. 

 Sadıkiyan el-Meyadin'e yaptığı açıklamada Umman deniz sahasında siyonist gemi "Mercer Street" gemisi konusunda yaşanan olayla ilgili olarak siyonist rejim, İngiltere ve ABD tarafından yapılan tehditler hakkında şöyle dedi: Bence Siyonist İsrail ve ABD, İran'ın hangi yetenek ve güce sahip olduğunu çok iyi biliyor. İran'ın tepkisini test etmemeleri gerektiğini düşünüyorum. İran, Hürmüz Boğazı, Umman Denizi ve kuzey Hint Okyanusu üzerinde tam kontrole sahip. Dolayısıyla bu bölgede İran'ın hakimiyetini ve gücünü test etmek isteyen ya da böyle düşünen herkes son derece saftır.

Sadıkiyan, açıklamasını şöyle sürdürdü: İran'ın Umman Denizi'nde birçok seçeneği var. İran'ın eli boş değil. Hürmüz Boğazı önemli bir boğazdır. Boğazın kapatılması da bir seçenektir.  İran, kırk yıldır İsrail'in hedefi. Çeşitli nedenlerle, bu rejim her zaman ABD'yi İran'la savaşa götürmeye çalıştı. İsrail tek başına, ABD'nin yardımı olmadan İran içindeki hedeflere saldırmak için yeterli imkana sahip değil. Lübnan'da da gördüğümüz şey bu. 

...***

İttilaat gazetesinde Yemen'li mücahitlerin mütecaviz Suudi savaş ittifakına ağır darbe vurması, ABD'nin İran'a yönelik düşmanca politikalarını sürdürmesi gibi haberlere yer verilirken, Horasan gazetesinde Suudi Arabistan yetkililerinin bu ülkede yoksulluk krizini gizlemeye çalıştığına dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Amerika’nın bir uluslararası düşünce kuruluşu, Suudi yetkililerin zenginliği ve yolsuzluğun yayılması göz önüne alındığında Suudi Arabistan'da büyüyen yoksulluk krizini gizlemeye çalıştıklarını söyledi.

Amerika’nın Quincy düşünce kuruluşu raporunda şunları yazdı: Suudi vatandaşları arasında yoksulluk artıyor, ancak bu durum hala kraliyet ailesinin zenginliğinin arkasına saklanıyor. Dünya Bankası'na göre, Suudi Arabistan yakında yaygın bir yoksullukla karşı karşıya kalacak ve Suudi Arabistan yoksullukla mücadelede gelir eşitsizliği açısından dünyanın en kötü ülkelerinden biridir.

Bu kuruluşun raporuna göre, Suudi Arabistan'daki emeklilik sistemi iflasın eşiğinde ve Riyad emeklilik yaşını yükseltmeyi ve halkın katılımını artırmayı düşünüyor.

Bu kuruluş, Suudi aktivist ve Arap Dünyası Demokratik Örgütü'nün liderlerinden biri olan Abdullah el-Avda'dan naklen, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın hükümetinin değişmesine değindi ve şunları söyledi: Şu anda gördüğümüz şey, Suudi Arabistan'ın uzun süredir istikrarını sağlayan tüm unsurlarının  yok edilmesidir. 

...***

Hemşehri gazetesinde ABD ve İngiltere’nin İran’ı suçlamalarının çelişkili olduğu yönünde Rus diplomatın değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Rus diplomat Mihail Ulyanov, Amerika ve İngiltere’nin İran’ı Siyonist İsrail’e ait petrol tankerine yapılan saldırıdan sorumlu tuttukları açıklamaları çelişkili olduğu vurguladı.

Twitter hesabında Amerika ve İngiltere’nin İran’ı bu saldırı hakkında suçlamalarına tepki gösteren Rusya’nın Viyana’daki uluslararası kurum ve kuruluşlarda temsilcisi Ulyanov, açıklamaları çelişkili bulduğunu yazdı.

Rus diplomat "Acaba ABD ve İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nın Mercer Street gemisine düzenlenen saldırı ile ilgili bildirilerinde çelişkileri fark ettiniz mi?” ifadesini kullandı. Ulyanov, "Amerika biz bu saldırıyı İran’ın yaptığından eminiz, ifadesini kullanırken, İngiltere daha temkinli bir açıklama yaparak, büyük ihtimalle İran yapımı olabilir, ifadesini kullandı. Acaba bu olayın perde arkasında ne var?" diye ekledi.