İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Risalet gazetesi.
Risalet gazetesinde Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell'in de korsan İsrail, İngiltere ve Amerika’nın İran’ı suçlama kervanına katılması, İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu Başkomutanı General Hüseyin Selami'nin, Amerika’nın uluslararası arenada zevalinin önemli bir bölümü Irak’ta meydana geldiğini vurgulaması gibi haberlere yer verilirken, Kudüs gazetesinde İran İslam Cumhuriyeti dış ilişkiler stratejik konseyi Başkanı Seyyid Kemal Harrazi'nin Filistin gelişmeleriyle ilgili değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Tahran’da Filistin İslami Cihat Hareketi Genel Sekreteri Ziyad Nahhale ile görüşen İran İslam Cumhuriyeti dış ilişkiler stratejik konseyi Başkanı Seyyid Kemal Harrazi şu ifadeleri kullandı:
12 gün süren Kudüs Kılıcı savaşında kazanılan savaş, Filistin direnişinde yeni bir hareketin başlangıcı olduğu gibi, hürriyet isteyen insanların direniş cephesine desteğini de beraberinde getirdi.
Harrazi şöyle ekledi:
Küresel zorba güçler çeşitli yöntemlerle Filistin milletine karşı hareket ederken, Filistin milletinin haklı talebi olan işgal ve işgalciliği bertaraf etmenin üzerinde durması takdire şayandır. Kudüs Kılıcı savaşında görünen şey, Filistin milletinin bir bütün olmasıydı, ki bu da bu milletin bilinçli ve özgürlükçü olduğundan kaynaklanmaktadır.
Harrazi karşı taraf yani siyonist rejim İsrail elebaşıları kendi aralarında şiddetli anlaşmazlık yaşadığını, ki bu da bu rejimin çakma ve köksüz olması ve dünyanın çeşitli bölgelerinden gelip Filistin’i işgal etmelerinden kaynaklandığını ifade etti.
...***
İttilaat gazetesinde Cumhurbaşkanı Ayetullah İbrahim Reisi'nin, koronavirüse karşı halkın aşılanmasının kaçınılmaz bir gereklilik olduğunu vurgulaması, Dışişleri Bakanı Zarif'in, uluslararası toplumun Afganistan'daki krizin siyasi çözümünü desteklemek için net bir tavır alması ve şiddeti kınaması gerektiğini vurgulaması gibi haberlere yer verilirken, Cevan gazetesinde İran'ın Direniş'e verdiği desteğiyle ilgili Filistin İslami Cihat hareketi genel sekreterinin değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Filistin İslami Cihat hareketi genel sekreteri, İran'ın Direniş cephesinin asıl dayanağı olduğunu duyurdu.
Filistin İslami Cihat hareketi genel sekreteri Ziyad Nahale, Elmeyadin televizyonuna verdiği demeçte, İran'ın Filistin halkına desteğinin askeri ve mali boyutlarla sınırlı olmadığını kaydederek, İran'ın direniş gruplarının liderlerine özel saygı ve ilgi duyduğunu belirtti.
Direniş lideri olarak kendilerinin mesajının İran'ın direniş güçlerinin gerçek dayanağı olduğundan ibaret olduğunu kaydeden Nahale, İran'ın yeni cumhurbaşkanının yemin törenine katılmak için direniş grupları liderlerini davet etmesinin direniş liderlerinin İran nezdinde saygın konumunun göstergesi olduğunu vurguladı.
Nahale açıklamasının devamında İran'ın diğer ülkelerle olan farkının Filistin halkıyla teamül ve direniş hareketlerini siyasi bakımdan onaylaması olduğunu, oysa diğer ülkelerin Filistin halkına yönelik bakışının böyle olmadığını vurguladı.
...***
Hemşehri gazetesinde İran'lı parlamenterin Siyonist rejim ve Batılı ülkelerin İran'a yönelik hasmane politikalarına yönelik tepkisini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
İslami Şura Meclisi Milli Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü Mahmut Abbaszade Meşkini, Umman denizini güvensiz hale getirmek, İran’a karşı askeri operasyon için iyi bir bahane olmayacağını belirtti.
Son günlerde Umman denizi ve Fars körfezinde yaşanan bazı olaylara ve Batılı devletlerin bu olaylardan İran İslam Cumhuriyeti’ni sorumlu tutma kumpasına işaret eden İslami Şura Meclisi Milli Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü Meşkini şöyle dedi:
Bir süredir bölgede askeri varlıkları ve üsleri için gerekçe peşinde olan bazı bölge dışı güçler, bölgede sabotaj operasyonları ile İran korkusunu tırmandırmaya çalışıyorlar.
Meşkini, İran tarih boyunca hiç bir savaşı veya saldırıyı başlatan taraf olmadığını ve sadece her alanda kendini savunduğunu belirterek, komşulardan bölgenin güvenliğini temin etmek için işbirliği yapmalarını beklediklerini, zira ancak bu durumda bölgede istikrar sağlanabileceğini kaydetti.