İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Risalet gazetesi.
Risalet gazetesinde Cumhurbaşkanı Ayetullah Reisi'nin Afganistan’da ecnebi müdahalesi bu ülkeye güvenlik getirmediğini ve bu yüzden elleri bu ülkenin üzerinden kesilmesi gerektiğini vurgulaması, Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman'ın, ülkesinin İran İslam Cumhuriyeti ile iktisadi ve ticari ilişkileri geliştirmek istediğini vurgulaması gibi haberlere yer verilirken, Cevan gazetesinde Filistin gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas, bir bildiri yayınlayarak, Siyonist rejimi Filistinli tutuklulara karşı düşmanca eylemleri konusunda uyardı.
Yayınlanan bildiride şu ifadelere yer verildi:
Siyonist rejimin hapishanelerindeki gelişmeleri ve işgalcilerin Filistinli tutsaklara yönelik eylemlerini yakından takip ediyoruz. Filistin halkı, işgalcilerin tutuklulara karşı işlediği cinayetler karşısında asla sessiz kalmayacaktır. Siyonistler, tutsaklara yönelik düşmanca eylemlerinin bedelini şüphesiz ödeyeceklerdir.
Bilindiği üzere Filistinli 6 esirin Siyonist rejimin yüksek güvenlikli hapishanesinden tünel kazarak kaçması, Siyonist rejime ağır bir darbe olmuştu. Bunun ardından korsan rejim Filistinli esirlere yönelik insanlık dışı uygulamalarını daha da şiddetlendirmiş bulunuyor.
...***
İttilaat gazetesinde Pakistan Başbakanı İmran Han'ın, İran İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan’ın uzlaşmasının Pakistan’ın yararına olacağını vurgulaması, İslami Şura Meclisi Başkanlık Divanı Sözcüsü Seyyid Nizameddin Musevi'nin, İran İslam Cumhuriyeti'nin Şanghay işbirliği teşkilatına katılarak “Doğu’nun Güç Karesi”ni tamamladığını söylemesi gibi haberlere yer verilirken, Kudüs gazetesinde Suriye gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Suriye’nin Viyana’daki Birleşmiş Milletler ofisi ve diğer uluslararası kuruluşlar nezdindeki daimi temsilcisi Büyükelçi Dr. Hasan Haddur, Suriye’nin Kapsamlı Güvenlik Önlemleri Anlaşması ve Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması kapsamındaki yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirtti.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından Viyana’da düzenlenen Eylül ayındaki Yönetim Kurulu toplantısında Büyükelçi Haddur yaptığı açıklamada bazı malum çevrelerin izlediği kafa karışıklığı yolu, Suriye üzerinde daha fazla baskı yapmayı hedeflediğini, bu çevrelerin saldırgan ve başarısız politikalarının bir sonucu olarak yaşadığı tüm zor koşullara rağmen gereken tüm uluslararası yükümlülükleri yerine getirdiğini belirtti.
Büyükelçi Haddur ayrıca, nükleer yetenekleriyle Siyonist rejimin, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması ve Ajans ile yapılan kapsamlı güvenceler anlaşmasının çerçevesi dışında kalmasının, nükleer silahların yayılmasının önlenmesi sistemi için ciddi bir tehlike oluşturduğunu vurguladı.
Büyükelçi Haddur, Atom Enerjisi Ajansı Genel Müdürü’nün Tahran’a yaptığı ziyaretin sonuçlarını ve ajans ile İran arasındaki, çözüm bekleyen sorunların çözümüne yönelik ortak açıklamayı memnuniyetle karşılayarak, ajansın kendisine verilen görevleri tam tarafsızlık, bağımsızlık, nesnellik ve profesyonellik ile yerine getirmeye devam etmesi ve egemen ülkeleri hedef alan siyasi gündemleri uygulamaya yönelik dış baskılara kurban gitmemesi konusundaki arzusunu dile getirdi.
...***
Hemşehri gazetesinde Lübnan gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Amerika’nın New York Times gazetesi, Lübnan’ın Hizbullah hareketi bu ülkede milli kurtarıcı rolü ifa ederek Amerika devletini yenmeyi başardığını yazdı.
Konu hakkında bir yazı yayımlayan New York Times gazetesi, Lübnan Hizbullah hareketi ABD ile rekabette zafer kazandığını belirtti.
Gazete yazıda şu ifadeleri kullandı:
Lübnan Hizbullah hareketi Perşembe günü bir milyon galon mazotu Suriye sınırlarından Lübnan’a getirdiğini ilan etti. Lübnan halkı bir yandan Amerika’yı öfkelendirmeyi ve öbür yandan yakıt kıtlığı yüzünden neredeyse felç olan ülkenin en acil ihtiyacının giderilmesini kutladı.
Gazete, bu süreçte Hizbullah milli bir kurtarıcı rolünde ortaya çıktığını ve Lübnan yönetimi ve Batılı hamilerinin beceremediği bir işi başardığını kaydetti.