Kasım 20, 2021 08:28 Europe/Istanbul
  • İran basınından seçmeler

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.

Keyhan gazetesinde Dışişleri Bakan Yardımcısı Ali Bakıri Keni'nin, 29 Kasım Viyana müzakerelerinin başarılı olmasının karşı tarafın ciddi iradesi ve yaptırımları pratikte kaldırmaya hazır olmasına bağlı olduğunu vurgulaması, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatipzade'nin Cuma günü Amerika terör devletinin İranlı bazı özel ve tüzel kişilere yaptırım uygulamasına tepki göstermesi gibi haberlere yer verilirken, Risalet gazetesinde Hizbullah yetkilisinin Direniş vurgusunu konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

El-Bekaa bölgesindeki Hizbullah yetkilisi, direnişin kuşatmayı yenmek için savaşı kazanacağını vurguladı.

Hizbullah'ın El-Bekaa bölgesi yetkilisi Hüseyin el-Nemr, şunları söyledi: Direniş her durumda ve her yerde kazanmaya hazırdır ve Lübnan'a dayatılan kuşatmayı kırma savaşını kazanacak ve silahlı savaşı kaybetmeyen bir milletin iradesinin mağlup edilemeyeceğini tüm dünyaya ispat edecektir. Bugünkü savaş bir irade savaşıdır. ABD şimdi direnişi kapsamlı bir şekilde kuşatmaya odaklanmış durumdadır.

Hizbullah yetkilisi her koşulda ve her yerde direnişin önemini vurgulayarak, şunları söyledi: Düşmanın kuşatması karşısında kazandığımız zafer, başarısız olmamızı isteyenlerin düşmanca amaçlarının gerçekleşmesini engelledi ve onlara direnişimizle karşılarında duracağımızı söylüyoruz. Lübnan eğitim sektörü, insan yaşamının tüm alanları gibi planlı bir ekonomik krizden etkilenmiştir. Bu, içeriden ve dışarıdan bir çatışmanın merkezinde yer alan ve her zaman ABD'nin Batı Asya'ya hâkim olmak için desteklediği Siyonist rejimin hizmetinde olan bir krizdir.

Hizbullah’ın el-Bekaa bölgesinin söz konusu yetkilisi, Lübnan’a zorbalık yapan, bu ülkeyi aşağılayan ve hesapsız kitapsız bir şekilde Lübnan’ın iç işlerine müdahale eden Arap ülkelerini eleştirerek şu ifadelerde bulundu: Lübnan içinde haysiyetlerini ayak altına alanlar var ama biz onlardan biri olmadığımızı vurguluyoruz. Onurumuzu korumak için büyük fedakârlıklar yaptık ve bu dünyada hiç kimse kendi iradesini bize dayatamaz veya bizi yönetemez. 

...***

İttilaat gazetesinde Sağlık Bakanı Behram Aynullahi'nin, ülkede hala koronavirüs salgınında altıncı dalga riskinin devam ettiği uyarısında bulunması, Suriye'nin Hama bölgesinde teröristlerin bir köye saldırması gibi haberlere yer verilirken, Kudüs gazetesinde Yemen gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Yemen’in İntisaf adlı kadın ve çocuk hakları savunucusu örgüt, ABD – Suud ittifakının saldırılarında ölen veya sakat kalan Yemenli çocukların acı verilerini yayımladı.

Söz konusu örgütün raporuna göre, ABD – Suud ittifakının Yemen topraklarına saldırdığı günden, yani Mart 2015’ten Kasım 2021’e kadar 3825 çocuk şehit düştü, 4157 çocuk yaralandı.

Raporda, bu saldırıların sonucunda 5559 çocuk sakat kaldığı, ayrıca 71 bin çocukta kanser tümörü tespit edildiği, 3 milyon çocuk açlık çektiği ve her gün 300 çocuk bu yüzden hayatını kaybettiği kaydedildi.

Rapor Yemenli çocukların dayatılan bu savaşta gördükleri zararların verileri ile devam ediyor.

...***

Hemşehri gazetesinde Bercam nükleer anlaşmasına dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde şunları okuyoruz:

...***

Batılı diplomatlar, Amerika yönetimi Viyana müzakereleri sonuca ulaşmadığı takdirde İran’a baskı yapmak için Rusya ve Çin’i ikna etmeye çalışacağını belirtti.

Batılı diplomatlar, Amerika’nın Viyana müzakerelerinde açıklanan amacı, Bercam nükleer anlaşmasını ihya etmek olduğunu belirtti. Reuters’e konuşan Batılı bir diplomat, Viyana müzakereleri başarısızlıkla sonuçlandığı takdirde Amerika’nın açıklanmayan hedefi, bu anlaşmayı ihya etmek veya yeni bir anlaşmaya varmak üzere İran’a baskı yapmak için Pekin ve Moskova’nın desteğini kazanmak olduğunu kaydetti.Adı açıklanmayan Batılı diplomat, Amerika bunun için Rusya ve Çin’in desteğine muhtaç olduğunu ekledi.

Bilindiği gibi, ABD eski başkanı Trump, 2018 yılında uluslararası bir anlaşma olan Bercam nükleer anlaşmasından tek taraflı olarak çekilerek, İran'a yönelik yaptırımları tekrar devreye sokmuştu.