Güneşten Hüzmeler - 31
İnsanlar yüce modelleri tanımak ve bu modelleri izlemekle yüce derecelere ve üstün mevkilere ulaşabilir. İmam Ali –s– tüm insani erdem ve faziletlerin kendisine bir arada ve en güzel biçimde toplanan seçkin bir şahsiyettir, kemale ermek ve yücelmek için izlenebilecek en iyi model sayılır.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei'ye göre İmam Ali'nin –s– yaşamının her devri örnek alınacak bir fasıldır. Ayetullah Hamanei bu konuda şöyle diyor:
Emirülmümin Ali –s– yaşamının tüm devirlerinde örnektir. On, on iki, on üç ve on dört yaşındaki çocuklar ve gençler İmam Ali'ye –s– iktida edebilir, o hazreti örnek alabilir. Neden? Çünkü İmam Ali –s– on veya on bir yaşındayken İslam'ı benimseyen ilk insandı ve Allah Resulü'nü –s– izlemeye başladı. Bu çok önemli bir noktadır. Bu yaşta bir çocuğun onca düşmanlık ve inkar arasında hakikati tanıması, savunması ve bu yolda her şeyini feda etmeye hazır olması büyük olaydır.
İmam Ali –s– çocukluk çağını geride bırakırken İslam dinine iman etmesi ve İslam Peygamberi'nin –s– yanında onca zorluk ve sıkıntıya katlanmasının ardından sabırlı, mümin, cesur ve yiğit bir gence dönüştü.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei yirmi ile otuz yaşları arasındaki gençlere de gençlik çağı konusunda İmam Ali'yi –s– örnek almalarını tavsiye ediyor, çünkü o hazretin gençlik çağı günümüz gençleri için ibret verici derslerle doludur. Ayetullah Hamanei şöyle diyor: İmam Ali –s– 23 yaşındayken ve İslam Peygamberi –s– Mekke'den Medine'ye hicret ettiği sırada bu büyük hicretin en önemli yükümlülüğünü üstlendi ve Allah Resulü –s– hanedanının en aziz fertlerini Mekke'den Medine'ye getirmek üzere İmam Ali'ye –s– emanet etti. Allah Resulü –s– ayrıca halkın emanetlerini iade etmek, borçlarını eda etmek, alacaklarını tahsil etmek ve Medine'de kendisine katılmak üzere İmam Ali'yi –s– vekili olarak belirledi. Gece yarısı düşmanlar Resulullah'ın –s– evine saldırıp o hazreti katletmek istediklerinde de yine İmam Ali –s– Allah Resulü'nün –s– yerine yatağa girdi ve kendini bu tehlikeye maruz bıraktı. Şu kişiliğe bakın, şu azamete bakın. İşte buna örnek denir, model denir.
İmam Ali'nin –s– faziletleri hakkında o hazretin gençlik çağında safa ve samimiyet dolu bir insan olduğu beyan edilir. İmam Ali –s– gençlik çağında doğru yoldan bir iğne ucu kadar sapmayacak şekilde İslam hakikatini idrak etmişti. O hazret sahip olduğu bilim, takva ve çalışkanlığından başka her an bilimine bilim katmayı da ihmal etmiyor ve bilimle ameli bir arada yürütüyordu. İmam Ali –s– adım adım Allah Resulü'nün –s– peşinde hareket ediyor, ilahi emirlere ve Resulullah'ın –s– emirlerine boyun eğiyordu.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei Emirülmüminin Ali'nin –s– gençlik çağını tüm gençleri örnek alabileceği bir dönem olduğunu belirterek şöyle diyor:
Allah Resulü –s– Medine'de hükümet kurduğunda Emirülmüminin Ali –s– tüm bu on yıl boyunca Resulullah'ın –s– bir numaralı askeri oldu. Yani 23 yaşından 33 yaşına kadar nerede Resulullah –s– bir sorunla karşılaşsa, İmam Ali –s– orada İslam Peygamberi'nin –s– yanında yer alan ve o hazreti savunmaya hazır olan ilk kişiydi.
İslam Peygamberi'nin –s– rihletinden sonra Emirülmüminin Ali'nin –s– hilafet hakkı gasp edildiğinde o hazret İslam'ın bekası ve müslümanların vahdeti için tam 25 yıl sabretti. Bu yıllarda İmam Ali –s– nerede gerekli olursa hazır bulunur ve halifelere fikri danışmanlık yapardı.
İmam Ali –s– 57 veya 58 yaşına geldiğinde halk ona geldi ve halkın büyük ısrarı sonucunda ta baştan kesin hakkı olan hilafet ve önderliği kabul etti.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei Emirülmümin Ali'nin –s– yaşamı hakkında bir çok ders ve ibret içeren önemli noktalara temas ediyor ve şöyle diyor:
Emirülmüminin –s– orta ve ileri yaşlı olduğu dönemler de zorlu ve hatta tuhaf görünen sınavlarla doluydu ve tüm bu sınavlarda muazzam sabır, cemil sabırla karşılaşıyoruz. Emirülmüminin Ali –s– hakkı ziyan olduğunu hissettiği ilk günlerde kıyam edebilirdi. İmam Ali –s– kimseden korkmazdı. O hazret ayaklandığı takdirde mutlaka peşinden gelecek insanlar da vardı, fakat İslam'ın maslahatını her şeye ve hatta kendisinin kesin hakkına tercih etti. İmam Ali –s– bu konuda şöyle buyurur: Bazılarının İslam'a sırt çevirdiğini ve insanları Muhammed'in dinini ve İbrahimi dini yok etmeye davet ettiklerini görünce, İslam ve müslümanlara yardım etmezsem dinin kökünden çökeceğinden korktum. Bu musibet benim gözümde, fani dünyanın bir kaç günlük malı olan ve bulut gibi yok olup giden sizin üzerinizde hakimiyetimin elden gitmesine kıyasla çok daha büyüktü. İşte o zaman halkla beraber oldum ve müslümanlarla birlikte adım attım ki batıl yok oldu ve Allah'ın kelamı da aşikâr oldu.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei şöyle devam ediyor: Emirülmüminin Ali –s– İslam maslahatına bu şekilde ve tüm benliği ile riayet ediyor. İlahi takdir gereği hükümet ve siyaset sırası o hazrete gelince ve insanlar ona başvurarak ısrar edince ve iktidarın başına geçmesini isteyince de, büyük bir iktidarla arenaya ayak basıyor, hiç bir şeyden korkmuyor ve hiç bir tenkit onu yolundan vazgeçiremiyor. Bu Emirülmüminindir, mükemmel bir modeldir.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei burada çok önemli bir noktaya temas ediyor, şöyle ki İmam Ali –s– hatta iktidarın başına geçtikten sonra takvadan el çekmedi ve sade yaşamında hiç bir değişiklik olmadı. Ayetullah Hamanei bu özelliği şöyle anlatıyor:
Büyük bir ülke Emirülmüminin Ali'nin –s– emrinin altındaydı. Doğunun en uzak noktasından Mısır ve Afrika'ya kadar, bu muazzam alanda, tüm İslam devleti Emirülmüminin hükümetinin altındaydı. Bu büyük ve muktedir hükümdar, bu geniş ve zengin ülkesine rağmen kişisel yaşamında, kişisel siyerinde adeta yoksul ve muhtaç bir insan gibiydi, bir tek elbise ile yaşar, arpa ekmek yer, her türlü maddi lezzetten sakınırdı, öyle ki o hazret çevresindekilere ve devlet adamlarına sizler böyle yaşayamazsınız, diyordu. Haklıydı da. Gerçekten hiç kimse onun gibi yaşayamazdı. Bu gerçekten çok ilginçtir, yani Emirülmüminin hükümetin başındayken yaşamının böyle olması, sade bir evde yaşaması, yoksul ve fakir bir insan gibi asgari geçim imkanlarıyla yetinmesi ve bunca büyük işlere imza atması ilginçtir.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei İmam Ali'de –s– tecelli eden bu maneviyatın ancak o hazrete özgü olduğunu belirtiyor ve şimdiye kadar alemde hiç bir hükümdar veya siyaset adamının emirülmüminin gibi yaşayamadığını vurguluyor.
Sonuçta Emirülmümin Ali'nin –s– yaşamı mükemmel bir müslüman ve yüce bir insanın yaşamıydı. İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei Emirülmüminin Ali'nin –s– İslamî talim ve terbiyenin en mükemmel örneği olduğunu belirterek şöyle diyor:
İmam Ali –s– hem askerlik ve cihat dönemini, hem gurbet dönemini, hem hükümet dönemini geride bırakan bir insandır. Bunların her biri İslam ümmeti için büyük dersler içerir ve eğer bugün bu dersleri uygulayacak olursak, karşımızda doğru yolu ve kemale erme yolunu buluruz.015